• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

“Uzun ömürlü bitki alanı 15 yılda %13 azaldı”

06 Aralık 2021 Pazartesi 00:00
12
14
16
18

“Uzun ömürlü bitki alanı
15 yılda %13 azaldı”


           HABER MERKEZİ      
     Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 5 Aralık Dünya Toprak Günü kapsamında Türkiye’deki tarım alanlarıyla ilgili açıklamada bulundu.Türkiye’de toplam işlenen tarla alanı ve uzun ömürlü bitki alanlarının 2005 yılında 26,6 milyon hektar iken 2020 yılında 23,1 milyon hektara gerilediğini belirten Bayraktar, “15 yılda işlenen alan ve uzun ömürlü bitki alanında azalma yüzde 13 olarak gerçekleşti. 15 yılda işlenen alan ve uzun ömürlü bitki alanındaki azalma en fazla yüzde 8,31 olarak 2005-2010 yılları arasında olmuştu. 2010-2015 yılları arasında tarım alanlarındaki azalma yüzde 1,89, 2015-2020 yıllarında yüzde 3,3 olarak gerçekleşti. 2020 yılında 23,1 milyon hektar tarım alanının 15,2 milyon hektarı Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS)’ye kayıtlıdır. Tarımsal faaliyet devam ettiği halde çeşitli nedenlerle 8 milyon hektar tarım alanında üretim yapan çiftçi 2020 yılı desteklerinden faydalanamadı” diye konuştu.

“TARIM ARAZİLERİNİN AMAÇ DIŞI KULLANIMI ÖNEMLİ BİR SORUN”
     Nüfus artışı, aşırı ve çarpık yapılaşma ve sanayileşme, turizm, ulaştırma ve kentleşme nedeniyle toprak ve su kaynakları üzerindeki baskı her yıl biraz daha arttığını belirten Bayraktar, “Erozyon, çölleşme, bilinçsiz ilaç ve gübre kullanımı da tarım arazilerine zarar veriyor. Bu açıdan, ülkemizin en stratejik sektörlerinden olan tarımın en temel sermayesi olan tarım arazilerini korumak, sürdürülebilirlik açısından çok önemli. Tarım arazilerinin miras yolu ile bölünmesinin önlenmesi amacıyla çıkarılan 6537 sayılı kanun ile tarım arazilerinin bölünmesinin engellenmesine yönelik önlemlerin daha da artırılmasını, mülkiyet devirlerinin hızlı bir şekilde yapılmasını, tarımsal amaçlı kullanım planlarının etkin uygulanmasını ve arazi kullanımına ilişkin denetimlerin etkinleştirilmesini sağlamak amacıyla 7255 sayılı Kanun ve benzer çalışmalar bu açıdan oldukça önem taşıyor. Yine 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu’nun 14’üncü Maddesi ile 91 ilde toplam alanı yaklaşık 7,2 milyon hektar olan 290 adet ova tarımsal sit alanı olarak belirlenerek koruma altına alındı. Türkiye’de geçmişte izlenen politikaların yanı sıra konu ile ilgili mevzuatların uygulanmasında yaşanan sorunlar nedeniyle de tarım arazilerinin amaç dışı kullanımları halen önemli bir sorun teşkil ediyor” ifadelerinde bulundu.

“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ TARIM TOPRAKLARINI KIYMETLENDİRDİ”
     İklim değişikliğinin tarımsal üretimi çok yönlü etkilediğini ifade eden Bayraktar, “Dünyada gıda arz ve talebine yönelik gelişmeler ve değişmeler ülkemizi de etkiliyor. Hem dünyada hem ülkemizde pandeminin getirdiği sorunlar ve yaşanan ekonomik sıkıntılar üretim şartlarını zorluyor. Yapılan çalışmalar gösteriyor ki iklim değişikliğinin etkileri ile ülkemizde gelecekte çoğu üründe verim azalmaları yaşanacak, su seviyelerindeki azalma sulama imkanlarını kısıtlayacak, artan doğal afetlerin mali yükü artacak, arzda sorunlar daha fazla yaşanacak. Geleceğe yönelik şartlar ortada iken tarım topraklarına daha fazla sahip çıkılması hayati öneme sahiptir. Artık heba edilecek bir karış toprağımız yoktur. Tarım arazilerimiz en büyük zenginliğimiz. Arazilerimiz gelecek nesillerin bizlere emanetidir. Bizim görevimiz günü gelene kadar arazilerimizi korumak, geliştirmek, durumunu iyileştirmek ve zamanı gelince de sahibine yani gelecek nesillere aldığımız gibi bırakmak” diye ifade etti.

“TOPRAK SEVGİSİ KÜÇÜK YAŞTAN İTİBAREN VERİLMELİ”
     Türkiye’nin gıda güvencesinin sağlanmasının ancak tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilmesi ile mümkün olduğunu belirten Bayraktar, “Tarım alanlarındaki azalmanın önlenmesi ise toprak ve tabiat sevgisi ile büyüyen nesillerin toprağına sahip çıkması ile mümkün olacak. Toprak sevgisi, koruma bilinci ilköğretim düzeyinde eğitim öğretim müfredatına girmeli, toprağı tanımanın yaşamı tanımak olduğu çocuklarımıza aşılanmalı. Topraklarımızı sözde değil fiilen korumalıyız. Bunun için tarımda gelişmiş teknolojileri kullanarak birim alandan en fazla verimi alabilmek, ülke topraklarında ekilmeyen alan bırakmamak, dünyada belirli ürünlerde söz sahibi olan ülkelerle rekabet edebilmek, kırsal alanda üreticilerin gelir ve yaşam seviyelerini artırmak amacıyla çiftçilerin tarımsal alandan kopmamaları için her türlü çaba gösterilmeli. Ancak bunu yaparken tabiatın dengelerini altüst etmemek ve sürdürülebilir tarımsal üretim imkânlarını da yok etmemeliyiz. Tarım politikaları tarım arazilerini korumak, çiftçiyi arazisinde, köyünde tutmak, çiftçiye ailesini geçindirecek bir gelecek sağlamak üzerine kurulmalı. Türk çiftçisi bilgi birikimi, tecrübesi ve üretme azminin yanı sıra toprağını en iyi şekilde koruyacak bilince ve ülkemizin ihtiyacı gıdayı üretecek, ihracat hedeflerini gerçekleştirecek azim ve kararlığa sahip. Yeter ki üzerinde üretim yapılacak bereketli topraklarımız herkes tarafından korunabilsin. Bu vesile ile 5 Aralık Dünya Toprak Günü’nü kutluyorum” ifadelerini kullandı.


+ Benzer Haberler
» Güçlü filo, tertemiz Gaziemir
» İplik ithalatında süre uzatma soruşturması
» Erkmen Belediyesi akaryakıt satın alacak
» “Tarım her koşulda desteklenmeli”
» Drone teknolojisi rüzgar enerjisine yön vermeye devam ediyor
» Efsane Levrek Avı için deniz tutkunları olta başına!
» Tarlalara bereket geliyor
» Bucalı kadınlara Wushu kursu
» Bidaa, Antalya Gıda Fuarı’nda vitrine çıktı
» Pınarbaşı esnafına genç başkan


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 26.01.2022
  Ticaret 25.01.2022
  Ticaret 24.01.2022
  Ticaret 22.01.2022
  Ticaret 21.01.2022
  Ticaret 20.01.2022
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni