• Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv      • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

İzmir’den dünyaya çağrı: Yerel medyayı güçlendirin

13 Haziran 2022 Pazartesi 14:00
12
14
16
18

İzmir’den dünyaya çağrı:
Yerel medyayı güçlendirin


   ► Türkiye’nin en büyük Uluslararası Basın Merkezi’nin kapıları, Avrupa Gazeteciler Federasyonu Genel Kurulu ve Uluslararası Yerel Medya Zirvesi’yle birlikte açtı

           SEZA NUR DEMİRPARMAK      
     Türkiye’nin en büyük Uluslararası Basın Merkezi’nin kapıları, Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) Genel Kurulu ve Uluslararası Yerel Medya Zirvesi’yle birlikte açıldı. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) desteğiyle, İBB ev sahipliğinde düzenlenen EFJ Genel Kurulu ve Uluslararası Yerel Medya Zirvesi’nde Türkiye’deki basın özgürlüğü ve gazetecilerin durumu ele alındı. Genel kurul ve zirvede İzmir’den dünyaya ‘yerel medyayı güçlendirin çağrısında bulunuldu. Genel kurul ve zirvenin açılışında EFJ Başkanı Mogens Blicher Bjerregard, AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Nikolaus Meyer Landrut, İBB Başkanı Tunç Soyer ve TGS Başkanı Gökhan Durmuş konuşmacı olarak yer aldı. Ardından TGS Yönetim Kurulu Üyesi İpek Yezdani, ‘Türkiye’de Gazeteciliğin Durumu ve Basın Özgürlüğü Mücadelesi’ başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Program, ‘Yerel Medya Nasıl Güçlenir?, Yerel Gazetecilik İçin Finansal Modeller ve Yerel Medya Nasıl Sürdürülebilir İşletmeler Kurulabilir? panelleriyle devam etti. Zirvenin sonunda, Uluslararası Basın Merkezi’nin açılış töreni gerçekleştirildi.


“GERÇEĞİ YAZMANIN KARŞILIĞI ATEŞTEN GÖMLEK GİYMEK”
     Doğru ve tarafsız haber alamayan toplumların nefes alamayacağını ve ön yargıların içinde boğulacağını vurgulayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Toplumumuz hakikati buluşturma sorumluluğu basın mensuplarının omuzunda. Taşınması zaten zor olan bu görev düşünce özgürlüğünün olmadığı ülkelerde daha ağır bir göreve dönüşür. Türkiye gibi özgürlüklerin ağır saldırı altında olduğu basın özgürlüğünün her gün darbe aldığı ülkemizde gerçeği yazmanın karşılığı ateşten gölek giymektir. Ülkemiz yeniden özgürlüklerine kazanacaksa bunu ateşten gömlekleri giyenlere borçluyuz. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün hazırladığı 2022 Dünya Basın Özgürlüğü raporuna göre, Türkiye 180 ülke arasında 149’uncu sırada. TGS tarafından hazırlanan rapora göre mayıs ayından itibaren 26 gazeteci gazetecilik faaliyetleri nedeniyle cezalandırıldı. Gazeteciler hakkında açılan davalar, yargılamalar, sayısız tutuklamalar Türkiye’de basın özgürlüğünün ne kadar büyük bir tehdit altında olduğunu gösteriyor. TBMM de görüşülmeye başlanacak kamuoyunda dezenformasyon adıyla bilinen yasa gösteriyor ki iktidar gazeteciler üzerinde kurduğu tahakkümü yeterli bulmamış. İktidar seçime giderken Sosyal medya üzerinden basın ve ifade özgürlüğünü daha fazla baskı altına almaya çalışıyor. Basın ve ifade özgürlüğünü susturma çabaları sadece ülkemize özgü değil. Tüm dünyada örneklerini gördüğümüz Otoriter yönetimleri iktidarlarını korumak için kullandıkları en önemli araçlardan biri. Türkiye’de yolun sonuna geldik. Basın özgürlüğü üzerindeki baskı ve sansür gazetecilerin yaşadığı hukuksuzluk çok yakında sona erecek” ifadelerinde bulundu. Soyer, “Basın özgürlüğü için nitelikli yetişmiş iş gücüne ve doğru finans modeline ihtiyaç var. Değişen dijital koşullara uyum sağlamak basının özgürleşmesi için başka bir öncelik” dedi.


YENİ BİR SANSÜR YASASI GELİYOR”
     “Türkiye basın ve ifade özgürlüğünde geriye doğru gidiş konusunda ısrarını sürdürüyor” diyen TGS Başkanı Gökhan Durmuş, “Dezenformasyonla mücadele adı altında kamuoyuna duyurulan Basın Kanunu ve Bazı Konularda Değişiklik Yapılmasına dair kanun teklifi ile yeni bir sansür yasası geliyor. Kamu barışına karşı suçlar başlığı altında ‘sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır’ gibi bir düzenleme getiriliyor. Son derece sübjektif değerlendirmeler ile gazeteciler hapse atılmak isteniyor. Bu yasa teklifinde ayrıca suçun, failin gerçek kimliğini gizlemek suretiyle bu ceza 1,5 kat artırılıyor. Yani gazeteciye haber kaynağını açıklamak zorundasın yoksa hapse gireceksin deniyor. İnternet medyasında çalışan meslektaşlarımızda basın kanunu kapsamına alınıyor ancak tüm yetki BİK’e veriliyor. Basın İlan Kurumu (BİK) internet medyasına resmi ilan verme yetkisini, ilanı ve basın kartlarını iptal etme yetkisini alıyor. Sendikamız TGS’nin de içinde bulunduğu Medya Dayanışma Grubundaki meslek örgütleri ile birlikte bu teklifin geri çekilmesi için mücadelemiz sürüyor” diye konuştu.
     Dünya basın özgürlüğü sıralamasında Türkiye’nin 149’uncu sırada olduğunu söyleyen Durmuş, “Son 1 yılda 31 gazeteci 52 gün gözaltında kaldı. 60 gazeteci hakkında soruşturma açıldı. 28 davada 273 gazeteci yargılandı. Yargılanan gazeteciler toplam 75 yıl 5 ay 26 gün hapis cezasına mahkum edildi. 57 gazeteci fiziksel saldırıya uğradı, 32 gazeteci sözlü olarak tehdit edildi. 54 haber sitesine ve bin 355 haber içeriğine erişim engeli getirildi. 559 basın kartı iptal edildi. Sektörümüzdeki işsizlik oranı yüzde 18.3. Böyle bir tablo içerisinde baskılara boyun eğmeyen, kalemlerini satmayan, basın meslek ilkelerinden ödün vermeden gazetecilik faaliyetini sürdüren binlerce meslektaşımız var. Bizlerin mesleğe olan bu bağlılığı değiştirecek her şeyi” ifadelerinde bulundu.


“DEMOKRASİ ANCAK ÖZGÜR GAZETECİLİK VARSA VAROLUR”
     İfade özgürlüğünün çoğulcu bir demokrasinin işleyebilmesi için bütüncül bir rol üstlendiğini ifade eden AB Türkiye Delegasyonu Başkanı, Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut, “Vatandaşlar bağımsız bir medyaya erişemezlerse doğru bir bilgiye de erişemezler. Bu olmazsa vatandaşlar taraflı bilgiye ulaşırlar. Doğru ve bağımsız bir medya tüm süreçler için gerekli. Böylece şeffaf bir hükümete ulaşılır. Toplumlar karşısında çok yönlü bir demokrasi anca özgür gazetecilik varsa var olur. Bağımsız bir medya ekonomik olarak da gazetenin bağımsızlığını sürdürülebileceği bir yapıya neden olur. Türkiye’nin AB’ye katılım sürecinde siyasi koşullarını ve uyum sürecini takip ediyoruz. Kriterlere baktığımızda AB’ye hukukun üstünlüğü ifade özgürlüğü yargı bağımsızlığı gibi kriterler var, sonuncusu Ekim 2021’de yayınlandı. Bu yayınlana raporlarda ne yazık ki Türkiye’de görülen olumsuz bir gidişat görüldü. Türkiye’nin özellikle genel seçimler doğrultusunda konuya önem vermesi gerekiyor. Özgür alanın aynı zamanda desteklenmesi beslenmesi ama baskı altına alınmaması gerekiyor. AB olarak yerel kuruluşlarla yakın bir temas halindeyiz. Bu sayede yasal ve düzenleyici bir politika ortamının hazırlanmasında destekte bulunuyoruz” diye konuştu.


“ZAMANINIZI GAZETECİLİK YERİNE MAHKEMELERE ÇIKARAK HARCADINIZ”
     Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) Başkanı Mogens Blicher Bjerregård, “Türkiye’deki gazetecilerin yaşadığı davalarda buradaydım. Tüm gazetecilere sokaklarda kamuoyunda büyük bir destek vardı. Burada gazetecilere verilen değerin ne kadar olduğunu gördük ve Türkiye’de bunları görmek gerçekten umut verici. Sizler Türkiye’de gazeteciler olarak yargılandınız. Zamanınızı gazetecilik yerine mahkemelere çıkarak harcadınız. Bu gazetecilere yapılmaması gereken bir şey. Binlerceniz defalarca mahkemelere çağırıldınız. Ülkenizde çok başarılı işler yaptınız. Biliyoruz ki daha yapılacak çok iş var ve biz de bu yüzden buradayız” diye konuştu. Akademinin gazetecilere yardımcı olduğunu belirten Bjerregård, “Akademinin kurumsallaşmış yapı oluşturup bu sayede gazetecilere yardımcı oluyor. Bu bizim için ilham kaynağı. Böyle bir örgütlenme bizler için çok iyi bir örnek” dedi.

 


“HAPİSTEKİ GAZETECİ SAYISI AZALSA DA BASKI AZALMIYOR”
      Açılış sonrasında Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Yönetim Kurulu Üyesi İpek, Türkiye’de Gazeteciliğin Durumu ve Basın Özgürlüğü Mücadelesi başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Türkiye’de gazeteciliğin durumu ve basın özgürlüğü mücadelesi hakkında konuşan Yezdani, kendi deneyimleri ve meslek örgütleri araştırmalarından yola çıkarak Türkiye’de gazeteci olmanın zorluklarını anlattı. Yezdani, “Hapisteki gazetecilerin sayısı azalsa da baskı azalmıyor” dedi. Türkiye’de gazetecilerin iktidarın baskısı altında ezildiğini; tutuklamalar, yargılamalar sonucu işsizlikle karşı karşıya kaldıklarını ya da düşük maaşa çalışmak zorunda kaldıklarını dile getiren Yezdani, “Hapishanelerdeki gazetecilerin sayısı azalsa da bu gazetecilere yapılan baskının son bulduğu anlamına gelmiyor. Çok yakın bir zamanda 21 gazeteci Diyarbakır’da tutuklandı. Peki bu gazetecilerin tutuklanmasındaki sayı azalmasına rağmen neden bu baskı artı. Çünkü bu baskı para cezası ve yargılanma süreçlerinin uzamasıyla arttı” diye konuştu. Yezdani, iktidarın basını ve medyayı kontrol altına almak için kurumlar üzerinden uyguladığı tüm cezaların aynı zamanda halkın doğru bilgiyi almasına da engel olduğunu aktardı. Türkiye’nin basın özgürlüğü sıralamasında dünyada 149’uncu sırada yer aldığını hatırlatan Yezdani, “2021 yılında 241 gazeteci yargılandı ve 135 ayrı dava görüldü. Bu davaların 16’sı hapis cezası ile sonuçlandı. 28 gazeteci 83 yıllığına hapsedildi. 2022 yılında ise 44 gazeteci yargılandı” dedi.


“TÜRKİYE’DE EN BÜYÜK MÜCADELEYİ YEREL BASIN VERİYOR”
     Zirve’de konuşan İGC Başkanı Dilek Gappi, “Türkiye’de en büyük mücadeleyi yerel basın veriyor. Son 15-20 yıldır Türkiye’nin içinde bulunduğu konjonktür ulusal basının çok daha manipüle edilebilir ve dizayn edilebiliri gösterdi. Yerel basını istedikleri gibi manipüle edip dizayn edemediler. Büyük kentlerdeki yerel basının birlik ve dayanışmayı doğru gösterdiği takdirde dimdik ayakta durdu. Bu nedenle artık çağımızda glolokal çağı. Global olmak zorundasınız, işbirliği yapmak zorundasınız; ancak yerel gücünü de iyi görmek durumundayız. Yerelde güçlenmenin yolları gerektiğine inanıyoruz biz. Örgütlenmeler çok önemli. Ama yerel örgütlenmelerin geçmişteki gibi göz ardı edilmemesi gerektiğine inanıyoruz. Yerelden başlayan doğru örgütlenme modelinde gazetecilerin çok daha güçlü, birbirlerine dayanarak, işbirliği içerisinde var olabileceğini İzmir bir örneği oldu. Çünkü İzmir’deki bütün yerel gazeteler ve ardından web sitleri de dahil buna işbirliği içerisinde cemiyetimiz ile birlikte yol almaya başladılar. Bu gazetecilerimizi, meslektaşlarımızı elbette daha da güçlendirdi. Ancak çok açık ki ulusalda birlikte hareket etmeye ihtiyacımız var. Bu organizasyonun bunun için bir başlangıç olmasını da ayrıca diliyorum. Bundan sonra yerel medya ile ulusal medyanın çok daha sıcak ilişkiler içinde olmasını diliyorum” diye konuştu.


EFJ GENEL KURULU VE ULUSLARARASI YEREL MEDYA ZİRVESİ’NDE ÖNE ÇIKANLAR:

  • Türkiye gibi özgürlüklerin ağır saldırı altında olduğu basın özgürlüğünün her gün darbe aldığı ülkemizde gerçeği yazmanın karşılığı ateşten gölek giymektir.
  • Dezenformasyonla mücadele adı altında kamuoyuna duyurulan Basın Kanunu ve Bazı Konularda Değişiklik Yapılmasına dair kanun teklifi ile yeni bir sansür yasası geliyor.
  • Bağımsız bir medya ekonomik olarak da gazetenin bağımsızlığını sürdürülebileceği bir yapıya neden olur.
  • Türkiye’de gazeteciler iktidarın baskısı altında eziliyor; tutuklamalar, yargılamalar sonucu işsizlikle karşı karşıya ya da düşük maaşa çalışmak zorunda kalıyor.
  • Yerel basını istedikleri gibi manipüle edip dizayn edemediler. Büyük kentlerdeki yerel basının birlik ve dayanışmayı doğru gösterdiği takdirde dimdik ayakta durdu.
  •     İfade özgürlüğü çoğulcu bir demokrasinin işleyebilmesi için bütüncül bir rol üstleniyor.
  • Özgür alanın aynı zamanda desteklenmesi beslenmesi ama baskı altına alınmaması gerekiyor.

“UKRAYNA’DAKİ YEREL GAZETELERİN DESTEKLENMESİ GEREKİYOR”
     Türkiye’de Gazeteciliğin Durumu ve Basın Özgürlüğü Mücadelesi başlıklı panelde konuşan Ukrayna Gazeteciler Federasyonundan Lina Kushch, savaşın yarattığı zorlukları anlatırken, ekonominin durmuş olmasının özellikle yerel işyerlerinden elde edilen gelirlerin ciddi şekilde azalmasına neden olduğunu, birçok çalışanın ücret almadan işlerine devam ettiklerini söyledi. Kiev’de yaşayan Kushch, savaşın daha en az iki yıl devam edeceği beklentisinde olduğunu söylerken, bu nedenle de bu süre içinde gazetecilerin yaşamlarının çok zor olacağını vurguladı. Yerel gazetede çalışanların 3 aydır maaşsız çalıştığını ifade eden Kushch, Ukrayna’daki yerel gazetelerin desteklenmesi gerektiğine vurgu yaptı.


“BASIN FONLARI ÇEŞİTLENDİRİLMELİ”
    Uluslararası Yerel Medya Zirvesi kapsamında düzenlenen ‘Yerel medya nasıl sürdürülebilir işletmeler kurabilir?’ konulu atölyenin kolaylaştırıcısı olan Avrupa Gazeteciler Federasyonu Direktörü Renate Schröder, gazetecilerin gelir kaynaklarını çeşitlendirmesi gerektiğinin altını çizdi. Yerel basına önerilerde bulunan Avrupa Gazeteciler Federasyonu Direktörü Renate Schöder, “Fonlarınızı çeşitlendirin sadece bir kaynağa bağımlı olmayın iyi bir yasal statü seçin. Yerel dileyicinizle bir araya gelin. Çünkü dinleyici okuyucularla bir araya gelmek güveni içerir. Güven olmasa gazetecilik olmaz. Bunun kısmı da vatandaşların irtibatlı olması, gündemle ve de yerel ticaret şirketlerle irtibata geçmek” dedi.
     Schöder, “Çok fazla genç ya da genç olmayan gazeteciler var ve hala çabalıyorlar. Bunu da sadece para için değil çok zor koşullar altında yapıyorlar. Medyada haberleri yakaladığımızda otoriter rejimlerde susturuluyoruz. Türkiye’de dijital inovasyonlara baktığımızda gayet ilerlemiş gözüküyor. Bu konuda umutluyum. Herhangi bir destek olmaksızın yerelde işlerin kaybedilmesi kaçınılmaz. Desteklemek lazım. Bu küresel bir gerçeklik. Hepimizin geçiş desteği olan altyapıya ihtiyacı var. Çünkü basılı medyadan dijitale doğru geçiş var. Değişiklikler oluyor her zaman basılı medyadan bahsediliyor. Kamu desteği olmaksızın bütün bunlar zor. Kamu desteğinin çıkarlarla ilgili olduğunu görüyoruz. Genç gazeteciler para kazanamıyor. Almanya’da özellikle yerelde çok iyi gazeteciler aranıyor. Gazetecilik okullarının yeterli olmadığı söyleniyor. Gazetecilik öldü ya da hayatta değil ama bu bize bağlı” diye konuştu.


+ Benzer Haberler
» Piyasaların gözü yeni asgari ücrette
» Nureddin Nebati: Ek vergi getirmeyeceğiz
» Bankalar net karını 1 yılda 4,75 kat artırdı
» Deniz ticaretindeki canlılık umut veriyor
» Denizcilik sektörünün nabzı İstanbul’da tutulacak
» “İstihdamsız büyüme gelir dağılımını bozuyor”
» Eczacılar kademeli eylem planı uygulayacak
» Elektronik ticaret düzenlemesi TBMM’de
» 2021’de 1 milyon 64 bin otomobil üretildi
» Uşaklı ihracatçılar atıkları ekonomiye kazandırıyor


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 30.06.2022
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni