• Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv      • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

İzmir’den 44 şirkete 572 milyon TL’lik teşvik

28 Temmuz 2022 Perşembe 17:00
12
14
16
18

İzmir’den 44 şirkete
572 milyon TL’lik teşvik


   ► Özgener, mevcut ekonomi politikalarıyla iş dünyasının öngörülebilirliğinin giderek azaldığını dile getirdi

           HABER MERKEZİ      
     İzmir Ticaret Odası(İZTO) temmuz ayı olağan meclis toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, 17 Temmuz tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan mayıs ayı teşvik listesine göre, İzmir’den Aralarında plastik, metal, otomotiv, ambalaj, tekstil, gıda, sağlık, mühendislik, lojistik, enerji, tarım, yazılım olmak üzere 44 şirketin yer aldığını dile getirdi. Özgener, “ 44 şirketin toplamda 46 yatırım karşılığında 572 Milyon TL’lik teşvikten faydalanacak. Bu oran; Türkiye genelinin yüzde 1,9’una denk geliyor” dedi.

“İZMİR BRÜKSEL EVİ İÇİN SOYER’DEN DESTEK İSTEYECEĞİZ”
     “Brüksel İzmir Evi” ziyareti ile ilgili Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı Ender Yorgancılar ve İzmir Ticaret Borsası Başkanı Işınsu Kestelli ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’i ziyaret edeceklerini söyleyen Özgener,  “Brüksel İzmir Evi’nin ilk ziyaretçileri olduk. Brüksel İzmir Evi, kentimiz özelindeki ihtiyaçlara ve taleplere hızla cevap verme kapasitesine sahip. Ayrıca kentimizin tanıtımına da önemli bir katkısı olacağına inanıyoruz. Başkanımız Tunç Soyer’i ziyaret ederek İzmir Brüksel Evi ile yapabileceğimiz proje ve işbirlikleri hakkında kendisini bilgilendirecek ve desteğini isteyeceğiz” diye konuştu.

“EKONOMİ POLİTİKALARIYLA İŞ DÜNYASININ ÖNGÖRÜLEBİLİRLİĞİ AZALIYOR”
     Merkez Bankasının Eylül 2021’den beri sadece politika faizinin düşürülmesinin, kredi kanallarının açılmasına yardımcı olmadığını belirten Özgener, “Politika faizi düştü ama borçlanma maliyetleri yükseldi. Merkez Bankası’nın hem yurtiçinde beklentilerin üstünde artan enflasyon, hem de yurtdışında beklenen hızlı parasal sıkılaştırmaya tepki vermesi gerekir. Aksi takdirde, piyasalardaki dalgalanmanın boyutu daha da artacak. Merkez Bankası’nın enflasyonu düşürmek için politika faizini kullanmama yönündeki kararı, içinde bulunduğumuz global para politikası sıkılaşması ve yurtiçi enflasyon ortamında, Türkiye için makroekonomik olumsuzlukları da artırdı. Geçen aydan bu yana, TL’deki değer kaybı hızlandı, enflasyon yükselirken, CDS oranlarının da rekor seviyelere çıktığını gördük.  Bu durum, Türkiye’nin borçlanma maliyetlerini büyük oranda yükseltiyor. Yurtiçi faizleri sabit tutarak ivmelendirmeye çalıştığımız yatırım ortamını, ülke riskindeki artış ve döviz cinsi borçlanma maliyetindeki yükselmeyle kaybediyoruz. Piyasaların nakit akışına yapılan günlük ve haftalık müdahaleler de sabit faiz ortamının bir diğer sıkıntısı olarak karşımıza çıkıyor. 10 aydır sürekli olarak benzer konuların altını çizerek paylaşıyorum. Çünkü mevcut ekonomi politikalarıyla iş dünyamızın öngörülebilirliği giderek azalıyor” diye konuştu.

“ŞİRKETLER, DİĞER FİRMALARA BORÇLANDI”
     Şirketlerin, işletme sermayesi için daha fazla borçlandığını  söyleyen Özgener, “Bankaların yanında diğer firmalara da borçlanıldı. İşletme faaliyetleri giderek daha fazla borçlanma ile ağırlıklı olarak finanse edilirken, borcun vade yapısında da gözle görülür bir kısalma söz konusu. Bunların yanı sıra, 2021’de sanayicilerin bankalara olan borçlarından çok daha büyük bir hızla başka firmalara olan borçlarının artması da yeni ve önemli bir durum olarak dikkatimizi çekmeli. Ülkedeki para politikası global ekonomideki gidişatla uyumlu hale getirilmeli. Piyasalara günlük müdahalelerin azaltılmalı. Para politikasının, politika yapıcılar tarafından riskleri azaltacak, enflasyonun ateşini söndürecek, serbest piyasa koşulları içinde kalacak ve öngörü sağlayacak şekilde değiştirilmesinin önemli olduğunu tekrar vurgulamak istiyorum”  sözlerine yer verdi.

“ENFLASYON, PARASAL BİR İLÜZYON”
     Enflasyonun her kesim açısından parasal bir ilüzyon olduğunu aktaran Özgener, “Doğrudan para politikası tepkisi olmadan ve enflasyon beklentileri kontrol altına alınmadan yapılan ücret artışları en düşük gelir grubunu, enflasyona karşı kalıcı olarak koruyamayacak. Böyle bir ortamda gelir eşitsizliği artıyor ve ücretliler en çok zarar gören kesim oluyor. Sadece mutlak harcamalarındaki artışlara bakınca enflasyon şirketlere yarıyor gibi görünebiliyor ancak şirketlerin bu durumdan fayda sağladığına dair genellemeleri yanlış buluyorum. Bunu, son açıklanan bilanço değerlendirmeleri de teyit ediyor” ifadelerini kullandı.

 


+ Benzer Haberler
» Kentsel dönüşümde kira desteği artıyor
» Egeli meyve sebze mamul sektörü ihracatını 1,5 milyar $’a çıkaracak
» Kısa vadeli dış borç stoku 134,8 milyar $
» Alman mühendislik firmasından İzmir’e büyük yatırım
» Sıfır araçta 6 ay sınırlamasına satıcılar dava açacak
» Bisiklet ve motorlu bisiklet kullanımına yeni düzenleme
» Huzurevi sakinlerine özel mutfak
» KARBEM’den YKS’de yüzde 81’lik başarı
» Buca Metrosu’nun yapımı için ilk kredi dilimleri geldi
» “Enerji arzımız için öncelik lisanslı tesisler olmalı”


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 18.08.2022
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni