• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE
YAZARLAR Prof. Dr. Sevgi Şahin ►SAĞLIK ve YAŞAM
12
14
16
18
09/03/2018 18:04
Tuzu azaltmak çok önemli!...

Prof. Dr. Sevgi Şahin
Nefroloji Uzmanı
Acıbadem Altunizade Hastanesi

     Hiç kuşkusuz, tuz içerdiği minerallerle vücudumuzun yaşamsal fonksiyonlarını devam ettirebilmesinde son derece önemli bir role sahip. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre; günde ortalama 5 gram tuz (bir silme çay kaşığı) almamız vücudumuz için yeterli geliyor. Ancak yapılan araştırmalar gösteriyor ki Türkiye’de tuz tüketimi maalesef 16-18 gramı buluyor. Son yıllarda yapılan kısıtlamalarla bu miktarın 14,8 grama düşürüldüğü belirtiliyor.

     Düşük miktarda alındığında hayatımızda önemli fonksiyonu olan tuzun, bunun tam aksine ideal miktarın üzerinde tüketildiğinde ise zehirden farksız olduğu ortada. Tuzun başta böbreklerde hasar oluşturmaktan kan basıncını yükseltmeye kadar pek zor zararı oluyor. Bu nedenle günlük tuz tüketimini kısıtlamak yaşamsal öneme sahip.

     Yaygın inanışın aksine tüketilen tuzun büyük bir kısmı mutfak masasında yemeklere eklenen tuzdan değil, işlem görmüş besinlerden geliyor. Öyle ki işlenmiş besinler sodyum alımının genelde yüzde 75 gibi yüksek bir oranını oluşturuyor. Bu nedenle tuz alımını azaltmak için sofradan tuzu kaldırmanın yanı sıra işlenmiş besinlerden kaçınmak da çok önemli. Peki, pek çoğumuzun yemeklere hiç düşünmeden bolca serptiği tuz sağlığımızı nasıl etkiliyor?

Kan basıncını yükseltiyor
     Diyetteki tuz artışı kan basıncını yükseltiyor. Tuz tüketimi arttığında aynı zamanda kan basıncını düşürmek için alınması gereken tansiyon düşürücü ilacın dozu ve sıklığı da artıyor. Bunun nedeni ise tuzun tansiyon ilaçlarının etkisini azaltması. Özellikle de ACE inhibitörü ve ARB grubu tansiyon ilaçlarının etkisine direnç gelişmesine yol açıyor. Tuzla hipertansiyon arasında doza bağlı ve doğrudan bir ilişki mevcut. Tuz alımının azaltılması uzun dönemde kalp damar hastalıkları ve inme riskini azaltıyor. Örneğin, diyetle alınan tuzun 10 gramdan 5 grama düşürülmesiyle inme riski yüzde 23 ve kalp damar hastalıklarının riski de yüzde 17 oranında azalabiliyor.

Böbreklerde kalıcı hasar oluşturabiliyor
     Tuzlu beslenme, sadece sistemik kan basıncını yükseltmekle kalmıyor, böbrek hücreleri içindeki basıncı da arttırıyor. Glomeruller adı verilen hücrelerin içindeki basınç artışı, böbreğin süzme membranını proteinlere daha geçirgen hale getiriyor. İdrarla protein atılımının artmasının da uzun dönemde böbrekte kalıcı hasar oluşturabiliyor.

İnsülin direncini arttırabiliyor
     Yüksek sodyum içeren diyet, kanda leptin düzeyini yükseltiyor. Bu hormonun artışı karın bölgesindeki yağ hücrelerini çoğaltıyor. Karın bölgesinde yağlanma da bel çevresinin genişlemesiyle sonuçlanıyor. Bunun sonucunda insülin direnci artıyor. Düşük sodyumlu beslenme tarzı ise glukozu dokulara taşıyan transporterlerin miktarını ve yağ hücrelerinin içindeki insülin reseptörlerini düzenliyor ve insülin direnci azalıyor. Özellikle tuza duyarlı kişilerde diyette tuz kısıtlandığında, insülin direnci düşüyor.

Mide kanseri riskini yükseltiyor
     Yüksek sodyum içeren beslenme tarzının mide mukozasında hasar oluşturuyor.  Hasarlanan mukoza kanserojen maddelere daha hassas hale geliyor, helicobacter pylori adlı bakterinin midede daha uzun süreli olarak yerleşmesine ve hasar yapmasına yatkınlık yaratıyor. Hasarlanan mide mukozasında da kanser gelişebiliyor. Bu nedenle tuzlu gıdalar, tütsülenmiş ve salamura gıdalardan uzak durmak gerekiyor.

Kemik erimesini tetikleyebiliyor
     50 yaş üstündeki her 2 kadından ve her 5 erkekten 1’i osteoporoz olarak adlandırılan kemik yoğunluğu azalması nedeniyle kemik kırıkları problemleri yaşıyor. Yüksek tuz içeren beslenme tarzı, kemiklerden kalsiyumun serbestleşmesine ve idrarla vücuttan atılmasına yol açıyor. Sonuçta kemikler zayıflıyor ve kolay kırılabilir hale geliyor. Menopoz dönemindeki kadın hastalar ve yaşlılar özellikle yüksek risk altında oluyor.

Böbrek taşına yol açabiliyor
     Tuzlu beslenme idrarla kalsiyum atılımını arttırıyor. İdrarda bulunması gerekenden fazla kalsiyum atılması da böbrek taşı oluşumuna yol açabiliyor. Böbrek taşları enfeksiyon odağı oluşturarak veya idrar yolunda tıkanmaya yol açarak böbreklerde hasar gelişmesine neden olabiliyor.

Bağışıklık sistemini de etkiliyor
     Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarda fazla tuz alımının bakteriler ve yabancı maddelere karşı savaşan koruyucular olan ‘makrofajların’ fonksiyonunu azalttığını ortaya koyuyor. Bunun sonucunda da bağışıklık sistemimiz bakteri ve virüslere karşı zayıflıyor.

Damar hastalığına bağlı demansı hızlandırabiliyor
     Damar hastalığına bağlı demans, bunamanın en sık görülen türü. Zihinsel fonksiyonların tümünü etkileyen bu tablo, beyin kan dolaşımının damar sertliği nedeniyle bozulması sonucunda gelişiyor. Tuz tüketiminin fazla olması, damar yapısını bozarak ve kan basıncını yükselterek damar hastalığına bağlı demansı hızlandırıyor.

Meniere hastalığına neden olabiliyor
     Denge bozukluğu, şiddetli baş dönmesi, bulantı ve kusma ile karakterize meniere hastalığı, iç kulağın hasarlanmasıyla ilgili bir sorun. Yüksek miktarda tuz alımı vücutta su tutulmasına neden olduğu için iç kulak basıncını arttırıyor, hastalığın belirti ve bulgularını şiddetlendiriyor. Meniere hastalığının tedavisinde tuzsuz diyet son derece etkili oluyor.

Önceki Yazılar :
Haberler
  “Dövizde istikrar için adımlar sürecek”

  Üçüncü çeyrekte yüzde 1,6 büyüdük

  Enflasyon beklentisinde düşüş

  ELİDAŞ tam kapasiteye ulaştı

  İşler: 2019 İzmir ve Ege turizmi için en iyi yıl olacak

  Oteldenal.com hedef büyüttü

  KoçSistem’den Türkiye’nin ilk ve tek paylaşım lI SD-WAN hizmeti

  TZOB sahada çiftçiyle buluşuyor

  İran ile ticaret zor ama imkansız değil

  Palandöken, “TESK Kart 2 milyon esnaf ve ailesine ulaşacak”

  Yılın en iyi Ar-Ge projesi Norm’un

  Konsolosların tercihi Küçük Kulüp oldu

  SUV’un lideri NISSAN’da yılın son fırsatları

  İzmir’de dijital zirve

  Poşet düzenlemesi Resmi Gazete’de yayınlandı

  Amadeus 2019’u Start Up yılı ilan etti

  Burgan Bank’tan Dijital Mevduat Hesabı ile yeni dönem

  TEB ve kiraplus com’dan işbirliği

  İnci GS Yuasa’dan Bursa buluşması

  Dünya denim modasına yön veriyoruz

  ‘Dijital Anadolu Projesi’ bu kez Adana’da

  Ankara ilk teknoloji fuarına hazırlanıyor

  Büyükşehir’den “ilk gün raporu”

  BloominBag’den doğallık ve bereketin simgesi; Shine Your Light Koleksiyonu

  Karşıyaka’da örnek güç birliği; Belediye ve dernekler el ele

  Sokak hayvanlarının İnci’si, tasarımlarıyla umut oluyor

  Migros yerli besiciyi güçlendiriyor

  İzmir’de süt devrimi

  Karabağlar’ın değişmesine dinamit koymayın

  “Onlar sadece ağaç değil, aynı zamanda jandarma”

  GAZİSEM öğrencilerinden Kızılay’a taze kan

  Başkan Atila, sanayi sitelerinin yönetimlerini dinledi

  Dik durmanın bedeli ağır olur

  Karşıyaka’nın Anıtı’na ‘Dünya’ ödülü

  Sinema 68’de “başyapıtlar geçidi”

  Yüksek hızlı işlemci ve yüksek güvenlik

  Ekmeksiz plajı halka açılacak

  Bucalı kadınlara ücretsiz psikolojik destek

  Foça’da müzikli şiir dinletisi

  Yeşil Bornova son 5 yılda yeşiline yeşil kattı

  Işıltılı Haşereler Buca’da sahnelendi

  Satranç’ta Bornova farkı

  İhale Özetleri

  Su Ürünleri Hal Fiyatları

  Sebze-Meyve Hal Fiyatları

  Borsalarda Alım-Satım

  Döviz / Altın

  10 Aralık 2018 Tarihli ve 30621 Sayılı Resmî Gazete

  Karayollarında Durum

  9 Aralık 2018 Tarihli ve 30620 Sayılı Resmî Gazete

ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 11.12.2018
  Ticaret 10.12.2018
  Ticaret 08.12.2018
  Ticaret 07.12.2018
  Ticaret 06.12.2018
  Ticaret 05.12.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni