• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

“Tohumlar çeyiz sandıklarından çıkıyor”

18 Mayıs 2019 Cumartesi 12:00
12
14
16
18

   ► Karaot Tohum Derneği, kaybolmakta olan yerel tohumları bularak üretime dahil ediyor.

     Torbalı’nın Karaot Köyü’nde Türkiye’de çiftçiler tarafından kurulan ilk tohum derneği olma özelliğine sahip Karaot Tohum Derneği, 14 yıldır kaybolmakta olan yerel tohumları bularak üretime dahil edilmesi için çalışıyor. Bugüne kadar binlerce farklı çeşitlerde tohumlara ulaştıklarını dile getiren Karaot Tohum Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Merve Ülgentay, “Kadınlar evlenirken çeyiz olarak tohumlarını taşıyor.  Amacımız onların yitirilmemesini sağlamak. Tohumlar çeyiz sandıklarından çıkarılsın üretime dahil edilsin istiyoruz” diye konuştu.

“Tohumları kadınlar saklıyor”
     14 yıl boyunca köy köy dolaşıp saha çalışmaları yaparak kaybolan tohumları bulduklarını dile getiren Karaot Tohum Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Merve Ülgentay, “Derneğin kurulma amacı yerli tohumları bulmak ve onları üretime dahil etmek. 14 yıl boyunca köy köy dolaşıp saha çalışmaları yaparak kaybolan tohumları bulduk. Bu tohumları her sene üretime dahil ettik ve yerel üreticilere yaptığımız fideleri dağıttık. Bugüne kadar binlerce çok farklı çeşitlerde tohumlara ulaştık. Domateste 400-500 farklı kaybolan çeşitlere ulaştık. Tohum takas şenliklerimiz var bizim haricimizde şenlik yapan belediyeler dernekler var” dedi.
     Amaçlarının kaybolan tohumların kaybolmamalarını sağlamak olduğunu kaydeden Ülgentay, “Şu an bir köyde bir teyze ölüyor ve tohumları kayboluyor. Çünkü tohumların büyük bir kısmı kadınlarda bulunuyor. Ata tohumu denmesine çok karşı çıkıyoruz, daha çok yerel tohum diyoruz çünkü tohumları saklayanlar hep kadınlar. Biz köylere gittiğimiz zaman tohumlar hep çeyiz sandıklarından çıkıyor. Kadınlar evlenirken çeyiz olarak tohumlarını taşıyorlar.  O yüzden atalık kavramına da karşı çıkıyoruz. Amacımız onların yitirilmemesini sağlamak. Çeyiz sandıklarından çıkarılsın üretime dahil edilsin istiyoruz” diye konuştu.

“En büyük hedefimiz kooperatifleşme”
     Dernek olarak en büyük hedeflerinin kooperatifleşme olduğunu vurgulayan Karaot Tohum Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Aytuğ Gündüz, “Üreticiler ile hayvan yemi olarak kullanılmak üzere silajlık mısır yapıyor. Kimseye silajlık mısır yapıyorsun ve neden zirai ilaç kullanıyorsun diyemiyoruz. Biz doğru bir ekonomik model kullanacağız ki ekonomik bir karşılığı olsun. Model oluşturmak, felsefe oluşturmak için uğraşıyoruz” dedi.
     Tohumlar meyve verme noktasına geldiğinde kooperatifleşme sağlayacaklarını kaydeden Gündüz, “Dernek olarak en büyük hedefimiz kooperatifleşme. Kooperatifleşme de sadece yerel tohumların fidelerinin dağıtılmasından ziyade, bu meyvelerin de nihai tüketiciye ulaşmasını sağlamamız gerekiyor. Hibrit fide veya tohum değil. Hızlı tüketimleri olan domatesi, patlıcan gibi ürünlerin kimyasal gübre ve zirai ilaç ile tüketilmesi ve bir sürü hastalıkların ortaya çıkması ile alakalı bir sıkıntı. Bu modelde üretici sayımız arttıkça, yılda kanser olan kişi sayısı 10 kişi kadar bile azalsa kardır. Böyle bir kamu yararı üzerinden bir model oluşturmamız gerektiğine inanıyorum” ifadelerinde bulundu.

“Isırgan otunu ilaç yerine kullanıyoruz”
     Tohumculuk sektörünün çok kirlenmiş bir sektör olduğunu ifade eden Gündüz, “Tohumların genetiği ile çapraz döllenme gibi yöntemler kullanarak oynuyorlar. Örneğin siz paketli tohumu aldınız, şu zamanda şu zirai zehri kullanacaksınız gibi bir reçetesi var. En büyük bela ot ilacı kullanımı. Ot ilacı arılarımızı öldürüyor, toprağı yok ediyor ve verimsiz hale getiriyor. Burada ise böyle bir şeye ihtiyaç duymuyorsunuz. Zararlılarla mücadele için ısırgan otu kullanıyoruz. Isırgan otu kötü kokuyor, kokusuna gelmiyor çünkü bitin de faydası var bazı bitkilere sürdürülebilir ekonomik bir yöntemle hareket ediyoruz. Yerel tohum bunun omurgası oluyor” açıklamalarında bulundu.
     Derneğin kurulduğu yıllarda ilaç kullanımına hassasiyet gösteren üretici sayısının bir elin parmaklarını geçmediğini, şu an bu sayının yükseldiğini belirten Gündüz, “İnsanlar bunun önemli olduğunu anlamaya başladı. Çiftçiye bitkiye niye zehir atıyorsun demesi var, biz zehir atıyoruz bu durumdayız gel bahçemize dediğimizde ikna oluyor. Önerin onu ikna etmiyor, çünkü insanlar hayatını bu şekilde idame ettiriyor. Kirlenmiş topraktan alacakları mısırla idame ettiriyorlar” diye konuştu.

Tohumlar her üreticiye verilmiyor
     Derneğin yönetim kurulu kararı gereği tohum yollamadıklarını belirten Gündüz, “Sadece üretim alanı olan, bu konuda deneyimli bir ekibi olanlara tohum veriyoruz. Diğer insanlara veremiyoruz çünkü bize geri dönmesi gerekiyor. Bu bir süreç. Aralık ayında bir başlıyor temmuz ağustos aylarında tohumluklarını almaya başlıyoruz. Önümüzdeki senenin hazırlıklarına başlıyoruz. Eğer biz bunların tohumlarını almazsak dağıtırsak hiç kimse de bunu yetiştirmezse ve meyve olarak yiyip bitirirse tohumların sürdürülebilirliği olmaz. Bu nedenle tohum değil size fide vereli diyoruz. İstemediğiniz kadar olur. Bu şekilde yönlendiriyoruz” dedi.


+ Benzer Haberler
» Kriz, güvenliği ‘icralık’ etti
» Sürgün köpeklerin yaşamla mücadele hikayesi
» Yemlik mısır azalıyor, maliyetler artıyor
» “Çocuklar için başka bir ütopya mümkün”
» Stoktaki antep fıstığı talebi karşılayacak
» Söylem ‘milli tarım’, eylem ‘ithalat’
» Irak sorunu anaç tavukları kesime gönderdi
» Oyuncak ithalatına eğitim destekli yerli üretim
» Köpekli sporlara yönelen gençler profesyonelleşemiyor
» Beyaz eşya almak lüks oldu


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 27.06.2019
  Ticaret 26.06.2019
  Ticaret 25.06.2019
  Ticaret 24.06.2019
  Ticaret 22.06.2019
  Ticaret 21.06.2019
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni