• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Yasadışı avcılıkla mücadelede etkin denetim dönemi

19 Temmuz 2018 Perşembe 08:00
12
14
16
18

   ► Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Yardımcısı V. Mustafa Altuğ Atalay: Su ürünleri denetimleri sonucunda, 6 bin 227 cezai işlem ve yapılan bu ihlaller sonucu 10.104.254 TL idari para cezası uygulandı.

     Yasadışı avcılıkla mücadele kapsamında; deniz ve iç sulardaki av sahalarında, karaya çıkış noktalarında, işleme tesislerinde, toptan ve perakende satış yerlerinde ve soğuk hava depolarında belirli bir programa bağlı olarak ayrıca ihbara dayalı baskın şeklinde denetim ve kontroller yapılmakta.
     Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Yardımcısı V. Mustafa Altuğ Atalay, geçtiğimiz yıl denetimlerde etkinliğin daha da arttırıldığını belirterek, “Deniz ve iç sularda, karaya çıkış noktalarında, nakil araçlarında, balıkçı gemilerinde, balık hallerinde, depo ve işleme tesislerinde, perakende satış yerlerinde ve diğer kontrol noktalarında olmak üzere toplam 94 bin 537 adet su ürünleri denetimi gerçekleştirildi” dedi.
     Bu denetimler sonucu yasa dışı avlanıldığı tespit edilen toplam 1648 ton su ürünü ve 2 bin 274 adet av aracına el konulduğunu ifade eden Atalay, “Yasadışı yapan ve avcılık kurallarına uymayan toplam 14 balıkçı gemisinin avcılık ruhsatları bir daha geri verilmemek üzere iptal edilmiştir. Su ürünleri denetimleri sonucunda, 6 bin 227 cezai işlem uygulandı. Yapılan bu ihlaller sonucu 10.104.254 TL İdari Para Cezası uygulandı” dedi.
     Atalay ile denetim başta olmak üzere; Türkiye’nin balıkçılık sektöründeki gelişimi, BAGİS Sistemi, destek mekanizmaları ve sektörün gelişimi için planlanan çalışmalar üzerine sohbet ettik.

Türkiye’deki balıkçılık sektörüne üretim, tüketim, ihracat, ithalat, üretici firma sayısı, tekne sayısı, yatırım tutarı, pelajik deniz balıkları üretimi gibi farklı kalemlerde baktığımızda rakamlarla nasıl bir tablo ile karşılaşıyoruz?
     Ülkemizi üç taraftan çevreleyen denizlerimiz ile çok sayıdaki akarsular, göller, göletler ve baraj göllerimiz, bizlere su ürünleri avcılığı ve yetiştiriciliği bakımından geniş imkânlar sunmaktadır. Bu kaynakları kullanabilecek yeterlilikte balıkçı teknesi ve teknolojisi, yetiştiricilik tesisi ve insan kaynağı da ülkemizde mevcut. 8333 km kıyı uzunluğu, 4 deniz, 200 doğal göl,318 baraj gölü, 1300 gölet ile toplamda 26 milyon hektar su yüzey alanı ve 33 büyük akarsuya sahibiz.
     Su kaynaklarımızdan, yıllara göre değişmekle beraber, yıllık ortalama 600-700 bin ton civarında su ürünleri üretimi yapılmakta. Ülkemizde 2016 yılı su ürünleri üretimi, 588 bin ton olarak gerçekleşmiş, bunun 335 bin tonu avcılıktan, 253 bin tonu ise yetiştiricilikten elde edilmiştir. Doğadan avcılık yoluyla elde edilen hamsi, istavrit, çaça ve sardalya gibi küçük göçmen balıkların üretiminde dünya genelinde zaman zaman dalgalanmalar olabilmektedir. Bu durum, balığın biyolojisi ve su sıcaklığı gibi pek çok çevresel faktöre bağlıdır. Ülkemizdeki deniz balıkları avcılığı üretimindeki dalgalanma da, avcılığın yarıdan fazlasını oluşturan başta hamsi olmak üzere küçük göçmen balıkların üretimindeki değişimden kaynaklanmakta.
     Avcılık üretimimizde, belirttiğim nedenlerle dalgalanmalar olmakla birlikte, yetiştiricilik yoluyla elde edilen üretim miktarı her yıl artmakta. Su ürünleri yetiştiriciliği üretimi ve işleme teknolojilerindeki gelişmelere paralel olarak su ürünleri ihracatımızda da önemli bir artış görülmektedir. 2002 yılında 27 bin ton olan ihracatımız, 2017 yılında 157 bin tona, değer olarak da 97 milyon dolardan 855 milyon doları aşmıştır. Başta Avrupa ülkeleri(%70) olmak üzere dünyada 80 ülkeye su ürünleri ihracatı yapmaktayız.
     Aynı dönemde su ürünleri ithalatı ise; 2002 yılında 23 bin ton iken 2017 yılında 100 bin ton olmuş, ithalatın parasal değeri ise 19 milyon dolardan 230 milyon dolara yükselmiştir. 2017 yılı su ürünleri ihracatımız, ithalatımızda miktar olarak 57 bin ton, parasal değer olarak 625 milyon dolar daha fazladır.

Bakanlığın balık stoklarının korunması ve sürdürülebilirliği için; tür, boy, yer, zaman, derinlik, mesafe ve av araçları bakımından yasak, sınırlama ve sorumluluklar getirdi. Bunlar hakkında bilgi verir misiniz?
     Tarım ve Orman Bakanlığı’nın su ürünleri ile ilgili politikasının ana hedefi; deniz ve iç sularımızdaki su ürünleri kaynaklarının koruma ve kullanma dengesi içinde sürdürülebilirlik ilkeleri çerçevesinde yönetilmesi ve işletilmesidir.
     Su ürünleri avcılığı ve yetiştiriciliği ile ilgili iş ve işlemlerin yürütülmesinde; 1971 yılında yayımlanmış 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu ile Bakanlığımızın Kuruluşu Hakkındaki KHK temel dayanak oluşturmaktadır.
     Su ürünleri avcılığını düzenleyen ticari ve amatör balıkçılık kuralları, her 4 yılda bir tüm sektör temsilcilerinin görüşleri ve bilimsel, çevresel, ekonomik ve sosyal hususlar göz önüne alınarak hazırlanıp tebliğ şeklinde yayımlanmaktadır. 2016-2020 yılları arasında uygulanmakta olan 4/1 Numaralı Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğ de; bu yaklaşımla hazırlanmıştır.
     Bu düzenlemeler; tür, boy, yer, zaman, derinlik, mesafe ve av araçları bakımından su ürünleri avcılığına ilişkin yasak, sınırlama ve sorumluluklar getirmekte, bu doğrultuda denetimler yapmakta ve kurallara uymayanlara da gerekli yasal yaptırımlar uygulamaktadır. Bunun için balıkçılık yönetiminde daha fazla korumacı bir yaklaşım benimsenmiş, sürdürülebilirlik ilkesi ön plana çıkarılmıştır.

Denetimler konusundaki çalışmalar hakkında bilgi verir misiniz? 2017 yılında kaç denetim yapıldı ne kadar ceza kesildi?
     Yasadışı avcılıkla mücadele kapsamında; deniz ve iç sulardaki av sahalarında, karaya çıkış noktalarında, işleme tesislerinde, toptan ve perakende satış yerlerinde ve soğuk hava depolarında belirli bir programa bağlı olarak ayrıca ihbara dayalı baskın şeklinde denetim ve kontroller yapılmakta. Bu denetimler, Tarım ve Orman Bakanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Jandarma ve Emniyet birimleri ile birlikte 24 saat esasına göre yapılmaktadır.
     Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü ile taşra teşkilatının 2011 yılında kurulmasıyla birlikte denetim alt yapısı da hızla gelişmeye başlamıştır. Bu bağlamda yeni personel, araç ve kontrol tekneleri alımı sağlanmış ve bunun sonucu denetimlerde hem sayısal hem de etkinlik açısından önemli artışlar sağlanmıştır.
     2017 yılında denetimlerde etkinlik daha da arttırılmış; deniz ve iç sularda, karaya çıkış noktalarında, nakil araçlarında, balıkçı gemilerinde, balık hallerinde,  depo ve işleme tesislerinde, perakende satış yerlerinde ve diğer kontrol noktalarında olmak üzere toplam 94.537 adet su ürünleri denetimi gerçekleştirilmiştir.
     Bu denetimler sonucu yasa dışı avlanıldığı tespit edilen toplam 1648 ton su ürünü ve 2274 adet av aracına el konulmuştur.
     Yasadışı yapan ve avcılık kurallarına uymayan toplam 14 balıkçı gemisinin avcılık ruhsatları bir daha geri verilmemek üzere iptal edilmiştir.
     Su ürünleri denetimleri sonucunda, 6.227 cezai işlem uygulanmıştır. Yapılan bu ihlaller sonucu 10.104.254 TL İdari Para Cezası uygulanmıştır.

Yeni Su Ürünleri Kanunu’nun hayata geçirilmesi için öngörülen süre nedir? Kanun Tasarısı içinde balıkçılığın bölgesel ölçekte yönetimi ile ilgili maddeler yer almakta mıdır?
     Su ürünleri ile ilgili iş ve işlemleri düzenleyen, 1971 yılında yayımlanan 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu, sürdürülebilir balıkçılık yönetimini sağlanması amacıyla ihtiyaçlar doğrultusunda AB’ye uyumlu olarak yeniden hazırlanmış, iç ve dış paydaş görüşleri alınmış yasalaşmak üzere Başbakanlığa gönderilmiştir.
     Ülkemiz çok farklı coğrafik ve çevresel özellikleri bulunan bir konumdadır, dolayısı ile farklı bölgelere ve avcılık yöntemlerine farklı kurallar getirme ihtiyacı bulunmaktadır. Bunu sağlamak amacıyla Bakanlığa, ticari veya amatör balıkçılıkta, su ürünleri avcılığının ve kaynakların sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla, türlere, bölgelere ve avlanma zamanına ilişkin verilen veya verilecek izin belgelerine sınırlama getirebilme, bunlara ilişkin verilen izinlerde özel düzenleme ve uygulama yapabilme yetkisi öngörülmektedir.

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2017 yılında başlatılan, küçük ölçekli kıyı balıkçılığının korunması ve kayıt altına alınmasını hedefleyen “Geleneksel Kıyı Balıkçılığının Kayıt Altına Alınması ve Desteklenmesi Tebliği” ile Bakanlığa başvuran balıkçılara gerekli anketin doldurulması yoluyla verilen maddi destek dışında, Bakanlığın küçük ölçekli balıkçılıkla ilgili veri toplama konusunda uzun vadeli bir iş planı var mı?
     2017 yılında başlatılan yeni bir uygulama ile geleneksel balıkçılık yöntemleri ile avcılık yapan küçük ölçekli balıkçılar da destekleme kapsamına alınmıştır. Denizlerde avcılık yapan 10 metreden küçük boylardaki ruhsatlı balıkçı gemileri ile içsularda avcılık yapan ruhsatlı tüm balıkçı gemilerinin sahiplerine gemi başına 500 ile 1000 TL arasında değişen miktarlarda destekleme ödemesi yapılmıştır.
     Bu uygulamadan 8762 balıkçı gemisi sahibi faydalanmış olup, toplam 7 milyon TL destekleme yapılmıştır. Böylece, deniz ve iç sulardaki nimeti bin bir zahmetle bizlere ulaştıran balıkçılarımızın avcılık ve sosyo-ekonomik durumları ile ilgili veriler kayıt altına alınırken, balıkçılarımız da ekonomik açıdan desteklenmiştir.
     Bu uygulama 2018 yılında da devam edecek olup, toplanan verilerin değerlendirilmesi neticesinde sonraki yıllarda küçük ölçekli balıkçılığın veri toplama dahil daha da geliştirilmesine yönelik eylem planları hazırlanarak, geleneksel küçük ölçekli balıkçılığının sürdürülebilirliğinin sağlanması amaçlanmaktadır.
     2011 yılında Bakanlığımızın yeniden yapılanması sırasında Genel Müdürlüğümüzün kurulmasından sonra Balıkçılık yönetiminde ihtiyaç duyulan verilerin toplanması çalışmalarına hız verilmiştir. Bu kapsamda “Ulusal Balıkçılık Veri Toplama Programı” uygulamaya konulmuş, su ürünleri üretim miktarları yanında, av çabası - av miktarı verileri ile önemli türlerde biyolojik verilerin toplanması çalışmaları başlatılmıştır.
     Önceki yıllarda TÜİK tarafından yılda bir kez balıkçılarla yapılan anketlerle temin edilen deniz ürünleri avcılık verileri 2014 yılından itibaren GTHB ve TÜİK işbirliğinde toplanmaya başlanmıştır. Yıllık yapılan anketler büyük balıkçılara aylık, küçük balıkçılara sezonluk olarak uygulanmaya başlanmıştır.

Yazılımı ülkemizde yapılan ve tüm masrafları bakanlıkça karşılanan Balıkçı Gemilerini İzleme Sistemi (BAGİS) kuruldu. Bu sistemin balıkçılık sektörü için önemini rakamlarla değerlendirir misiniz?
     Denizlerde su ürünleri avcılığı faaliyetlerinde bulunan 12 metre ve üzeri balıkçı gemilerinin avcılık faaliyetlerinin izlenmesi ve avcılığa ilişkin verilerin toplanması amacıyla 2016 yılında BAGİS faaliyete geçirilmiştir. BAGİS kapsamındaki yaklaşık 1500 balıkçı gemisinin avcılık faaliyetleri uydular aracılığıyla takip edilmektedir. Balıkçı gemilerinin avcılık verileri elektronik seyir defteri aracılığıyla toplanmaya başlanmıştır. Bu sistem sayesinde; denizlerde avcılık üretimimizin yüzde 90’ını sağlayan endüstriyel balıkçı gemilerinin faaliyetleri ve avcılık miktarları hakkında detaylı veriler toplanarak balıkçılık yönetiminde kullanılacaktır. Ayrıca denetim ve kontrol etkinliği artırılarak; yasadışı, kayıt dışı ve kuraldışı avcılığın önlenmesinde önemli bir adım atılmıştır.

Hayalet ağlarla mücadele konusunda yapılan çalışmaları anlatır mısınız? Bilinçsiz avcılığın önüne geçmek için önümüzdeki günlerde hangi projeleri yürüteceksiniz?
     Bakanlığımızca su ürünleri yaşam alanlarının korunması, terkedilmiş av araçlarının neden olduğu kontrolsüz avcılığı engelleyerek biyolojik ve ekonomik kayıplarının azaltılması amacıyla su ürünleri avı sırasında; zemin yapısı, hava koşulları, ağ çakışması, kullanım hataları veya benzeri nedenlerle denizlerde kaybolmuş ve terkedilmiş av araçlarının çıkarılması yönelik olarak, ülkemizde ilk defa tamamı kamu kaynağı kullanılarak “Denizlerin Terkedilmiş Av Araçlarından Temizlenmesi Projesi” uygulamaya konulmuştur. Proje kapsamında 2014 yılından bu güne kadar İstanbul, İzmir, Balıkesir, Çanakkale, Bursa, Mersin, Hatay, Adana, Muğla, Sinop, Konya ve Isparta illerinde yaklaşık 7 bin dekar alan taranmış, 135 bin m² muhtelif cins ağ ve 1685 adet balık sepeti ile pinter su kaynaklarımızdan çıkarılmış olup, çalışmalar devam etmektedir. Böylece, sucul çevre korunarak su ürünleri stoklarının zarar görmesinin önüne geçilmiş, gelecek nesillerimize ve ekonomiye kazandırılmıştır. Proje, gelecek yıllarda diğer illerimizdeki deniz ve iç sularımızda uygulanmaya devam edilecektir.

Türkiye’nin balıkçılık sektörünün toplam büyüklüğü hakkında bilgi verir misiniz?
     Su ürünleri sektörü, gıda güvencesinin temininde, halkın beslenmesinde, istihdam oluşturmada, ülke ekonomisine mikro ve makro düzeyde önemli katkı sağlamaktadır.
     Ülkemiz, su ürünleri avcılığı ve yetiştiriciliği bakımından uygun kaynaklara sahiptir. Su kaynaklarımızın biyo-çeşitliliği de zengindir. Su kaynaklarımızın yönetiminden sorumlu kurumsal yapılanma, eğitim ve araştırma kuruluşları ve sektörel örgütlenme tesis edilmiştir.
     Su kaynaklarımızdan yapabilecek yeterlilikte balıkçı, balıkçı gemisi ve avcılık teknolojisi ülkemizde mevcuttur. Hatta balıkçılıkta ülke suları dışında da avcılık yapabilecek donanım bulunmaktadır. Bunun en iyi örnekleri Karadeniz’in Gürcistan sularında ve Moritanya’da Türk balıkçı gemileri tarafından yapılan avcılıktır.
Su ürünleri yetiştiricilik üretimi için gelişmeye müsait nitelikte yetiştiricilik tesisi, teknolojisi ve insan kaynağı da ülkemizde mevcuttur. Ülkemiz, bulunduğu coğrafyada, Ortadoğu, Kafkaslar ve Avrupa Birliği ülkeleri içerisinde su ürünleri yetiştiriciliğinde lider ülkelerdendir.
     Gıda güvenliği açısından kaliteli üretim yapabilen ve dünyanın çeşitli ülkelerine, özellikle AB ülkelerine ürün ihraç edebilen balıkçı ve yetiştiricilerimiz, işleme-değerlendirme tesislerimiz ve insan gücümüz bulunmaktadır.
     Özellikle yetiştiricilik üretimdeki gelişmeye paralel olarak su ürünleri ihracatında önemli gelişmeler yaşanmıştır. Genel bir değerlendirmeyle son yıllarda ihracatımızın dörtte üçü yetiştiricilik ürünlerinden oluşmakta, yine ihracatımızın dörtte üçü AB ülkelerine yapılmaktadır. Su ürünleri, tarımsal faaliyetler içerisinde hızlı gelişen bir sektör konumundadır.

Bakanlık olarak balıkçılığın korunmasına yönelik yürütülen projeler hakkında bilgi verir misiniz?
     Bakanlığımızın su ürünleri ile ilgili ana hedefi; deniz ve iç sularımızdaki su ürünleri kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir işletilmesidir. Yetiştiricilikte ise temel prensibimiz çevre dostu yetiştiricilik teknikleri kullanarak kaynaklarımızın üretim potansiyelinden faydalanmaktır.
     Balık stokları üzerindeki av baskısının azaltılması, av ve av gücü arasındaki dengenin gözetilerek sürdürülebilirliğin sağlanması için gemilerini avcılıktan çıkarmaları karşılığında balıkçılara, 2012 yılından itibaren gemi boyuna göre destekleme uygulaması başlatılmıştır. Bu kapsamda; 2012-2017 yılları arasında 1.225 balıkçı teknesi, bedelleri peşin olarak ödenerek av filosundan çıkarılmış ve karşılığında balıkçılarımıza 161 milyon TL ödeme yapılmıştır.
     2017 yılında başlatılan uygulama ile geleneksel balıkçılık yöntemleri ile avcılık yapan küçük ölçekli balıkçılar da destekleme kapsamına alınmıştır. Denizlerde avcılık yapan 10 metreden küçük boylardaki ruhsatlı balıkçı gemileri ile içsularda avcılık yapan ruhsatlı tüm balıkçı gemilerinin sahiplerine gemi başına 500 ile 1000 TL arasında değişen miktarlarda destekleme ödemesi yapılmıştır. Bu uygulama 2018 yılında da devam edecek olup, sonraki yıllarda küçük ölçekli balıkçılığın geliştirilmesine yönelik desteklemelere önem verilecektir.

Türkiye’de kültür balıkçılığı gerek üretimi gerekse ihracatı ile yıldızı parlayan bir sektör konumunda. Bu yıl 1 milyar dolar ihracat hedefleyen bir sektör ile karşı karşıyayız. Bu sektörün daha hızlı gelişmesi için Bakanlık olarak yürüteceğiniz çalışmalar neler olacak?
     Ülkemizin toplam yetiştiricilik üretimi 265 bin tonun üzerindedir, bu kapasiteye ilave olarak 2017 yılında yapılan çalışmalarla su ürünleri yetiştiricileri için Karadeniz, Ege ve Akdeniz’de, 130.000 ton/yıl kapasiteli ilave üç yeni yetiştiricilik alanı, çevreye ve turizme hiç olumsuz etki etmeyecek şekilde planlanarak faaliyete alınmıştır. Bu yatırımların tamamlanması ile ülkemiz ürünleri yetiştiriciliği, AB ülkeleri arasındaki ilk sıralardaki yerini sağlamlaştırmaktadır.

Sektörün ihracattaki bu artışa cevap verebilecek üretim altyapısı ne konumda?
     Ülkemizdeki 2.326 adet su ürünleri yetiştiricilik tesisinden 425’i denizde, 1901’i ise iç sularda faaliyet göstermektedir. Bu tesislerimizin kapasitesi yaklaşık 500 bin ton olup, ilaveten Mersin’de 60 bin ton, Aydın’da 40 bin ton, Sinop’ta 30 bin ton olmak üzere denizde yıllık toplam 130 bin ton üretim yapacak yeni üretim alanları açtık. Bu tesislerde başta çipura, levrek ve alabalık üretimi yapılmaktadır. Ayrıca son yıllarda fangri, mercan, trança, sinagrit, lahoz, sivriburun karagöz, minekop, eşkina, sargoz, mırmır, sarıağız, sarıkuyruk, tilapya, mersin, kalkan, karides, midye, deniz alası ve kırmızı benekli alabalık türleri de yetiştiriciliğe kazandırılarak, bölgedeki ülkelere örnek olunmuştur.

Su ürünleri alanındaki akademik altyapıyı güçlendirmek için yapılan çalışmaları değerlendirir misiniz?
     Su ürünleri konusunda ülkemiz son 30 yılda akademik açıdan önemli bir altyapı oluşturmuştur. Pek çok üniversitede Su Ürünleri Fakülteleri kurulmuştur. Bakanlık olarak hem Balıkçılık ve Su ürünleri Genel Müdürlüğü hem de Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü araştırmacılar ve yeni proje geliştiren girişimcilerle birçok alanda ortak çalışmalar yürütmektedir.

Dönem dönem gündeme gelen balık çiftliklerinin çevreye zarar verdiği konusunda haber çalışmalarını okuyoruz. Sizin bu konudaki tespitlerinizi dinleyebilir miyiz?
     Özellikle 2007 yılından sonra ülkemizde Balık çiftliklerinin faaliyet göstereceği yerlerde düzenlemeye gidilmiş ve dünyanın en korumacı tedbirleri arasında diyebileceğimiz pek çok yükümlülük getirilmiştir. Denizdeki balık çiftliklerinin tamamı açık denizlere taşınmış, kapalı koy ve körfezlerden çıkarılmış, dünyanın en gelişmiş teknolojileri ile işletilir duruma getirilmiş, aynı zamanda yem teknolojisi de gelişmiştir. Türkiye’nin turizm başkenti sayılan Bodrum Milas açıklarında turizm ve doğaya olumsuz etki oluşturmadan 100 bin ton balık üretilmektedir. Bu üretimin her aşaması sadece Tarım Bakanlığınca değil pek çok farklı kurum tarafından denetlenmektedir.

BU YIL BALIKÇILIK SEKTÖRÜNE YÖNELİK DESTEK PROGRAMLARI NELER OLACAK?

  • “Su ürünleri yetiştiriciliği üretimin artırılması, geliştirilmesi, yaygınlaştırılması, doğadan yavru balık toplanmasının önüne geçilerek stokların korunması ve üreticilerin girdi maliyetlerinin düşürülmesini temin amacıyla su ürünleri yetiştiriciliği ilk defa 2003 yılında destekleme kapsamına alınmıştır. Bugüne kadar toplam 1,23 milyar TL destekleme ödemesi yapılmıştır. Bu desteğimiz ihtiyaçlar doğrultusunda çeşitlendirilerek devam etmektedir.
  • Sektörde yaşanan bu gelişmeleri daha da hızlandırmak için 2017 yılında kilogram üstü Alabalık (Karadeniz alası, Kırmızı benekli alabalık, farklı salmo türleri vb.) yetiştiriciliği yapmakta olan üreticilerimize ilave destekleme ödemesi yapılmaya başlanmıştır.
  • Yapılan bu desteklemeler ile özellikle son yıllarda tüketiciler tarafından büyük ilgi ve talep gören Karadeniz alası ve kilogram üstü alabalık üretimi teşvik edilerek, birim alandan daha fazla ürün alınmasının yanı sıra, iç ve dış piyasaya arz edilen ürünlerde tür çeşitliliği de artırılmış olacaktır.
  • Balık stokları üzerindeki av baskısının azaltılması için gemilerini avcılıktan gönüllü olarak çıkaran balıkçılara, 2012 yılından itibaren gemi boyuna göre destekleme uygulaması başlatılmıştır. Bu kapsamda; bugüne kadar 1.225 balıkçı teknesi filodan çıkarılmış, sahiplerine 161 milyon TL ödeme yapılmıştır. Bu program, 2018 yılında da devam edecektir.
  • 2017 yılında başlatılan uygulama ile geleneksel balıkçılık yöntemleri ile avcılık yapan küçük ölçekli balıkçılar da destekleme kapsamına alınmıştır. Denizlerde avcılık yapan 10 metreden küçük boylardaki ruhsatlı balıkçı gemileri ile içsularda avcılık yapan ruhsatlı tüm balıkçı gemilerinin sahiplerine gemi başına 500 ile 1000 TL arasında değişen miktarlarda destekleme ödemesi yapılmıştır. Bu uygulama 2018 yılında da devam edecek olup, sonraki yıllarda küçük ölçekli balıkçılığın geliştirilmesine yönelik desteklemelere önem verilecek.
  • Avcılık faaliyetinde bulunan balıkçılarımıza girdi maliyetlerini düşürmek için, 2004 yılından itibaren ÖTV’siz yakıt verilmektedir. Bu güne kadar balıkçılara bu kapsamda 1,5 milyar TL’nin üzerinde destek sağlanmıştır. Bir başka ifadeyle; balıkçılarımızdan çıkacak olan bu para balıkçımızın cebinde kalmıştır.  Ayrıca, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerince balıkçılara ve su ürünleri yetiştiricilerine düşük faizli yatırım ve işletme kredileri kullandırılmaktadır.”

Sürecek...
Bir Sonraki Ege İhracatçı Birlikleri

 


+ Benzer Haberler
» “Kültür balıkçılığı, dünyayı sürdürülebilir şekilde beslemeyi vaad ediyor”
» Su ürünleri yetiştiriciliği ve balıkçılık sektörü konusunda Ege ve Türkiye gerçeği
» Kılıç Deniz’de Hedef; Su ürünlerinde dünya liderliği
» Balıkçılıkta bilinçli avcılık, daha fazla tüketim
» Kıyı balıkçısının gündemi; 1380 sayılı kanun, kota, fişbon ve bilimsel yol haritası
» Balıkçının kurtuluşu; Kota
» “Sektörün en önemli sorunu üretim planlaması eksikliği ve yeni üretim alanlarının açılmaması”
» Türk balığını ‘havalandırdık’ denizden dolar ‘avladık’


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 15.11.2019
  Ticaret 14.11.2019
  Ticaret 13.11.2019
  Ticaret 12.11.2019
  Ticaret 11.11.2019
  Ticaret 09.11.2019
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni