• Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv      • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

“Öncelikle enflasyon kontrol altına alınmalı”

20 Nisan 2022 Çarşamba 08:00
12
14
16
18

   ► İstanbul Tüccarlar Kulübü Başkanı İlker Önel: İş ikliminde son 3 ayda ciddi oranda bozulma yaşandı

           SEDA GÖK      
     İstanbul Tüccarlar Kulübü Başkanı İlker Önel, iş dünyası olarak öncelikli beklentilerinin enflasyonun kontrol altına alınması olduğunu söyledi. Önel, “Mevcut enflasyon beklentilerinin aşağı yönlü olması ki, bu bizim fiyatlama davranışlarımızı iyileştirecektir, maliyetlerin en azından belirli bir süre sabit kalıp karlılığımızın artması en büyük beklentimiz” dedi.
     TİCARET Sohbetleri köşemin bu hafta konuğu olan Önel, piyasaya güven verecek makro ihtiyati tedbirlerin alınması gerektiğini kaydetti. Finansmana erişim ve nakit akışının sağlıklı olmasının piyasayı rahatlatacağına vurgu yapan Önel, “Finansman maliyetinin düşük olması kamu tarafından ziyade özel bankalar tarafından da tercih edilmesi KOBİ’leri rahatlatır. Stopaj ve SGK maliyetlerinin belirli süreler içerisinde sektörel bazlı farklı dönemlerde desteklenmesi de işletme sermayelerine olumlu katkı yapacak” dedi.
     Önel başta piyasalarda yaşanan gelişmeler olmak üzere yapılması gerekenler ve iş dünyasının bu süreci nasıl yönettiğine dair süreci değerlendirdi.
 
Son dönemde küçük ve orta ölçekli işletmelerde yaşanan kapanma konusuyla ilgili değerlendirmeniz nedir?
     İşletmelerde küresel arz kaynaklı, başta enerji maliyetleri olmak üzere özellikle enflasyon kaynaklı girdi maliyetlerindeki artış işletme sermayelerinde azalmaya sebep olurken, nihai ürünün satış fiyatlarını belirlemede zorluk yaratıyor. Diğer taraftan belirlenen fiyat ile tahsilat süresi arasında yaşanan fiyat dalgalanmaları malın maliyetini yükselttiği gibi karlılıkları da olumsuz etkiliyor. Öte yandan, işletmelerin yanlış karar almasına ve yaşam sürelerine negatif etki yapıyor. TOBB verilerine göre, Aralık 2021 kapanan şirket sayısı yüzde 145,8 artarken, açılan şirket sayısı yüzde 4,1 azaldı. Ocak ayına geldiğimizde kapanan şirket sayısı azalan ivmeyle birlikte yüzde 7,8 artarken açılan şirket yüzde 0,6 azaldı. Şubat ayında ise kurulan şirket sayısı yüzde 0,5 arttı ve açılan şirket sayısı yüzde 0,1 azaldı. İş ikliminde son 3 ayda ciddi oranda ne yazık ki bozulma yaşandı.

İşletmelerin yaşadığı sorunlar neler? En çok hangi başlıklar gündem maddeniz olarak yer alıyor?
     Sizin de bildiğiniz gibi pandemi sebebiyle son 2 yılda ciddi anlamda küresel bir kriz yaşandı. Tedarik zincirindeki bozulmalar ve işgücü kaybı arzı olumsuz etkilerken, talepte yaşanan daralma işletmeleri bu süreçte öz kaynaklarını kullanmaya yönlendirdi. Bu da işletme sermayelerinde kayba ve operasyon alanlarının daralmasına sebep oldu. Diğer taraftan, bizim negatif ayrıştığımız TL’deki değer kaybı özellikle 2021’in ekim-kasım-aralık aylarında başta KOBİ’leri olumsuz etkilerken hem hammadde fiyatlarını çok yükseltti hem de işletmelerin fiyatlama davranışlarını bozdu. Artan maliyetler işletme kaynaklarını harcamaya başladı. Finansmana ulaşmadaki zorluk kısmen KGF kredileri ile aşılmaya çalışılsa da mevcut kaynakların yetersiz kalması kredinin özellikle tabana yayılmasını olumsuz etkiledi. Mikro işletmeler çok zorlandı. Enflasyon kaynaklı hane halkının satın alma gücünde yaşanan bozulma ise iç talebi olumsuz etkilediği gibi, son yılların en düşük satış ve ciro rakamlarını özellikle ocak-şubat aylarında yaşadık.

Sorunlara yönelik çözüm önerileri ve beklentiler nedir?
     Tabi ki bizim iş dünyası olarak beklentimiz öncelikle enflasyonun kontrol altına alınması. Mevcut enflasyon beklentilerinin aşağı yönlü olması ki bu bizim fiyatlama davranışlarımızı iyileştirecektir, maliyetlerin en azından belirli bir süre sabit kalıp karlılığımızın artması en büyük beklentimiz. Piyasaya güven verecek makro ihtiyati tedbirlerin alınması gerekmektedir. Tabi finansmana erişim ve nakit akışının sağlıklı olması piyasayı rahatlatacaktır. Finansman maliyetinin düşük olması kamu tarafından ziyade özel bankalar tarafından da tercih edilmesi KOBİ’leri rahatlatır. Stopaj ve SGK maliyetlerinin belirli süreler içerisinde sektörel bazlı farklı dönemlerde desteklenmesi de işletme sermayelerine olumlu katkı yapacaktır.

Enerji maliyetlerindeki artış işletmeler tarafından nasıl yorumlanıyor?
     Sizin de bildiğiniz gibi, nisan ayı başında sanayide kullandığımız doğal gaza yüzde 50 zam yapıldı. Bu zam ile birlikte son 1 yılda sanayide doğal gaza yüzde 549 zam yapılmış oldu. Elektriğe son 4 yılda yüzde 378 zam yapıldı. Pandemi kaynaklı küresel anlamda yaşanan enerji darboğazına bir de Ukrayna-Rusya savaşı katkı yapmış oldu. Ülke olarak zaten enerji konusunda net ithalatçıyız ve cari açığımızı en fazla bozan kalem olarak görünüyor. Ukrayna-Rusya savaşı enerji fiyatları ile başta tahıl ürünleri olmak üzere demir ve türev ürünleri olumsuz etkiledi. Yeşil enerjiyi konuştuğumuz günlerde kömür arzındaki sıkıntı başta çimento olmak üzere seramik ve demir üretimini olumsuz etkiledi. Kömür fiyatları mart ayı içerisinde yüzde 35 artarak 350 USD seviyelerine geldi. Şu an bu seviyeler 400 USD seviyelerinde. Tahıl ürünleri ise son 14-15 yılın en yükseğine çıktı.
     Açıkladığım sebepler ile işletmelerin sektörlere göre farklı olmak üzere, enerji maliyetleri çokça katlandı ve bunu fiyatlara yansıtmamamız olanaksız hale geldi. Çözüm olarak uzun zamandır konuşulan yenilenebilir enerji kaynakları tercih edilmeye başlandı. Şu an başta büyük işletmeler olmak üzere tüm sanayiciler güneş panelleri ve rüzgâr gülü gibi yatırımlar yapıyor. Önümüzdeki 20-30 yılda enerji maliyetleri ve farklı jeopolitik gelişmeler olmazsa yenilenebilir enerji tabana yayılabilir.

İhracat konusuyla ilgili gelinen süreçte hangi noktadayız?
     Tabi ki şu an ihracatımız ekonomimizin lokomotifi durumunda. Artık 250 milyar USD hedefliyoruz. Pandeminin tedarik zincirinde sıkıntılar yaratması ülkeleri farklı kanalları değerlendirmeye zorladı. Açıkçası biz bu işten karlı çıktık. Özellikle Çin gibi tedarikte güçlü bir ülke bile operasyonlarını yönetemedi. Bizim ana ihracat pazarlarımız olan Avrupa Bölgesi’ne yakınlığımız ve özellikle ABD ihracatımızı yükseltmemiz pozitif bir gelişme olarak görüyorum. Rusya-Ukrayna savaşını iyi yönetebilirsek farklı kanallardan talep geleceği beklentisi içerisindeyim. Tabi ki ihracatımız içinde ihracat birim değerimiz yükseltmemiz ve katma değerli ürünlere ağırlık vermemiz gerekiyor.  Halen 1.1 USD /kg değeri ile ihracat yapıyoruz. Diğer taraftan, ithal ikamesi ürün imalatına ve ar-ge çalışmalarına kaynak ile zaman ayırmalıyız.  Hane halkının tasarrufları çok düşük ve tüketim lüks ürün ithalatımız çok fazla. Bunu kontrol altına alacak bir strateji geliştirip yerli malı kullanımına ağırlık vermeliyiz. Pandemi süreci ve savaş, işletmelere farklı kararlar almayı ve zorlu süreçlerde işletmelerin nasıl yönetilmesi ve maliyetlerin nasıl kontrol altına alınması gibi kabiliyetler kazandırdığı kanaatindeyim. Tabi ki işletmelerin karlılığını yükseltip öz kaynaklarını güçlendirip küresel anlamda rekabet gücünü arttırmalıyız.


SATIR BAŞLARI…

     ✓ Pandeminin tedarik zincirinde sıkıntılar yaratması ülkeleri farklı kanalları değerlendirmeye zorladı. Açıkçası biz bu işten karlı çıktık. Özellikle Çin gibi tedarikte güçlü bir ülke bile operasyonlarını yönetemedi. Bizim ana ihracat pazarlarımız olan Avrupa Bölgesi’ne yakınlığımız ve özellikle ABD ihracatımızı yükseltmemiz pozitif bir gelişme olarak görüyorum.
      ✓ Rusya-Ukrayna savaşını iyi yönetebilirsek farklı kanallardan talep geleceği beklentisi içerisindeyim. Tabi ki ihracatımız içinde ihracat birim değerimiz yükseltmemiz ve katma değerli ürünlere ağırlık vermemiz gerekiyor.  Halen 1.1 USD /kg değeri ile ihracat yapıyoruz.
     ✓ İthal ikamesi ürün imalatına ve ar-ge çalışmalarına kaynak ile zaman ayırmalıyız.  Hane halkının tasarrufları çok düşük ve tüketim lüks ürün ithalatımız çok fazla. Bunu kontrol altına alacak bir strateji geliştirip yerli malı kullanımına ağırlık vermeliyiz. Pandemi süreci ve savaş, işletmelere farklı kararlar almayı ve zorlu süreçlerde işletmelerin nasıl yönetilmesi ve maliyetlerin nasıl kontrol altına alınması gibi kabiliyetler kazandırdığı kanaatindeyim. Tabi ki işletmelerin karlılığını yükseltip öz kaynaklarını güçlendirip küresel anlamda rekabet gücünü arttırmalıyız.

 

 


+ Benzer Haberler
» Afrika’nın kimyası Türklere emanet
» Hedef; 2026’da 5 milyon kullanıcıya ulaşmak
» Sürdürülebilir üretim ile yeni pazarlara odaklanacaklar
» Dünyada 1 milyar hayvan ‘online’ olacak
» “Kuralsız çalışmanın her türlüsüne karşıyız”
» “Değişim bizimle başlar”
» Özlem Bay’ın kaleminden ‘İçimdeki Çocuktan Masallar’
» “İzmir, sadece Türkiye’yi değil dünyayı doyuruyor”
» Şehirden kaçışı tersine çevirecekler
» İzmirli aile şirketleri arasındaki eko-sistem büyümeyi tetikliyor


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 02.07.2022
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni