• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Kariyer  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  TİCARET SOHBETLERİ  |  FİNANS  |  İHALELER  |  TİCARET BORSALARI  |  RESMİ GAZETE

Savunma sanayi 2016’da hızlı yol alıyor

04 Ağustos 2016 Perşembe 07:00
12
14
16
18

Türkiye, uluslararası savunma harcamalarında % 1’lik paya sahip oldu ve dünya savunma harcamaları listesinde 15’nci sırada yer aldı

Türkiye, 2014 yılında savunmaya 18 milyar dolar bütçe ayırdı. 2014 rakamı ile Türkiye, uluslararası savunma harcamalarında yüzde 1’lik paya sahip oldu ve dünya savunma harcamaları listesinde 15’nci sırada yer aldı. 2015 Küresel Havacılık ve Uzay Endüstrisi ve Savunma Sanayii Görünümü Raporu’na göre; özellikle Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan, Hindistan, Güney Kore, Japonya, Çin ve Rusya gibi ordularını modern savunma sistemleri ve teknolojileri ile donatan ülkelerde savunma harcamalarının artması öngörülüyor.

     Rapor, ülkeler arasında gerilen tansiyon ve siber saldırıların sektör harcamalarının geleceğini etkileyeceğini belirtiyor. Ayrıca önümüzdeki iki yıl içinde savunma sanayinin iki önemli zorlukla karşılaşacağı tahmin ediliyor. Küçülmekte olan bir piyasada kârlı şekilde büyümenin rekabeti artıracağı ve kabul edilebilir bir finansal performans sağlamak için harcamaları kısacak önlemlerin alınması gerekliliğinin baş göstereceği vurgulanıyor. Başarılı savunma sanayi şirketleri, yakın pazarlara girerek, yabancı ordulara askeri malzeme ihracatı yapmaya odaklanarak ve siber güvenlik, savunma elektroniği, insansız sistemler gibi yeni nesil ürün geliştirme alanlarına yatırım yaparak sektörün global pazarda yaşadığı zorlukları aşmaya çalışıyor.

     Savunma Sanayi 2016'ya hızlı başladı
     Savunma sanayisi, ihracattaki genel eğilimin aksine geçen yıl ortaya koyduğu başarılı performansı 2016'ya da taşıdı. Sektör, bu yılki ihracat performansıyla diğer sektörleri geride bırakmayı başardı.
     Savunma ve havacılık sektörü bu yılki ihracat performansıyla diğer sektörleri geride bıraktı. Ülke ihracatının yüzde 17 azaldığı bir ortamda, sektörün yılın ilk 2 ayındaki ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 arttı.

     Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, savunma ve havacılık sektörü son yıllarda yakaladığı istikrarlı büyümeyi ve ihracattaki başarısını sürdürdü.
     Sektör, bu yılın ocak ayında 118 milyon 648 bin, şubat ayında 137 milyon 231 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Savunma ve havacılık sektörünün yılın ilk 2 ayındaki toplam ihracatı 255 milyon 879 bin doları buldu.
     Söz konusu sektörün geçen yılın aynı dönemindeki ihracat rakamının 196 milyon 426 bin dolar olduğu dikkate alındığında, yılın ilk 2 ayında gerçekleştirilen ihracat 2015'e göre yüzde 30,3 arttı.

     Ülkenin yılın ilk 2 ayındaki ihracatı ise geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 17 geriledi ve 20 milyar 387 milyon dolar olarak gerçekleşti. Savunma ve havacılık sektörü tüm eğilimlerin aksine yüzde 30,3'lük ihracat artışıyla bu alanda en yüksek performansa imza attı.
     Türkiye bu yılın ilk 2 ayında 108 ülkeye savunma ve havacılık sanayisi ürünleri ihraç etti. Söz konusu dönemde en fazla ihracat 87 milyon 369 bin dolar ile ABD'ye yapıldı.
     ABD'yi 30 milyon 393 bin dolar ile Almanya, 25 milyon 765 bin dolar ile Birleşik Arap Emirlikleri, 23 milyon 214 bin dolar ile Suudi Arabistan, 17 milyon 796 bin dolar ile Malezya, 12 milyon 472 dolar ile İtalya izledi.

     İhracat başarısında ankara ön planda
     Sektörün yılın ilk 2 ayındaki performansına 35 il katkı koydu. Savunma sanayisinin önde gelen firmalarına ev sahipliği yapan Ankara, bu alandaki liderliğini, performansını artırarak sürdürdü.
     Ankara geçen yılın söz konusu döneminde 97 milyon 355 bin dolarlık ihracat yaparken, bu yıl 161 milyon 116 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Ankara bu alandaki performansını yüzde 65,5 artırdı.

     Savunma ve havacılık sektörü ürünlerinin ihracatından Ankara'yı 42 milyon 662 bin dolarla Eskişehir, 24 milyon 401 bin dolarla İstanbul, 7 milyon 847 bin dolarla İzmir, 5 milyon 430 bin dolarla Konya, 3 milyon 509 bin dolarla Burdur takip etti. Sektör geçen yıl 1 milyar 656 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirmişti. Türkiye'nin genel ihracatı yüzde 8,7, sanayi ana sektörü ihracatı yüzde 12,1'i gerilerken, savunma ve havacılık sanayisi ihracatın arttığı tek sektör olmuştu.

     Nafta ülkeleri ihracatta ilk sırada yeralıyor
     Türkiye savunma ve havacılık sektörün 2014 yılı ihracatı, bir önceki yıla göre yüzde 18,7’lik artış göstererek 1,6 milyar dolara ulaştı. Yaklaşık 150 ülke ve serbest bölgeye ihracat yapan sektör, en çok satış 547 milyon dolar ile ABD'ye yaptı. Bölge bazında ise; NAFTA ülkeleri, savunma sanayinin yaptığı ihracattan yüzde 33,8 lik pay alarak ilk sırada yer aldı. Bu bölgeye 557 bin dolarlık satış yapıldı. Yüzde 23,5’lik pay ile ikinci sırada AB ülkeleri geldi. Bu bölgeye 387 bin dolarlık ihracat yapıldı. Üçüncü sırayı, yüzde 15,1’lik pay ile Ortadoğu ülkeleri aldı. Söz konusu bölgeye yapılan ihracatın değeri ise 250 bin dolar. Bu bölgelerin ardından savunma sanayicinin en çok ihracat yaptığı bölgeler arasında sırasıyla Uzakdoğu, BDT ve Afrika geliyor.

     Türkiye savunma sanayi ihracat dağılımı şöyle:
     NAFTA ülkeleri; yüzde 33.8
     Avrupa Birliği ülkeleri; yüzde 23.5
     Ortadoğu ülkeleri; yüzde 15.1
     Uzakdoğu ülkeleri; yüzde 10.2
     Bağımsız Devletler Topluluğu; yüzde 8.6
     Diğer ülkeler; yüzde 8.8

     Savaş sistemleri ‘insansızlaşıyor’
     Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın iştiraki olan STM, geçtiğimiz günlerde robotik teknolojiler ve Türkiye’deki durumu ortaya koyan bir rapor yayınladı. Rapora göre robotlar ve yapay zekâ 21. Yüzyıl ordularının belkemiği olacak. STM tarafından yayınlanan raporda, Uluslararası Robotik Federasyonu (International Federation of Robotics – IFR) verilerine göre 2016 sonuna kadar dünya çapında satılan robot sayısının 1,7 milyon olmasını beklendiği açıklandı. Raporda robotik alanında geliştirme ve üretim odaklı bir kabiliyetin elde edilmesinin, etkin bir akademi ve sanayii altyapısının tesisi ile mümkün olduğu belirtildi.

    Sektöre ait tüm paydaşların etkin eşgüdümü ile kurulacak bir bilim ve teknoloji politika yönetimi ile bunun mümkün olduğu kaydedilen raporda şu tespitler yer alıyor:
    “Robotik teknolojilerin askeri kullanımlarının en önemli örneği son 20 yılda artan İnsansız Hava Araçlarıdır (İHA). İHA ve insansız deniz (İDA), kara (İKA) sistemlerinin kullanımlarının, giderek daha fazla ülke tarafından tercih edildiği gözlemlenmektedir. Öyle ki insansız sistemler artık orduların ve güvenlik kuvvetlerinin harekât doktrin, strateji ve taktiklerini kökünden değiştirmiş, muharebenin icra usül ve yöntemlerini belirleyici rol oynar hale gelmiştir. İlaveten insansız sistemlerin üretimleri, başta BİT olmak üzere teknoloji kalemlerine erişimin kolaylığı ve düşük maliyeti nedeniyle giderek daha fazla sayıda ülke tarafından gerçekleştirilmektedir.

     Kendi kendine karar alabilen makinelerin askeri maksatlarla kullanımının ilk örneklerinden biri, güdümlü bomba ve füze sistemleridir. Akıllı mühimmatların giderek daha uzun mesafelerden atılabilmesi ve isabet hassasiyetlerinin artması ile savaşlar daha uzak mesafelerden icra edilir hale gelmiştir. Günümüzde uzun menzilli, hava, deniz veya kara platformlarından atılabilen güdümlü füzeler, hedefe en uygun varış rotasını, irtifa ve hızlarını kendileri belirleyebilmekte, düşman savunmasını bertaraf etmek için kaçınma manevralarını kendi kendilerine yapabilmektedirler. BİT alanındaki gelişmelerle işlemci ve sensör boyutlarının küçülmesi, akıllı mühimmatların piyade tarafından kullanılan silahlara kadar yaygınlaşmasını da mümkün kılmıştır.

     Tüm paydaşların eşgüdümü şart
     Askeri alanda bu gelişmelerin yansıması, daha az personelle, daha süratli ve sonuç alıcı harekâtların mümkün olması demektir. Öte yandan ulusal güvenlik tehditlerinin nitelik ve nicelik bağlamında son derece hızlı bir şekilde değişmesi, bunlara karşı kurulacak savunma mekanizmasının aynı derecede süratli ve etkin bir planlama, karar alma ve icra kabiliyetlerine sahip olmasını zorunlu kılmaktadır. Bu dönüşüm de, yapay zekâ tarafından desteklenen komuta – kontrol sistemleri ile mümkündür. Dolayısıyla yapay zekâ ve robotik teknolojilerinin, 21’nci yüzyılın akıllı ordularının belkemiği olacağı kesindir.”

(Sürecek)


+ Benzer Haberler
» Savunma sanayinin stratejik hedefleri…
» "Türkiye’de 15 bin siber güvenlik uzmanına ihtiyaç var"
» Savunma Sanayii’nin gücü; inovasyon ve yerli teknolojide


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 23.01.2018
  Ticaret 22.01.2018
  Ticaret 20.01.2018
  Ticaret 19.01.2018
  Ticaret 18.01.2018
  Ticaret 17.01.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni