• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Türk-İş: KÇÖ, güçlendirilerek sürdürülmeli

27 Nisan 2021 Salı 00:00
12
14
16
18

Türk-İş: KÇÖ, güçlendirilerek sürdürülmeli

           HABER MERKEZİ      
     Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’ne yönelik bildiri yayımladı. Salgın koşullarında da dünyayı işler halde tutanın yine emekçiler olduğunu vurgulayan Türk-İş, üç ay daha uzatılan Kısa Çalışma Ödeneği (KÇÖ) uygulamasının salgın boyunca güçlendirilerek sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
    Ücretsiz izine çıkarılan emekçilere yeterli gelir desteği sağlanması gerektiği yer verilerek, “17 Mayıs 2021 tarihine kadar uzatılan işten çıkarma yasağına rağmen 4857 sayılı İş Kanununun 25 madde 2. fıkrasını muvazaalı bir şekilde uygulayan işverenlere karşı denetim ve yaptırım getirilmeli. Kamuoyunda “Kod 29” olarak da bilinen bu muvazaalı uygulama ortadan kaldırılmalı. Bazı büyük işletmelerin “kalıcı uzaktan çalışma” uygulamasına geçeceklerini duyurmaları, uzun vadede yaşanacak hak kayıplarına neden olma tehlikesini de beraberinde getiriyor. Uzaktan çalışma uygulamasına yönelik düzenlemeler, uzaktan çalışanların ekonomik, sosyal ve sendikal haklarını gözeterek yapılmalı” denildi.

     Uzaktan çalışma kapsamında çalışan kadın emekçilerin ev içi iş yüklerinin eğitim öğrenim çağında olan çocuklarının da evde bulunmalarından dolayı daha da arttığı kaydedilerek, “Bu durum, kadınların iş-yaşam dengesi sorununu yoğunlaştırdı. İlgili sorunun üstesinden gelinmesi için düzenlemeler yapılması zorunlu oldu. Salgının yayılım hızıyla aşılama hızı arasındaki dengesizlik mutlaka giderilmeli. Fabrikalarda, bürolarda, her türlü kalabalık ortamda, fiziki temasın yoğun olduğu yerlerde çalışan emekçiler aşı programındaki öncelikli kapsama alınmalı. Salgınla mücadelede sorumluluğun bireylere bırakıldığı bir yaklaşımdan, etkin ve önleyici toplumsal yaklaşıma geçilmesi bir zorunluluktur. Toplumsal etkin ve önleyici salgınla mücadele programı, bireylerin salgına karşı mücadele isteğini de güçlendirecek. Emekçilerin yok sayıldığı, haklarının gasp edilmeye çalışıldığı, güvencesizliğe, işsizliğe ve sefalete mahkûm edildiği bir dünyada ne salgınla mücadele edilebilir ne de hayat sürdürülebilir. Geçmişte olduğu gibi bugün de emekçiler, verecekleri mücadelelerle tüm insanlığa güzel günleri getirecekler” sözlerine yer verildi.

     Sendikal örgütlülüğün öneminin bu olumsuz koşullarda daha iyi anlaşıldığı kaydedilen açıklamada, “Sendikalı emekçilerin, örgütsüz ve kayıt dışı çalışanlara göre, salgının olumsuz etkilerinden daha az hasarla çıkma imkanına sahip oldukları görüldü. Virüsün de etkisiyle, sendikasız, örgütsüz, güvencesiz işçiler ya işsizliğe ya da yoksulluğa mahkûm oldu. Bu sorunlarla mücadele için emekçilerin en önemli gücü örgütlenmek, sendikalaşmak. Sendikaların önemli savunma aracı sosyal devlet politikaları. Artık terk edilmesi gereken yaklaşım ise yeni-liberal anlayış. Üretimle sağlanan milli gelir artışı, bunu sağlayan geniş kesimlere adaletli dağılmalı. Yani fakirden alıp zengine değil, zenginden alıp fakire vermeli. Sosyal devlet yeniden ve daha güçlü bir şekilde yaşama geçirilmeli. Emekçilerin iş ve yaşam şartlarını iyileştirecek ekonomik ve sosyal politikalar öncelikle uygulanmalı, ücretli çalışanların vergi yükü düşürülmeli. Devam eden toplu iş sözleşmeleri müzakerelerindeki taleplerimiz karşılanmalı. İnsana yakışır istihdam şartları sağlanmalı. Taşeron çalıştırma KİT’lerde tamamıyla sona erdirilmeli ve geçici olarak çalışan işçiler kamuda kadroya alınmalı. Bunun için bizler şimdiye kadar verdiğimiz mücadelenin daha büyüğünü vermeye hazırız” ifadeleri kullanıldı.

     Covid-19 salgınının her şeyi alt üst ettiğini ve durumu fırsata çevirmek isteyenlerin yine ortaya çıktığı vurgulanan açıklamada, “Bugün her zamankinden daha fazla dayanışma içinde olmamız gerekiyor. Bir buçuk yıldır, şiddetini artıran Covid-19 salgını tüm dünyada milyonlarca can aldı. Ülkemizdeki gelişmeleri her geçen gün endişeyle izliyoruz. Bu gelişmeler, emekçilerin birlik içinde olmaları gerektiğini ortaya koydu, dayanışma çağrılarının ne derece doğru olduğunu gösterdi. Salgın, bazı işverenlere adeta bulunmaz bir fırsat verdi. Salgın, işçi hak ve özgürlüklerine el uzatılması için “meşru” gerekçeymiş gibi görüldü. İş ve gelir güvencesi zayıflatıldı. Diğer yandan salgın dünyaya başka bir gerçeği de hatırlattı. Onlarca yıldır yok edilmeye çalışan sosyal devlet felsefesinin ve varlığının önemi iyice ortaya çıktı. Dünyanın yeni-liberalizme teslim olduğu bir dönemde, salgına karşı devletlerin koruma ve destek önlemleri tartışma konusu oldu” denildi.
 
     İşsizlik sorununun resmi verilere yansıdığının ve devasa boyutlara geldiğinin vurgulandığı bildiride, “Ama çalışır gözüken ve fakat ücretsiz izine çıkarılan milyonlarca emekçinin yaşamlarını asgari ücretin yarısı bir gelirle nasıl sürdürecekleri sorusu yanıtsız kaldı. Kısa çalışma uygulaması kapsamında olan emekçilere yapılan ödemelerin yeterli olup olmadığı sorusunun cevabı verilmedi. Kendi nam ve hesabına çalışan küçük işletmecilerin, esnafların işyerleri kapanmak zorunda kaldı. Ailenin bir haftalık mutfak masrafını dahi karşılayacağı şüpheli olan bir meblağla yapılan “yardım” yeterli olmadı. Salgın tam anlamıyla sosyal devletin gücünü deneme sınavı halini aldı. Aralarında farklılıklar olmak kaydıyla dünyanın hiçbir ülkesi bu sınavdan geçer not alamadı. Emekçilerin büyük bir bölümü, hem salgınla hem de salgının getirdiği yoksullukla mücadelede bir başlarına kaldı. Bu durum ulus-dil-din-etnik köken ayrımı gözetmeksizin salgınının en ağır vurduğu kesimin yine emekçiler ve dar gelirler olduğunu ortaya koydu. Dünyanın tüm emekçilerinin, yaşadıkları zorluklara karşı beraberce mücadele etmeleri gerekliliğini hepimize bir kez daha hatırlattı” açıklamalarına yer verildi.


+ Benzer Haberler
» Günlük vak’a sayısı arttı ama aktif vak’a sayısı azalmaya devam ediyor
» Cari açık 33,2 milyar dolar
» Anneler Günü alışverişlerinde %127 artış
» Sanayi üretim endeksi Mart ayında yükseldi
» Varank: Sanayi üretimi üst üste 11 aylık yükseliş eğilimini korudu
» Perakende satış hacmi yıllık yüzde 19,2 arttı
» Hazine ve Maliye Bakanlığı: Kur farkı vergisi tamamen hayal ürünü
» Nakdi kredilerin yüzde 76’sı ticari kredilerden oluştu
» Toplam ciro endeksi yıllık yüzde 49,9 arttı
» Avrupa başarısına coşkulu karşılama


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 12.05.2021
  Ticaret 11.05.2021
  Ticaret 10.05.2021
  Ticaret 07.05.2021
  Ticaret 06.05.2021
  Ticaret 05.05.2021
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni