• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Pandemi mahpuslar için dolaylı tecrit oldu

15 Eylül 2021 Çarşamba 10:00
12
14
16
18

Pandemi mahpuslar için dolaylı tecrit oldu


   ► Biri açık olmak üzere ayda dört görüş hakkına sahip olan mahpuslar, salgın başladığından beri ayda iki kapalı görüş uygulaması ile sadece iki yakınıyla görüşebiliyor

           KÜBRA TOPAL      
     Pandemi döneminde uygulamaya konulan kısıtlamalarda normalleşme yaşanmasına rağmen cezaevlerinde hala kısıtlamalar devam ediyor. Pandeminin başından beri yaşanan kısıtlamalar ile birlikte mahpusların sosyal etkinlikleri ve açık görüşleri hala yasak durumda. Dışarıda yaşanan dönemsel normalleşmeler ve açılımların hapishaneler özelinde bir etkisi olmadığını söyleyen yetkililer, bu süreçte mahpusların ruhsal olarak olumsuz etkilendiğini ifade ediyor. Konu ile ilgili olarak Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) Savunuculuk Koordinatörü Berivan Korkut ve CİSST Hapiste Çocuk Alan Temsilcisi Cansu Şekerci ile görüştük.
     Uzun bir zaman dilimine yayılmış ve daha ne kadar süreceği belli olmayan bir salgında bir yaklaşım değişikliğinin gerekli olduğunu dile getiren CİSST Savunuculuk Koordinatörü Berivan Korkut, artık önlem olmaktan öte mahpuslar için fiili bir tecrite dönüşmüş olan bu uygulamaların aşılanma ile birlikte değişip değişmeyeceği de hala belirsizliğini koruduğunu aktardı. 17 aydır uygulanan önlemlerin, birer tutulma koşulu haline geldiğini söyleyen CİSST Hapiste Çocuk Alan Temsilcisi Cansu Şekerci, dışarıdaki dünyanın normalleşmeye çalışırken, hapishanelerde “normal olan” salgın önlemleriyle getirilen tecrit uygulamalarının olmaya başladığını belirtti.

Pandemi sürecinden bu yana cezaevlerinin durumu ile ilgili bilgi verir misiniz?
     Berivan Korkut: Pandeminin yedinci ayını geride bırakırken aslında hapishanelerde bu süre zarfında ciddi bir uygulama değişikliğine gidilmediğini söylemek mümkün. Bugüne kadar Ceza Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü tarafından Mart 2020, Kasım 2020, Şubat 2021 ve son olarak da Haziran 2021 tarihinde uygulamalara ilişkin dört açıklama yapıldı. Bu açıklamaların geneline bakıldığında mahpusların temel yaşam koşullarını etkileyen konularda ciddi bir değişiklik gözlemlenemedi. Dışarıda yaşanan dönemsel normalleşmeler ve açılımların hapishaneler özelinde bir etkisi olmadı. Gerek dünyada gerekse Türkiye’de hapishaneler konusunda genel eğilim, kapalı alanları daha da kapatarak hastalığı kontrol altında tutmaya çalışmak olarak özetlenebilir. Bu kadar uzun bir zaman dilimine yayılmış ve daha ne kadar süreceği belli olmayan bir salgında bir yaklaşım değişikliğinin gerekli olduğunu konuyla ilgili Sivil Toplum Örgütleri (STÖ) uzun zamandır dile getiriyor. Artık önlem olmaktan öte mahpuslar için fiili bir tecrite dönüşmüş olan bu uygulamaların aşılanma ile birlikte değişip değişmeyeceği de hala belirsizliğini koruyor.

Son zamanlarda cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri gündeme geliyor bu konu ile ilgili ne düşünüyorsunuz?
     Berivan Korkut: Mahpusların en çok başvuru yaptığı konuların başında sağlığa erişim hakkında yaşanan sıkıntılar geliyor. Maalesef sürecin başından beridir mahpusların düzenli sağlık hizmetine ulaşmaları mümkün olmadı. Belirttiğimiz gibi kapalı alanları daha da kapatarak koruma önlemi alma gibi bir yaklaşımın sonucu olarak mahpusların her türlü sosyalleşme alanlarının ortadan kaldırılması konusunda derneğimize birçok başvuru geliyor. İletişimin mahpuslar için bu kadar önemli ve zor olduğu bir dönemde gazete, dergi, TV kanalı ve mektuplar konusunda yaşanan sıkıntılarında son dönemde arttığını belirtebiliriz. Yine sürekli ve kalabalık gruplar halinde koğuş aramaları, ayakta sayım, çıplak arama, fiziksel ve psikolojik şiddet de aldığımız ihlal şikayetleri arasında.

“Kültürel faaliyetler askıya alındı”
Bu süreçte mahpuslara aşılama yapıldı mı ve konu ile ilgili bilgi alabildiniz mi?
     Berivan Korkut: Aşılanma ile ilgili olarak yaptığımız bilgi edinme başvurusuna, Adalet Bakanlığı tarafından verilen cevapta “aşılanmanın başlandığı ve isteyen her mahpusun aşı olabileceği” belirtilmişti. Mahpuslardan gelen geri dönüşlerde de aşılanma konusunda ciddi bir sorun yaşamadığını ve aşılanmayı kabul eden mahpuslara aşılarının yapıldığını söylememiz mümkün. Ama kaç mahpusun aşı olduğu, aşı olmak istemeyen mahpuslara ne gibi bilgilendirmeler yapıldığı konusunda bir bilgimiz yok. İletişimde olduğumuz mahpuslar kendilerine aşılar konusunda aydınlatıcı bir metin verilmediğini ve sorularını cevaplayacak bir sağlık personeli ile iletişim kurma olanaklarının sağlanmadığını ilettiler. Yine ‘aşı yaptıran mahpuslar için sosyal etkinlikler ve açık görüşler yapılacak mı?’ gibi sorularda henüz yanıtlanmamış sorular.

Mahpusların görüş durumları nasıl? Normalleşme ile birlikte açık görüşler başladı mı?
     Berivan Korkut: Sürecin başından beri aslında hapishanelerde bir normalleşme yaşanmadı. Halen mahpusların ayda iki yakınıyla yapılan iki kapalı görüş uygulaması devam ediyor. Normalde mahpuslar biri açık olmak üzere ayda dört görüş hakkına sahiptir. Ayrıca bayramlar ve bazı özel günlerde bir açık görüş yapma hakları vardır.

Mahpuslar kültürel faaliyetlere katılım sağlayabiliyor mu?
     Berivan Korkut: Pandeminin başından itibaren mahpusların her tülü sosyalleşme alanlarına kısıtlamalar getirildi. Atölyeler, sohbet hakkı, açık ve kapalı spor salonlarını kullanma haklarının hepsi askıya alınmış durumda. Bazı hapishanelerde sınırlı da olsa açık spor salonu kullanma haklarını olduğunu belirten mahpuslar olsa da bunlarında sayıları oldukça sınırlı.

Çocuk mahpuslarla ilgili bilgi verir misiniz?
     Cansu Şekerci: Eğitimevinde tutulan çocuk mahpuslar, yani hükümlü çocuklar koronavirüs izni dolayısıyla tıpkı açık hapishanedeki hükümlüler gibi tahliye edilmişlerdi. Fakat tutuklu çocuklar, yani haklarındaki yargılamalar devam eden çocuklar kapalı hapishanelerde tutulmaya devam ediyor. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün açıkladığı son istatistiklere göre 31 Temmuz 2021 tarihi itibariyle tutuklu çocuk sayısı bin 72 olarak belirtiliyor. Tabi bu tek bir gün bazında açıklanan bir veri. Tahliyeler ve yeni tutukluluklarla pandemi döneminde hapsedilen çocuk sayısının bundan daha fazla olduğunu unutmamak gerekiyor. Çocuk mahpuslar da salgın önlemleri kapsamında tecridin ağırlaştırdığı hapishane kurallarına tabiler. Açık görüşlerin kaldırılması, dışarıdan eğitimci/kolaylaştırıcılarla gerçekleşen etkinlik ve kursların durdurulması, hapishane içindeki ortak alan etkinliklerinin durdurulması gibi önlemler, çocukların tüm günlerini koğuşta geçirmesine, bedensel aktivitelerinin engellenmesine sebep oluyor. Pandemi döneminde sayılarının azalması ve kapalılığın artması dolayısıyla çok sınırlı olarak aktarım almış olsak da çocuk mahpuslardan gelen şikayetlerden biri hiçbir şey yapmayıp sadece koğuşta tutulmak zorunda olmaktı. Bununla ilgili yaptığımız başvurulardan ve sivil toplumdan aldığımız aktarımlardan birtakım etkinliklerin yapılmaya başlandığını öğrendik. Tabi bunun her çocuğun erişebileceği standardize edilmiş bir uygulama olmadığını da hatırda tutmak önemli.

Salgın önlemleri çocuk mahpusların savunulmasını engelledi
     Cansu Şekerci: Tutuklu çocukların savunma ve adil yargılanma haklarını ilgilendiren bir durum daha var, buna da değinmek isterim. Hakkındaki ceza kesinleşen çocukların koronavirüs izniyle tahliye edilmeleri, haklarındaki yargılama devam eden çocuklar için savunulmaktan vazgeçmelerini gündeme getirdi. Bazı tutuklu çocukların dosyalara itiraz etmeksizin haklarındaki cezanın kesinleşmesini, avukatlarının kanun yollarına başvurmamalarını istedikleri örneklerle karşılaştık. Multisidipliner bir yaklaşım benimsenmediğinden salgın önlemleri dolayısıyla atılan adımlar, çocuk mahpusların uzun vadede sorun yaşamalarına neden olacak bir özgürlük arayışında olmalarına da sebep oldu.

Bunun yanı sıra anneleriyle kalan 0-6 yaş arasındaki bebek ve çocuklarda durum nedir?
     Anneleriyle tutulan 0-6 yaş arası çocuklarla ilgili de alabildiğimiz aktarımlar çok azaldı. CTE, bu yılın başından beri düzenli olarak hapishane istatistiklerini paylaşıyor olsa da 0-6 yaş arası çocuklar bu istatistiklerde yer almıyor. Yaptığımız bilgi edinme başvuruları da yanıtsız kalıyor. En son bir milletvekilinin açıklamalarına istinaden basın açıklaması olarak istatistik paylaşmıştı. Buna göre, Mart 2021 tarihi itibariyle 345 çocuğun anneleriyle tutulduğu bilgisini vermişti. Bu çocukları doğrudan ilgilendiren önlemlere örnek olarak bulaş riskinin azaltılması için çocukların dışarıdaki aile üyelerine verilmesi ya da dışarıdaki çocuğun içeriye annesinin yanına geçici olarak verilmesi uygulaması durduruldu. Yüz yüze yapılması planlanan yeni eğitim-öğretim yılında bu çocukların hapishane kampüslerindeki adalet anaokullarına gönderilip gönderilmeyeceğini ise henüz bilmiyoruz. Hem 0-6 yaş hem 12-18 yaş grubu çocuklar için şu değerlendirmeyi yapmak mümkün, salgın sürecinde başlangıçta alınması gerekli görülen önlemler, bugün süreğen tutulma şartları haline geldi. Yaklaşık 1,5 senedir devam eden bu uygulamanın çocukların üstün yararına uygun olup olmadığının değerlendirilmesi ve iyilik hallerinin korunmasını sağlamak üzere artık gerekli düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Bunun için tabi ki en temel çağrımız da çocukların hapsedilmeyip güvenli yaşam alanlarında desteklenmesi.

Eklemek istediğiniz bir konu var mı?
     Cansu Şekerci: Sürecin başından beri “Hapishanelerden Gelen Koronavirüs Kaynaklı Şikayetler” raporu yayınlıyoruz. Ayrıntı bilgi almak isteyenler bu raporlar üzerinden süreci takip edebilirler. https://cisst.org.tr/tcps-yayinlari/raporlar/.  Elbette ki hapishanelerde salgının yayılması çok büyük sorunlar yaratacak ki sivil toplum, dönem dönem bu konuda çağrılarda bulunuyor, raporlamalar yapıyor, kamuoyunu ve idareleri bilgilendirmeye çalışıyor. Ama sürecin diğer yönünü de unutmamak gerekiyor. 17 aydır uygulanan bu önlemler, birer tutulma koşulu haline geldi. Dışarıdaki dünya normalleşmeye çalışırken, hapishanelerde “normal olan” salgın önlemleriyle getirilen tecrit uygulamaları olmaya başladı. Bu yüzden eğitim, sağlık, çalışma, sosyal ve kültürel hayat vb. de olması gerektiği gibi infaz kurumlarında da insanların ‘insan olmaktan kaynaklanan’ ve sözleşmelerle, yasalarla güvence altına alınmış haklarına erişimlerinin yeniden sağlanması, bu hakların güvence altına alınması gerekiyor.


+ Benzer Haberler
» Mutfakta eleman kıtlığı
» 25 milyar ürün depozitolu satılacak
» Yurtlarda iki yılın bilançosu yüzde 50 zam
» Okullar alarm veriyor!
» Kavanoz kapağına talep yok
» Pandemi, evcil hayvan ürünleri sektörüne yaradı
» KOBİ’leri radarına alacak, EGÇ ve 2 bin yeni istihdam ile büyüyecek
» Üzümcü ‘numaralandırma’ya takıldı
» Çimentoda kota müteahhitlerin eylemini nötrledi
» Konutta yabancı yatırımcı umudu


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 28.09.2021
  Ticaret 27.09.2021
  Ticaret 25.09.2021
  Ticaret 24.09.2021
  Ticaret 23.09.2021
  Ticaret 22.09.2021
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni