• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

‘Türk insanı gülsün’ diye evlerini ‘set’ yaptılar

08 Nisan 2020 Çarşamba 10:00
12
14
16
18

   ► Projenin adı Ev Yapımı... Yapımcısı Birol Güven ve bugünden itibaren her Perşembe günü saat 20: 00’de TRT ekranlarında izleyicisi ile buluşacak. Bu dizinin diğerlerinden farkı ilk ve tek olması...

     TRT koronavirüs salgını sonrası evlerine çekilen, zor günler geçiren vatandaşlar için yeni bir ev dizisiyle yüzleri güldürmeyi hedefliyor.
     Korona ile mücadele sürecinde sanatın insan hayatındaki öneminin altını çizmek için emek veren ekip, bu kapsamda ‘Türk insanı gülsün’ diye evlerini sete çevirdiler. Oyuncuların kendi evlerinde ve tamamen kendi imkânlarıyla çektikleri ‘Ev Yapımı’nın kadrosunda usta oyuncu Rasim Öztekin de yer alıyor.
     Rasim Öztekin’in sahnelerini eşi Esra Kazancıbaşı Öztekin çekerken, eşinin sahnelerini Rasim Öztekin çekiyor. Kısacası Öztekin Ailesi bu süreçte hem oyuncu, hem kameraman, hem ışıkçı hem de sesçi oldu.
     Rasim Öztekin ile cep telefonu ile yaptığımız röportajda, Ev Yapımı dizisi üzerinden korona sürecinin sanata etkisi, bu alanda yapılması gerekenler ve projenin önemi üzerine konuştuk.

Bu dizinin çekiminde sistem nasıl işliyor?
     Evdeki olanaklar ve cep telefonu ile çekilen bir dizi. Burada önemli olan; teknik açıdan çekime uygun bir cep telefonu kullanmak... Evlerimizde cep telefonu ile video çekimi yapıyoruz. Gelen görüntüleri izlediğimizde şaşırtıcı bir şekilde şunu gördük ki, akıllı telefon ile film çekilebiliyormuş.

Hikâye nasıl başlıyor? Süreci okuyucularımız ile paylaşmanızı istesem...
     “80’ler” dizisinin çekimine gidemeyen ekibi bir yapımcı kandırmaya çalışıyor. Herkes “Biz gelemeyiz” diyor. İlk bölüm, oyuncuların bu yönetmeni reddetmesi, evde neler yaptığını anlatması üzerine kurgulandı.
     Yönetmenimiz Birol Güven, bölümün senaryosunu yazıyor ve bize gönderiyor. Bu dizi, zaten karantina günlerindeki ev halimizi anlatıyor.
     Çekimleri herkes kendi evindeki olanaklarla yapıyor. Eşim Esra, zaman zaman yönetmen, asistan ve oyuncu oluyor. Ev halkının içinde olduğu bir dizi çekiyoruz.
     Birol Güven’in gönderdiği senaryoya göre bizim ile ilgili sahneleri evde tripot kullanarak çekiyoruz. Eve ışık sistemi aldık. Ekip ile WhatsApp üzerinden sürekli iletişim halindeyiz. Çekimlerimizi de WeTransfer programıyla kurgu ve montajdan sorumlu arkadaşlarımız ile yönetmene gönderiyoruz.

Bu süreçte aslında kameranın arkasına da geçmiş oldunuz. Neleri tecrübe ettiniz? Kameranın önünde mi olmak zor yoksa kamera arkasını organize etmek mi daha zordu?
     Kameranın hem önünde hem arkasındayım. Hem oyuncuyum, hem ışıkçıyım, hem kameramanım... Kısacası çekim anında her şeyim. Bir sette ne yaşanıyorsa bizim evde de o yaşanıyor.

Peki, bu süreçte en çok hangi işi yaparken zorlandınız?
     Eşim Esra’yı ikna edip, oynatmakta zorlandığım zaman dilimleri oldu. Esra’yı kandırmak zordur.(Gülerek...) Ama çekimlerde çok keyif aldık. Çünkü artık evde sıkılmaya başlamıştık. Bizim için güzel bir uğraş oldu. Evde kendi kendimize yönetmen havaları atıyoruz. Karantina günlerinde ideal bir iş oldu.
    - Hobinin ötesinde aslında yeni bir iş yapış şekli ve iş alanından bahsediyoruz.
     Kesinlikle... Belki bir müddet bu işler böyle yapılacak. Sürecin neler getireceğini bilmiyoruz. Ancak güzel bir deneme olacak. Bizi oyalamanın dışında böylesi bir ilkin içinde olmak da beni çok mutlu etti, hayatımıza güzellik kattı. Bu çalışma, dünyada bir rol model olacak.  

Bir gazeteci olarak bu süreçte öğrendiğim; sahada sıcak haberciliğin yerini hiçbir şey tutmuyor. Sizin mesleğiniz özelinden sürece bakarsak, setteki çekimlerin yerini tutabilir mi?
     Tabii tutmaz. Zorunluluktan kaynaklanan bir süreçten bahsediyoruz. Daha kaliteli ve olanaklı bir çekim yapmak varken, böyle bir şey ancak zor durumda iken yapılabilecek bir durum. Korona olayı birdenbire geçecek bir şey değil.
     Hayatımızda bir süre daha sosyal mesafe olacak, maske ile dolaşacağız. Yine kalabalığa girmekten imtina edeceğiz.
Televizyon dizilerinin önümüzdeki sezon yani Eylül ayını zor göreceğini düşünüyorum. Tabii her şey bir an önce eski sistemine kavuşsa da biz de set çekimlerimize dönsek... Ama bugün ki koşullarda zor görünüyor. Şu dönemde yapılabilecek en iyi şeylerden birisi bu proje oldu.

İşin kamera arkasındaki arkadaşları bu projeye ne ölçüde dâhil edebildiler?
     Ses direktörü, görüntü yönetmeni, ışıkçı arkadaşlarımız ile yol alıyoruz. Bizi, evde yaptığımız çekimler için “Şunu yapın, bunu yapmayın” diyerek yönlendiriyorlar. Asistanlar ve set içi sahadaki arkadaşlarımız maalesef yoklar. Bu dönem bunu gerektiriyor.

Dizi sektörü açısından Eylül sezonunun zor bir dönem olduğunu ifade ettiniz. Bu süreçte sektördeki dengeler nasıl değişir? Öngörülerinizi paylaşır mısınız?
     Bu konuda devletin kültür sanat alanındaki destek mekanizmalarını devreye alması gerekiyor. Önerim; devletin bu işe el atması gerekiyor. Bütün tiyatrolar kapalı durumda.
     Almanya özelinden örnek vermek gerekirse, tiyatrolara ciddi bir destek paketi açıklandı. Biz de bekliyoruz. Bu süreçte tiyatro yapılamıyor, dizi ve sinema çekilemiyor, konserler yok. Sanat tamamen durmuş durumda. Devlet bugünler için var.

     - Eklemek istedikleriniz…
     İnsanların korona sürecinden çıkaracağı çok önemli dersler var. Korona, zengin-fakir dinlemiyor. Aldığın son model arabanın hiçbir önemi yok. Süreç, bize bunu öğretiyor. Yaşam biçimi ve duruşu olarak korona sürecinden ciddi dersler çıkarmamız lazım. Birincisi bencilliği bırakmamız gerekiyor. İnsanların hala boş boş dolaşıyor olması bile büyük bencilliktir. Ayrıca sağlık çalışanlarının Allah yardımcısı olsun. Bu süreç bize sağlık çalışanlarının önemini gösterdi.


+ Benzer Haberler
» Çalışan sadakati için Hizmetkâr Lider olun
» ‘Tarımda 4. Devrim’ dünyanın açlık sorununu çözecek
» Tarımda yeni bir üretim seferberliği başlatmalıyız
» İşyerinde mutluluk: Başarı, gurur ve güven
» Teknik ve akademik eğitimi harmanlıyor Sanayiye ‘can suyu’ oluyor
» “Tarımsal nüfusumuzu kaybetmememiz gerekiyor”
» Çırak olarak başladı, pullukta dünyada ‘Ünlü’ oldu
» “Kadının güçlenmesi için toplumdaki önyargı ve kalıp yargıları sorgulatıp, değiştirmeliyiz”
» “Türkiye’nin en büyük güçlerinden biri; çalışkan ve duygusal zekâsı yüksek kadınlarıdır”
» Yeni hedef; ‘Oceans 7’yi tamamlayan ilk Türk kadını olmak


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 03.07.2020
  Ticaret 02.07.2020
  Ticaret 01.07.2020
  Ticaret 30.06.2020
  Ticaret 29.06.2020
  Ticaret 27.06.2020
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni