• Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv      • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Zamlar ağzımızın tadını kaçırdı

29 Ocak 2022 Cumartesi 13:00
12
14
16
18

İzmir Şekerciler ve Pastacılar Odası Başkanı İhsan Esen, hammadde zamlarını sindirememişken elektriğe gelen yüzde 125’lik artışla birlikte işletmelerin iflas noktasına geldiğini belirtti.

Zamlar ağzımızın tadını kaçırdı


   Geçtiğimiz yılın Ocak ayında 50 kilogramı 195 TL’den satılan şekerin fiyatı 2022 Ocak ayı itibariyle 415 TL’yi buldu. Aynı tarihte çuvalı 170 TL olan un ise 470 TL’ye çıktı. Tatlı ve pasta üretiminin başrolü olan gıda maddelerindeki fiyat artışı elektrik zammıyla birleşerek sektörün belini büktü

           DİLAY SARKİLER      
     Pasta, tatlı ve şekerlemenin ana hammaddesi olan şekerde 2021 Kasım’ında yaşanan yüzde 25’lik fiyat artışının ardından 2021’de şeker üretiminde oluşan yüzde 20’lik düşüşün yansıması 2022 Ocak ayında da aynı oranda zam beklentisini doğurdu. Un, yumurta, süt gibi temel gıda ürünlerinde yüzde 200’ü bulan fiyat artışlarıyla birlikte pasta ve tatlıcılar zor günlerden geçiyor. Son olarak elektrik, doğalgaz ve akaryakıta yılbaşı itibariyle gelen zamların da eklenmesiyle birçok işletme kepenk kapatmak zorunda kaldı.
     Asgari ücretle birlikte işçilik maliyetlerinin artması, fırın ve buzdolabı kullanımının yüksek olduğu pasta ve tatlı üretiminde elektrik maliyetinin iki katına çıkması, hammadde tedarikinde yaşanan zorluğu katladı. İzmir Şekerciler ve Pastacılar Odası Başkanı İhsan Esen, “Esnaf mutsuz ve çaresiz” diyerek, devletin özellikle elektrik fiyatlandırmasıyla ilgili esnafı gözeten bir düzenlemeye gidilmesi gerektiğini ifade etti.

“İŞLETMELER BATMA NOKTASINDA”
     Esen, hammadde zamlarının neden olduğu düşüşü atlamamışlarken, elektrik zammının işletmeleri kapanma noktasına getirdiğini söyleyerek, “Şeker, un, süt, yumurta gibi işimizin olmazsa olmazı gıda ürünlerine gelen zamlar meslektaşlarımızı batma noktasına getirdi. İş yerleri hızlı bir şekilde kapanmaya başladı. Orta ölçekli bir işletme aylık yaklaşık 22 bin TL elektrik faturası ödüyordu. Zamdan sonra bu meblağ 45 bin TL’ye çıktı. Elektrik faturaları işletmenin büyüklüğüne göre 10 bin TL ile 60 bin TL arasında geliyor. Eskiden kiralarımızın dörtte biri elektrik faturasını karşılarken şu anda kiraların dört katı elektrik faturası ödüyoruz. Un, yağ, şeker, yumurta, çikolata, susam gibi ürünlerde zaten yüzde 200’ü bulan zamlar nedeniyle gıda devalüasyonu yaşarken, bu kez de elektrik, doğalgaz ve akaryakıta gelen zamlar bizi işin içinden çıkamaz hâle getirdi” dedi.

“DEVLET ESNAFI RAHATLATACAK BİR DÜZENLEMEYE GİTMELİ”
     Esnafın gelecekten umutsuz olduğunu vurgulayan Esen, “Yarın ne olacağının endişesi içindeyiz. Herkes mekanını satmanın derdinde. Çünkü gidişat çok kötü. Bu şekilde yürümez, bu durum sürdürülebilir değil. Asgari ücret ve vergilere gelen zamlarla birlikte işçi maliyetleri de arttı. Her şeyin maliyeti yükselmişken biz ürünlerimize zam yapamıyoruz. Vatandaşın büyük tepkisiyle muhatap oluyoruz. Satışlarımızda düşüş var. 2021 yılının Eylül ayında 220 TL olan unun çuvalı bugün itibariyle 500 TL civarında. Yüzde 100’ün üzerinde fiyat artışı var. Aynı tarihte poğaçayı 2 TL’ye satarken hammaddede fiyat artışı yüzde 100 olmasına rağmen şu anda 3 TL’ye satabiliyoruz. Maliyetini çıkarmak için 4 TL’ye satmamız lazım. 3,50 TL olması yönünde bir taleple gittiğimizde Gıda Komisyonu’nda sorunlar yaşıyoruz. Devletin mutlaka özellikle elektrikle ilgili esnafı rahatlatıcı bir çalışma yapması lazım. Ya kullanımın belli bir kısmı sübvanse edilecek ya da kota uygulamasına farklı bir düzenleme getirilecek” diye konuştu.

“TATLI YEMEK ARTIK LÜKS OLDU”
     Esen, yeni yılla gelen enerji zamlarından önce zaten hammadde zamlarından dolayı işlerinde düşüş yaşadıklarını ifade ederek, “Enerji zamlarından sonra düşüş daha da arttı. Enerjiye gelen zamlar vatandaşa da yansıyor. İnsanlar evlerinde 400 TL gelen elektrik faturasını 800 TL olarak ödüyor. Mazot zammından sonra tarlada 2 TL olan domates pazar tezgahında 10 TL oluyor. Tatlı yemek artık lüks oldu. Şu an kaliteli bir tatlı 150 TL’den aşağı olmaz. Herkes geçim derdine düşmüşken tatlı için bu meblağı kimse veremez” açıklamasında bulundu.

“BİR ÇIKMAZIN İÇİNE GİRDİK”
     Tatlı ve pasta maliyetlerinin artması ve alım gücünün azalmasıyla birlikte insanların ambalajlı ürünlere yöneldiğini belirten Esen, “İnsanların önceliği pasta, baklava yemek değil. İnsanların önceliği karnını doyurmak. Bu yüzden tasarruf ederken lüks sayılan kalemlerden, çikolatadan, tatlıdan, pastadan tasarruf ediyor. Dışarıda gevrek, boyoz yemeyip evinde kahvaltısını yapıyor. İnsanların alım gücü yok. Bu şekilde işletmelerimizi döndüremeyiz. Bir çıkmazın içine girdik, önümüzü göremiyoruz” ifadelerini kullandı.

“İŞSİZLİK SORUNU BAŞ GÖSTERECEK”
     Esen, tüm gıda ürünlerinde yaşanan fahiş artışın sonucunda işletmelerin kapanmasıyla işsizlik sorununun da baş göstereceğini belirterek, “Dünyanın her yerinde et, süt, yumurta gibi temel gıda maddeleri hep ucuzdur. Bizde ise etin yanına yaklaşılmıyor. Yumurtanın kolisi 45 TL oldu. İnsanlar evlerini geçindiremiyor ki tatlı yemeyi düşünebilsinler. Biz de Türkiye genelinde 100 binlerce insan istihdam ediyoruz. İstediğimiz ciroları yakalayamadığımız zaman eleman çıkarmak zorunda kalacağız. Zaten geçinemeyen insanlar işsiz de kalarak daha kötü bir duruma düşecekler” diye konuştu.

“İNSANLAR HİLEYE BAŞVURMAK ZORUNDA KALACAK”
     Devam ettirilebilen üretimde ise kaliteli ve sağlıklı hammadde seçimi yerine kalitesiz tercihlere kayılacağının altını çizen Esen, “Dolayısıyla bu durumda insanlar her şeyin hilesini bulmaya çalışacaklar. Özellikle elektrikte herkes kaçak kullanıma yönelecek. Kimse 50 bin TL elektrik faturası ödeyip de iş yerini ayakta tutamaz. Daha kalitesiz unlardan ürün üretmeye çalışacaklar. Şeker yerine glikoz şurubu, Antep fıstığı yerine bezelye ve İran fıstığı tercih edilecek. Halk sağlığı ile oynanmış olacak geleceğimiz noktada. Paketli ürünler insan sağlığı için daha tehlikeli. Paketli ürünlerin raf ömrünü uzatmak için kullanılan koruyucu maddeler kanserojen içeriyor. Zincir marketlerde satılan sütlü tatlıların son kullanma tarihi bir ayı buluyor. Sütlü bir pastane ürünü bir ay dayanmaz. Bunlar insan vücuduna zararlı. Daha ucuza beslenmek için insanlar sağlığından ödün vermeye başlayacak” dedi.


+ Benzer Haberler
» Buğdayda sıkıntı büyüyor
» Kuraklık İzmir’i vuracak!
» 2. bardak çayı içmek artık lüks
» Mangal keyfi hayal oldu!
» Üzümcü fiyatta artış bekliyor
» İklim değişikliği orman yangınlarını körüklüyor
» Elektriğe zam ALS’linin nefesini kesti
» Klima ile serinlemenin maliyeti artıyor
» KV indirimi ihracatı ve üreticiyi teşvik edecek
» “Yabancı yatırımcının ilgi odağı olmaya devam ediyoruz”


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 23.05.2022
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni