• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  TİCARET SOHBETLERİ  |  FİNANS  |  İHALELER  |  TİCARET BORSALARI  |  RESMİ GAZETE

“Sektörde bilgi kirliliğine fırsat verilmemeli”

06 Nisan 2018 Cuma 10:00
12
14
16
18

   ► Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Hidamet Asa: Eğer sofralık zeytin tüketimini artıramazsak gelecekte zeytin tüketmeyen bir nesil bizi bekliyor olacak.

     Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Hidamet Asa, zeytin-zeytinyağı sektöründe bilgi kirliliğine fırsat verilmemesi gerektiğini söyledi.
     Bu yıl sektörde beklenen rekolte rekoruna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Asa, “Zeytinyağı üretimimizde geçtiğimiz yıla oranla yüzde 100 artış olacağı yönünde haberler gündeme getirilmiştir. Ağaç sayımız bir yılda yüzde 100 artmayacağına göre zeytinyağı üretiminde yüzde 100 artış olmayacağı ortadadır. Dolayısıyla bu açıklamaların en önemli sebebi üreticiden ürünü düşük fiyata alıp, yüksek fiyatlardan satarak kazanç elde etmektir. Hâlbuki zeytin ve zeytinyağı üreticisi var olmazsa, hiçbir sektör temsilcisi ayakta duramaz. Dolayısıyla sektörde bilgi kirliliğine fırsat verilmemeli” dedi.
     Öte yandan sofralık zeytin konusunda rekoltede bir önceki yıla göre yüzde 20 civarında artış beklendiğini ifade eden Asa, ancak özellikle şarküteri reyonunda satılan iri kalibre ürünün çok az olduğunu ve bu nedenle arz-talep dengesinin değişeceğini ifade etti.
     Kutu ve küçük ambalajlarda Türkiye’nin ambalajlı zeytin ihracatının yüzde 50’sini gerçekleştirdiklerini hatırlatan Asa ile Marmarabirlik’in başarısı üzerinden Türkiye’deki zeytincilik sektörüne ışık tuttuk.

Sofralık zeytinde Türkiye’nin mevcut durumunu, dünyadaki konumunu değerlendirir misiniz?
     Türkiye son yıllarda 90 milyondan 170 milyonlara ulaşan ağaç sayısı ile zeytin ağacı sayısında dünya ikincisi olsa da aynı başarıyı tüketimde göremiyoruz. Son 10 yıldır zeytin ağacı dikimi ve yaygınlaştırılması konusunda önemli atılımlar yapan Türkiye, zeytin üretiminde ve ağaç sayısında İspanya’nın ardından dünyada ikinci sıraya yükseldi. Zeytin alanlarının genişlemesiyle birlikte üretimin artması aynı oranda tüketime yansımadı. Uluslararası Zeytin Konseyi’nin 2016 yılı verilerine göre Türkiye’de toplam 155 bin ton zeytin yağı, 322 bin ton da zeytin tüketildi. Yani Türkiye’de zeytinyağı tüketimi kişi başına 2 litre. Ancak zeytinyağı tüketimi Uluslararası Zeytin Konseyi üyesi olan Yunanistan’da 24 litre, İspanya ve İtalya 14 litre, Tunus, Portekiz, Lübnan ve Suriye 8 litre civarında. Türkiye’de tüketimin az olmasının en büyük nedeni merdiven altı üretimdir. Sektörün geleceği için daha hijyenik ortamlarda, daha kaliteli sofralık zeytin üretimi yapmak, merdiven altı üretimi bitirmek, kayıt dışılığı önlemek ve ülkemizdeki kişi başı tüketim miktarını artırmak büyük önem taşımaktadır. Eğer sofralık zeytin tüketimini artıramazsak gelecekte zeytin tüketmeyen bir nesil bizi bekliyor olacak.

Zeytinyağı üretiminde de büyümeyi hedefliyorsunuz. Sofralık zeytindeki başarınızı zeytinyağına nasıl yansıtacaksınız? Bu konudaki çalışma programınız hakkında bilgi verir misiniz?
     Ülke genelindeki zeytinyağı tüketim miktarının artırılması ve ülkemizde kişi başı zeytinyağı tüketimini 2 kilogramdan 5 kilograma çıkarabilmek için sofralık zeytinin lideri olarak zeytinyağında da söz sahibi olmayı hedefliyoruz. Zeytindeki marka bilinirliğimiz ve algımız tüketiciler tarafından teveccüh görmektedir. Perakendecilerle yapılan görüşmelerimize istinaden zeytindeki bu algının zeytinyağına da çok yakışacağını, müşterilerden talep ve rağbet göreceğini, zeytin ve zeytinyağını beraber düşündüklerini, raflarda yer almamız durumunda tüketici tarafından tercih edileceğini düşünüyoruz. Faaliyet bölgemiz sofralık zeytinin öne çıktığı bir bölge, zeytinyağı üretiminin ağırlıklı olduğu bir bölge değil. Önümüzdeki yıllarda Marmarabirlik’in zeytinyağı üretiminin sürekliliğini sağlamak için yeni yatırım planlarımız da bulunmaktadır. Bugün itibariyle yılda yaklaşık bin- bin 500 tonlar arasında üretim miktarına sahibiz. Bunu 2-3 yıl içerisinde 2 bin tonların üzerine çıkarmayı hedeflemekteyiz.

Sofralık zeytinde kutulu ve markalı ihracat konusunda Türkiye gerçeği nedir?
     Marmarabirlik olarak özellikle kutu ve küçük ambalajlarda Türkiye’nin ambalajlı zeytin ihracatının yüzde 50’sini gerçekleştirmekteyiz. İhracatta asıl önemli olan katma değerli ihracat yapılmasıdır. Sofralık zeytinde yurtdışına yapılan ihracatın kilogram fiyatı ortalama 1,8 dolar iken Marmarabirlik olarak yaklaşık 3,8 dolarlara ihraç etmekteyiz. Küçük ambalajlı ürünlerimizin ihracatı, kalitesi ve lojistik şartları göz önüne alındığında dökme zeytin ihracatına göre tüketici tarafından çok daha fazla avantaj sağlamaktadır. Aynı zamanda ambalajlı ürün ihracatıyla markamızı uluslararası standartlarda temsil etme imkanı buluyoruz. Marmarabirlik’in dışında dökme zeytin-zeytinyağı ihracatı yapılsa da ambalajlı ihracatta ürünün menşei görülebilmektedir. Dolayısıyla Marmarabirlik olarak yaptığımız ambalajlı ihracatla yurtdışında Türkiye’nin ve Gemlik zeytininin tanıtımını da yapmış oluyoruz.

TİM’in ihracat listesine giren tek sektör firması olma özelliğine sahipsiniz. Bu konuda sizin bir hamle yaptığınız görüyoruz. İhracat çalışmalarınız ve hedefleriniz hakkında bilgi verir misiniz?
     Avrupa Birliği ülkelerine ürünlerimizi uzun yıllardır satmaktayız. Son 2 yıldır ihracatımızı artırmak ve yeni pazarları keşfedebilmek adına Uzakdoğu ve Ortadoğu ülkelerinde düzenlenen çeşitli fuar ve etkinliklere katılmaktayız. Bu bölgelerde tüketimin de her geçen gün arttığını görmekteyiz. Özellikle kimyasal işleme tekniği ile üretilen ve aynı zamanda sağlığa da zararlı olan ürünlerin bu bölgelerdeki pazar payını küçültmek adına ürünlerimizi bu bölgelerde birçok fuarda tanıtma fırsatı yakalamaya çalışıyoruz. Ekonomi Bakanlığı ve TİM ile birlikte Dubai, Hindistan ve Çin’deki gıda fuarlarına katılıyoruz. Bunun yanında Türk Havayollarına verdiğimiz limon soslu zeytinyağlarımızı British Airways, Emirates ve Katar Airways gibi birçok uluslararası havayolu şirketinin beğenisine sunduk. Etnik dışı baktığımızda Hindistan’da baharatın, acılı, soslu ürünlerin çok tüketilmesinden dolayı Ar-Ge çalışmalarımız sonucunda geliştirdiğimiz soslu yeşil zeytin ürünümüzü ilk defa Hindistan pazarına da açıyoruz. En son fuar ziyaretimizde özellikle soslu yeşil zeytin ve biber dolgulu yeşil zeytinimiz büyük ilgi gördü, siparişleri aldık, ürün etiketlerini bekliyoruz. Marmarabirlik olarak 2018 yılının ilk aylarında siparişlerin gönderilmesi hedeflenmektedir. Böylece Marmarabirlik ürünleri, Ekonomi Bakanlığı ve TİM’in en önemli hedef pazarlarından biri olan Hindistan pazarındaki raflarda yerini almış olacaktır.

Rekoltede bu yıl rekor beklentisi var. Bu rekor artışı katma değerli bir konuma getirmek için neler yapılmalı?
     2017-2018 ürün hasat zamanında her yıl sofralık zeytin ve zeytinyağı tahmini rekoltesi Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi tarafından açıklanırken, bu yıl herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Resmi açıklama yetkisi bulunmayan kişiler tarafından çeşitli açıklamalar yapılmıştır. Zeytinyağı üretimimizde geçtiğimiz yıla oranla yüzde 100 artış olacağı yönünde haberler gündeme getirilmiştir. Ağaç sayımız bir yılda yüzde 100 artmayacağına göre zeytinyağı üretiminde yüzde 100 artış olmayacağı ortadadır. Dolayısıyla bu açıklamaların en önemli sebebi üreticiden ürünü düşük fiyata alıp, yüksek fiyatlardan satarak kazanç elde etmektir. Halbuki zeytin ve zeytinyağı üreticisi var olmazsa, hiçbir sektör temsilcisi ayakta duramaz. Dolayısıyla sektörde bilgi kirliliğine fırsat verilmemelidir. Sofralık zeytin konusuna da genel olarak bakacak olursak, rekoltede bir önceki yıla göre yüzde 20 civarında artış beklemekteyiz. Bu yıl itibariyle sofralık zeytinde en önemli handikap özellikle şarküteri reyonunda satılan iri kalibre ürünün çok az olmasıdır ve bu da arz-talep dengesini değiştirmektedir.

İşletme-pazarlama kapasitenizi rekolte artışında katma değere dönüştürme açısından ve üyelerinizin mağduriyetini engellemek için nasıl bir strateji izliyorsunuz?
     Bir taraftan pazarda katma değeri yüksek küçük ambalaja yönelik teknolojik yatırımlar yaparken, diğer taraftan satışları artırmaya yönelik yeni pazarlara girmeye ve yeni satış kanallarında yer almaya çalışıyoruz. Buna örnek verecek olursak, son yıllarda ağırlık verdiğimiz ev dışı tüketim (EDT) olarak adlandırılan otel, restoran, kafeterya gibi mecralarda çalışmalarımızın meyvelerini almaya başladık. EDT satışlarımız, 2016-2017 iş yılında miktar bazında yüzde 35, TL bazında ise yüzde 40 oranında artış göstermiştir. Marmarabirlik son yıllarda, tüketici taleplerine odaklanan satış stratejileri, düzenli ürün alımı ve stok takibi sayesinde kotasız alım yapmakta ve üretici ortaklarımızın kazancını artırmak adına aldığı ürünü en iyi şekilde değerlendirmektedir.

Marmarabirlik marka gücünü önümüzdeki günlerde başka ürün gruplarında görmek mümkün olacak mı?
     Sofralık zeytin üretiminin ve pazarının bu kadar büyük olduğu bir ülkede zeytinde daha alınacak çok yolumuz olduğunu düşünüyoruz. Ülkemizde genç nesle zeytin tüketimi alışkanlığı kazandırmak ve aynı zamanda genel olarak tüketimi artırmak amacıyla çeşitli projeler üretmekteyiz. Marmarabirlik’in önümüzdeki yıllarda gelecek planlarında yüzde 60 büyüme hedefi bulunmakta olup, bu hedefi gerçekleştirmek için dökme satışın yoğun olduğu pazardan pay alıp, ambalajlı ürüne dönüştürmeyi hedeflemekteyiz. Geçmişte Marmarabirlik sadece sofralık siyah salamura zeytin üretimi yaparken, bugün limon soslu zeytinden son olarak zeytinin tatlı hali olan zeytin çikolatasına uzanan ürün çeşitliliğimizin artması ile markamızın daha da güçlendiğini düşünmekteyiz. Dolayısıyla uzun vadede üretim, tanıtım ve satış yönüyle zeytin-zeytinyağı ana konumuz olmaya devam edecektir.

Bu yıl itibariyle size ne kadarlık bir rekolte beyanı geldi? 2017-2018 ürün alım kampanyasında 50 bin ton ürün alma hedefiniz var. Bunda revizyona gidecek misiniz?
     2017-2018 ürün alım kampanyası kapsamında üreticilerimizden 56 bin ton rekolte beyanı alınmıştır. Ürün alımlarına ise 25 Ekim’den itibaren başladık. Geçmişte ürün almamak için kota konulurken, bugün daha fazla ürün alabilmek için alternatif çözümler aranıyor. Üreticilerimizin talebi nedeniyle ürün alım fiyatlarımızı kampanya başlamadan önce 18 Ekim’de açıkladık. Piyasa koşulları göz önüne alınarak, taban fiyat 4,10 TL, tavan fiyat ise 11,75 TL olarak açıklanmıştır. Böylece ürün alım fiyatlarına bir önceki yıla göre ortalama yüzde 35 zam yapılmıştır. Amacımız, kurumu zarar ettirmeden piyasa koşullarını gözeterek, üretici, kooperatif ve tüketici dengesini kurmaktır. Çünkü Marmarabirlik geçmişte satamadığı için zarar etmiştir. Ürün almak çok kolay, esas olan zarar etmeden o ürünü satabilmektir. Toplam ortalama 300-325 milyon TL ürün alım planı yapılmış olup, ürün bedellerinin yüzde 80’i haftalık periyotlarla peşin olarak ödenmektedir. 23 Kasım Perşembe günü yaptığımız 4. dilim ödeme ile birlikte kampanya başından bugüne kadar ortaklarımıza ödediğimiz ürün bedeli 79 milyon TL’ye ulaşmıştır. 2017-2018 ürün alım kampanya döneminde hedefimiz 1 TL bile kredi kullanmadan 50 bin ton ürün almaktır. Bugüne kadar hiçbir sıkıntı yaşanmamış olup, bundan sonra da herhangi bir sıkıntı yaşanmayacağını düşünüyoruz. Üretici ortaklarımız ürün hasadına devam etmekte olup, 8 kooperatifimizde ürün alımlarımız sürmektedir. Tüm üretici ortaklarımız için bol kazançlı ve bereketli bir yıl olmasını diliyorum.

- Eklemek istedikleriniz...
     Marmarabirlik Yönetim Kurulu olarak, ortaklarımızın ve Marmarabirlik’in bugününü değil, bu yılını değil, geleceğini düşünmek zorundayız. Dolayısıyla yapmış olduğumuz köklü değişim ve yatırımlarla birlikte Marmarabirlik’in gelecek 10 yılını planlamaktayız.

Sürecek...
Bir Sonraki ► Mustafa Alhat: Akhisar ‘Zeytinlik Denizi’ ile ticaretin kalbi olacak

Marmarabirlik 2018 yılı yatırım hedefleri...

     “Marmarabirlik tarafından, üretim maliyetlerini düşürmek, depolama ve üretim kapasitesini artırmak amacıyla Entegre Tesislerimizde ve kooperatiflerde son 7 yılda yaklaşık 65 milyon TL yatırım yapılmıştır. Yeni yatırımlarla birlikte günlük 90 ton olan üretim kapasitemiz 200 tonlar seviyesine çıkarılmış olup, yıllık üretim kapasitesi ise ortalama 30 bin tonlardan yaklaşık 55 bin tonlara yükselmiştir. Ayrıca son yıllarda tüketicilerin küçük ambalaj tercihleri göz önüne alınarak 20 gramlık zeytin ve zeytin ezmesi üretimine başlanmış olup, sektörde ilk kez üretilen katla yağla sos ambalajı için de yeni yatırım yapılmıştır. Katla yağla ambalaj için alınan yeni makinelerimiz, 6 mililitre ürünlerden saatte 6 bin adet üretim kapasitesine sahiptir ve tüketiciye tek elle kullanım kolaylığı sağlamaktadır. Bunun dışında 2018 yılında 3 adet zeytinden oluşacak 11 gramlık küçük ambalajlarla da üretime başlanacaktır. 11 ve 20 gramlık ambalajların seri üretimi için yaklaşık 2 milyon Euro’luk yeni yatırım yapmayı planlamaktayız. Tek porsiyonluk ambalajlar, önümüzdeki Ramazan ayında toplu iftar ve sahur noktalarında tüketiciye sunulacaktır. Küçük ambalajların, okul kantinleri ve simit sarayları başta olmak üzere otel, restoran ve kahvaltı salonu gibi ev dışı tüketim alanlarında da sunulması planlanmaktadır. Özellikle son yıllarda tüketicilerin cam, pet ve küçük ambalajı tercih etmelerinden dolayı genel olarak üretim modelini de yeniden ele almış bulunmaktayız. Bu kapsamda Kuru Sele ve cam pet hatları için kapasite artırımı yatırımları da yapılmıştır. Her iki hattımızda da yüzde 200 oranında kapasite artışı sağlanmıştır. Diğer üretim hatlarımız da tüketici tercihleri doğrultusunda ambalaj çeşitlerine göre ayrıştırılmıştır. Yeni yatırımlarımız ile birlikte bundan böyle Marmarabirlik’in vakum, teneke ambalaj, pet-cam, kuru sele gibi ürünleri, birbirinden bağımsız alanlarda üretilecektir. Bu yatırımlardaki asıl hedefimiz, satışlarımızın artması ve artan talebi karşılayabilmek için Marmarabirlik ürünlerini farklı hatlarda aynı anda üreterek verimi artırmak ve yüksek standartlarda üretim gerçekleştirmektir. Kapasite artırımının yanı sıra teknoloji yatırımlarımızla atıklarımızı da ileri arıtmalarla doğaya zarar vermeden bertaraf etmekteyiz. Bunun yanında kooperatiflerimize modern depolama tesisleri yaparak, Marmarabirlik’in depolama kapasitesini de 70 bin tonlardan 100 bin tonlara çıkarmayı hedeflemekteyiz. Amacımız; üreticimizden daha çok ürün almaktır.”

 


+ Benzer Haberler
» “Yastık altında bekleyen zeytinyağları lisanslı depolarda olsa DİR’e gerek kalmayacak”
» Akhisar ‘Zeytinlik Denizi’ ile ticaretin kalbi olacak
» “Prim desteği 1.5 TL olsa üretici zeytin ağacının altında yatar”
» “Üreticiye verilen destek ödemeleri arttırılmalı”
» “Vergi korkusu, üreticiyi kayıt altına almayı engelliyor”
» Bayraktar: Zeytin üretimi ilk kez 2 milyon tonu aşacak
» Zeytindeki rekor, bayram havası estirdi


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 19.09.2018
  Ticaret 18.09.2018
  Ticaret 17.09.2018
  Ticaret 15.09.2018
  Ticaret 14.09.2018
  Ticaret 13.09.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni