• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

“Türkiye lojistik aktarma merkezi olma kabiliyetini güçlendirmeli”

05 Eylül 2020 Cumartesi 11:00
12
14
16
18

“Türkiye lojistik aktarma merkezi olma kabiliyetini güçlendirmeli”

   ► İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk: Türkiye boğazları, limanları, lojistik merkezleri ve kombine taşımacılık sistemi ile Asya ve Avrupa arasında lojistik aktarma merkezi olma kabiliyetini güçlendirmeli

           SELDA AK     
     İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında altıncı kez düzenlenen Uluslararası İzmir İş Günlerinin ikinci gününde Deniz Taşımacılığında Fırsatlar ve Konteynır Taşımacılığı Semineri düzenlendi. İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk’ün moderatörlüğünde gerçekleşen seminerde kovid-19 virüsünden kaynaklı pandemi durumunun, küresel Akdeniz ve ülkemiz deniz taşımacılığı etkileri, sektördeki teknoloji ve dijitalleşme kaynaklı gelişmeler, firmalar arası birleşmeler ile gelecekte bu sektörde var olabilmek için yapılması gerekenler ele alındı.
     Kovid-19 pandemisinin dünya ekonomisini ve ticareti sarstığını belirten Yusuf Öztürk, “Uluslararası Limanlar ve İskeleler Birliği’ne göre limanlardaki yük hacmi yılın ilk çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine göre dökme yükte yüzde 12 oranında düştü. Avrupa Deniz Emniyet Ajansı’nın 21 Ağustos tarihli verilerinde ise Ocak-Ağustos 2020 döneminde Avrupa limanlarına sefer sayısı yüzde 15.7 oranında düştü. Avrupa limanlarından Çin’e taşımalar yüzde 48,6 oranında, Çin’den Avrupa’ya taşımalar ise yüzde 27.7 geriledi. Karantina tedbirlerinin azaltıldığı ve ekonomilerin açıldığı Haziran ayında çoğalan iyimser tahminler, artan vaka sayısının tetiklediği ikinci dalga beklentileri zayıf talep etkileri ile yerini kötümser beklentilere bıraktı” dedi.

“Akdeniz bize yeni fırsatlar sunuyor”
     Küçülen ekonomilerin deniz yolu taşımacılığını olumsuz yönde etkilediğini aktaran Öztürk, “Çin yüksek hammadde ithalatı ile dünya ticaretine ve navlun fiyatlarına yön verdiği gibi boş konteynır pozisyonlaması navlun fiyatlarındaki düşüşü önlemekte. Aşı bulunsa da kırılgan arz ve talep üzerine kurulu bir dünyada yaşamaya devam edeceğiz öngörüsünden hareketle ülkemizin değişimine ayak uyduracak teknolojik dönüşümü ve altyapı yatırımlarını gerçekleştirmesi Türkiye’nin boğazları limanları lojistik merkezleri ve kombine taşımacılık sistemi ile Asya ve Avrupa arasında lojistik aktarma merkezi olma kabiliyetini güçlendirmesi son derece önemli. Küresel mal ticaretinin yaklaşık yüzde 90’ı deniz yolları ile yapılması ve mal ticaretinin yüzde 25’inin de ülkemizin içinde bulunduğu Akdeniz’de gerçekleşmesi bize yeni fırsatlar sunmaktadır. En büyük dileğimiz insanlığın korkulu rüyası olan kovid-19 salgının bir an evvel kontrol altına alınması” diye konuştu.

“Demir yolu bir anda popüler hale geldi”
     Türkiye’de ihracatta konteynır pozisyonlamasında birtakım sıkıntıların yaşandığını anlatan Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Emre Eldener, “Hatta ekipmanlar olmadığından ötürü ortaya navlunun yaklaşık yüzde 30-40 gibi yukarılara çıktığı bir dönem yaşadık. Özellikle Mayıs aylarında elimizde ihracat konteynırı bulunmadı. Bunun sıkıntılarını yaşadık. Ayrıca deniz yoluyla gelip demir yolu ile devam edecek yüklerde birtakım problemler yaşandı. Kombine taşımacılık sıkıntısı oldu. Demir yolu temassız taşımacılığın en güzel örneği olarak bir anda karşımıza çıktı. Demir yolu bir anda çok popüler hale geldi. Ama TCDD’nin elinde bin 200’lük kapasite var. Böyle bir yerde 2 bin 300 vagonluk bir talep geldiğinde doğal olarak mallar kaldı, vagonlara yüklenemedi. Biz bu salgın sürecinde kamu kurumlarıyla tüm STK’lar ile çok aktif bir şekilde iletişimde olduk. Aslında deniz yolunda birtakım problemler yaşandı diyoruz ama problemlerin büyüğü havayollarında ve özellikle kapı geçişlerinde şoförlerin karantina süreçlerinde yaşandı” dedi.

“Konteyner ücretleri aşağı çekilmeli”
     Deniz yolu taşımacılığına ilişkin önerilerde bulunan Eldener, “Çevreye duyarlı teknolojilere yatırım yapılmalı. Limanlarımızın demir yolu bağlantılarının bir şekilde kurulması gerekiyor. Özellikle önemli limanlarımızın bazılarında henüz bunu göremiyoruz. Transit taşımacılığının kolaylaştırılması ve geliştirilmesi gerekiyor. Bunlar aslında Çin’de ortaya çıkan pandeminin tek bir ülkenin kitlenmesi neticesinde mal akışlarını nasıl olumsuz etkilediğini görmemizi sağladı. Aslında tedarikin coğrafi olarak çeşitlendirilmesi gerekiyor. Bu da lojistikteki kanalların daha kolay çalışabilmesi ile mümkün olacak. Mal ithalatında kullandığımız konteynerlerde de yüksek demuraj ücretleri oluştu. Çünkü konteynerler limanlarda kaldı aktarılmadı. Bu noktada mevzuat iyileştirmeleri ile yurtdışına giden konteyner ücretlerinin bir miktar aşağı çekilmesi gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

“Henüz 2019 rakamlarına gelemedik”
     Ocak-Şubat 2020 döneminde geçen yılın aynı dönemine göre limanlarda gerçekleştirilen toplam konteyner elleçleme miktarının ton olarak yüksek olduğu kaydeden Eldener, “Pandemi ile birlikte rakamlar Nisan ayı itibari ile tonaj bazında aşağıya indi. İstediğimiz rakamlara, 2019 yılındaki rakamlara henüz gelmedi. Bunun Eylül ayında geleceğinin umuyoruz. Türkiye limanlarında elleçlenen yük miktarında düşüş var. Bu süreci elbirliği ile atlatacağımızı ümit ediyorum. Ağustos ayında rakamların biraz daha toparlandığını söyleyebilirim. İstatiksel göstergeler ve siparişler o yönde. Bu ümit verici. Ancak öte yandan da pandeminin artmamasını umuyorum” şeklinde konuştu. Türkiye’nin Doğu ve Batı arasında bir köprü olduğunu söyleyen Eldener, “Ülkemizdeki deniz yolu taşımacılığının sağlıklı bir şekilde yürümesi aslında baktığınızda tüm dünyayı ilgilendiriyor. Özellikle Avrupalıları ve Ortadoğu’yu, Kuzey Afrika ülkelerini yakından ilgilendiriyor” dedi.

“Ülkemizi üretim ve geçiş merkezi yapabiliriz”
     Türkiye’de transit taşımacılığın geliştirilmesi gerektiğini sözlerine ekleyen Eldener, “Türkiye, Asya ile Avrupa arasında taşımacılık koridoru. Belki biz pandemiden etkilendik ama tedarik zincirinin çeşitlenmesi sonucunda bunu önümüzdeki aylarda ülkemiz adına bir avantaja da çevirebiliriz. Ülkemizi üretim ve geçiş merkezi yapabiliriz. Transit taşımacılıkla ilgili birtakım çalışmalar var. Transit taşımacılığını kolaylaştırmak Singapur, Hollanda veya BAE prosedürlerini ülkemize adapte ederek rahat bir şekilde çalışma sağlamak ve çok kısıtlı bir süre içerisinde ciddi bir istihdam sağlama imkanını da beraberinde getiriyor. Biz o yüzden transit taşımacılığı ön plana alıyoruz” diye konuştu.

“Teslim edilecek gemiler 2021’e sarktı”
     Dünya olarak zorlu bir süreçten geçerek tarihi günler yaşadığımızı belirten Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Durmuş Ali Deveci, pandeminin küresel konteynır taşımacılığı etkilerini anlattı. Konteyner taşımacılık pazarında geleceğe yönelik beklentilere değinen Deveci, “Sektörün ancak 2022 yılında 2019 yılı seviyelerine dönmesi bekleniyor. İttifaklar arasında kaymalar, dolayısıyla pazar paylarında değişmeler olabilir. Yeni inşa konteynır gemilerinin teslim sürelerinde ertelemelerin olabileceği öngörülüyor. Hatta 2020’de teslim edilecek gemilerin 2021 yılına sarktığı görüyoruz. Devletler deniz yolu taşıyıcılarını çeşitli mekanizmalarla desteklemeli. Konteynır gemi işletmeciliğinde hacim ve pazar payından ziyade son yıllarda karlılığa odaklanma stratejisi izleniyor. Deniz yolu taşıyıcılarının, kara ve demir yolu bağlantılarını daha da güçlendirme ve kombinasyonlara yönlenmesi gerekiyor. Dijitalleşme bu dönemle birlikte daha da arttı” ifadelerine yer verdi.

“Hub liman kullanımını artırmalıyız”
     Türkiye’nin konteynır taşımacılığına ilişkin stratejilerini ele alan Prof. Deveci, “Lojistik ve deniz taşımacılığında sürdürülebilirliğe öncelik verilmeli. Alternatif tedarik kaynakları belirlenirken taşıma koridorları, rotaları ve intermodal taşıma kombinasyonlarını eş zamanlı olarak tanımlanması ve kullanılması faydalı olacak. Risk oluşturmayan tedarik kaynakları ile ilerleme ve ilişki geliştirmeliyiz. Liman Merkezli Lojistik kavramı çerçevesinde lojistik ve tedarik yönetimleri süreçlerinde limanların sundukları hizmetlerin kapsamının katma değerli lojistik hizmetlerle genişletilmeli. Limanların bir hub liman olarak kullanımı artırarak Türkiye’nin aktarma ve transit taşımalardaki payı artırılmalı. Bu kapsamda özellikle hinterland bağlamında altyapı, mevzuat, idari, ekonomik, teknolojik kapasite güçlendirilmeli” dedi.
 


+ Benzer Haberler
» Ağır hasta sayısı ilk kez geriledi
» Ağır hasta sayısındaki artış devam ediyor
» İhracat şampiyonlarının 160’ı Egeli
» Tekstil sektörü e-ticaret ile ayakta kaldı
» “Gümrük Birliği elimizdeki önemli kozlardan biri”
» Tüpraş, Online Staj Programı ile öğrencileri desteklemeye devam ediyor
» Türk Telekom’dan ‘hayat kurtaran’ yerli teknoloji
» PepsiCo, tüm dünyada %100 yenilenebilir elektrik kullanmayı hedefliyor
» İzmirsporlu kadın voleybolcular sağlık kontrolünden geçti
» Türkiye’nin koronavirüs ile mücadelesi sağlık turizmi için umut verici


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 28.09.2020
  Ticaret 26.09.2020
  Ticaret 25.09.2020
  Ticaret 24.09.2020
  Ticaret 23.09.2020
  Ticaret 22.09.2020
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni