• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  TİCARET SOHBETLERİ  |  FİNANS  |  İHALELER  |  TİCARET BORSALARI  |  RESMİ GAZETE
YAZARLAR Seda Gök ►GÜNDEME DAİR...
12
14
16
18
15/09/2018 09:47
Dünya gıda ticaretinden daha yüksek pay almalıyız

     Türkiye, dünya gıda ve içecek ticareti içinden sadece yüzde 1 pay alıyor. Sektör; ihracat ve üretim payını artırma çabasında…
     Artan nüfusla birlikte doğal kaynakların azalması, insanlığın önümüzdeki yıllarda gıda tehdidiyle karşı karşıya kalacağının sinyallerini veriyor. Bu da özellikle nüfusu kalabalık olan ülkeleri farklı arayışlara itiyor.

     Yaklaşık 7,5 milyar olan dünya nüfusunun, 2025 yılında 1 milyar daha artacağı, 2050’ye gelindiğinde ise 9,6 milyara ulaşacağı tahmin ediliyor. Artan nüfusla birlikte çevre kirliliği, küresel ısınma ve doğal kaynakların azalması gibi tehditler önümüzdeki yıllarda insanlığın gıda ve içecek ihtiyacının karşılamasının zorlaşacağını gösteriyor.

     Büyük çoğunluğu özel sektör kuruluşu niteliğinde olan Türkiye’deki gıda sanayi işletmelerinin yüzde 95’ini KOBİ’ler oluşturuyor. Bugün Türkiye’de gıda ve içecek sanayinde 45 bine yakın işletme faaliyet gösteriyor. Bu işletmelerin büyük çoğunluğu gıda sanayisinde üretim yaparken, küçük bir kısmı ise içecek sanayisinde yer alıyor.
     Türkiye ekonomisi ile gıda ve içecek sanayisinin büyüme hızları incelendiğinde, ülke ekonomisi yaklaşık yüzde 10 gelişme hızı gösterirken, gıda ve içecek sanayisinin gelişme hızı yüzde 2,5 olduğunu görüyoruz.

     GSYH ile gıda ve içecek sanayi cari büyüme rakamları birlikte değerlendirildiğinde ise GSYH yüzde 18 büyürken, gıda ve içecek sanayi bu rakamın biraz gerisinde kalarak yüzde 15,5’lik büyüme yakalayabilmiş.
     Dolayısıyla gıda ve içecek sektörünün stratejik öneminin ve büyüme oranlarının dünya genelinde daha da artacağı öngörülüyor.

     Ülkelerin dünya üretimindeki payları incelendiğinde de son yıllarda gelişmekte olan ülkelerin paylarının yükseldiği görülüyor. Örneğin; Çin 2005 yılında dünya gıda ve içecek imalatının yüzde 7’sini karşılarken, günümüze gelindiğinde bu oran çok büyük bir artışla yüzde 17’e yükseldi. Çin kadar yüksek oranlarda olmasa da Arjantin, Endonezya, Hindistan, Polonya, Vietnam, Romanya ve Suudi Arabistan gibi ülkeler de dünya üretimindeki paylarını son yıllarda önemli oranda artırdı.

     Sektörde son yıllarda elde edilen katma değerin gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere doğru kaydığı görülüyor. Bunun verilerle en güzel göstergesi; dünya genelinde sektörden elde edilen katma değerlerde AB’nin payı 2000 yılında yüzde 26 iken, günümüzde bu oran yüzde 21’e düştüğünü görüyoruz.

     Keza aynı yıllar arasında ABD’nin payı da yüzde 24’ten, yüzde 21’e geriledi. Sektörün dış ticaretinde ise yine aynı şekilde AB-27, ABD, Kanada gibi gelişmiş ülkelerin hem ihracat hem de ithalatta dünya genelindeki paylarının azaldığı görülüyor. Bu durum, sektörün dış ticaretinde gelişmekte olan ülkelerin daha fazla rol almaya başladığını teyit ediyor. Çin, yüksek nüfusundan dolayı üretimdeki gelişimini daha fazla iç tüketimde kullanırken, gelişme trendini aynı oranda dış ticarete yansıtamıyor.

     Sektörde yapılan ihracatta Tayland, Malezya, Endonezya, Hindistan gibi Asya ülkeleri ile Brezilya, Arjantin gibi Güney Amerika ülkelerinde önemli bir ilerleme yaşanırken, Avustralya, Kanada, Sili ve Meksika gibi ülkelerin dünya genelindeki ihracat payları azalıyor. Türkiye ise son 10 yılda dünya ihracatından aldığı payı artırarak ilk 15 ihracatçı ülke arasına girdi. Ancak toplam pazardan ise sadece yüzde 1 pay alabiliyor.

     Avrupa Birliği’nin (AB) gıda ürünleri ve içecek imalatı sektöründe dünya genelindeki üretim ve dış ticaret payı son yıllarda düşüş eğilimi gösteriyor. Ancak sektördeki üretim değeri, dış ticaret miktarı, katma değer gibi birçok değişkende AB’nin halen dünya genelinde ilk sırada yer aldığını söyleyebiliriz. AB içinde ise özellikle Almanya, Fransa, İtalya, Birleşik Krallık, İspanya, Polonya ve Hollanda gibi ülkelerin sektörde birçok değişkene göre öne çıktıkları görülüyor.

     Gıda ve içecek sanayisinde firma sayılarına göre Fransa ve İtalya başta olmak üzere Almanya ve İspanya gibi ülkeler öne çıkıyor. İstihdam rakamlarında ise firma sayısı Fransa ve İtalya’dan daha az olmasına rağmen, işletme ölçekleri daha büyük olan Almanya ilk sırada yer alıyor. Almanya’yı sırasıyla Fransa, İtalya, Polonya, Birleşik Krallık ve İspanya izliyor.

     AB ülkeleri ile mukayese edilecek olursa Türkiye firma sayısında Fransa ve İtalya’dan sonra üçüncü sırada yer alıyor. Yine Fransa ve İtalya ile benzer şekilde firma ölçekleri küçük olduğu için istihdam rakamlarında AB üyesi beş ülkeden sonra geliyor. Gıda ve içecek sanayisinde sektöründe Türkiye için asıl problemli konu, sektörden elde edilen ciro ve katma değerle ilgili.

     Türkiye’nin sektörden elde ettiği katma değer ve ciro rakamları istihdam ve firma sayılarına oranlandığında, bu oranların AB ortalamasına göre çok düşük seviyelerde kaldığı izleniyor. Bu durum, iş gücü verimliliğinin ve sektörden elde edilen katma değerin Türkiye’de düşük olduğunu gösteriyor.  Bu verilerde gösteriyor ki; gıda başlığı üzerinde daha fazla çalışmalıyız.

Önceki Yazılar :
Haberler
  Yorgancılar: Üretim ve ihracata ağırlık vermeliyiz

  YEP ile 3 yıllık yol haritası

  EBSO: Uygulama önemli

  TÜSİAD: Yakın takip edeceğiz

  EİB: Gerçekçi bir program

  Otomobil fiyatı arttı, kasko fırladı

  İstanbul kazandı, İzmir kaybediyor

  “Xylella tehdidine önlem alıyoruz”

  Demir çelik ithalatına geçici koruma önlemi

  ATSO ihracatçıya destek verecek

  Zehnder’den 20 milyon Euro yatırım

  Mutfak sektörünün ihracatı 8 ayda 3 milyar $’a ulaştı

  Köy-Koop: Çin ile işbirliğimizi arttıracağız

  Kuraklık sigortası ödemeleri başladı

  İZİKAD, Zorlu Grubu’ndan Murat Zeren’i ağırladı

  Y kuşağı için en önemli kriter “Doğallık”

  EÜ Karşıyaka Yerleşkesi sağlık hizmeti ve eğitim için gün sayıyor

  Ressamlar ve müzisyenler Bornova Günleri’nde buluştu

  Köy Enstitüleri ruhu Karşıyaka’da yaşıyor

  400 bin öğretmen atama beklerken açık 117 bin

  Anneler ‘hayal edilen eğitim’; babalar, ‘iş bulabilecekleri eğitim’ dedi

  SuperFresh’ten yeni bir geleneksel lezzet daha: Antep fıstıklı katmer

  Kişiye özel teslimata robot otomobil çözümü: Renault EZ-PRO

  Otokar otobüsleri, Avrupa pazarında beğeni toplamaya devam ediyor

  Cıtroën Berlingo Van 2019 Uluslararası Yılın Ticari Aracı Ödülü’nü kazandı

  AvivaSA’ya, uluslararası İK ödülü

  Bornova’nın geçmişine ışık tuttular

  Veri sızıntıları iki yılda %75 arttı

  IoT cihazlarına yönelik saldırılar üç kat arttı

  Okula güvenli dijital dönüş

  Gamer’s Qube’da toplamda 800 bin TL yatırım alacak projeler belli oldu

  İzmir’in gururu olacak

  Ordu Bulvarı’na kesintisiz ulaşım geliyor

  Bayraklı Belediyesi’nden başarılı öğrencilere burs desteği

  T.C. İZMİR 9. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

  İhale Özetleri

  Su Ürünleri Hal Fiyatları

  Sebze-Meyve Hal Fiyatları

  Borsalarda Alım-Satım

  Döviz / Altın

  20 Eylül 2018 Tarihli ve 30541 Sayılı Resmî Gazete

  Karayollarında Durum

  Haksız fiyat artışına sıkı denetim

  İtalyan Zeytinciliği’nin var olma savaşı

  Tarım Kredi, katılım bankası kuruyor

  Türk vatandaşlığına geçişte kolaylık

  BEYMEN Özel Dikim Günleri İzmir’de

  Resmî Gazete Dergilik’te

  Egepen Deceuninck enerji maliyetlerini düşürüyor

  Rüzgâr Sörfü Türkiye Şampiyonası Çeşme’de başlıyor

ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 21.09.2018
  Ticaret 20.09.2018
  Ticaret 19.09.2018
  Ticaret 18.09.2018
  Ticaret 17.09.2018
  Ticaret 15.09.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni