• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Toplumsal hassasiyet lafta kalıyor, ekonomik kaygılar tasarrufa itiyor

25 Eylül 2021 Cumartesi 14:00
12
14
16
18

Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan Türkiye’nin su tüketim alışkanlıklarını ortaya koyan araştırma;

Toplumsal hassasiyet lafta kalıyor, ekonomik kaygılar tasarrufa itiyor


           HABER MERKEZİ      
     Tarım ve Orman Bakanlığı’nın toplumdaki su tüketim alışkanlıklarını belirlemek amacıyla Türkiye temsiliyeti gözetilerek 26 ilde yaptırdığı araştırmaya göre, ankete katılanların yüzde 89’u gelecekte susuzluk yaşanabileceğini düşünüyor ancak bu endişe su tasarrufuna yansımıyor. Genç, iyi eğitimli ve çalışan kadınların içinde yer aldığı grup, toplumun susuzluk tehlikesi yaşaması konusunda tereddütlere sahip ama su tasarrufu konusunda yeterli çabayı göstermiyor. Orta yaşlı, daha düşük eğitimli, ev kadını ve kalabalık hanelerin oluşturduğu diğer grup ise toplumsal değil ekonomik kaygılar nedeniyle su tüketimine dikkat ediyor.
     Araştırmaya katılanların yüzde 40’ı ülkemizin su zengini olduğu kanaatinde. Özellikle çalışan erkekler Türkiye’yi su konusunda zengin olarak tanımlayan en kuvvetli kitle olarak öne çıkıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, araştırma sonuçlarını da göz önüne alarak toplumda bilinçli tüketimi teşvik edecek eğitim seferberliği için düğmeye bastı.
     Tarım ve Orman Bakanlığı, su ile ilgili kısa, orta ve uzun dönem stratejileri belirlemek amacıyla başlattığı 1’inci Su Şurası kapsamında Türkiye’nin su tüketim alışkanlıklarını da ortaya koydu. Türkiye temsiliyeti gözetilerek 26 ilde 1200 kişiyle gerçekleştirilen anket çalışmasında çarpıcı sonuçlara ulaşıldı.

GELECEKTE SUSUZLUK YAŞANABİLECEĞİNİ DÜŞÜNENLERİN ORANI YÜZDE 89
     Çalışmaya göre katılımcıların yüzde 40’ı ülkemizin su zengini olduğunu düşünüyor. Özellikle çalışan erkekler ülkemizi su konusunda zengin olarak tanımlayan en kuvvetli kitle olarak öne çıkıyor. Ankete katılanların yüzde 96’sı, “Gelecekte susuzluk yaşamamak için ciddi tedbirler alınmalı” görüşünü destekliyor. Gelecekte susuzluk yaşanabileceğini düşünenlerin oranı ise toplamda yüzde 89’a tekabül ediyor.

GÖRÜŞÜLENLERİN YÜZDE 83’Ü SU TASARRUFUNA DİKKAT ETTİĞİNİ DÜŞÜNÜYOR
     Ankete katılanların yüzde 83’ü su tasarrufuna dikkat ettiğini düşünüyor. Yüzde 31’i “Çok dikkatliyim”, yüzde 52’si “Biraz dikkatliyim” diyor. “Çok dikkatli” olduğunu söyleyenlerin oranı kişi başı su tüketimi düşük olan kesimde yüzde 35’lere yükseliyor. Cevaplara daha detaylı bakıldığında tasarruf konusunda en dikkatli olunan dönem 40-44 yaş aralığı olarak öne çıkıyor. Eğitimli ve sosyo ekonomik statüsü yüksek bireylerin su tasarrufu konusunda daha az dikkatli oldukları görülüyor. Bölgesel ayrımda Akdeniz ile Doğu ve Güney Doğu bölgesinde yaşayanlar su tasarrufu konusunda daha dikkatli. Yine kalabalık aileler su tasarrufu konusunda daha dikkatli grubu oluşturuyor.

TOPLUMSAL HASSASİYET TASARRUFA YANSIMIYOR
     Aynı ankette su tüketimi davranış kalıplarını ortaya çıkarabilmek için toplumsal ve bireysel hassasiyetleri ölçen analiz, su konusundaki endişelerin tasarrufa yansımadığını ortaya koyuyor. “Hanemdeki diğer fertleri su tasarrufu konusunda uyarıyorum”, “Suyu israf etmemeye özen gösteriyorum”, “Çamaşır ve bulaşık makinesi gibi ürünler satın alırken daha çok su tasarruflu modelleri tercih ederim”, “Gelecekte susuzluk yaşayabileceğimizi düşünüyorum”, “Gıda israfı aynı zamanda su israfıdır” ve “Gelecekte susuzluk yaşamamak için ciddi tedbirler alınmalı” cümleleri üzerinden yapılan analize göre su hassasiyeti konusunda farklılaşan iki toplumsal grup var. Genç, iyi eğitimli ve çalışan kadınların içinde yer aldığı grup, toplumun susuzluk tehlikesi yaşaması konusunda tereddütlere sahip ama su tasarrufu konusunda yeterli çabayı göstermiyor. Orta yaşlı, daha düşük eğitimli, ev kadını ve kalabalık hanelerin oluşturduğu diğer grup ise toplumsal değil ekonomik kaygılar nedeniyle su tüketimine dikkat ediyor.

BAKAN PAKDEMİRLİ: BOŞA AKAN SU ÇOCUKLARIMIZIN, HEPİMİZİN GELECEĞİ
     Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Türkiye temsiliyeti gözetilerek yapılan su tüketim alışkanları araştırmasının, toplumda su konusundaki farkındalığı artırıp, bilinçli tüketimi teşvik edecek uygulamaların hayata geçirilmesinin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. İklim değişikliğinin etkileri de göz önüne alındığında suyun kıymetini bilerek hareket etmenin gerekliliğine dikkat çeken Bakan Pakdemirli, şunları söyledi:
     “Toplumumuza boşa akan suyun çocuklarımızın, hepimizin geleceği olduğunu anlatarak, bu konuda insanımızı harekete geçirecek adımları atmamız gerekiyor. Küresel iklim değişikliğinin etkilerini önümüzdeki yıllarda daha fazla hissedeceğimizi bilerek, su konusunda eğitim seferberliği için düğmeye bastık. Su bilincinin küçük yaşlardan itibaren kazandırılması amacıyla anasınıfları da dahil su okur yazarlığı derslerinin ilköğretim müfredatına girmesi için ilgili kurumlarla görüşmelere başladık. Okulların yanı sıra başta çiftçilerimiz olmak üzere tüm toplumumuzda farkındalık çalışmalarını hayata geçireceğiz. Bu konuyla ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşları, STK’lar ve özel sektör temsilcileriyle suyun verimli kullanımına yönelik iş birliklerini değerlendiriyoruz. Toplumumuzu ‘Su Vatandır’ mottomuz çerçevesinde buluşturarak, geleceğimize sahip çıkmaya çağırıyoruz.”

MAKİNELERİ TAM DOLDURMADAN ÇALIŞTIRMAK SU TÜKETİMİNİ ARTIRIYOR
Görüşülenlerin yüzde 73’ünün kadın, yüzde 27’sinin erkek olduğu ankette öne çıkan diğer başlıklar özetle şöyle:

     - Haneler su tüketimine göre üç profile ayrılıyor. Hanelerin yüzde 38’i ortalama, yüzde 38’i ortalama altı, yüzde 24’ü ise ortalama üstü su tüketiyor.
     - Aylık ortalama su faturası 88 TL.
     - Ankete katılan her beş haneden dördünde (yüzde 81) bulaşık makinesi var. Bulaşıkları makineye dizmeden önce elde yıkamak her üç kişiden birinde alışkanlık haline gelmiş. Hanelerin yüzde 33’ü de makineyi tam doldurmadan çalıştırıyor. Ancak hem elde yıkamak hem makineyi tam doldurmadan çalıştırmak su tüketimini artırıyor.
     - Görüşülen hanelerin yüzde 4’ünde sifon su akıtıyor. Arızalı bir sifonu olan haneler yaklaşık 4 aydır sifonlarının su akıttığını belirtiyor.
     - Yine hanelerin yüzde 7’sinde damlayan bir musluk bulunuyor. Musluğu damlayan haneler yaklaşık 3 aydır musluklarının damladığını belirtiyor.
     - Hanelerin neredeyse hepsinde (%98) çamaşır makinesi var. Ankete katılanların yüzde 67’si ön yıkamalı program kullanıyor ve bu su tüketimini artırıyor. Aynı şekilde katılımcıların yüzde 43’ü makinesini tam doldurmadan çalıştırdığını söylüyor. Bu da su tüketimini artıran bir durum.


DİŞ FIRÇALARKEN YA DA EL YIKARKEN SUYU AÇIK BIRAKMAK İSRAFA YOL AÇIYOR
     - Görüşülenlerin yüzde 22’si diş fırçalarken suyu açık bıraktığını söylüyor ancak bu durum su tüketimini artırıyor.
     - Ankete katılanların yüzde 52’si el yıkarken suyu açık bıraktığını belirtiyor ancak bu da su tüketimini artıran bir faktör.
     - Duş almak en yaygın banyo yapma yöntemi. Duşta ortalama 13 dakika kalıyoruz. Kova ile banyo yapmak su tüketimini azaltırken, akan suyun altında duş yapmak da su tüketimini artırıyor.


KAMU SPOTLARI VE REKLAMLAR EN ÇOK BİLGİ ALINAN KANALLAR
     - Her 20 hanenin yaklaşık biri (yüzde 5) binasında yağmur suyunun kullanımına ilişkin bir sistem, yüzde 3’ü de gri suların arıtılıp tuvalet sifonlarında kullanımına ilişkin bir sistem bulunduğunu belirtiyor.
     - Görüşülen kişiler su tasarrufu konusunda en çok televizyondan (yüzde 73) bilgi aldıklarını belirtiyor. Onu sosyal medya (yüzde 41) ve internet gazeteleri (yüzde 16) takip ediyor. Kamu spotları ve reklamlar, en çok bilgi alınan kanallar olarak öne çıkıyor.


SU ŞURASI HAKKINDA
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın öncülüğünde Cumhuriyet tarihinin ilk Su Şurası’nda 11 ayrı çalışma grubu oluşturuldu. Bu gruplar su verimliliği, suyun havza ölçeğinde yönetimi, su hukuku ve politikası, su güvenliği ve atık su hizmetleri, su kaynaklarının kalite ve miktar olarak korunması ve izlenmesi, iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkisi ve uyum, su kaynaklarının yönetiminde karar destek sistemleri, su kaynaklarının geliştirilmesi, tarımsal sulama, depolamalı tesisler (yer altı ve yer üstü barajları, göletler) ile su, orman ve meteoroloji başlıklarında faaliyet gösterdi. Çalışma gruplarında, Tarım ve Orman Bakanlığı ile birlikte 66 üniversiteden 141 akademisyen, 38 ulusal sivil toplum kuruluşundan katılımcılar, ilgili kamu kurum ve kuruluşları temsilcileri, büyükşehir belediyeleri yetkilileri, su ve kanalizasyon idarelerinden temsilciler, 32 özel sektör ile su kullanıcılarını da kapsayan toplam 1631 katılımcı fikir ve önerilerini sunarak, suyun geleceğinin belirlenmesinde rol oynuyor.



+ Benzer Haberler
» Vak’a sayısı azaldı ama aktif vak’a sayısı artıyor
» OSB’ler ‘4562’ye çözüm bekliyor
» Dünya Gıda Günü: Tek yol gıdamıza sahip çıkmak
» İZTO’dan üyelerine fuar teşviği
» TSKB’den İzmir Demir Çelik’e 75 milyon dolar kredi
» SGK’ya kayıtlı çiftçi sayısı 12 yılda yüzde 46 geriledi
» Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği değişti
» İzmir Körfez Festivali açılış kokteyli yapıldı
» Nohut, sülfürik asit ve saf amonyak ihracatında kayıt uygulaması
» Denizciler pandemide rotasını simülatörle çizdi


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 16.10.2021
  Ticaret 15.10.2021
  Ticaret 14.10.2021
  Ticaret 13.10.2021
  Ticaret 12.10.2021
  Ticaret 11.10.2021
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni