• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

“Tarımda rekabetçiliğin yolu Ar-Ge’den geçiyor”

02 Aralık 2020 Çarşamba 12:00
12
14
16
18

“Tarımda rekabetçiliğin yolu Ar-Ge’den geçiyor”

   ► Kestelli: Ar-Ge çalışmalarında bakanlığın veri altyapısı ile laboratuvar ve arazi altyapısından faydalanma imkânımız olacak

           HABER MERKEZİ      
     İzmir Ticaret Borsası Kasım Ayı Olağan Meclis Toplantısı meclis üyelerinin geniş katılımıyla video konferans yöntemiyle gerçekleştirildi. İTB Kasım Ayı Meclis Toplantısı’nda pandemi döneminin ve küresel iklim değişikliğinin tarım sektörüne etkileri ele alındı.
     Toplantının açılış konuşmasını yapan İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, “Tarım ve gıda alanında katma değeri artırmamızın ve yurtdışı piyasalarda daha rekabetçi olmamızın yolu Ar-Ge çalışmalarından geçiyor” dedi.
     İzmir Ticaret Borsası Yönetimi olarak bir süredir üzerinde yoğun olarak çalıştıkları İzmir Tarım Teknoloji Merkezi (İTTM) projesinde önemli bir aşama kaydettiklerine değinen Işınsu Kestelli, “İTTM bünyesinde gerçekleştirilecek Ar-Ge çalışmalarında Bakanlığın veri altyapısı ile laboratuvar ve arazi altyapısından faydalanma imkânımız olacak. Her zaman söylediğimiz gibi tarım ve gıda alanında katma değeri artırmamızın ve yurtdışı piyasalarda daha rekabetçi olmamızın yolu Ar-Ge çalışmalarından geçiyor” diye konuştu.

“İzmir’in serbest bölgeler şehri olmasını destekliyoruz”
     Türkiye olarak küresel piyasalarda daha etkin olabilmek amacıyla, İzmir’in serbest bölgeler şehri olmasını desteklediklerini ifade eden Kestelli, “Üretim ve ihracat artışının yanı sıra yabancı sermaye ve teknoloji girişinin hızlanmasına imkân sağlayan serbest bölgelerin ilimiz ve bölge ekonomisine büyük bir ivme kazandıracağını düşünüyorum” dedi.

“Damlama sulama yatırımı desteklerinde artış yapılmalı”
     Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2018-2022 yıllarını kapsayan; Türkiye Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı’nı hazırlayarak uygulamaya koyduğunu belirten Barış Kocagöz, “Plan kapsamında, tarım sektörünün iklim değişikliğine karşı uyum sağlaması, verim kaybının minimize edilmesi, gıda güvenliğine katkıda bulunması amacıyla tarımsal faaliyet kaynaklı sera gazı emisyonlarının hesaplanması ve azaltılmasına yönelik faaliyetler belirlenerek sürdürülebilir arazi yönetimi ve iklim dostu tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması çalışmaları yapılıyor. 2021 yılını sulamada hamle yılı ilan eden bakanlığımıza bu hassasiyetlerinden dolayı teşekkür ederiz. Ancak bakanlığın da damlama sulama yatırımı desteklerinde artış yapması, yeni modeller geliştirmesi, hatta sertifikalı tohum kullanımına bir dönem artı destek primi verdiği gibi modern sulama sistemi kullandığını ispat eden üreticilere de artı bir destekleme vermesi düşünülebilir” dedi.

“Doğal alanlarda inşaatlar yaparak yaşamaya devam edemeyiz”
     FAO 2020 Raporu’nda, su sıkıntısının artmasının gıda güvenliğini ve beslenmeyi tehdit ettiği, bu nedenle, tarımda su kullanımının daha sürdürülebilir hale getirilmesi için acil eylem gerektiği sonucuna varıldığına değinen Kocagöz, rapora göre artan nüfusla birlikte, kişi başına düşen tatlı su kaynakları son yirmi yılda yüzde 20’den fazla azaldı. Bu durum daha az su ile daha çok üretme ihtiyacına neden oluyor. Toplam ekim alanlarının yaklaşık yüzde 11’i ve mera alanlarının yüzde 14’ü tekrarlayan kuraklıklar yaşamakta, sulanan tarım arazilerinin yüzde 60’ından fazlası ise yüksek oranda su stresine maruz kalmaktadır. Rapora göre Türkiye’de tarımsal üretimin de yaklaşık yüzde 27’si sulama sistemleri ile yapılırken, geri kalanı ise doğal yağışlara bağlı olarak yapılıyor. Yani tarım tarafı kendi sorumluluğu kapsamında önlemleri bir şekilde almak için kolları sıvadı. Ancak fosil yakıtları aynı oranda tüketerek, doğal alanlarda inşaatlar yaparak yaşamaya devam edemeyiz. Bu nedenle ilgili kurumlar, belediyelerimiz, şehir plancıları odası gibi odalarımız da yapılaşma odaklı girişimlerde üstlerine düşen görevi yapmalılar. Yani sadece sulama projeleri ile değil, bu işin asıl ana kaynağı olan iklim değişikliği ve ona neden olan her şey kuraklığa giden yoldur. Bu kurumlarımız açıkça yenilenebilir enerji kaynaklarına karşı çıkacaklarına, gelecek nesillerimiz için inşaat yerine bu projeleri desteklemeliler. Çünkü hala anlaşılmamış önemli kabul edilemez bir olgu; Biz insanlığın bu gezegenin tek sahibiymişiz gibi davranmamızdır” ifadelerini kullandı.


+ Benzer Haberler
» Temel ihtiyaç ürünlerindeki fahiş fiyat artışına sıkı denetim
» İngiltere ile yapılan serbest ticaret anlaşması, lojistik sektöründe beklentileri yükseltti
» Yapı ve Yapı İnşaat’dan denizin 100 metre derinliğinde bir ilk
» “Türkiye’nin 5G’ye geçişinde KOBİ’lerle çalışacağız”
» Sınır ötesi seyahatlerde aşı pasaportunun zorunlu hale getirilmesi tartışılıyor
» Gödence Göleti tam gaz
» Çeşme’de larva ilaçlama çalışmaları aralıksız sürüyor
» Süt için yollara tuz
» DESKİ içme suyu sondaj kuyusu yaptıracak
» Karşıyaka Belediyesi ve AKUT iş birliği yapacak


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 21.01.2021
  Ticaret 20.01.2021
  Ticaret 19.01.2021
  Ticaret 18.01.2021
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni