• Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv      • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE
YAZARLAR GELECEK İÇİN KADIN
12
14
16
18
22/01/2022 06:06
Türkiye Biyotasarım Takımı (TBT) -1

 Prof. Dr. Özge Andiç Çakır
İZİKAD Üyesi

     Türkiye Biyotasarım Takımı (TBT), temelleri Ege Üniversitesi Biyomühendislik Bölümü tarafından gerçekleştirilen “Biodesign: Solutions of Nature for Societal Challenges” temalı BEC2015 kongresinde düzenlenen “1st Workshop on Biodesign at the Intersection of Creativity and Bioengineering”  Atölyesi ile atılan, daha sonra Mayıs 2016’da resmi bir “Disiplinlerarası Ortak Çalışma Protokolü” çerçevesinde, Ege Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi öğretim üyelerinden akademisyenler tarafından hayata geçirilmiş, ortak bir araştırma, yenilik ve proje geliştirme platformudur. Takımın en önemli niteliği, biyomühendislik, mimarlık, tasarım, mikrobiyoloji, inşaat mühendisliği, makine mühendisliği, elektronik mühendisliği gibi farklı disiplinlerden bireyleri bir araya getirerek faaliyetlerinde de disiplinerarası ilişkileri esas almış olmasıdır.

     TBT, ülke genelinde farklı disiplinlerden bireyleri biyotasarım başlığı altında buluşturarak konu hakkındaki farkındalığı arttırmak, doğadan esinlenen yenilikçi ürünlerin tasarımı konusunda öğrenci yetiştirmek ve eğitime destek vermek hedefleriyle düzenli olarak Biyotasarım Atölyeleri, çeşitli eğitimler ve seminerler gerçekleştirmektedir. Mühendislik, biyoloji ve tasarım ilişkisi arakesitinde eğitici ve sorgulatıcı içerik taşıyan atölye çalışmaları, tasarımın her alanını kapsayan bir çeşitlilikte, farklı disiplinlerden bireylerin kendi birikimlerini ortaya koymalarına olanak sağlayarak, yenilikçi ve çevre dostu çözümlere odaklanmaktadır.

     TBT, öncü olma misyonunu gündelik hayatta kullanılabilecek biyotasarım ürünleri geliştirme vizyonu ile sürdürmektedir (www.biodesignteam.com).

     Türkiye Biyotasarım Takımı (TBT) - Prof. Dr. Didem Akyol Altun, Prof. Dr. E. Esin Hameş Tuna, Prof. Dr. Özge Andiç Çakır, Doç. Dr. Ayça Tokuç, Doç. Dr. Aylin Şendemir, Doç. Dr. Feyzal Özkaban Dr. Öğr. Üyesi Gülden Köktürk

     Doğadan esinlenmek her ne kadar son yirmi yılda popüler olmuş bir kavram gibi gözükse de aslında antik çağlardan beri insanoğlunun tasarladığı, inşa ettiği ve hayata geçirdiği birçok üründe kendini göstermektedir. Bununla birlikte 20. yüzyılın ikinci yarısında biyoteknolojideki hızlı gelişim, doğa, teknoloji ve tasarım ilişkisine farklı bir boyut kazandırmıştır.

     Biyotasarım sözcüğünden anlaşılan genellikle, biyobenzetim (biyomimikri) ile benzer ya da ilişkili olduğudur. Özellikle tasarım camiası genelinde biyotasarım kavramı herkes için “doğadan ilham alan”, “doğadan esinlenen” ya da “doğayı taklit eden” bir yaklaşım ile özdeşleştirilmektedir. Ancak son 10 yılda biyotasarım sözcüğü artık yeni ve farklı bir boyut kazanmıştır. Canlı organizmalar ile işbirliği içerisinde, onları tasarımın ve sonuç ürünün bir parçası haline getiren yaklaşım, biyoloji, mühendislik ve tasarım disiplinlerinin ortaklığında yeni ve farklı bir geleceğe işaret etmektedir.

     Güncel çalışmalar, biyoloji, mimarlık ve mühendislik disiplinlerinin birlikteliğinde, canlı organizmaların kullanıldığı tasarımlara ilişkin heyecan verici örnekler barındırmaktadır. Ancak “canlı organizmalar ile tasarım” kavramının Türkiye için çok yeni olduğunu söylemek zorundayız. Dünyadan örnekler içinde çok daha fazlasını aktarmak mümkün elbette; bu yazıda bazı çalışmalarımızı paylaşıyoruz.

Biyolojik Süreçlerle Kumu Taşlaştırmak: Bakteriyel Biyokalsifikasyon
     Bakteriyel biyokalsifikasyon, basitçe, özel bakteri türlerinin gerekli ortam ve koşullar sağlandığında ürettiği kalsit benzeri yapının çimento gibi davranarak yapı elemanlarında bağlayıcılık sağlaması sürecidir. Üreaz aktivitesi ile kalsiyum çökelmesi sağlayabilen bazı bakteri türleri tarafından gerçekleştirilen bu süreç, biyolojik yol izlerinin ürünleri ile gerçekleşir ve doğaya tamamen uyumludur. Süreçte açığa çıkan biyo-CaCO3, bakteriler aracılığıyla, kum, toprak gibi doğal materyalleri birbirine bağlamakta sonuçta sert, taşa benzer ürün edilmektedir. Ortama eklenen bakteriler ise bir süre sonra canlılığını yitirmektedir.. Doğada, kalsiyum karbonat çökelmesi içeren traverten oluşumları, tafonik mağaralar gibi farklı süreçlerde de bakterilerin rol oynadığı bilinmektedir - bizim uluslararası ünlü doğa harikamız Pamukkale travertenlerinde olduğu gibi.

     Dünya genelinde biyokalsifikasyon sürecini kullanan zemin iyileştirme çalışmaları, betondaki çatlakların onarımı, tarihi eser onarımı gibi çeşitli onarım/restorasyon yöntemlerine yönelik araştırmalar yürütülmektedir. Bunların dışında bakteriyel biyokalsifikasyonu üretim sürecine dahil ederek tamamen veya kısmen doğal malzemelerin de üretilmesi mümkündür. Bunların içinde TBT’nin uluslararası ölçekte bir patent başvurusu ve biyo-tuğla üretim çalışmaları da yer almaktadır. Bu süreçte kullanılan işlem ve hammaddelerin doğal olmasının yanı sıra, konvansiyonel seramik üretim süreçlerinde kullanılması gereken yüksek sıcaklıklara gerek duyulmamasından ötürü önemli miktarda enerji tasarrufu da sağlanabilmektedir.

     Sürecin mühendisler ve tasarımcılar tarafından yönlendirilmesiyle, sadece yapı malzemesi değil, çeşitli sektörlere yönelik ürünler üretilebileceği öngörülmektedir. Bu yöntemi kullanarak bir vazo ya da tabak üretilebileceği gibi, kent için bir oturma elemanı ya da çocuk oyun alanı da üretilebilir. Biyotasarım ürünleri tamamen doğal, toksik olmayan karakteriyle, sağlıklı ve ekolojik bir alternatiftir. Buna bir ilk örnek olarak geliştirilen “Kumdan Mimariler” başlıklı, “çocuklar için doğal süreçlerle üretilmiş bir oyun alanı” öneren tasarımımız, “Çiçek ve Çocuk” temalı Uluslararası Expo 2016 Antalya Fuarı’nda sergilenmiştir.

Resim 2. Takımın Bakteriyel Biyokalsifikasyon ile İlgili Çalışmalarından Örnekler

     Hedefimiz küçük ölçekli bu çalışmaları mimari yapılarda ve binaların üretiminde de kullanılacak şekilde daha ileriye taşımaktır. Bu öngörü, gerçekleştiği taktirde mimarlık ve yapı üretim sektörü için önemli bir paradigma değişimine ön ayak olma potansiyeli taşımaktadır. Bakteriyel biyokalsifikasyon süreci, canlılarla işbirliği içerisinde doğal nesneler yaratmak, doğayla bütünleşmiş tasarımlar oluşturmak, doğayı taklit etmek yerine gerçek anlamda organizmaları kullanan, canlının yapı ile iç içe geçtiği hibrit ürünler oluşturabilmek adına, tasarımcılara ve mimarlara önemli bir potansiyel vadetmektedir.

Kentsel Tasarımda Yol Gösterici Akıllı Mantarlar (Slime Moulds)
     Uluslararası literatürde “Slime Mould” olarak bilinen ve Türkçe’ye cıvık mantar olarak çevrilen bu canlılar ökaryotik, çok çekirdekli, ancak tek hücreli organizmalardır. İsimleri, sümüksü/jelatinimsi yapılarından gelmektedir. Cıvık mantarların en bilinen türü, Physarum polycephalum’dur. Bu mikroorganizmanın en temel özelliği, merkezi bir sinir sistemi ya da duyu organı olmamasına rağmen, hareket etme ve yön bulma yeteneğine sahip olmasıdır. Besin arayış sürecinde katı bir ortamda besine giden en kısa yolu bulan canlı, bu doğrultuda mimarlık ve planlama disiplinleri için yaratıcı düşünceyi tetikleyebilecek bir potansiyel olarak görülebilir.

     Hafıza ve yön bulma yetisiyle akıllı mantarlar olarak da nitelendirilebilecek olan bu canlı, besine ulaşmada mevcut kaynaklarını maksimum verimle kullanabilmek için diğer hücrelerle birleşerek “süper organizma” olarak da adlandırılabilecek bir koloni oluşturarak yayılmaya başlar. Favori besini yulaf olan canlı, yiyecekleri belli bir mesafeden algılayabilmekte; besine yakınlaştığında ya da uzaklaştığında bu durumu anlayabilmektedir. Koloni besin kaynağına ulaştığında onu çevreleyerek, enzimleri aracılığıyla sindirmeye başlamaktadır. Çoklu besin kaynaklarının olduğu bir ortamda ise bu kaynaklar arasında bir ağ oluşturmakta, ancak bunu yaparken en kısa yolları kullanmaktadır. Yapılan çalışmalarda, ucunda besin kaynağı bulunmayan yolların ve aynı besin kaynağını bağlayan birden fazla yol içinden daha uzun yolların organizma tarafından zamanla terkedildiği görülmüştür.

     Kısaca cıvık mantarlar, hücreler arası iletişim stratejisi ile en kısa yoldan ve enerji-etkin şekilde besine ulaşmaktadırlar. Bu akılcı strateji, canlının karmaşık problemleri çözebildiğine de işaret ettiğinden çeşitli araştırmalara konu olmuştur. Cıvık mantar dört farklı çıkışı olan bir labirentte, olası tüm rotaları keşfettikten sonra bunların içindeki en kısa rotayı seçebilmektedir. Cıvık mantarların bu yol bulma özelliğinin mevcut kentsel ulaşım sistemleri (kent haritaları, metro ağları, antik dönem yolları) üzerinde test edildiği araştırmalarda cıvık mantarın oluşturduğu yol ağlarının, gerçek ulaşım ağlarıyla büyük ölçüde çakıştığı gözlemlenmiştir. TBT, 2016 yılından bu yana cıvık mantarlara ilişkin TÜBİTAK desteği ile yürüttüğü çalışmalar kapsamında bu organizmanın yol bulma kabiliyetini İzmir kentinin yol ağları üzerinde yaptıkları denemelerle de kanıtlamışlardır.                                                                 

Resim 3. Takımın Akıllı Mantarlar İle İlgili Çalışmalarından Örnekler

Devamı Pazartesi...

Önceki Yazılar :
Haberler
  Vak’a sayısı yükseldi, 4 kişi vefat etti

  İşsizlik ilk çeyrekte yüzde 11,4

  Bütçe açığı nisanda 50,2 milyar TL

  Martta cari açık 5 milyar 554 milyon $

  Döviz / Altın

  Borsalarda Alım-Satım

  Piyasalarda zam dalgası!

  Martta, ihracat birim değer endeksi %10,7 arttı

  Yıllık ücretli çalışan sayısı yüzde 6,5 arttı

  Dolar yükselişe devam ediyor

  ‘11’inci Yerel Tohum Takas Şenliği’ için geri sayım başladı

  Pasta ve çikolata ustaları İzmir’de buluşacak

  SSB’nin logosu yenilendi

  UPS 2022 1. Çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı

  Hedef, süt sektöründe yeni modüller oluşturmak

  “Yeşil Yıldız” sertifikasını ilk Özel Piri Reis okulları aldı

  EBSO projesi ile meslek liseleri kuruluş amaçlarına dönecek

  Hasan Tahsin unutulmadı

  Bornova’da çifte Bahar Şenliği

  Denizli Servergazi Devlet Hastanesi çamaşır yıkama ve kurutma makinesi satın alacak

  Gençler geleceği, dünyayı ve Türkiye’yi daha iyi değerlendiriyor

  Cobot’lar 2022 yılında da üretimde söz sahibi

  Su Ürünler Hal Fiyatları

  Sebze-Meyve Hal Fiyatları

  Kripto para ve dijital varlık yatırımcıları vergi düzenlemelerini dikkatle izlemeli

  İzmirli Esnaf Sanatkarlar yine ‘Mutlu’ dedi

  41. Uluslararası Pınar Çocuk Resim Yarışması’nda kazananlar belli oldu

  Konak’ta kardeşlik rüzgârı estiren festival

  Gaziemir Park Şenlikleri’yle çocuklar doyasıya eğlendi

  Bingöl İl Özel İdaresi bakım onarım işi yaptıracak

  Bornova’da evlenecek çiftlere müjde

  İzmir, Dünya Turizm Kentleri Federasyonu’na kabul edildi

  Erhan Baysan Siteler Mahalesi’nde yaşayacak

  Metropolis’te muhteşem etkinlik

  İzmir Çok Sesli Korolar Festivali’nde müzik şöleni

  Karşıyaka çiçek açıyor

  Gaziemir AKM yepyeni yüzüyle hizmette

  EGM delil torbası bez çuval satın alacak

  Ovakent’te bahar sevinci türkülerle yaşandı

  “Durumu olmayan Abidin” ayakta alkışlandı

  İhale Özetleri

  16 Mayıs 2022 Tarihli ve 31837 Sayılı Resmî Gazete

  Karayollarında Durum

  Vak’a sayısı 1.000’e doğru gerilemeye devam ediyor

  15 Mayıs 2022 Tarihli ve 31836 Sayılı Resmî Gazete

  Vefat sayısı ilk kez 5’e indi

  Ukraynalı turistin yerini İngiliz dolduracak

  Konut davalarında patlama yaşanıyor

  “Sosyal güvenlik düzenlemelerinde esnaf unutulmamalı”

  “14 Mayıs Çiftçiler Günü’nde, çiftçi hakkını alamadı”

ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 17.05.2022
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni