• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

“Önümüzdeki yıl riskler devam edecek”

07 Aralık 2018 Cuma 18:00
12
14
16
18

“Önümüzdeki yıl riskler devam edecek”

   ► Bilecik,: Dünya, karışık bir dönemden geçiyor. Bugün başta ABD ve bazı Avrupa, Latin Amerika ve Asya ülkelerinde olmak üzere, demokrasi tarihsel bir sınav veriyor.

           HABER MERKEZİ     
     TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi’nin yılın ikinci ve son toplantısı yapıldı. Toplantıda konuşan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, “Önümüzdeki yıl gerek küresel, gerek yerel düzeyde belirsizliklerin ve risklerin devam ettiği bir yıl olacak.” dedi.
     Bilecik, “Dünya, karışık bir dönemden geçiyor. Bugün başta ABD ve bazı Avrupa, Latin Amerika ve Asya ülkelerinde olmak üzere, demokrasi tarihsel bir sınav veriyor. Küreselleşen ekonomi, beraberinde daha zorlu rekabet koşullarını getiriyor. Dijital dönüşüm ile şekillenen 4. Sanayi Devrimi, iş yapma şekillerimizden günlük yaşamımıza kadar her şeyi kökten değiştirirken, bir yandan da dezenformasyona dayalı yıkıcı siyasi eğilimlere neden olabiliyor. Kısaca, dünya küçülürken sorunlar büyüyor. Siyasi ve ekonomik olarak dünyada suyun akışı değişiyor. Ayakta kalmak isteyenler pozisyonunu güçlendiriyor, hareketlerini değiştiriyor. Değişen dünyada ayakta kalmak için pozisyonumuzu Batı’dan yana almamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Ülkeler arası dostluklar geçici, çıkarlar daimidir”
     Türk-Amerikan ilişkileri konusunda son dönemde önemli gelişmeler kaydedildiğini söyleyen Bilecik, “Trump yönetiminin İran’a uyguladığı yaptırımlar konusunda Türkiye’ye muafiyet tanıması, şüphesiz son derece önemli bir karardır. Türkiye’nin en önemli müttefiklerinden biri olan ABD ile ilişkilerin onarılması en başta ekonomik çıkarlarımız açısından önem taşıyor. Unutmayalım ki ülkeler arası dostluk ve düşmanlıklar geçici, çıkarlar ise daimidir. Bu nedenle aradaki diğer anlaşmazlıklar da sağduyulu diplomasi ile bir an evvel çözüme kavuşturulmalıdır” diye konuştu.
     TÜSİAD için Türkiye’nin AB üyeliğinin vazgeçilmez bir hedef olduğunu belirten Bilecik, “AB sürecinde olmamız ekonomi, teknoloji, diplomasi, demokrasi ve hukuk alanlarında ülkemize, 2023 hedeflerimize çok şey kazandırdı. Bizim AB üyeliğinden anladığımız; Kurallara dayalı liberal demokratik bir düzen, öngörülebilir bir hukuk zemini, istikrarlı ve açık bir piyasa ekonomisi, sosyal refah ve maceracı olmayan bir dış politikadır” dedi.

“Ticaret savaşları küresel büyümeyi önemli ölçüde düşürebilir”
     Uluslararası ilişkilerde “güç” sahibi olmanın, ekonomide “söz” sahibi olmayı sağlayacağını dile getiren Bilecik, “Dış ilişkilerimize baktıktan sonra şimdi yüzümüzü ekonomiye çevirebiliriz. Önümüzdeki yıl gerek küresel, gerek yerel düzeyde belirsizliklerin ve risklerin devam ettiği bir yıl olacak. Ticaret savaşları küresel büyümeyi önemli ölçüde düşürebilir. Türkiye’nin ekonomik durumunu değerlendirirken, gerçekçi olmak zorundayız. Bugün nakit sıkışıklığı her sektörde hissediliyor. Finansmana erişim eskisi kadar rahat ve ucuz değil. Ağustos ayında başlayan kredi daralması tüm hızıyla devam ediyor. Mart ayı ile kıyaslandığında faizler 11 puan, kur ise yüzde 40 yükseldi. Hem şirketlerimiz, hem tüketiciler bu kur ve faiz yükü altında eziliyorlar. Kobiler için sorunlar katlanarak çoğalıyor. Talepte ciddi bir düşme var. Ve son 9 yıldır kesintisiz büyüyen ekonomimiz ‘maalesef’ artık küçülüyor. Bir an evvel banka bilançolarındaki hasarın tespit edilmesi, stres testlerinin yapılması ve geri dönmeyen alacakların bilançolardan temizlenmesi için gerekli çalışmaların yapılması gerekiyor. Kredi daralması bitmeden, bu krizin bitmeyeceğini hepimizin kabullenmesi gerekir.

“Yüzde 8-9 enflasyon kabul edilebilir değildir”
     Dün görmezden geldiklerimiz, bugün en büyük sorunlarımızdır. Ekonomide bir probleme tolerans gösterirseniz, sorun büyür. Ekonomide kriz randevu ile gelmez. Önce belirtilerini gönderir. Yüzde 8-9 enflasyon kabul edilebilir değil.
     Ekonomiyi, sadece ekonomik reformlarla güçlendiremezsiniz. Ekonomiyi güçlendirmenin yolu en başta şeffaf, uzlaşmacı, adil ve demokratik bir toplum olmaktır. Ekonomik reformlarla eşzamanlı olarak demokratik açılımlar, ifade ve basın özgürlüğünün sağlanması ve özgürlük alanlarının genişletilmesi bu nedenle önemlidir.

 


+ Benzer Haberler
» “Market markalı ürünlere sınırlama enflasyonu artırır”
» İzmir-İstanbul Otoyol ücretleri açıklandı
» İngiltere’de iş kuran Türkler Dünya arenasında
» Yurt dışı üretici fiyat endeksi aylık %1,79 düştü
» Tarım ve gıda etiği İzmir’de konuşulacak
» İhracatçı mobilyacıya teşvik var
» Türkiye Otomotiv Endüstrisi gücünü evinde gösterecek
» Soyer: İTB, belediyenin partneri olmalı
» “Değişim kültürünü EFQM Modeli ile yönettik”
» “Kayıt dışı istihdam 10 kat maliyetli”


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 21.03.2019
  Ticaret 20.03.2019
  Ticaret 19.03.2019
  Ticaret 18.03.2019
  Ticaret 16.03.2019
  Ticaret 15.03.2019
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni