• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

“Sarımsakta yerli üretim teşvik edilmeli”

10 Ekim 2019 Perşembe 18:00
12
14
16
18

“Sarımsakta yerli üretim teşvik edilmeli”

   ► Sarımsakta fiyat artışının, Eylül 2019’da bir önceki aya göre yüzde 42,58 olarak gerçekleştiği bildirildi.

           KÜBRA TOPAL     
     TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO), 2019 Sarımsak Raporu’nu açıkladı. Açıklanan raporda TÜİK verilerine göre, tüketici fiyatları bazında sarımsakta fiyat artışının, Eylül 2019’da bir önceki aya göre yüzde 42,58 olarak gerçekleştiği bildirildi. Verilerde; dolu zararına bağlı olarak oluşan rekolte düşüklüğü nedeniyle görülen fiyat artışlarının yanında sarımsak ürünü üzerinde yapılan spekülasyonların da fiyat artışında etkin bir rol oynadığı belirtildi. ZMO raporuna göre, son yıllarda özellikle Türkiye’nin Çin sarımsağına rağbet ettiği vurgulanırken, bu sebeple ihracattan çok ithalat oranlarının yüksekliğine de dikkat çekildi.

“Rekolte düştü, fiyatlar arttı”
     ZMO’nun açıkladığı raporda, TÜİK verilerine göre, tüketici fiyatları bazında sarımsakta fiyat artışının Eylül 2019’da bir önceki aya göre yüzde 42,58 olarak gerçekleştiği belirtildi. Hasattan itibaren sarımsak fiyatlarında haftalık periyodlarda hızlı bir artış gözlemlendiği bildirilen verilerde, dolu zararının bu artışta en önemli etken olarak karşımıza çıktığı ifade edildi. Verilere göre; dolu zararına bağlı olarak oluşan rekolte düşüklüğü nedeniyle görülen fiyat artışları yanında sarımsak ürünü üzerinde yapılan spekülasyonlar da fiyat artışında etkin bir rol oynadığı belirtildi. Sarımsakta görülen anormal fiyat artışının üreticiyi memnun etmekle birlikte tüketici açısından sarımsağı pazardan tane ile almak zorunda kalındığını ifade edildi. Açıklamalarda, devletin, fiyatı yükselen her tarımsal üründe yaptığı gibi sarımsakta da görülen fiyat artışının ithalatla sonlandırılması yolunu seçtiği bildirildi.
     Çin sarımsağına karşı yerli üretimin teşvik edilmesi gerektiği vurgulanan raporda, son yıllarda özellikle Çin sarımsağına rağbet görüldüğü bu yüzden ihracattan çok ithalat oranlarının yüksekliğine de dikkat çekildi. Çin sarımsağının, coğrafi işaret belgesine sahip olan Taşköprü sarımsağının geleceğini tehdit ettiği belirtilen raporda, düşük maliyeti nedeniyle tercih edilen bu sarımsakların piyasaya girmesiyle birçok üreticinin zor durumda kaldığı ve rekabet gücünün zayıfladığı ifade edildi.

“Sarımsak için gümrük vergisi düşürüldü”
     ZMO raporuna göre, sarımsağın Türkiye’nin dış ticareti ve üretim miktarının göz önüne alındığında oldukça düşük denilebilecek bir düzeyde olduğu bildirilirken, 2018 yılında sarımsak ihracatının yüzde 25’i Rusya’ya, yüzde 16’sı Suriye’ye, yüzde 11’i KKTC’ye gerçekleştirildiği belirtildi. Aynı yıl 408 ton sarımsak ihracatı karşılığında 526 bin dolar ihracat geliri elde edildiği açıklandı.
     Sarımsak ithalatında, üretim miktarının göz önüne alındığında, sanılanın aksine önemsiz denebilecek düzeyde olduğu açıklanan raporda, 2019 yılının ilk sekiz ayında ithal edilen sarımsak miktarının bin 500 ton kadar olduğu bildirildi. Bu ithalatın karşılığında 950 bin dolar ödendiği kaydedilirken, en fazla ithalatının Çin’den yapıldığı bununla birlikte, 2019 yılının ilk sekiz aylık verilerine göre; ‘İran en fazla sarımsak ithalatı yapılan ülke’ olduğu belirtildi.
     Raporda, anormal fiyat artışının üreticiyi memnun etmekle birlikte tüketicinin, sarımsağı pazardan tane ile almak zorunda kaldığı vurgulanırken, devletin fiyatı yükselen her tarımsal üründe yaptığı gibi sarımsakta da görülen fiyat artışının ithalatla sonlandırılması yolunu seçtiği ve sarımsaklar için gümrük vergisinin düşürüldüğü ifade edildi.

“Üretici pazarları faaliyete geçmeli”
     ZMO sektör raporunda,  yerli üretimin teşvik edilmesi başta olmak üzere, ‘Sarımsak üretici belgesi’ verilmesi, üretim miktarının kayıt altına alınması, üreticilere devlet desteği sağlanması, sarımsak borsasının kurulması gibi çözüm önerileri sunuldu.  Öte yandan, raporda sorunların çözümüne yönelik olarak şu ifadelere yer verildi; “Sertifikalı tohumların ekilmesinin sağlanmasıyla hastalıklardan korunacak ve daha sağlıklı tohum üretimi sağlanacak. Aile işletmelerinin örgütlenmesi pazarlama kooperatifleri, girdi kooperatifleri ya da üretici birlikleri şeklinde olabilir. Böylece üretim maliyetleri düşürülerek, piyasa fiyatlarından üyelerin etkilenmeleri en aza indirgenecek. Küçük aile işletmeleri için ürünleri pazarlama kanalları oluşturulması, danışmanlık, eğitim, depolama-nakliye hizmetleri gibi destekleyici hizmetler verilmesi, üretici pazarlarının faaliyete geçmesi gerekir. İthalatçı ülkelerdeki yüksek gümrük tarifeleri, ihracat belgeleri konusundaki bürokratik engeller, vize almadaki zorluklar, nakliye ile ilgili sorunlar, yabancı dil eksikliği ve ‘Türk Malı’ imajının istenen düzeyde olmaması nedeniyle pazarlama konusunda sorunlar bulunuyor.”


+ Benzer Haberler
» Kriz yurtdışı proje hedefini vurdu
» Çin-Türkiye Kültürel İletişim Forumu İstanbul’da düzenlendi
» “Perakendecilerin ve tüketicilerin yükü alındı”
» Kurulan ve kapanan şirket sayısı arttı
» Güvende kırılganlık sürüyor
» Konutta 3 milyarlık Eylül bereketi
» Philsa’da ‘Lider Tütün Çiftçileri Günü’ buluşması
» Otokar’ın elektrikli KENT Otobüsü Busworld Europe’da sergilenecek
» Ulusal Beste Yarışması’nın 11’incisi viyolonsel dalında
» Türk lezzetleri Amerikalılara Türk kahvesiyle tanıtıldı


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 19.10.2019
  Ticaret 18.10.2019
  Ticaret 17.10.2019
  Ticaret 16.10.2019
  Ticaret 15.10.2019
  Ticaret 14.10.2019
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni