• Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv      • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

MB’ye ‘merdiven altı ihracat’ uyarısı

10 Ocak 2022 Pazartesi 16:00
12
14
16
18

MB’ye ‘merdiven altı ihracat’ uyarısı


   ► İZTO Gıda İmalat Meslek Komitesi Başkanı Cemil Gökçen, ihracat bedelinin yüzde 25’ini TL’ye çevirme şartının ihracatçıyı evrakta sahteciliğe sevk edecebileceğinden endişeli

           DİLAY SARKİLER      
     Merkez Bankası tarafından 16 Ocak 2020 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren ihracat genelgesi ile birlikte ihracat bedelinin en az yüzde 25’ini Türk Lirası’na çevirme zorunluluğu getirildi.
     İhracatçılardan, İhracat Bedeli Kabul Belgesi (İBKB) veya Döviz Alım Belgesi’ne (DAB) bağlanan ihracat bedeli dövizin yüzde 25’i, belgelerin düzenlendiği tarihteki işlem kuru üzerinden Merkez Bankası’na satılması zorunluluğuna itiraz sesleri yükselmeye devam ediyor.
     İzmir Ticaret Odası (İZTO) Gıda İmalat Meslek Komitesi Başkanı Cemil Gökçen, Merkez Bankası’nın kararının kambiyo zararına neden olacağını söyleyerek, iş dünyasının evrakta sahtecilik ve daha az gelir beyan etme yoluna itebileceğini belirtti.

“DOĞRU VE UYGULANABİLİR BİR KARAR DEĞİL”
     Gökçen, Merkez Bankası’nın kararı gözden geçirmesi ve uygulama tarihinin ötelenmesi gerektiğini ifade etti. Gökçen, “Bu karar gözden geçirilmezse merdiven altı ihracat başlar. 100 bin dolarlık bedelin 50 bin dolarını yurtdışında bir akrabanın üzerine kurulu firmaya fatura ettirirler. Yüzde 25’ten kırpabildikleri kadar kırpmaya çalışacaklar. Bütün giderleri daha düşük bedeller üzerinden gösterecekler. İnsanlar evrakta sahteciliğe yönelecek. Devlet çok büyük bir vergi geliri kaybedecek. Bu koşul bir daha düşünülmeli, illa yapılacaksa kapanmış olan ihracatın bu koşula tabii olmaması için başlangıç olarak ileri bir tarih belirlenmeli. Bu hâliyle doğru ve uygulanabilir bir karar değil, insanlar yanlış yollara itilecektir” diye konuştu.

“İHRACAT İÇİN STABİL BİR ORTAM YARATILMIYOR”
     Kararın içeriği ile birlikte uygulama zamanının da yanlış olduğunu söyleyen Gökçen, “2021 Aralık’ta herkes ihracat dosyalarını kapattı. Bedeller geldi, ödemeler yapıldı ancak yaşanan sıkışıklık nedeniyle gümrük kapamaları Ocak 2022’yi buldu. İhracat bedeli geldiği zaman bunun kapamasını yaparak İhracat Bedeli Kabul Belgesi (İBKB) almamız lazım. Devlet bu işlemi aralık ayında bitiremedi. Aralık ayında kapaması yapılan ihracatın gümrük kapaması Ocak 2022 olunca, ihracat bedelinin yüzde 25’inin Merkez Bankası’na satılma şartına tabii tutuldu. Siparişi alınmış, bedeli gelmiş, tedarikçilere ödemesi yapılmış milyon dolarlık ihracattan bahsediyoruz. Sadece 1 milyon dolarlık ihracatın kapama bedeli 250 bin dolar. Bu parayı bir şekilde bulacağım, bankaya yatıracağım, banka 250 bin doları düşük bir kurdan bozarak bana verecek, ben borcumu ödemek için yine dolar alacağım, arada kur zararım olacak. Bu kez bu zarardan kaçınmak için insanlar daha az gelir beyan edecek, daha az vergi ödeyecek. İhracat için stabil bir ortam sağlanmıyor” açıklamasında bulundu.

HAMMADDE, AMBALAJ, NAVLUN ÜCRETLERİ DOLARLA ÖDENİYOR
     Sadece gıda ihracatı değil, bütün sektörlerde ihracatın bu koşuldan olumsuz etkileneceğini söyleyen Gökçen, “Gıda ihracatında da maliyet kompozisyonu dolar ağırlıklı bileşenlerden oluşuyor. Gübre, yurtdışından gelen tarım ilaçları, ambalaj malzemeleri, yine yurtdışından gelen tohum, bütün bu kalemler dolarla geliyor. Biz ihracat yaptığımız zaman aldığımız ilaç, tohum, gübre, nakliye, ambalaj firmalarına dolar cinsinden ödeme yapıyoruz. Bu ürünler Türkiye’de yetişiyor ama maliyet kompozisyonu dolar üzerinden çıkıyor. Yüzde 25 değil, yüzde 100’ünü zorunlu olarak TL’ye dönsek bile yine dolar almak zorundayız. Çünkü yapmamız gereken ödemeler dolar üzerinden olacak” dedi.

“REKABET GÜCÜMÜZ AZALACAK”
     Gökçen, üretimin tüm kalemleri ve nakliyenin de dolar üzerinden ödendiğinin altını çizerek, yüzde 25 TL’ye dönme zorunluluğunun Türkiye’nin dış pazarda rekabet gücünü azaltacağını söyledi. Gökçen, “30 bin dolar bedelle yurtdışına turşu gönderip, bedeli geldiğinde en az 5-6 bin dolarını nakliye firmasına ödüyoruz. Müşteriler bulundukları liman teslimli ürün istiyor. Sonuçta müşteriye ekstra bir şey sunmalıyız ki bizi tercih etsinler. Navluncu ücretini sizden dolar olarak istiyor. Navlunu ödediğinizde zaten aldığınız bedelin yüzde 25’i gitmiş oluyor. Şişecam, kapak, tohum, gübre, zirai ilaç, navlun, ambalaj fiyatları dolarla ödeniyor. Camı Şişecam’dan alıyoruz, dolarla veya o günkü kur karşılığı TL ile ödeme yapıyoruz. Şişecam da yüzde 48 zam yaptı. Kapak ya da teneke konserve alıyoruz, yine dolar veya dolara endeksli fiyat ödüyoruz. Tohum Almanya’dan geliyor çünkü ata tohum kullanarak standart kalitede bir ürün elde etmeniz çok zor. Zirai ilaç, gübre kullanmak mecburiyetindeyiz. Yurtdışındaki büyük ihalelere girip bunları alabilmek için kalite ve miktar standartlarını karşılamak zorundayız. Bu karar, rekabet gücümüzü azaltacak. İhracat yapacaksak mecburen minimum maliyetlere inmeliyiz” açıklamasında bulundu.


+ Benzer Haberler
» Ukraynalı turistin yerini İngiliz dolduracak
» Konut davalarında patlama yaşanıyor
» Tarladaki kimyasalı ‘atıktan gübre’ silecek
» Elektrik zammı yenilenebilir enerjiye talebi artırdı
» Patatesi ucuza yiyemeyeceğiz
» Süt ürünlerinde kriz kapıda!
» Zeytinliklerde kuraklığa ‘kısıtlı sulama’ önerisi
» Kadının birliklerde temsili azaldı
» “El-alem hapishanesinden çıkıp, ilk adımı atın!”
» İsim değişikliği ev fiyatını artırıyor


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 17.05.2022
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni