• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Yumurta krizini aşmak için ortak çağrı: planlı üretim

15 Temmuz 2019 Pazartesi 14:00
12
14
16
18

   ► Plansız büyüme arz fazlası oluşturarak fiyatları düşürüyor, fiyatlar düşünce üretici tavuk sayısını azaltarak fiyatları yeniden yükseltiyor.

     Tavukçuluk sektörünün en büyük ihracat pazarlarından biri olan Irak, 5 Ağustos’tan itibaren tavuk ürünleri, donmuş kanatlı hayvan etleri ve sakatatlarından alınan yüzde 10’luk verginin yüzde 50’ye yükseltilmesine karar verdi ve Türkiye’nin yumurta ihracatında yüzde 80’lik payı olan Irak’ta yaşanan sorunlar, yumurtacıları zora soktu. Yerli üreticiyi koruma gerekçesini gösteren Irak, yerli üretim ile ülkedeki yumurta tüketimini yüzde 15 ile 20 arasında  karşılayabiliyor.
Yumurta üreticilerinin umudu, sektör temsilcilerinin Irak’a giderek çözüm sürecini başlatması olsa da  çözüm süreci uzadı. Yasakla beraber durgunluk yaşanması beklenen sektör ihracat ve iç piyasa pazarında da sıkıntıya girdi.

“Yük olan değil yük alan birlikler oluşturulsun”
     Irak halkının ihtiyacının yüzde 20 sini zor karşılayacak yerli üretimi ile yüzde 80 ine yasak koymasına ancak siyasi kanaldan anlam verebildiklerine vurgu yapan Yum-Bir Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Afyon’un Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (YUM-BİR) Yumurta Haber Bülteni’nde yer alan ifadelerine göre üreticinin umutla beklese de sektör temsilcileri şimdilik başarılı bir sonuç alamadı.
     İstikrarlı büyümek için, civciv girişinden kanatlı kesimine, hammadde tedarikinden gübre yönetimine, yumurta üretiminden pazarlama stratejilerine kadar, iç tüketimle birlikte ihracat pazar yönetiminin büyük önem taşıdığının altını çizen Afyon, “Yumurta sektöründe iç tüketim artışı üretim artışını yakalayamamıştır. Üreticinin görevi bu artış oranını sağlamak değil ama bu artış oranına göre yatırımını dizginlemekti. İhracat odaklı büyürken ihracatın sorununu iç piyasa ile ortak götürerek iki ayrı pazarı birbirine kırdırmamalıydı. Devlet tarafından 5200 sayılı birlikler yasasının altı hemen doldurulup, denetlenebilir birlikler sayesinde yük olan değil yük alan birlikler oluşturmalı” ifadelerine yer verdi.

“Olayın arkasında siyasi nedenler aradık”
     Irak’ın yüzde 95 yumurta ihtiyacını Türkiye olarak karşılarken, yerli üretim ve diğer alternatif tedarikçi ülkelerin devreye girmesi ile daha önceden pazar payının yüzde 80 hatta yüzde 70'e kadar gerilediğini açıklayan Afyon, “Irak’ta piyasayı dengelemek için alınan karar haklı gibi gözükse de, çözüm sürecinin bu kadar yokuşa sürülmesi, olayın arkasında siyasi nedenler aramamıza sebep olmuştur. İlk haftası iyi geçmesi beklenen ihracat ve iç piyasa, bu yasakla iyi geçmemiş ve zaten durması beklenen sektör gereksiz sıkıntıya girmiştir” değerlendirmelerinde bulundu.

“Başarılı olduğumuz söylenemez”
     Sektör temsilcilerinin konu ile ilgili olarak yaptıkları Irak ziyaretinde amaçlarının gerçek tabloyu görerek, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’a rapor etmek ve sektörü doğru yönlendirmek olduğunu dile getiren Afyon, “Tüccarların ısrarla izinleri kuzeyden alma çabaları Bağdat yönetiminin dikkatine takılmış. Kendi üreticilerinin zarar etmeyeceği fiyat dengelemesinden sonra açılacak kapılarla ilk temasta olacağı ülkenin Türkiye olacağını bastırarak beyan etmişlerdir. Şu an Irak halkının ihtiyacının yüzde 20 sini zor karşılayacak yerli üretimi ile yüzde 80 ine yasak koymasına ancak siyasi kanaldan anlam verebilmekteyiz. Oradaki ortamı her ne kadar doğru rapor etsek de sektörümüzün alması gereken tedbirler çerçevesinde üreticimizin umutlu bekleyişi sebebiyle başarılı olduğumuz söylenemez” ifadelerine yer verdi.

“Üretim planlamasına ihtiyacımız var”
     Irak’ın kotalı açacağı gümrük kapısı karşılığında, bizim de üretim planlamasına ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Afyon, “Sektör arz-talep dengesi ile istikrarı bulacak. Kendi kontrolümüzle yaparsak kimse zarar görmeden daralarak çözüm üreteceğiz. Yol yakınken herkesin gerçeği görmesi sağlıklı gelecek için arz-talep planlamasına destek vermeli” dedi.

“Plansız büyüme yumurtada kriz yaratır”
     Yumurta sektöründe bir taraftan süregelen maliyet fiyat dengesizliği yaşanırken, öte yandan birçok üretici karlılık analizi yapmaksızın büyümeye devam ettiğini ifade eden YUM-BİR Genel Sekreteri Hüseyin Sungur da yumurta bülteninde yer alan açıklamalarında üretim planlamasına dikkat çekti. Sungur, “Plansız büyüme arz fazlası oluşturmakta ve yumurta fiyatları düşmektedir. Fiyatlar düşünce üretici zarar etmemek için tavuk sayısını azaltmakta ve fiyatlar yeniden yükselmektedir. Rasyonel olmayan bu tutum nedeniyle sektör zaman zaman ekonomik krizlere girebilmektedir. Yumurta sektörünün tekrarlanan bu krizlerden kurtulmasının tek yolu; yıllık nüfus artışını kişi başına yumurta tüketimini ve ihracat potansiyelini gözeten bir anlayışla üretimin planlanmasıdır.

Hayvan refahı ve gıda güvenliği dikkate alınmalı
     Türk-Vet kanatlı sisteminin etkin çalıştırılarak, kümes kapasitelerin ve yetiştirme metotlarının doğru bir şeklide yeniden tespit edilmesi, ailelerin zati ihtiyacını karşılamak dışında ve ticarete konu edilen tavuk yetiştiriciliği kayıt altına alınması gibi önerilerini sıralayan Sungur, “Mevzuata ve “Biyogüvenlik Talimatına” uygun yetiştiricilik yapılmasının sağlanması, çevre, hayvan refahı ve biyogüvenlik mevzuatına uymayan kümeslere kısıtlama getirilmesi, tüy dökümünün yasaklanması gerekmektedir. Yeni kurulacak ve kapasite artışı yapacak işletmelerden, gübre yönetimi ve pazarlama planları istenmesi, Parent Stok ithalatına öngörülen büyüme oranında izin verilmesi gerekmektedir. Yumurta endüstrisi tüm dünyada ve ülkemizde hızla gelişmeye devam ediyor. Ancak büyüme tüketicinin talep ve beklentilerini karşılayacak tarzda yönetilmesi halinde anlamlıdır. Bu yüzden her işletme hayvan refahını, kanatlı sağlığını ve gıda güvenliğini gözeterek üretimini yapmalıdır” değerlendirmelerinde bulundu.

“YumBir’e güç verin”
     Günümüzde bazı gelişmiş ülkelerde hayvansal protein tüketmemeyi seçen ve bitkisel kökenli proteinleri tercih eden ve her yıl artan belli bir tüketici kesimi olduğuna dikkat çeken Sungur, “Bu eğilimin belli bir süre sonra ülkemiz tüketicisinin bir kesiminde de kabul göreceği aşikardır. Her ne kadar bitki bazlı proteinler vücudumuzun ihtiyacı olan amino asitlerin tamamını karşılamasa da tüketicide böyle bir eğilim gelişmektedir. Bu noktada yumurtadaki protein kalitesinin ve biyoyararlığının üstünlüğünü aklımızda tutmamız ve yumurtanın diyetlerde yer almasını sağlamamız gerekmektedir. Bu noktada Yum-Bir’in tüketicilere yumurtanın inanılmaz faydalarını güçlü bir şekilde iletmesi her zamankinden daha önemli hale gelmişti. Yum-Bir yumurtanın bilinmeye yönlerini ortaya çıkarmak ve tüketilmesini desteklemek amacıyla yapılacak yerli araştırmalara destek vermeli, başka ülkelerde yapılmış bilimsel çalışmaları tercüme ederek tüketicilere yaymalıdır. Sözün burasında üreticilerimize şunu hatırlatmak istiyorum. Yumurta veya yumurta ürünlerine zarar verebilecek üretim hatalarından uzak durunuz ve YumBir’e güç veriniz” açıklamalarında bulundu.

“Yumurta sektörü krize sürüklendi”
     Irak hükümetinin getirdiği ithalat yasağı yüzünden Mayıs ayı başından beri Irak’a yumurta ihracat edemeyen, yumurtayı iç pazarda maliyetinin yarısına satmak zorunda kalan yumurta sektöründe ardı ardına iflasların yaşanmaya başladığının altını çizen YUM-BİR Yönetim Kurulu Üyesi ve Basın Sözcüsü Derya Pala da yumurta bülteninde yer alan açıklamalarında, yumurta sektörünün Irak Hükümetinin Mayıs ayında yumurta ithalatını durdurması ile bugüne kadar karşılaşmadığı büyüklükte bir ekonomik krizin içine sürüklendiğini belirtti.

“Üretimi sürdürebilmek imkansız hale gelecek”
     Irak hükümetinin uluslararası ticaret kurallarına aykırı bir şekilde aldığı ithalat yasağı üretiminin yaklaşık üçte birini ihraç eden sektörü büyük bir çıkmaza sürüklediğini aktaran Pala, “Sektör olarak üretim fazlamızı ihraç ediyor, bu ihracatın da yüzde 85'ini Irak'a yapıyoruz. İhracatın durmasıyla iç piyasada oluşan fazlalık arz -talep dengesine göre oluşan yumurta fiyatının hızla düşmesine sebep oldu. Üretici şu anda yumurtasını maliyetinin ancak yarısına satabiliyor, maliyeti 35-36 kuruş olan yumurtanın fiyatı 16-17 kuruşa kadar düştü. Üretici yumurta başına günde 20 kuruş zarar ediyor, bu günde 100 bin yumurta üreten bir işletmenin aylık 600 bin TL zarar etmesi demektir. Üzülerek söylüyoruz ki sektörde iflaslar başladı, bu sürecin uzun sürmesi halinde iflaslar artacak ve yumurta üretimini sürdürebilmek imkansız hale gelecek” dedi.

“Acil önlemlere ihtiyaç var”
     Sektörü çıkmaza sürükleyen bu durumun bir an önce çözüme kavuşması için Irak Hükümeti nezdinde girişimde bulunulmasını beklediklerini belirten Pala, “Uluslararası ticarete aykırı olan bu kararından vazgeçmesi için Irak hükümetiyle müzakere sürecinin bir an önce başlatılmasını, ilgili makamların uyarılmasını talep ediyoruz. Diğer yandan sektör için yıkıcı olan bu süreçte iflasların önünü alabilmek için yumurta fiyatları normal seviyesine ulaşana kadar, Mayıs ayından geçerli olmak üzere yumurta üreticisine zararını karşılayacak telafi ödemesi yapılması, arz fazlasının kısa sürede azaltılması için tedbirler alınması, yumurta üreticisinin kredi borçlarının ve sigorta primlerinin ertelenmesi ve Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından yumurta üreticilerine vadeli mısır ve buğday temin edilmesi gibi bazı acil önlemlere ihtiyaç var” dedi.

“Zarar katlanarak artıyor”
     Sektörde yıllardır sürüp giden plansız büyümeye bağlı arz fazlasının ihracat yoluyla giderilmeye çalışıldığına, sektörün ihracata dayalı büyüdüğüne dikkat çeken Pala, “Yumurta sektöründe bir taraftan süregelen maliyet/ fiyat dengesizliği yaşanırken, öte yandan birçok üretici karlılık analizi yapmaksızın büyümeye devam ediyor. Yıllık nüfus ve tüketim artışını gözetmeyen plansız büyüme doğal olarak arz fazlası oluşturuyor ve stoklama imkanı olmayan ve raf ömrü 28 gün ile sınırlı yumurta fiyatları aşırı derecede düşüyor. Fiyatlar düşünce zarar etmeye başlayan üretici kısa sürede üretimden çıkma imkanı olmadığı için tavuklarını beslemeye devam ediyor ve zarar katlanarak artıyor. Bu durumda birçok işletme ya tamamen ya da geçici olarak üretimden çıkıyor. Bununla beraber plansız büyümeye bağlı arz fazlasını ihraç ederek ayakta kalan yumurta üreticisi ihracatta yaşanılan bir krizde altından kalkamayacağı zararlar ile karşı karşıya geliyor. Yumurta sektörünün bu kısır döngüden çıkabilmesinin yolu planlı üretimden geçiyor. YUM-BİR olarak kurulduğumuz günden bu yana en çok üzerinde durduğumuz konulardan biri üretim planlaması. Sektör olarak beklentimiz Tarım ve Orman Bakanlığı öncülüğünde planlı üretime geçilmesidir” değerlendirmelerinde bulundu.


+ Benzer Haberler
» Fındıkta hesap çarşıya uymadı
» Temmuz’da turist sayısı yüzde 2,77 düştü
» Sebzeler yerini tropikal bahçelere bırakıyor
» Alsancak’ta ticaretin eski tadı kalmadı
» Müze gelirlerinde yüzde 53,37’lik artış
» Türkiye Bilişim Derneği’nden KOBİ’lere altın rehber
» Beyaz eşya üretiminin %75’ini ihraç ediyor
» MPİOS’den 7 milyon liralık tesis yatırımı
» İthal hayvan stoku kurbanlık ihtiyacını karşıladı
» Bayramda öğün saati ve içeriğine dikkat!


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 21.08.2019
  Ticaret 20.08.2019
  Ticaret 19.08.2019
  Ticaret 17.08.2019
  Ticaret 16.08.2019
  Ticaret 15.08.2019
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni