• Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv      • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

“Sanayicinin sermaye yüksek enflasyon altında eriyor”

27 Temmuz 2022 Çarşamba 14:00
12
14
16
18

“Sanayicinin sermaye yüksek enflasyon altında eriyor”


   ► ASO Başkanı Özdebir, enflasyon muhasebesi uygulamasının bu yılı kapsayacak şekilde bir an evvel yürürlüğe girmesi gerektiğini söyledi

           HABER MERKEZİ      
     Ankara Sanayi Odası (ASO) temmuz ayı meclis toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda yaptığı konuşmada son dönemde firmaların cirolarında önemli ölçüde artış söz konusu olduğunu ancak kur ve enerji fiyatlarındaki artışın işletme sermayesi yükümlülüklerini artırdığını belirten ASO Başkanı Nurettin Özdebir, “Kar marjının sabit kaldığı ve borçlanma maliyetlerinin arttığı bu dönemde, işletme sermayesi finansmanına erişim maliyetleri karlarımızı götürüyor. Bu dönemde bir miktar stok karımız var ancak stok karı sürdürülebilir değil. Bugünkü stok karı, yarın stok zararına dönüşebilir. Önemli olan sektörlerde operasyonel karlılık. Yani kar marjına sahip olmak daha sağlıklı sonuçlar ortaya çıkaracak. Son dönemde, sanayicinin koyduğu sermaye yüksek enflasyon altında eriyor” diye konuştu.

“EMEĞİN GELİRDEN ALDIĞI PAY KÜRESEL BAZDA DÜŞÜYOR”
     Stagflasyon riskinin bertaraf edilmesinde devreye alınan sıkı küresel finansman koşullarının sonuçlarının ortaya çıkaracağı olumsuzlukların ortadan kaldırılması için yeni bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu ifade eden Özdebir, “Küresel piyasalarda yaşanan gelişmelerin belki de en önemli olumsuz etkisini, önümüzdeki dönemde büyümeden emeğin alacağı payda göreceğiz. Özellikle son dönemde emeğin gelirden aldığı pay küresel bazda düşerken, bu durum küresel talep seviyesinde düşüşe neden olacak, büyüme dinamiklerini aşağıya çekecek başka bir etki olarak karşımıza çıkacak” diye konuştu.
     Özdebir, “Ülkemizin de dâhil olduğu gelişmekte olan ekonomilerin, küresel ekonomideki bu değişimden ne yönde etkileneceğini belirleyecek olan temel unsurların başında ise ekonomik büyüme stratejilerinin mahiyeti ile teknoloji ve inovasyon yetenekleri geliyor. Öte yandan, üç temel teknoloji trendi, uluslararası üretimi ve değer zincirleri kanalıyla küresel ticareti ileriye dönük olarak şekillendiriyor. Bunlar, ‘robotik destekli otomasyon’, ‘gelişmiş tedarik zinciri dijitalizasyonu’ ve ‘katmanlı üretim teknolojisi” ifadelerinde bulundu.

“ENFLASYON MUHASEBESİ UYGULAMASI YÜRÜRLÜĞE GİRMELİ”
     Firmaların gerçekte olmayan fiktif karlar üzerinden daha çok vergi ve kar payı ödemek zorunda kaldıklarını belirten Özdebir, “Firmaların fiktif karları üzerinden vergi ödemesi firmaların mali yapılarını zayıflatırken, diğer taraftan da makro ekonominin temeli olan üretim ve istihdam kapasitelerini olumsuz yönde etkilemektedir. Diğer taraftan fiktif karları üzerinden vergi ödemek durumunda olan mükelleflerin, kayıt dışı ekonomiye yönelme isteklerinin artacağı riski de dikkate alınmalı. TL’nin satın alma gücündeki değişmeleri dikkate alan enflasyon muhasebesi uygulaması zorunlu hale geldi. Enflasyon muhasebesi hakkında hükümetimizin gerekli duyarlılığı göstermesi ve bu uygulamanın bu yılı kapsayacak şekilde bir an evvel yürürlüğe girmesi gerekiyor” dedi.

“SERMAYEYE ULAŞABİLME ZORLUKLARI ARTIYOR”
     Makroekonomik yapının kalıcı olarak dengelenmesi için enflasyon sorununun çözülmesi gerektiğini belirten Özdebir, “Kurdaki istikrarın sağlamanın yolu döviz açığını kapatmaktan geçiyor. Bunun için de daha az ithalat, daha fazla ihracat, daha fazla katma değerli ürün, yani üretmemiz gerekiyor. Enflasyonun yarattığı belirsizlik, yatırım ve dayanıklı mal satın alma konusunda çekingen davranılmasına neden oluyor. Enflasyon seviyesindeki artış ayrıca, üreticinin fiyat yapabilme kabiliyetini ciddi anlamda azaltıyor. Üretim maliyetleri artarken, işletme sermaye ihtiyacı da her geçen gün daha da artmaya devam ediyor. Bunun karşısında firmaların sermayeye ulaşabilme zorlukları da artıyor. Üretim yapabilmek için işletme sermayesi açığını kapatabilecek nitelikte yenilikçi finansman araçları geliştirebilmek gerekiyor” değerlendirmelerinde bulundu.

“İHRACATTA İVMELENME DEVAM EDİYOR”
     Döviz kurlarında meydana gelen değişimlerin firmaların rekabet güçlerini de etkileyebildiğini söyleyen Özdebir, “Döviz kuru değişimlerinin firmaların niteliklerine göre rekabet gücü ve dolayısıyla nakit akışları üzerindeki etkisi olumlu veya olumsuz olabiliyor. Buna ek olarak döviz kurundaki değişme, firmaların kullandığı ithal girdi fiyatlarını da değiştirerek, rekabet güçlerini etkiliyor. Faiz kararı ile reel döviz kurunun son yılların en düşük seviyesine gelmesi, kur şoku ile kurların yükselmesi ithalat maliyetlerini olumsuz yönde etkiliyor. İhracatta son dönemde ivmelenme devam ediyor. Kur ile bir yere kadar avantaj sağlarken, rekabetçi bir ihracat yapısına kavuşmak için, faktör verimliliği, üretim faktörlerinin kalitesi, doğru ve uygun sanayi politikası, yerli ara ve sermaye malı kullanımı, öngörülebilirlik ve ölçek faktör gibi unsurlarla gerçek anlamda rekabetçi bir yapıya ulaşılır” ifadelerini kullandı.


+ Benzer Haberler
» Kredi kartında kısmi ödeme yapanların oranı %33
» Sofralık sultani üzümün ihracat yolculuğu başladı
» İzmir Ticaret Odası seçimi 3 Ekim’de yapılacak
» Karkas et alım fiyatları artırıldı
» Demir ihracatında Rusya fırsatı
» Otomotiv ihracatı 2 milyar doları aştı
» 1 milyon 366 bin tarım arazisi bankalara rehin bırakıldı
» Online araç satış ve kiralama platformları hakkında soruşturma
» İzmir Büyükşehir Belediyesi aşure bereketini 12 bin kişiyle paylaştı
» Halkbank’tan kadın girişimcilere 15,1 milyar TL destek


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 09.08.2022
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni