• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Kariyer  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  TİCARET SOHBETLERİ  |  FİNANS  |  İHALELER  |  TİCARET BORSALARI  |  RESMİ GAZETE
YAZARLAR Nazimi Acıkgöz ►KONUK YAZAR
12
14
16
18
11/05/2017 17:05
Türkiye’nin buğday gerçeği

     Toplumumuzun ana gıda maddelerinin başında gelen buğday, tarım ekonomimizin de başrol oyuncularındandır. Özellikle mamullerinden un, makarna, bulgur ve irmiğin dış ticaretimizdeki çarpıcı durumunun, kamuoyunda yeteri kadar bilindiğini söylenemez. Rusya’dan ithal edilen buğdayın, dâhilde işlem rejimi[1] listesinin dışına çıkarılma konusundaki gelişmeleri de göz önünde bulundurduğumuzda, olayın detaylı bir biçimde ele alınmasında yarar görülmüştür.

     Önce şu konuya bir göz atalım: Bir uluslararası gıda strateji araştırma kuruluşu tarafından ana gıda maddelerinin başında gelen buğday, 2020’lere gelindiğinde, talebi düşen tek ürün olacağı tahmin edilmiştir (2005 de 68,5 kg/yıl/kişi olan dünya buğday tüketiminin, 2023 de 66,2 kg/yıl/kişi ye düşüşü; Grafik),  (Açıkgöz 2013[2]). 1960’larda 110 kg/da olan dünya buğday veriminin, 2010’larda 280 kg/da’a çıktığı bilinmektedir.

     Bu rakamın artan nüfus ve iklim değişiklikleri nedeniyle 2050’lere doğru 380 kg/da’a çıkartılması zorunlu görünüyor. Aksi takdirde söz konusu yıllarda, o dönemin nüfusunu doyuracak yıllık üretim beklentisi olan 860 milyon tona ulaşmak, olanak dışı görünüyor. Bu amaçla ülkeler, özellikle birim alandan alınan ürünü artırmak için adeta yarışmaktadırlar. Nitekim Birleşik Krallık 2020’lerde dekara 2 ton verimi hedef olarak belirlemiştir[3]. Aynı ülkede 2015 yılında 1,65 ton/da ile yeni dünya rekoru kırılmıştır.

     Türkiye de 1960’larda 10 milyon hektar olan buğday ekim alanını 7 milyon hektarlara indirirken, üretimini birim alandan sağlanan verimle kapatmıştır. Ülkemizde buğday verimi, 2013 verilerine göre, 315 kg/da ile dünya buğday verim ortalamasının üzerindedir. 2016 yılında Türkiye 7,8 milyon hektar alanda 17,3 milyon ton buğday üretmiştir ki bu miktar hemen hemen ülke buğday tüketimini (17,6 milyon ton) karşılamaktadır.

     O zaman, bazı yıllar 5 milyon tona ulaşan buğday ithalatı ile ilgili kritikler neye dayanmaktadır?
     Türkiye, coğrafi olarak kuzeyinde Rusya, Ukrayna gibi buğday üreticisi ülkelerle, güneyinde Irak, Suriye gibi üretimleri yeterli olmayan, fakat Türkler gibi fazla ekmek tüketen ülkelerin arasında, adeta bir bağlantı noktasında bulunmaktadır. Ve bu durumdan ticari olarak yeterince yararlanmaktadır. Türk un ihracatçıları bu pozisyonu daha da öteye taşıyabilmiş ve örneğin un ihracat yelpazesini, başta Uzak Doğu ve Afrika olmak üzere, 100 ülkeye genişletmiştir.  Böylece 2016 yılı Dünya genelinde 12 milyon tonluk un ticaretinin %30’unu gerçekleştirerek, un ihracatçıları listesinde ilk sırayı almışlardır.

     İhracat kalemlerinde sadece ekmeklik değil, makarnalık, bisküvilik ve diyabetik kategoriler de yer almaktadır. Bu konuda 710 un fabrikası çalışanı, kazancı ile ekonomimize katkı sağlamaktadırlar. Kalan kepek de, yem fabrikaları için ham madde olarak değerlendirilmektedir. Bütün bu avantajlarla, Türk un ihracatçısının dünya pazarındaki rekabet gücü sürdürebilir görünümdedir.

     Makarna da Türkiye’nin buğday ürünlerinden ikinci önemli alanıdır. Kişi başına yıllık 8 kg makarna tüketimi 23 makarna fabrikasınca karşılanmaktadır. Kapasite kullanımı %70 civarında olan bu fabrikalar her yıl iki milyon ton makarna üretmektedirler. Bunun 700 bin ton kadarını, aralarında ABD ve Japonya olmak üzere 144 ülkeye ihraç etmektedir. Her ne kadar makarnalık buğday üretiminde 3,5 milyon tonla dünya üçüncüsü ise de, makarnalık buğday da ithal etmektedir.

     Türkiye’de makarna %100 durum buğdayı ile imal edilir. Afrika’da makarna imalatında ise %30 oranında ekmeklik buğday katılabilmektedir. Bu durumdan yararlanan makarna ihracatçıları 2015 yılından itibaren, dâhilde işleme rejimi çerçevesinde gümrüksüz olarak ithal ettikleri ham madde ile Afrika pazarında etkili olmaya başlamışlardır. Türkiye’nin Makarna ihracatı 750 bin tonlara ulaşmıştır.
     İşlenmiş buğday ürünlerinden bulgur da ihraç kalemleri arasındadır. Başta ABD ve Suudi Arabistan olmak üzere birçok ülkeye yapılan bulgur ihracatı 37 bin ton civarındadır.

     İşte bu yelpazede buğday çiftçimize ekmeklik, makarnalık, bisküilik, bulgurluk olarak kullanılmak ve Orta Anadolu, Geçit Kuşağı, Sahil Kuşaklarının, kuru ve sulu koşullarında en iyi performans gösterecek yeni genotipler – çeşitler ıslah etmek zorundayız. Mevcut buğday ıslah kadro ve projeleri ile yelpazenin gerektirdiği çeşitleri zamanında yetiştirmemiz olanaksız görünüyor. Yurt dışı materyale ödenecek royaliteler (ıslahçı hakları) vicdanları sızlatmaktadır. Özellikle, onlarca Ziraat Fakültesine sahip Türkiye, acilen, genotip geliştirmede adeta snıfta kalan üniversiteleri devreye sokacak sistem değişikliğine gitmelidir. Bu amaçla, öncelikle Türk tohumculuğunun üst kuruluşları konuyu gündemlerine almalıdırlar.

     [1] Dâhilde İşleme Rejimi, iİhraç edilecek ürünleri üretmek için gerekli olan ve yurt dışından ithal edilen, ithali gümrük vergisine tabi girdilere gümrük muafiyeti getiren bir ihracatı teşvik sistemidir.
     [2] https://nazimiacikgoz.wordpress.com/2013/09/
     [3] http://blog.milliyet.com.tr/dunya-bugday-verimi-rekora-kosarken/Blog/?BlogNo=531235

Önceki Yazılar :
Haberler
  Başbakan’dan ’TEOG’ açıklaması

  İzmir’de Fashion Week Rüzgarı

  Palandöken, “Her yıl 1 milyon kişilik istihdam oluşturulmalı”

  İzmir’in Menderes ilçesine 6,8 milyon TL’lik yatırım

  Rusya ile domates ihracatında anlaştık

  Vize görüşmeleri olumlu geçti

  Kefalet sigortası, teminat mektubu yerine geçecek

  İngiltere’de yeni terör alarmı

  Anuga 2017’de Poyraz Rüzgarı

  HP, yeni Spectre portföyü ile çığır açıyor

  İzmir’e 20 milyon dolarlık yatırım

  Erkunt Traktör’den 2020 hedefi

  Kadın çiftçiler, girişimci oluyor

  Palandöken, “Ertelenen SGK pirimlerinin ödemesi 2018’de başlasın”

  Banaz’ın gerdanlığında geri sayım

  Başkan Uyar; “Kadınsız demokrasi olmaz"

  CEO’lardan müzik dolu bir gece

  TÜRSAB Türkiye’yi Dünya’ya tanıtıyor

  Türkiye’nin geleceği, su ürünlerinde

  Siber tehlike hiç bu kadar büyük olmamıştı

  İşverenin en büyük sorunu yeteneği elde tutmak

  Türkiye’nin yerli Web izleme platformu devreye alındı

  Müşteriye en hızlı yanıtın adresi: SOR’UN

  Google Chrome kullanıcılarına ESET koruması

  Maden sektörü İzmir’de buluştu

  Gruşçu’dan İzmir’e Çağrı: ‘Sahip Çıkın’

  Başkan Akpınar: “İpte cambazlık yapıyoruz”

  Gaziemir’in 2018 bütçesi 119 milyon

  Önce eğitim sonra tatbikat

  Sahne sırası davul ustası Hafızoğlu’nda

  “1 Festival İzmir”, Sertab Erener’le başladı

  Buca’da Shakespear rüzgarı; ünlü yazarın eserlerine farklı bir yorum

  Bayraklı’da heyecan dorukta

  Çeşme, Aşk Festivali ile renklenecek

  Anadolu Efes’e “Yılın Markası” ödülü

  Yüksek güven kültürüyle 3 kat fazla kazanıyorlar

  Çocuklar bilim öğreniyor

  SU ÜRÜNLERİ HAL FİYATLARI

  SEBZE-MEYVE HAL FİYATLARI

  BORSALARDA ALIM-SATIM

  DÖVİZ / ALTIN

  18 Ekim 2017 Tarihli ve 30214 Sayılı Resmî Gazete

  Karayollarında Durum

  YAKIT-AKARYAKIT

  ARAÇ KİRALAMA-NAKLİYE-TAŞIMACILIK-SERVİS

  OTO MAKİNE AKSANI VE YEDEKLERİ

  MATBU-EVRAK-BASIM

  BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ

  MÜTEFERRİK

  TEMİZLİK

ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 19.10.2017
  Ticaret 18.10.2017
  Ticaret 17.10.2017
  Ticaret 16.10.2017
  Ticaret 14.10.2017
  Ticaret 13.10.2017
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni