• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

İşçi konfederasyonlarından asgari ücrete ortak talep

30 Kasım 2021 Salı 00:00
12
14
16
18

İşçi konfederasyonlarından asgari ücrete ortak talep



   ► TÜRK-İŞ, HAK-İŞ ve DİSK tarafından yapılan ortak açıklamada, komisyon çalışmaları sırasında temel alınması gereken ilkeler 9 madde halinde belirtildi

           HABER MERKEZİ      
     2022 yılında geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere ilk toplantının, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının çağrısıyla 1 Aralık 2021 Çarşamba günü sosyal tarafların katılımıyla yapılacağı Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Genel Başkanı Ergün Atalay, Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan ve Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun ortak yaptığı açıklamada, komisyon çalışmaları sırasında temel alınması gereken ilkeler 9 maddede ifade edildi.
     Talepler, “Asgari ücretin saptanmasında Anayasa’da yer alan geçim şartları yaklaşımına öncelikle uyulmalı. Günün ekonomik ve sosyal koşullarına göre işçinin ve ailesinin insanca yaşamasını mümkün kılacak ve insanlık onuruyla bağdaşacak asgari ücret belirlenmeli. Asgari ücret net olarak açıklanmalı. Bu ücretten yapılacak vergi, sosyal güvenlik vb. kesintiler net tutarın üzerine ilave edilmeli ve yıl boyunca asgari ücret açıklanan bu net ücretin altına düşmemeli. AGİ işçinin medeni durumuna göre ayrıca ilave edilmeli. Tüm ücretlerin asgari ücrete tekabül eden kısmı vergiden muaf olmalı. Gelir vergisi tarifesi en az yeniden değerleme oranında artırılmalı.

     Ayrıca ücretliler için damga vergisi uygulaması kaldırılmalı. Asgari ücret sonrası ilk vergi basamağı için uygulanacak oran da yüzde 10 olmalı. Asgari ücret, herhangi bir ayırım yapılmadan yine ulusal düzeyde tek olarak ve yıllık belirlenmeli. İşçilerin arasında nitelik, kıdem, işin mahiyeti gibi ekonomik amaçlı değerlendirmelerin tümünden bağımsız olarak ele alınmalı. Asgari ücret, ekonomik ölçülerin ötesinde sosyal bir ücret olarak kabul edilmeli ve bu özelliği temel alınarak belirlenmeli. Devlet çalışanlar arasında ayrım yapmamalı, kamuda geçerli en düşük aylık tutarını asgari ücret belirlenirken de dikkate almalı. İşverenlere sağlanan sosyal güvenlik prim desteğinin benzeri bir destek işçilere de verilmeli ve işçilerin sosyal güvenlik haklarında bir kayıp yaratmayacak şekilde işçi SGK prim payı 5 puan düşürülerek bütçeden karşılanmalı. Sosyal Devlet ilkesi gereği memurlara çalışmayan eş için ödenen ‘aile yardımı’ işçiler için de uygulamaya konulmalı. Sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmalı ve asgari ücret teşviki sadece sendikal örgütlenmenin olduğu işyerleri için uygulanmalı” şeklinde açıklandı.

“ÇALIŞANLARIN YARIYA YAKINININ ASGARİ ÜCRET ALIYOR”
     Ücretli çalışanların yarıya yakınının asgari ücret ve civarında bir gelir elde ettiği belirtilen açıklamada, “Sosyal güvenlik primine esas ortalama kazanç da asgari ücretin biraz üzerinde. Asgari ücret belirleme çalışmaları sadece ücretli kesimi değil toplumun tümünü yakından ve doğrudan ilgilendiriyor. Sadece asgari ücret alanlar değil; asgari geçim indirimi, işsizlik ödeneği, kısa çalışma ödeneği, engelli ve yaşlılık aylığı ile bakım yardımı, genel sağlık sigortası, bireysel emeklilik, sosyal güvenlik borçlanması, sosyal güvenlik alt ve üst primlerinin belirlenmesi gibi çok geniş bir alanı kapsıyor. Ekonomide özellikle son dönemde döviz kurlarında yaşanan olağanüstü dalgalanma ve başta gıda ve kira olmak üzere temel mal ve hizmet fiyatlarında görülen artışlar, emeğinden başka hiçbir geliri olmayan ücretli çalışanların satın alma gücünü geriletti. Bu nedenle, 2022 yılında geçerli olacak asgari ücretin, ekonomide yaşanan gelişmeler de dikkate alınarak, insana yakışır bir yaşam düzeyini sağlayacak şekilde tespit edilmesi gereği ortak düşüncemiz” denildi.

“ASGARİ ÜCRET BİR PAZARLIK ÜCRETİ DEĞİL”
     Açıklamada, “Asgari ücret bir pazarlık ücreti değildir. İşçinin ailesiyle birlikte insanca yaşamasını sağlayacak gelir. Asgari ücretin belirlenmesi müzakerelerinde göz önünde tutulması gereken öncelikli husus, çalışanların karşı karşıya bulundukları geçim koşulları. Çalışanlar, yaşanılan ekonomik sıkıntıların nedeni değil mağdurudur ve ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durum gerekçesiyle asgari ücretin düşük belirlenmesi kabul edilemez. Ülkemizdeki asgari ücret düzeyi AB üyesi tüm ülkelerin gerisine düştü. Küresel pazarlar ile rekabet edebilmek adına emek kesiminin talepleri görmezden gelinmemeli. Türkiye’nin rekabet şartlarını düşük ücret politikasıyla sağlamak doğrultusunda bir anlayışı olmamalı. Bugün ücretliler üzerinde dayanılmaz boyutlarda vergi yükleri bulunuyor. Türkiye’de gelir vergisi mükelleflerinin büyük çoğunluğu ücret geliri elde edenler. Kaldı ki, hem doğrudan gelir ve kazanç üzerinden hem dolaylı olarak mal ve hizmet alımında yapılan zorunlu ihtiyaç harcamalarından dolayı günlük yaşantısının her aşamasında vergiye maruz kalınıyor” denildi.

“ASGARİ ÜCRETLİ İŞÇİLER YILIN SON 4 AYINDA EKSİK ÜCRET ALIYOR”
     Ücretli çalışanların net ücretinin vergi dilimlerindeki artışlar nedeniyle ilerleyen aylarda düştüğü aktarılan açıklamada, “Asgari ücret alan işçiler bile yılın son 4 ayında eksik ücret almak durumunda kalıyor. Asgari ücrette gelir vergisi nedeniyle meydana gelen gerilemenin telafi edilmesi uygulaması, sadece asgari ücretle çalışan bekâr işçiler için geçerli. Evli, üç çocuklu ve eşi çalışmayan bir işçi yılbaşında elde ettiği ücret düzeyini yılsonunda alamıyor. Bu işçinin yılın toplamı itibariyle kaybı devam ediyor. Mevcut bu uygulamayla aile korunmuyor. Ücretli çalışanlar için vergi matrahı farklılaştırılıyor. 2002 yılında gelir vergisi tarifesi brüt asgari ücretin 17,1 katı iken, günümüzde 6,7 katına geriliyor. Tüm ücret gelirlerinde, asgari ücrete denk gelen kısmına kadar olan tutarın vergi dışı bırakılması yönünde sosyal taraflar arasında görüş birliği oluşmasına rağmen -şimdiye kadar- herhangi bir düzenleme yapılmadı. İşverenin sosyal güvenlik primi düşürülmüş ve buradan doğan milyarlarca liralık gelir kaybı hazine tarafından karşılanıyor. Ancak işçilerin sosyal güvenlik priminde bir indirim yapılmadı. Sosyal devletin koruyucu vasfı öncelikle düşük gelirli olan ücretli çalışanlar için olmalı” ifadeleri kullanıldı.


+ Benzer Haberler
» Güçlü filo, tertemiz Gaziemir
» İplik ithalatında süre uzatma soruşturması
» Erkmen Belediyesi akaryakıt satın alacak
» “Tarım her koşulda desteklenmeli”
» Drone teknolojisi rüzgar enerjisine yön vermeye devam ediyor
» Efsane Levrek Avı için deniz tutkunları olta başına!
» Tarlalara bereket geliyor
» Bucalı kadınlara Wushu kursu
» Bidaa, Antalya Gıda Fuarı’nda vitrine çıktı
» Pınarbaşı esnafına genç başkan


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 26.01.2022
  Ticaret 25.01.2022
  Ticaret 24.01.2022
  Ticaret 22.01.2022
  Ticaret 21.01.2022
  Ticaret 20.01.2022
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni