• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Yerli kozmetikçiler ithalata ek vergi istiyor

17 Ekim 2020 Cumartesi 14:00
12
14
16
18

Yerli kozmetikçiler ithalata ek vergi istiyor

   ► İzmir Ticaret Odası Kozmetik Grubu Komite Başkan Yardımcısı Mustafa Levent Aşçıoğlu, pandemi sürecinde özellikle kozmetik ürünlerde pazarın ciddi oranda daraldığını belirtti.

           SELDA AK / ÖZEL     
     Kozmetik ürünlerinin ithalatı, Kovid-19 salgınının etkili olduğu yılın 8 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18,2 azalarak 53,5 milyon dolar oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre güzellik, makyaj, cilt bakımı, manikür ve pedikür ürünlerinin ithalatı, koronavirüs salgınının ekonomik ve sosyal etkilerinin gölgesinde geçen Ocak-Ağustos dönemine göre yıllık bazda yüzde 18,2 azaldı ve 53 milyon 542 bin dolar seviyesinde gerçekleşti. Sektör temsilcileri, kozmetik ithalatındaki daralmaya ilişkin yerli üretici için pozitif bir durum olduğunu söyledi.

İzmir Ticaret Odası (İZTO) Kozmetik Grubu Komite Başkan Yardımcısı Mustafa Levent Aşçıoğlu, tüm ürünlerde olduğu gibi kozmetik ürün ithalatında düşüş olduğunu belirterek, “Yerli ürünlerde merdiven altı diye tabir ettiğimiz ürünler artık kalmadı. Yerli üretimin hepsi ruhsatlı ve resmi. Tabi ki bu süreçte yerli üretime ilgi arttı. Doğrusu da bu zaten. Bu kadar fazla ithalata da karşıyız. Çünkü ülkemizde yerli üretimi desteklemek ve teşvik etmek lazım. Yerli ürünlerin satışlarını da arttırmamız lazım. Ama maalesef ithalat çok fazla. İthalata büyük oranda kota konulsun bir daha gelmesin istiyorum” dedi.

“Kozmetikte pazar ciddi oranda daraldı”
     Kozmetik ithalatındaki daralmanın bu süreçte yerli üreticiye fayda sağladığını belirten Aşçıoğlu, “Kadınlar pandemi sürecinde dışarı çıkmadığı için ister istemez tüketim düştü. İthalatta daralma oldu ama bu süreçte yerli ürünlerde de daralma yaşandı. Pandemi sürecinde özellikle kozmetik ürünlerinde pazar ciddi oranda daraldı” diye konuştu.

“Yerli üretim ithalden güzel”
     İthal ürünlere devlet tarafından kota konulması gerektiğini vurgulayan Aşçıoğlu,  “Pandemiden sonra ilginin yabancı markalara kayacağını düşünmüyorum. Çünkü çok güzel yerli üretimler var. Artık ithal ürünlere devlet belli oranlarda fon koymalı. İthal ürünlerin girmesine gerek yok. Çünkü yerli üretim ithalden çok daha güzel. Bu doğrultuda imalat aşamasında yerli üretimin artması için devletimizden yüzde 100 destek bekliyoruz” şeklinde konuştu.
     Pandemi sürecinin sahadaki personelleri de etkilediğini belirten Taşçıoğlu, “Eskiden birebir konuştuğunuz uzmanların sayısı fazlaydı fakat şimdi azaldı. Bu dönemde artan internet satışlar da bu durumu etkiledi. Ayrıca kadınların çoğu bu süreçte evde olduğu için kozmetik kullanımı da azaldı” diye konuştu.

“Yapılan hamleyi doğru buluyorum”
     Kozmetik ithalatındaki daralmaya ilişkin değerlendirme yapan Özsoy Kozmetik Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Tuğçe Çığ ise bu durumun yerli üretici için pozitif katkı sağlayacağını söyledi. Çığ, “Koronavirüs sürecinden dolayı kozmetik ürünleri, makyaj malzemeleri kullanımı azaldı. İnsanlar ağırlıklı olarak kolonya ve parfüm kullanımına yöneldi. Ama bu süreç içerisinde yapılan hamleyi doğru buluyorum. Çünkü yurtdışından gelen markalara ‘yabancı marka’ diye çok fazla rağbet oluyordu. Bu defa yerli üretici zorlanıyordu. En azından bu durumun şimdiden çok net bir şekilde etkilerini göremesek de ilerleyen zamanda pozitif katkılarını göreceğiz. Çünkü zincir mağazalar daha çok yabancı markalara yatırım yapıyordu bu da yerli üreticiyi zor duruma düşürüyordu. Fakat dolar kurunda da artış olduğu için yurtdışından getirilen ürünlerin ithalatı zorlaştı. Dolayısıyla bu süreçte birçok zincir mağaza ithal ürünlerini azaltacaktır” dedi.

“Teşvikler şehirlere değil tüm üreticilere verilmeli”
     Yerli üreticiyi korumak anlamında İran’ın sağladığı destekleri örnek olarak anlatan  Çığ, “Bugün baktığınızda İran yerli üreticiyi desteklemek adına fabrikaların açılmasını sağlıyor ve yer veriyor. Dışarıdan kesinlikle bitmiş ürün almıyorlar. Biz onlara yarı mamul ürün yollayabiliyoruz. İstihdamı sağlamak için birçok adım atılıyor. Biz de bu gibi adımlarla yerli üreticilerin desteklenmesini istiyoruz. Devlet teşvikleri şehir bazından ziyade, her üreticiye verilmeli. Üretici üreticidir” diye konuştu.

Dudaktaki talep gözlere kaydı
     Kadınların pandemi sürecindeki tercihlerini ele alan Çığ, “Kadınlar bu süreçte daha çok uygun fiyatlı ürünlere yöneldi. Maske kullanımından dolayı şuan dudak ürünleri kullanılmıyor. Maske, ruj kullanımını engelledi. Eskiden far çok kullanılmazdı şimdi çok kullanılıyor. Dolayısıyla kadınların kozmetik tüketimi daha çok far ve maskara gibi göz ürünleri oldu. Ayrıca Sonbahar-Kış dönemine girdiğimiz için kısmen kapatıcı ve allık grupları kullanılmaya başlandı” ifadelerini kullandı.

“İthalatta bitmiş ürünlerde ek vergi artırılmalı”
     İthalatta bitmiş ürünlerin daraltılması gerektiğini vurgulayan Çığ, “Bu durum yerli üreticiyi daha çok teşvik eder ve daha çok üretimi artırır. Bu doğrultuda perakendeler bizden daha fazla ürün almış olur. Hatta bitmiş ürünlere daha fazla ek vergi konulmalı. Ama hammadde, yarı mamul, ambalaj gibi ürünlerin ülkemizde üretimi yok. Dışarıdan aldığımız ambalaj gibi ürünlerin çoğunun üretimi Türkiye’de yok. Mesela parfüm şişesine ihtiyaç duyuyoruz. Biz bu cam şişeyi Hindistan’dan getiriyoruz. Burada parfüm şişesi üreten sadece bir yer var. Bu durumda sadece bir üreticiden almak zorunda kaldığımızda buradaki fiyatlar dışarıdaki fiyatlara göre daha yüksek kalıyor” şeklinde konuştu.

“Suudi Arabistan’a makyaj malzemesi sevk edemiyoruz”
     Siyasal ilişkilerin ticaretteki etkisine değinen Çığ, “Suudi Arabistan kozmetikte kapılarını tamamen bize kapattı. 6 Ekim tarihinden bu yana Suudi Arabistan’a hiçbir şekilde makyaj malzemesi sevk edemiyoruz. Türkiye’nin kozmetik ihracatının büyük bir kısmı Suudi Arabistan’a yapılıyor. Yani bu süreçte ne kadar etkilendiğimiz çok açık. Zaten koronavirüs süreci hepimizi çok etkiledi. Üstüne politik ilişkilerden dolayı durumumuz daha kötü yönde etkileniyor” ifadelerine yer verdi.

“Dış pazardaki yüksek talep ihracatta rekor getirdi”
     Kozmetik sektörü, koronavirüs salgınının yarattığı ekonomik daralmadan hijyen malzemeleri üreterek çıktı. Dünyada oluşan yüksek talebi karşılayan Türk kozmetik ve hijyen malzemeleri üreticileri, ihracatta da rekora koştu. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) verilerine göre 2020’nin Ocak - Ağustos döneminde dezenfektan ihracatı yüzde 815,75, kolonya ihracatı yüzde 228,99, sabun ihracatı ise yüzde 43,65 arttı.
     Salgın sonrası iç ve dış pazarda oluşan yüksek talebin, ihracatta rekor getirdiğini belirten Giz Kozmetik Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Zengin, 2020’nin ilk 8 ayında geçmiş yılların rakamlarına ulaşıldığına dikkat çekti. Kozmetik sektörünün pandemiden dolayı daraldığını belirten Giz Kozmetik’in Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Zengin, “Salgın sebebiyle uygulanan karantina, sınırların kapanması ve normal hayatın yavaşlaması, kozmetik sektörünü doğrudan etkiledi. Üreticiler bu dönemde hijyen ve temizlik malzemeleri üretimine yönelerek krizi aşmayı başardı” dedi.

“Temizlik malzemeleri kozmetik sektörünün çıkış kapısı oldu”
     Kozmetik malzemelerine olan talebin azalması ve ihracatın durmasıyla zor günler geçiren sektörün imdadına hijyen malzemelerine olan yüksek talebin yetiştiğini belirten Zengin, “Hayatın eve taşınmasıyla tüm dünyada tüketicilerin hijyen ürünlerine artan ilgisi ile sektör bu dönemde adeta patlama yaptı. Giz Kozmetik olarak biz de mevcut ürün gamımıza yenilerini ekledik. Kişisel bakım ve ev temizliği kategorilerinde kayda değer bir büyüme yaşadık. Ar-Ge aşamasındaki ürünlerin süreçlerini hızlandırarak hem biz hem de sektördeki diğer firmalar yüksek talebi karşılamayı başardı. Kozmetik grubunun zayıfladığı bu dönemde temizlik malzemeleri sektörün çıkış kapısı oldu” diye konuştu.

“Kadınlar evde de makyaj yapmaya devam etti”
     Salgının ilk günlerinde makyaj ürünleri satışlarının durma noktasına geldiğini belirten Zengin, iş yaşamının eve entegre edilmesinden sonra renkli kozmetik grubuna olan talebin tekrar arttığını kaydetti. Vakaların ülkemizde görüldüğü ilk günlerde bir panik havası oluştuğunu ifade eden Zengin, “İnsanlarımız temel gıda ve hijyen malzemelerine yöneldi. Sonraki süreçte evden çalışma düzeni oluşturuldu ve görüntülü toplantılar başladı. İş yaşamında yeni düzen başlayınca, renkli kozmetik ürünlerinde başta ruj ve likit ruj olmak üzere maskara satışlarında büyük bir artış tespit ettik. Sadece çalışan kadınlar değil tüm kadınlar evdeyken de makyaj yapmaya devam etti” dedi.


+ Benzer Haberler
» Türkiye’nin balığı izmir’den gidiyor
» Kemeraltı esnafında kira zammı korkusu
» İthalat çiftçiyi vuracak
» “Seyahat acenteleri yoğun entübe halinde”
» “43 şehrin elektriğinden tasarruf edebiliriz”
» Türkiye’nin pandemi sınavı, gayrimenkulde yatırıma dönüştü
» Patateste pazar payını başka ülkelere kaptırdık
» Akıllı Tarım Kentleri ile hedef 400 milyon TL
» Tarımda sürdürülebilirlik için acil dönüşüm gerekiyor
» Devlet yüz yüze eğitimde ‘sınıfta kaldı’


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 26.10.2020
  Ticaret 24.10.2020
  Ticaret 23.10.2020
  Ticaret 22.10.2020
  Ticaret 21.10.2020
  Ticaret 20.10.2020
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni