• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Kariyer  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  HABERLER  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  İHALELER  |  FİNANS  |  TİCARET BORSALARI  |  RESMİ GAZETE

Tibbi Aromatik Bitkiler ve iyi yaşam

12 Nisan 2017 Çarşamba 15:00
12
14
16
18

Tibbi Aromatik Bitkiler ve iyi yaşam

    ► Sağlıklı ve sürdürülebilir bir dünya ve yaşamın her geçen gün daha da önem kazanmaya başladığı dünyamızda 'İyi Yaşam' teması öne çıkıyor

     Sağlıklı ve sürdürülebilir bir dünya ve yaşamın her geçen gün daha da önem kazanmaya başladığı dünyamızda “İyi Yaşam” teması öne çıkıyor. İyi yaşamla anlatılmak istenen ise; daha sağlıklı, daha güzel, daha uzun yaşam. Bu kapsamda da doğal ve bitkisel beslenme karşımıza çıkıyor.
Bitkiler sürdürülebilir yaşam için gerekli olan oksijeni ve besini sağlarlar ve sağlığımızı korurlar. İnsan yaşamının başlamasıyla birlikte bitkilerin tedavi amaçlı kullanımı başlandı. İlk günden itibaren bitkilerin tedavi edici gücünden “İyi Yaşam” için yararlanıldı. Günümüz modern tıbbında kullanılan pek çok ilaçta bitkilerden elde ediliyor.

     Ülkemizdeki bitkisel zenginlik; üç fitocoğrafik bölgenin kesiştiği bölge olmasından, Güney Avrupa ile Güneybatı Asya floraları arasında köprü olmasından, pek çok cins ve seksiyonun orjin ve farklılaşım merkezi olmasından kaynaklanıyor. Bu zengin florada çok sayıda tıbbi ve aromatik bitkiyi de bünyesinde barındırmakla kalmayıp aynı zamanda pek çoğunda gen merkezi konumunda bulunuyor.  Buna rağmen bu bitki zenginliğinden yeterince yararlanılamıyor. Doğal florada bulunan bitkiler halk arasında; gıda, tedavi amaçlı (Fitoperapi: tıbbi bitkilerle tedavi), çay, baharat, boya, insektisit (böcek ilacı), hayvan hastalıklarının tedavisi, reçine, zamk, uçucu yağlarından faydalanma, meşrubat, kozmetik sanayinde kullanımı yapılıyor.
     Ülkemiz bitkisel ilaç, bitki kimyasalları, gıda katkı maddeleri, kozmetik ve parfüm sanayi ile boya sanayi gibi önemli sektörlere hammadde temin eder pozisyonda olması nedeniyle tıbbi aromatik bitkiler ticaretinde önde gelen ülkeler arasındadır.
     Günümüz dünyasında bu bitkiler alternatif tıp (tıbbi tedavinin yerine kullanılan) alanında kullanılsa da doğru olan tamamlayıcı tıp alanında kullanılmasıdır. En çok kullanıldığı alan tamamlayıcı tıp (tıbbi tedavi ile birlikte kullanılan tedavi) uygulamalarıdır.

     Dünya
     Dünyadaki tüm bitkilerin 320 bin adet olduğu tahmin ediliyor. Bunlardan 270 bininin bilindiği belirtiliyor. Bunlardan da 70 bininden yararlanıldığı, yaklaşık 3 binin besin kaynağı, 25 bin kadarının tedavi amaçlı kullanıldığı, 5 bininin endüstriyel amaçlar için kullanıldığı, 15 bin kadarının da süs bitkisi olduğu uzmanlar tarafından belirtiliyor. Dünya ticaretinde en çok konu olan tıbbi aromatik bitkiler; kahve, susam, sarımsak, kırmızı biber, yenibahar, karabiber, yeşil çay, hardal tohumu, haşhaş tohumu, zencefil, salep ve kimyon başta geliyor.
     Yeryüzünde dağılışı eşit olmayan bu bitkilerin Tropik bölgeler tür çeşitliliği bakımından en zengin yerler olarak gösteriliyor. Kutuplara doğru tür sayısı azalmakta ve tTür bakımından en zengin yerler Güney Amerika’nın Kuzey kesimleri ile Endonezya takımadaları olduğu belirtliyor. Dünya ticaret hacmi ve değeri konusunda en sağlıklı ve güvenilir veriler Cenevre’de ki Uluslararası Ticaret Merkezi (UN Comtrade) bilgi bankasından elde ediliyor.
     Dünyada tıbbi ve aromatik bitki dış alımı yapan ülkeler içerisinde olan ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Hollanda, Çin, Hindistan gibi ülkeler aynı zamanda bir çok bitkinin de dış satımını yapan ülkeler arasında geliyor. Dünyada popüler kullanılan tıbbi bitki sayısı 4-6 bin, ticareti yapılan tür sayısının 3 bin civarında olduğu belirtiliyor.

     Türkiye
     Bitki zengini bir ülke olan Türkiy, çeşitli kaynaklarda yurt içinde aktarlarda 200 civarında doğal bitki türü satıldığı belirtiliyor.
     Türkiye’de ticari amaçla doğadan toplanarak iç ve dış piyasada satılan bitki türlerinin sayısı uzmanlar tarafından 347 adet olarak belirtiliyor. Bunların içinde endemik olanlarının sayısı 35 olduğu doğadan toplanıp yurt dışına satılan doğal bitki türü sayısının ise 100 kadar olduğu bildiriliyor. Bununla birlikte ülkemizdeki türlerin en az bin  kadarından çeşitli şekillerde yararlanıldığı ve 400 kadarının da ticaretinin yapıldığı tahmin ediliyor. Türkiye 2014 itibariyle baharatta 30 milyon dolarlık ithalat, 150 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirmesine rağmen, zengin potansiyelimize göre bu rakamlar olması gereken potansiyelin çok altında bir durumda kalıyor.
     Tıbbi Aromatik Bitkiler hem doğadan toplanmakta hem de kültür bitkisi olarak yetiştiriliyor. Tıbbi aromatik bitkiler Dünyada olduğu gibi ülkemizde de ya doğadan toplanmakta ya da kültürü yapılıyor. Yeryüzünde yararlanılan 70 bin bitki türünün sadece yüzde 10’ nunun kültürü yapıldığı, Avrupa’da yayılış gösteren bin 200 civarındaki bitki türünün yüzde 90’ının doğadan toplandığı, Çin’de de geleneksel Çin tıbbında kullanılan bitkilerin büyük çoğunluğu doğadan toplandığı biliniyor.
     Ülkemizde ise tıbbi aromatik bitkilerin yüzde 75’i orman alanlarından ve doğal yetişme alanlarından toplanıyor. Kültüre alınan çeşitleri sınırlı sayıda ve sınırlı alandadır. Doğadan toplanan Tıbbi Aromatik Bitkilerin bazıları; Defne, Mahlep, Ihlamur Çiçeği, Adaçayı, Biberiye, Meyan Kökü Ardıç ve bir miktar Kekik’ten oluşuyor.

     Kültürü yapılan Tıbbi Aromatik Bitkiler
     Kimyon, Anason, Kekik, Çemen, Rezene, Nane, Şerbetçi Otu, Kişniş. bir miktar Adaçayı kültürü yapılan Tıbbi Aromatik Bitkiler arasında bulunuyor.
Doğadan toplama tıbbi aromatik bitkiler için önemli bir sorun teşkil ediyor.. Günümüzde IUCN (Uluslar arası dünya doğa koruma birliği) verilerine göre dünyada 15 bin tıbbi bitkinin türünün nesli farklı derecelerde tehlike altında bulunuyor. Doğal kaynakların aşırı, kontrolsüz ve erken toplanması sonucu olarak bazı tıbbi bitkilerin popülasyonları devam ettiremeyecek durumda. Yoğun talep yüzünden Dünyada; Adonis vernalis, Ginko Biloba, Panax Ginseng, Harpagophytum Procumbers gibi bitkilerin nesilleri tehlike altında..
     Ülkemizde de yumruları salep olarak kullanılan Orchidaceae familyasına dahil orkide türleri ile Gypsophila Arrostii, Gentiana Lutea gibi türler aşırı toplanması sonucu tehlike altında bukunuyor.  Özellikle Orchidaceae (Salep) familyasına dahil bazı salep türlerinin yumru ve droglarının da ihracatı yasaklandı. Yasaklamalar her yıl toplanan “Doğal Çiçek soğanları Komisyonu” tarafından belirleniyor. Ayrıca ormanlık arazide kendiliğinden yetişen yabani orkide yumrularının toplanması ve satılması ekolojik denge nedeniyle yasak.

     Türkiye’de kültüre alınanlar
     Haşhaş, kimyon, safran çok eskiden beri kültürü yapılan bitkiler arasında bulunuyor.
     Anason, rezene, kişniş, nane, fesleğen, çörekotu, çemen, kırmızı biber, yağ gülü, çay, kudret narı ve şerbetçi otu, Biberiye, ekinezya, kebere, kekik, lavanta, papatya, Çöven, sarı kantaron, kardelen, salep, göl soğanı, yılanyastığı, yılan bıçağı, zambak, ters lale ve lale gibi soğanlı bitkiler de yeni kültür bitkileri arasında. Maalesef binlerce yıldır ektiğimiz birçok bitkide tescilli bir çeşidimiz çok az veya yoktur. Keten, haşhaş, anason, kişniş, çemen, kekik, adaçayı, fesleğen, tere, roka gibi bitkilerde son yıllarda bazı çeşitler tescil edilmiş veya çalışmaları başlatıldı.
     Tıbbi aromatik bitkileri kültüre almada ve Pazar çalışmalarında; Tıbbi aromatik bitkilerin ıslahında drog verimi yanında etkili madde verimi de son derece önem teşkil ediyor. Türkiye’de bu tip çalışmalar olmasına rağmen bunlar henüz araştırma kuruluşları bünyesinde kalıyor. Hasat sonrası işlemler tıbbi aromatik bitkilerde kaliteyi belirleyen en önemli unsurlar arasında bulunuyor. Hasat sonrası işlemlerdeki hatalar veya yanlış uygulamalar tıbbi aromatik bitkilerde önemli etkiye sahip. Bunları, yıkama, kurutma (hasat sonrasında kaliteyi etkileyen en önemli unsurların başında geliyor), ayırma-kıyma-doğrama, depolama ve paketleme olarak sıralanabilmekte.

     Tıbbi aromatik bitkilerde “Ekstrasyon” işlemleri de önemli uygulamalar arasında geliyor.
     Sabit Uçucu Yağ Ekstraksiyonu; Uçucu yağlar, sabit yağlar, alkaloitler, fenolik ve boyar maddeler gibi endüstriyel değeri çok yüksek olan pahada ağır ürünler ekstraksiyon veya ileri metotlarla elde ediliyor. Gül yağı su distilasyonu, kekik, adaçayı ve defne yağları ise buhar distilasyonu ile elde ediliyor. Distilasyon işlemi sonucunda ticari değere sahip iki farklı ürün saf uçucu yağ ve distilasyon suyu ortaya çıkıyor.
     Mekanik olarak soğuk sıkma yöntemi ile limon, portakal, bergamut, greyfurt ve misket limonu gibi turunçgillerin meyve kabuklarından uçucu yağ çıkartılıyor.
Defne meyvesi yağı üretiminde sıcak su ve hekzan ayrıştırıcı olarak kullanılıyor.
     Keten tohumu, badem yağı, kabak çekirdeği ve çörek otu yağında soğuk pres yöntemi tercih ediliyor.
     Kuru Ekstre; Gıda takviyesi, kapsül veya tablet formundaki bitkisel ilaçlarda.
     Sıvı Ekstre; Keçiboynuzu ve andız pekmezi en çok kullanılan sıvı ekstrelerdendir. Stevia ekstresi ve meyan balı da değerlendirilmektedir.

     Dünya’da Tibbi Aromatik Bitkiler ticareti
     Dünyada bitkisel ürünler için başlıca ticaret merkezleri dendiğinde; Çin, Almanya, ABD, Fransa, İtalya, Japonya, İspanya, İngiltere, Hindistan ve Hong Konk geliyor.
     Bitkisel ilaçların kişi başına en yüksek tüketiminin olduğu ülke dendiğinde ise Japonya karşımıza çıkıyor.

     Türkiye Tibbi Aromatik Bitkiler ihracatı
     Tıbbi aromatik bitkilerin ihracatından yıllık 140 milyon dolar gibi bir gelir sağlanılıyor. Türkiye dünya genelinde yaklaşık 100 ülkeye tıbbi aromatik bitki ihracatı yapıyor. Türkiye; dış satımın önemli bir kısmını Kuzey Amerika, Avrupa Birliği, Latin Amerika, Uzak Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerine yapmaktadır. Bu ülkelerden ABD, Almanya, Vietnam, Hollanda, Polonya, Brezilya, Kanada, İtalya, Belçika, Yunanistan, Fransa ve Japonya listenin başında yer alıyor.
     Kekik, defne, kimyon, kebere, çay ve haşhaş tohumu ve alkaloitlerin de önemli tedarikçi ülke durumunda. Ayrıca; morfin, gül yağı,  kekik yağı, defne yağı, adaçayı yağı, ıtır çiçeği yağı, sığla yağı, kimyon yağı, reçine, terebentin, oleoresin, sığla, kitre, sakız, zamk olarak ekstre ve ekstraktlarını da ihraç ediyor. Son dönemlerdeki ihracat verilerine bakıldığında yıllar içerisinde dünya ihracat değerlerinde artış yaşanmasına rağmen ülkemiz ihracat değerleri yatay bir seyir izliyor.

     Türkiye Tibbi Aromatik Bitkiler İthalatı
     Ülkemiz bir kısım tıbbi aromatik bitkiyi de ithal ediyor. Ülkemiz ithalat değeri az da olsa yükseliş trendi gösteriyor.Tarçın, Karabiber, karanfil, zencefil gibi ülkemizde yetişmeyen tıbbi aromatik bitkiler özellikle uzak doğudan ithal edilmektedir. Bir de maliyetleri düşük olduğu için ürettiğimiz bazı tıbbi aromatik bitkileri de ithal ettiğimizi görülüyor. Bu ürünlerin bir çoğu yurt içinde işlenerek tekrar ihraç ediliyor.

     Tamalayıcı tıp
     Dünyada geleneksel ve tamamlayıcı tıp kullanım yüzdesine bakıldığında; Çin’de yüzde 70, Kanada’da    yüzde  70, Fransa’da yüzde 49, Avustralya’da yüzde 46, Amerika’da yüzde 42, Belçika’da yüzde 31 oranında olduğu görülüyor.

     Tıbbi Aromatik Bitkilerin Kullanım Alanları
     Uzmanlar tarafından dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 80’inin sağlığına kavuşmak için geleneksel tıbbı ve tıbbi aromatik bitkileri kullandığı ifade ediliyor. Dünyamızın son zamanlarda içinde bulunduğu ekonomik belirsizlik ve sıkıntılar nedeni ile, Tıbbı Aromatik Bitkiler sektörü dünya çapında yaygın kullanımı ile ticarette çok önem arz ediyor. İzmir ili tıbbı aromatik bitkilerin yurtiçi ticaretinde ve ihracatında en önemli il konumunda bulunuyor.

     Tibbi Aromatik Bitkilerde pazarlama stratejileri önerileri
     Ülkemizde kültürü yapılan bitkilere pirim veriliyor. Üretimi yapılan tıbbi aromatik bitkilerin diğer kültür bitkilerini etkilemeyecek kıraç alanlarda, daha çok susuz tarım ile yapılması ve hem üreticilerimizin desteklenmesi hem de ülkemizin milli çıkarları açısından önem arzettiği için kültürü yapılan tıbbi aromatik bitkilere de prim verilmesi gerekiyor. Doğadan ormanlardan toplanan tıbbi aromatik bitkilerde bazı kesintiler mevcut. Bu nedenle doğadan toplanan ürünlerde tam kayıt maalesef bulunamıyor. Bunun birçoğu kayıt dışı kalıyor. Ormanlık alandan, kayalık zeminden ve yamaçlar gibi zor ve zahmetli yerlerden toplanan bu ürünlerin kayıt altına alınabilmesi için bu ürünlere de prim verilmesi gerekiyor.
     Türkiye’nin ürünlerinin dış satımını arttırmak için ürün kalitesinin arttırılması, ürünlerin belalısı olan Tağşis sorununun çözümü için çalışılması, hasat sonrası işlemlerde ve özellikle kurutma ve depolamada daha dikkatli olunması gerekiyor.
     Hammadde tedarikçiliğinden vazgeçip mamul ya da yarı mamul üretip onu satar pozisyona gelinmesi. Türkiye’ye özgü birçok bitki yurt dışına ham madde olarak ithal edilip başka ülkelerde işlenerek dünyaya dağıtılıyor. Paketli Pazar olarak yurt dışında varlık gösterilmesi gerekiyor.Değişen ve gelişen dünyada insanların beklentilerini iyi etüt ederek yeni ürünlerin ve yeni pazarların bulunması, Tıbbi aromatik bitki ticaretinde önemli ülkeler incelenerek etütlerinin yapılması özellikle son dönemlerde popülaritesi her geçen gün artan bitkisel çay pazarında daha aktif rol alınması gerekiyor.
     Dünya fiyatları iyi etüt edilerek fiyat politikalarımızın belirlenmesi. gelişen dünyanın artık vaz geçilmezi olan sanal dünyanın reklam aracı olarak etkin ve aktif kullanması önem arz ediyor.

     Uluslar arası fuarların aktif şekilde kullanılması, özellikle ürün tescilleri için ülkemizdeki resmi işlemlerin hızlandırılması, ürünlerin hikayelerinin yaratılması ve efsaneleştirilmesi,  hem üreticilere hem de işletmelere ürün ve sektör ile ilgili eğitimlerin devamlı verilmeli.
     Ürünlere dayalı yeni alanların, sektörleri yaratılması. (aroma terapi, vinoterapi, apiterapi, güzellik merkezleri, masaj merkezleri, kozmetik, sağlık sektörü…) gerekiyor. Şu an kullanılan Tıbbi Aromatik Bitkilere Alternatif Tıbbi Aromatik ürünlerin bulunması, sektöre yönelik istatistiklerin tam ve verimli bir şekilde tutulmasının sağlanması, özellikle şifalı bitkiler ile ilgili sanal alemde doğru bilgi bulma sıkıntısı var.
     İnternette doğru bilgilerin bulunurluğunun sağlanması, aktarlara daha etkin denetlemelerin getirilmesi, bitki çeşitliliğinin korunması, sürdürülebilirliğinin sağlanması için Yasal mevzuatların güncellenmesi, genetik materyalin arttırılmasının sağlaması ve Tıbbi Aromatik Bitkilerde kullanılan Zirai İlaçların tam olarak belirlenerek ruhsatlandırılmasının sağlanması gerekiyor.

Kaynak: İzmir Ticaret Borsası Dergisi
Yazan: Bilge Keykubat İzmir Ticaret Borsası Ar-Ge Uzmanı

 


  Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış

  Yorum Ekle

Ad Soyad :
E-Posta :
Mesaj :
Güvenlik Kodu :



+ Benzer Haberler
» İkinci el araç piyasasında canlılık başladı
» TESK: Sigorta şirketleri zarar değil kâr ediyor
» Altınyağ dünya devi Sodrugestvo ile anlaştı
» Yanıltıcı yıldız tanıtımına idari para cezası
» Büyümede Türkiye 3. sırada
» "Sanayi 4.0 ile Eğitim 4.0 ayrı düşünülemez"
» İtalya’dan 2 ödül birden kazandı
» Demirtaş: "İzmir’in kaderi müzesizlik olmamalı"
» Reolift’ten hayat kurtaran otomatik iskele
» Festival 29 Temmuz’da Çeşme Kalesi’ne geliyor


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 24.06.2017
  Ticaret 23.06.2017
  Ticaret 22.06.2017
  Ticaret 21.06.2017
  Ticaret 20.06.2017
  Ticaret 19.06.2017
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    1