• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE
YAZARLAR Tanju Tuna ►TİM’den SESLER
12
14
16
18
01/02/2021 06:19
Türkiye’nin 97 Yıllık Dış Ticaret Macerası (1923 - 2020)

TİM DANIŞMANLIK
danismanlik@tim.com.tr
www.tim.com.tr

     Hemen her ülkede olduğu gibi, ülkemizde de yatırım, büyüme, kalkınma, istihdam, işsizlik gibi ekonominin gelişmesini sağlayıcı unsurların başında dış ticaret işlemleri yani ihracat - ithalat gelmektedir.
     Bir ülkenin İthalat-ihracat rakamları arasındaki fark bilindiği gibi “Dış Ticaret Açığı/fazlası” olarak değerlendirilmektedir. Eğer ithalat rakamı büyük ise dış ticaret açığı, tersi yani ihracat rakamı büyük ise, dış ticaret fazlası var demektir. Bir ekonomi için ideal olanı tabii ki fazla vermektir. Ancak dünyada sayılı devletler dış ticaret fazlası vermekte, buna karşılık Türkiye’de dahil olmak üzere bir çok ülke dış ticaret açığı vermektedir. Büyük bir çoğunluk açık verdiğine göre burada anormal olan bir şey söz konusu olmayacaktır. Peki, açık vermek iyi bir şey midir? Hayır, dış ticaret açığı her zaman sıkıntı yaratan bir olgudur.

Burada değerlendirilmesi gereken konu, açık olmasından ziyade açığın büyüklüğü, sürdürülebilir olup olmadığı ve finanse edilip edilemeyeceği hususlarıdır.
İşte, bu bakış açısı ile Türkiye’nin 97 yıllık dış ticaret rakamlarını dönemler itibariyle analiz etmeye çalışacağım.
     - Dünya Ticaret Örgütü (WTO)  2019 yılı verilerine göre, dünya toplam ihracatı 19,2 trilyon dolar, toplam ithalatı ise 18,8 trilyon dolar olarak gerçekleşmiştir.
     - Toplam ihracat hacmi içinde, en yüksek pay alan üç ülke sırasıyla, Amerika %13,3, Çin %11,1 ve Almanya %6,68 olarak gözükmekte, gelişmiş ülkelerin ise  %2 ile %4 arasında pay aldıkları görülmektedir. Türkiye’nin aldığı pay ise %0,86 dır.
     - İthalat rakamlarına baktığımızda, Çin %13,6, ABD %8,71 ve Almanya %7,88 ile gene ilk üç sırayı almaktadır. İthalatta da ihracatta olduğu gibi gelişmiş ülkelerin aldıkları paylar %2 ile % 4 arasında değişmektedir. Türkiye’nin ithalattaki payı ise %1,12 olarak gerçekleşmiştir.
     - Hedef olarak belirlenen yıllık bazda 500 milyar dolar ihracat gerçekleştirmek, bugünkü rakamlara göre dünya ticaret hacminden yaklaşık %4 pay almak anlamına gelir ki bu da bizi gelişmiş ülkeler seviyesine çıkarır.
     - Bu yazıyı hazırladığım sırada 2020 rakamları açıklandı. Buna göre, Türkiye 2020 yılında 169,5 milyar dolar tutarında ihracat, 219,4 milyar dolar tutarında ithalat yapmış, 49,9 milyar dolar dış ticaret açığı vermiştir.


Türkiye’nin tarihsel dış ticaret serüvenine bakarsak;
     • 1923-2019 yılları arasında Türkiye, 3.8 trilyon dolar ithalat, 2.5 trilyon dolar ihracat olmak üzere toplam 6.3. trilyon dolar değerinde dış ticaret işlemi gerçekleştirmiştir.
     • 1923 yılında toplam 137 milyon Dolar olan ihracat-ithalat rakamı 2020 yılı sonunda 388,9 milyar Dolara çıkmıştır.
     • Türkiye 1947 yılına kadar dış ticaret fazlası vermiş, o yıldan itibaren bu güne kadar hep açık vermiştir.
     • 97 yıllık bu süreç içersin de, kümülatif olarak 1.3 trilyon dolar dış ticaret açığı oluşmuştur.
     • 1923-2000 yılları arasında toplam açık 221 milyar dolar olurken, 2000-2020 yılları arasında 1.07 trilyon dolar olmuştur. Burada göz ardı edilmemesi gerek nokta, açığın dış ticaret hacmindeki oranı olmalı. 1923-2000 arası toplam dış ticaret hacmi 949 milyar dolar olup açığın oranı % 24 dür. 2000-2020 yılları arasında ise toplam hacim 5.350 trilyon dolar olup açığın oranı ise %23 dür. Açık rakamının çok arttığı görülmekle birlikte, açık oranında ciddi bir fark bulunmamaktadır.
     • İhracatın ithalatı karşılama oranı, en düşük %29 ile 1975 yılında görülmüştür. Bunun sebebi olarak, 1974 Kıbrıs harekatı, arkasından gelen ambargo ve yine o yıllarda ortaya çıkan petrol krizini sayabiliriz. En yüksek karşılama oranı ise %180,5 ile 1946 yılında gerçekleşmiştir. Bu oran 2019 yılında %86 olmuştur. Önceki yıllarda hızla artan dış ticaret açığını azaltmak amacıyla, ithalatı caydırıcı önlemler alınması sonucunda bu orana ulaşıldığı görülmektedir.
     • 1980 yılında 10,8 milyar dolar olan toplam dış ticaret hacminin, 1990 yılında 35,2 milyar dolara, 2000 yılında ise 82,2 milyar dolara çıktığı görülmektedir. Bu yıllarda, 24 Ocak 1980 kararları ve ardından Türk Parası Kıymetini Koruma Kanunu (TPKKK) ile ilgili yapılan düzenlemeler ve özellikle 32 sayılı kararın getirdiği kambiyo rejimindeki liberalleşmenin etkileri açıkça gözükmektedir.
     • 2000-2001 yılında ortaya çıkan kriz, karşımıza, yüksek enflasyon, yüksek faiz ve yüksek kurlar olarak çıkmış ve ülke ekonomisine çok büyük zararlar vermiştir.  
     • 2001 yılından itibaren, yapılan yapısal reformlar, Avrupa Birliği ile üyelik görüşmelerinin başlaması, Türkiye’nin dışa açılma hamleleri ve aynı yıllarda ekonomilerdeki küresel canlanma dış ticaret hacminin hızla artmasına sebep olmuştur. Bunların sonucu olarak, dış ticaret hacmi 2010 yılında 299,4 milyar dolara çıkmıştır. Ancak bu yıldan sonra artış hızının yavaşladığı daha önceki periyodlarda 3-4 kat artan işlem hacminin artık o kadar hızlı artmadığı görülmektedir.
     • Yıl bazında en yüksek dış ticaret hacminin, 151,8 milyar dolar ihracat, 251,6 milyar dolar ithalat olmak üzere toplam 403,4 milyar dolar olarak 2013 yılında gerçekleşmiş olduğu görülmektedir.
     • Yıl bazında en büyük dış ticaret açığı, 105,9 milyar dolar olarak 2011 yılında gerçekleşmiştir.


     Dış ticaret açığının büyüme ile ilişkisini de unutmamak gerekmektedir. Büyüme rakamlarımıza baktığımız zaman, dış ticaret açığının arttığı yıllarda büyümenin de arttığı, açığın azaldığı zamanlarda ise büyümenin de düştüğü görülmektedir. Bunun sebebi olarak Türkiye’nin ithalata bağlı üretim yapısı olmasını gösterebiliriz. Büyüme ile birlikte iç piyasa canlanınca ithalat hızla artmakta, bunun sonucu, dış açık da hızla artmakta, bunu önlemek için ithalata caydırıcı önlemler koyulması halinde bu kez açık düşmekte ancak iç piyasada da daralma başlamakta ve arkasından diğer ekonomik sıkıntılar (istihdam daralması, yüksek kurlar, yüksek faiz, maliyet enflasyonu vb.) gelmektedir. Türkiye’nin bu kısır döngüden çıkması bence öncelikli hedefi olmalıdır.

Kaynak: T.C. Ticaret Bakanlığı
              Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)
              Dünya Ticaret Örgütü (WTO)

Önceki Yazılar :
Haberler
  İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Yamanlar Sanatoryumu teklifi reddedildi

  Konak’ın okulları eğitime hazır

  Bir ayda 70 bin 587 konut satıldı

  2021’de E-ihracat zirve yapacak

  AssisTT bir kez daha dünyanın en iyi çağrı merkezi oldu

  Başkan Arda’dan asılsız iddialara belgeli yanıt

  Çelikte ihracat ve ithalat Ocak’ta azaldı

  Isı kaybı ölçüm ekibi İzmir’de

  Karşıyaka, Girişimcilik Merkezi’ne kavuştu

  İzmir Zirai Karantina Müdürlüğü laboratuvar malzemesi satın alacak

  Türkiye’nin 2020 Libya ihracatı 1,6 milyar dolar

  “Büyük veri”nin önemi, önümüzdeki yıllarda artacak

  Aydın: YEKA sistemi rasyonel fiyat oluşumuna imkan tanıyacak

  Koç Holding, Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nin Nesiller Boyu Aşitlik Forumu’nda

  Sanal turizm fuarı turizmciyi memnun etti

  ÇATOD turizmde dijital dönüşümü başlattı

  Esnaf kesimini sevindiren kararlar

  E-ihracat küresel pazar yerleriyle yükselişte

  Cumhurbaşkanı: Kontrollü normalleşmeyi başlatıyoruz

  İzciler kamp özlemini evlerde giderdi

  “Biz hukuktan yanayız”

  DEÜ Tıp Fakültesi 43. kuruluş yılını kutladı

  YTÜ teknopark şirketlerinden SNI, 2020’de yüzde 50 büyüdü

  İBB Satınalma Dairesi Başkanlığı tek kullanımlık malzeme satın alacak

  “2023 Yılı hedefimiz 5000 kişilik istihdam”

  100 milyon TL’lik fon girişimcileri bekliyor

  Tüketim çılgınlığına karşı 228 giysilik özel koleksiyon

  Bilet satışları ara tatil döneminde geçen yıla göre yüzde 60 azaldı

  Buca Belediyesi’ne “Yılın Partner Şehri” ödülü

  Dokuz Eylül Üniversitesi bina güçlendirme işi yaptıracak

  Baharın müjdecisi leylekler Efes Selçuk semalarında

  Su Ürünleri Hal Fiyatları

  Sebze-Meyve Hal Fiyatları

  Yurtiçi ve Yurtdışı Alım-Satım-İş Teklifleri

  Start-up’larla ekonomiye can vermek

  İhale Özetleri

  02 Mart 2021 Tarihli ve 31411 Sayılı Resmi Gazete

  01 Mart 2021 Tarihli ve 31410 Sayılı Resmi Gazete 1. Mükerrer

  Karayollarında Durum

  Yasaklar esnetildi ama durum pek iyi gözükmüyor

  ÇATI BAKIM ve ONARIMLARI YAPILMASI İŞİ

  TEKNİK SARF MALZEME SATIN ALINACAK

  GSYH 2020 yılında yüzde 1,8 arttı

  Sürdürülebilir bir gıda sistemi Ar-Ge ve inovasyon ile mümkün

  “Şubat ayında üretici ve market fiyat farkı 4 katı aştı”

  İSO Türkiye İmalat PMI Şubat’ta 51,7 oldu

  Büyümenin en büyük destekçisi ve itici gücü ihracat oldu

  Döviz / Altın

  Borsalarda Alım-Satım

  Zincir marketlere atık toplama şartı

ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 02.03.2021
  Ticaret 01.03.2021
  Ticaret 27.02.2021
  Ticaret 26.02.2021
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni