• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  TİCARET SOHBETLERİ  |  FİNANS  |  İHALELER  |  TİCARET BORSALARI  |  RESMİ GAZETE

“Üreticiye verilen destek ödemeleri arttırılmalı”

04 Nisan 2018 Çarşamba 09:00
12
14
16
18

   ► Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Davut Er: Çözüm yolu zeytin üreticilerimizin girdi maliyetlerinin asgari düzeye indirilmesi, makineli tarım ve modern zeytincilik yöntemlerine geçişin sağlaması.

     Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Davut Er, Türk tarım ekonomisinin en önemli ürünlerden birisi haline gelen zeytin ve zeytinyağı üretiminin çeşitlendirilerek artırılmasının elde edilecek ürünlerin ihracatında sürekliliği sağladığını söyledi. Er, “Bu çerçevede uluslararası rekabette gücümüzün artırılması için; üretimlerimizin tüm safhalarında, özellikle üretimin ilk gerçekleştirildiği zeytin plantasyonlarımızda, girdi maliyetlerimizin daha rekabetçi seviyelere çekilmesi beklenmektedir. Ayrıca, üreticiye yönelik destek ödemelerinin artırılması da en önemli beklentilerimiz arasında” dedi. Er, zeytin ihracatındaki konumumuz pazarı bekleyen gelişmelere yönelik sorularımızı yanıtlandırdı.

Son 5 yıl itibariyle baktığımızda sektörün gelişimini verilerle değerlendirir misiniz?

  ZEYTİNYAĞI YEŞİL ZEYTİN SİYAH ZEYTİN TOPLAM ZEYTİN
Yıllar Miktar (Kg) Tutar
($)
Ortalama Fiyat ($/Kg) Miktar (Kg) Tutar
($)
Miktar (Kg) Tutar
($)
Miktar (Kg) Tutar
($)
2012/13 92.130.765 292.763.820 3,18 15.145.801 28.813.772 61.901.474 101.807.517 77.047.275 130.621.289
2013/14 15.554.957 60.503.631 3,90 15.021.413 29.878.904 62.815.281 104.956.215 77.836.694 134.835.119
2014/15 14.851.407 66.194.747 4,46 13.940.820 26.997.349 55.227.299 97.627.749 69.168.119 124.625.098
2015/16 12.754.436 55.618.854 4,36 11.312.949 24.228.815 47.112.391 95.946.760 58.425.340 120.175.575
2016/17 44.457.362 174.155.875 3,92 10.822.569 20.855.363 47.516.698 89.675.980 58.339.267 110.531.343

     Bilindiği üzere, tüm diğer üretici ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de sofralık zeytinde ve zeytinyağında üretim, tüketim ve ihracat istatistikleri sezon bazında takip edilmektedir. Son 5 sezona ait zeytinyağı ve sofralık zeytin ihracat verilerinin yer aldığı tablo yukarıda sunulmaktadır. Tablodan da anlaşılacağı üzere, geride kalan son iki sezonda, sofralık zeytin ihracatımız ortalama yaklaşık 60 bin ton düzeyine otururken, zeytinyağı ihracatımız ise miktar bazında, %249 artarak 44 bin tona, tutar bazında ise %213 artarak 174 milyon ABD$’a ulaşmıştır.

Türkiye’nin bu yıl rekolte olarak rekor kırması bekleniyor. Zeytinyağında 280 bin-300 bin ton rekolte beklentisi var. Zeytinde 450 bin ton…  Sektör, bu rekolte rekoruna kendisini nasıl hazırlıyor?
     Bahse konu üretim öngörülerinin gerçekleşmesi zaten son yıllarda yapılan zeytin plantasyonları çerçevesinde bekleniyordu. Biz, gerek EZZİB olarak ve gerekse geçtiğimiz Şubat ayında diğer tüm sektörel tanıtım grupları ile birlikte kapatılan ZZTK olarak geçmiş yıllarda yürüttüğümüz fuar katılımı, alım heyeti gibi organizasyonlar ve yurt içinde Zeytinyağı tanıtım etkinlikleri ile gelecek olan bu yüksek rekoltenin değerlendirilmesini hedeflemiştik. Önümüzdeki hafta da, bu amaca yönelik olarak İspanya’ya yönelik bir ticaret heyeti organizasyonu gerçekleştiriyoruz. İspanya, dünyanın en önemli üreticisi olmanın yanında, aynı zamanda en büyük ikinci zeytinyağı ithalatçısı konumunda. Bu organizasyon ile önümüzdeki dönemde ihracatımızı artırmak amaçlı ikili ticari görüşmeler gerçekleştireceğiz.

Türkiye’nin rekoltesindeki bu artış ile dünya sıralamasında ikinci sıraya yerleşmesi öngörülüyor. Bu durum dünya pazarında dengeleri nasıl etkiler?
     1 Ekim 2017 tarihinde başlayan 2016/17 sezonunda sofralık zeytin üretiminin normal düzeylerde, zeytinyağı üretiminin ise yüksek düzeyde gerçekleşmesi beklenmektedir. Henüz Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızca resmi rekolte açıklaması yapılmış değil. Ancak,  Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu olarak ana hedefimiz, son yıllarda oluşturulan yeni zeytinlik alanları ile birlikte 170 milyonu aşan zeytin ağacı varlığımızla, Türk tarım ekonomisinin en önemli ürünlerden birisi haline gelen zeytin ve zeytinyağı üretiminin çeşitlendirilerek artırılması ve elde edilecek ürünlerin ihracatında sürekliliği sağlamaktır. Bu çerçevede, Uluslararası rekabette gücümüzün artırılması için; Üretimlerimizin tüm safhalarında, özellikle üretimin ilk gerçekleştirildiği zeytin plantasyonlarımızda, girdi maliyetlerimizin daha rekabetçi seviyelere çekilmesi beklenmektedir. Ayrıca, üreticiye yönelik destek ödemelerinin artırılması da en önemli beklentilerimiz arasındadır.

Bugün itibariyle zeytinyağında sektöre verilen prim miktarı kilogram başına 80 kuruş.  Bunun 2,5 TL olması isteniyor. Bu rakamın AB’ndeki karşılığının 1,32 Euro olduğunu görüyoruz. Prim desteği konusunda sektör neden istediğini alamıyor? Bu konuda yapılması gerekenler neler?
     Zeytinyağında üreticiye ödenen primin, diğer yağlık ürünler arasında yer alan mısır, ayçiçeği, soya, aspir vb.de uygulandığı şekilde olması gerektiği düşüncesindeyiz. Bu çerçevede, Sofralık zeytine 0,50 TL, zeytinyağına ise 2,5 TL düzeyinde destek sağlanması gerektiğini düşünüyoruz.  Sofralık zeytine, prim desteği sağlandığı takdirde, üretilen miktarın tamamı kayıt altına alınacak ve vergilendirilebilecektir.
     Ülkemizdeki üretilen zeytin ve zeytinyağı maliyetleri rakip ülkelerden daha yüksek düzeyde gerçekleşmektedir. Bu da ihracatımızı zora sokmaktadır. Burada asli çözüm yolu zeytin üreticilerimizin girdi maliyetlerinin asgari düzeye indirilmesi, makineli tarım ve modern zeytincilik yöntemlerine geçişin sağlamasıdır.

Türkiye’de hale kişi başına tüketim 1.5 litre seviyesinde. Bu tüketimi arttırmak için neler yapılmalı?
     Türkiye’de kişi başı zeytinyağı tüketimi 1-1,5 kilogram arasında seyretmektedir. Sektörün ortak hedefi öncelikle bu tüketimi 3-5 kilogram düzeylerine çıkartmaktır. 2023 yılında Türkiye, Tarım Bakanlığı verilerine göre 650 bin ton zeytinyağı, 1 milyon 200 bin ton sofralık zeytin rekoltesi hedefliyor. Bu rekoltenin katma değerli bir şekilde eritilebilmesi için güçlü bir iç tüketime ihtiyacımız bulunmaktadır. Bu nedenle, 26-29 Nisan 2017 tarihlerinde İzmir’de gerçekleştirilen Olivtech Zeytin, Zeytinyağı ve Teknolojileri Fuarı’nda EZZİB olarak yerimizi aldık. Ülkemiz zeytin ve zeytinyağı sektörünün gelişimi için çok önemli olan Olivtech Fuarı’nın, önümüzdeki senelerde daha da büyüyerek uluslararası boyut kazanması için Türkiye’deki zeytin ve zeytinyağı ihracatçılarını çatısı altında birleştiren tek ihracatçı birliği Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği olarak her türlü desteği verdik ve vermeye devam edeceğiz.
     İç piyasada, en önemli sorun olarak karşımıza zeytinyağında taklit ve tağşiş çıkmaktadır. Sektörümüzde iç piyasa fiyatlarının regüle edilememesinden ve kontrollerin yetersiz kalmasından dolayı, tağşişli yağ satışlarında kimi yıllarda artış görülmektedir. Bu konuda yeterli önlem alınmadığı ve caydırıcı cezalar uygulanmadığı takdirde kamuoyu nezdinde yapılan uzun süreli çalışmalarla oluşturulan zeytinyağının sağlıklı ve faydalı bir ürün olduğu imajının zedelenmesi kaçınılmaz olacaktır.  Taklit ve tağşişin önüne geçilebilmesi için cezai yaptırımların arttırılarak tağşişli zeytinyağı ticareti yapanların nitelikli suçlar kapsamına alınması gerekmektedir. Tağşişin süreklilik kazanması halinde ise ilgililerin ticaretten men edilmesi sağlanmalıdır.
     Geçmiş yıllarda Uluslararası Zeytin Konseyi fonlarından iç tanıtım desteği alan ve Türkiye’nin değişik noktalarında tanıtım çalışmaları yürüten Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği ile Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitesi tarafından 2016 yılında da söz konusu hibe destekleri çerçevesinde, yurt içi zeytinyağı tüketiminin artırılmasını teminen, Antalya ve Marmaris’te iç tanıtım faaliyetleri gerçekleştirilmiştir.

Sektörde üretim-tüketim-ihracat dengesini korumak için yapılması gerekenler neler?
     İç piyasada tanıtımlara destek olunmalı, üreticiye sağlanan destek tutarları artırılarak sürdürülmeli, ihracata yönelik devlet yardımlarına süreklilik kazandırılmalıdır.

Türkiye’nin ağaç varlığına baktığımızda 174 milyon adet. Ancak bu ağaç varlığının verimi konusunda sıkıntı yaşıyoruz. Ağaç verimini arttırmak için neler yapılabilir?
     Verimin artırılması için, yaşlı ağaçların budama yöntemi ile gençleştirilmesi ve eski plantasyonlarda mümkün olan yerlerde verimi arttırma amaçlı sulama, gübreleme gibi projeler hazırlatılıp, hayata geçirilmelidir.
     Türkiye’de takribi sayısı 80 milyon adet tahmin edilen delice zeytin ağaçlarından aşılanabilir durumda olan 40 milyon adedinin aşılatılarak üretime ve ülke ekonomisine kazandırılması amacıyla proje hazırlatılmalıdır.
     2023 yılı ihracat hedeflerinin gerçekleştirilebilmesi için; Sofralık zeytinde, Zeytinyağında ve prina yağında öncelikle ülke kaynaklarından hammadde arzındaki sürekliliğin sağlanması amacıyla, bugüne kadar mevcut ve plantasyonu yeni yapılan zeytinlik alanların ve sektörümüze ait işletmelerin tam verimli hale gelmesi ve öngörülen hedefleri gerçekleştirmeleri gerekmektedir.
     Malumunuz olduğu üzere, sektörümüz için hayati önemi olan ve Zeytincilik Kanunu” olarak bilinen 26/1/1939 tarih ve 3573 sayılı “Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun”un 20. Maddesinde zaman zaman gündeme gelen değişiklik talepleri, sektörün geleceği açısından tehdit oluşturmaktadır. Sektörümüzdeki tüm paydaşlarla birlikte, ülkemiz ekonomisi açısından stratejik öneme sahip olan zeytincilik sektörünün rakip ülkelerde olduğu şekilde desteklenmeye devam edilmesi gerektiğini düşünmekteyiz.

Markalı-kutulu zeytin zeytinyağı ihracatı konusunda bugün itibariyle konumumuzu değerlendirir misiniz? Bu konuda yapılması gerekenler neler?

2016/2017 Dökme 29.512.228 109.995.650 3,73
1 Kasım 2016
31 Ekim 2017
Varilli 3.149.392 12.168.207 3,86
Kutulu 11.795.742 51.992.018 4,41
  TOPLAM 44.457.362 174.155.875 3,92

     2016/17 sezonunda, yukarıdaki tabloda da görülebileceği üzere toplam ihracatımızın yaklaşık %25 kutulu olarak ihraç edilmiştir. Kutulu ihracatımızın artması için, sofralık zeytin ve zeytinyağı için 0-1 kg, 1-2 kg ve 2-5 kg olarak uygulanmakta olan Tarımsal Ürünlerde İhracat İadelerine ilişkin mevcut desteklerin revize edilerek en az iki katına çıkartılması talebimiz Ekonomi Bakanlığımıza iletilmiştir. Ayrıca, hali hazırda herhangi bir ihracat iadesi verilmeyen prina yağı ihracatı ile müşteri markalı olarak gerçekleştirilen ihracatın destek kapsamına alınması talep edilmiştir.

Aktif olarak çalışan Zeytin Tanıtım Grubu vardı. Ancak geçtiğimiz aylarda bütün Tanıtım Grupları tek çatı altında toplandı. Bu sürecin tanıtım faaliyetlerine yansıması nasıl olacak? Sizler gerek yurtiçi gerekse yurtdışında nasıl bir politika izleyeceksiniz?
     2007’den 2017’ye kadar 10 yıl boyunca, Zeytin ve Zeytinyağı Tanıtım Komitemiz, Türk zeytin ve zeytinyağının tanıtımı ve ihracatımıza yeni pazarlar kazandırılması ve mevcut pazarlardaki payımızın en azından korunması amacına yönelik başarılı çalışmalara imza attı. Komitemiz kıt kaynakları ile bütün dünyada Türk zeytin ve zeytinyağının bilinilirliğinin ve ihracatının artırılması için çok yoğun bir şekilde çaba göstermiştir. Şu an bu çalışmalara Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği olarak kaldığımız yerden hız kesmeden devam ediyoruz.
     Sektörümüz için benzer çalışmaların önümüzdeki dönemde TİM bünyesinde kurulan Türkiye Tanıtım Komitesi tarafından sektörlerimizin katkı ve destekleriyle yürütülmesini beklediğimizi ifade etmek istiyorum. 2023 yılı için öngörülen ihracat hedeflerine ulaşılmasında dış tanıtım olmazsa olmaz bir koşuldur.

Türkiye’deki ihracatçı firma sayısının azaldığına dair yorumları nasıl değerlendiriyorsunuz?
     Ülkemizde zeytin ve zeytinyağı üretiminin hacmi arttıkça, ürünler farklı bölgelerimizde çeşitlilik kazandıkça ve Devletimiz tarafından yatırımcılara yönelik destekler sürdükçe ülkemizde mevcut girişim ruhu ile birlikte halihazırda 500-600 düzeyinde olduğu tahmin edilen işletme sayısının artacağına inanıyoruz. İhracatçı firma sayısı da zaman içinde artacaktır. Ancak tek başına firma sayısının artışının ihracat artışı sağlaması beklenemez. Halihazırda faaliyette olan işletme ve firmalarımızın kapasiteleri mevcut üretimin iki katını işleyip ihraç edecek düzeydedir. Bu nedenle, ülke ve sektör adına maliyet-fayda analizinin doğru şekilde yapılmasında fayda görmekteyiz.

Dahilde İşleme Rejimi’nin dünya zeytinyağı üretimi ve ihracatı yapan ülkeler arasında yasak olduğu tek ülke biziz. Ancak sürdürülebilir büyüme için ürün temininde de süreklilik önem arz ediyor. Bu konudaki tespitlerinizi okuyucularımız ile paylaşır mısınız?
     Geçmiş yıllarda, üretimin ülkemizde yetersiz olduğu ve kaliteli ürün temininde zorluk yaşadığımız yıllarda DİR talebimiz olmuştu. Ancak, önümüzdeki yıllarda, en azından 2017/18 sezonu için beklenen rekolte düzeyinde üretim devam ederse, DİR kapsamında ithalat ve ihracata ihtiyaç olmayacağı düşüncesindeyiz. Ancak, özellikle sofralık zeytinde dünyada talep edilen iri kalibreli zeytin türlerinin dikiminin ve üretiminin özendirilmesinde fayda görüyoruz.

EİB olarak bu yılki çalışma programınızda neler var?
     Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği olarak, 2017 yılının geri kalan döneminde, 19-23 Kasım tarihlerinde İspanya’ya sektörel ticaret heyeti düzenliyoruz. Heyet kapsamında ikili iş görüşmelerinin yanı sıra, söz konusu şehirlerde incelemeler yapılması, Kurum/Kuruluş ziyaretleri, işletme ve plantasyon ziyaretleri gerçekleştirilerek, ülkemizin zeytin ve zeytinyağı sektörünün tanıtımı, ihracatçı firmalarımızın pazar paylarında artış sağlanması, ülkeler arasında iş birliği imkânlarının artırılması ve İspanya sektör dinamiklerinin yerinde incelenmesi amaçlanmaktadır.
     Yine Kasım ayında İsrail’in Tel Aviv kentinde gerçekleşecek ISRAFOOD fuarına ve Fransa’nın Montpellier kentinde gerçekleşecek SITEVI fuarlarına katılım gerçekleştireceğiz. 2018 yılında da, zeytin ve zeytinyağı sektörümüzü yurt dışında tanıtmaya ve temsil etmeye aynı hızla devam edeceğiz.

Sürecek...
Bir Sonraki ► Hilmi Sürek: “Prim desteği 1.5 TL olsa üretici zeytin ağacının altında yatar”

 


+ Benzer Haberler
» “Yastık altında bekleyen zeytinyağları lisanslı depolarda olsa DİR’e gerek kalmayacak”
» Akhisar ‘Zeytinlik Denizi’ ile ticaretin kalbi olacak
» “Sektörde bilgi kirliliğine fırsat verilmemeli”
» “Prim desteği 1.5 TL olsa üretici zeytin ağacının altında yatar”
» “Vergi korkusu, üreticiyi kayıt altına almayı engelliyor”
» Bayraktar: Zeytin üretimi ilk kez 2 milyon tonu aşacak
» Zeytindeki rekor, bayram havası estirdi


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 17.11.2018
  Ticaret 16.11.2018
  Ticaret 15.11.2018
  Ticaret 14.11.2018
  Ticaret 13.11.2018
  Ticaret 12.11.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni