• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Kariyer  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  TİCARET SOHBETLERİ  |  FİNANS  |  İHALELER  |  TİCARET BORSALARI  |  RESMİ GAZETE

‘Montajcı’ sektörün liderliğe uzanan öyküsü…

24 Ocak 2017 Salı 20:00
12
14
16
18

2015 yılında yüzde 3,4 artışla 395 milyon adet gerçekleşen küresel beyaz eşya satışının 2017 yılına kadar 430 milyon adede ulaşması bekleniyor. Söz konusu dönemde ürün bazında en hızlı büyüyecek ürünlerin ise klima ve çamaşır makinesi olacağı öngörülüyor

     Her şey, 1955 yılında başlamış. Türk sanayinin duayenlerinden Vehbi Koç ve Jak Kamhi beyaz eşya üretimi konusunda ‘ilk’ olarak isimlerini sektörde yazdırır. İstanbul’da başlayan bu hikâye bugün gelişen teknolojisi ve artan AR-GE çalışmaları ile Türk ekonomisinin güçlü sanayi kollarından biri konumuna geldi.
      O yıllarda sadece montaj sanayine dayalı olan beyaz eşya sektörü, bugün 3 milyar doları aşan ihracatı ve 120 bin kişiye sağladığı istihdam ile Türkiye’nin lokomotif ve inovatif sektörleri arasında yer alıyor. Bu başarı onu; dünyada 8., Avrupa’nın lider üreticisi konumuna taşıdı.
      Sektördeki ilklerin hikayesine baktığımızda ilk yerli çamaşır makinesi üretimi 1959’da, ilk buzdolabı üretimi 1960’ta, ilk otomatik çamaşır makinesi üretiminin ise 1974 yılında gerçekleştirildiğini görüyoruz.
      1980 sonrasında piyasa ekonomisi uygulamalarına ağırlık verilmesiyle birlikte sektör, hızlı bir gelişme sürecine girmiş. Yabancı sermayeli şirketlerin rotasına da giren sektörde o yıllarda rekabetin arttığı dikkat çekiyor.

     9 Ağustos 1989, milat oldu
     9 Ağustos 1989 tarihinde Gümrük Vergisi ve fonlarındaki indirim ithal mallara olan talebi artırdı. Bu kararlar sonrasında pazara giren yabancı firmalar ile yerli firmalar arasında işbirliklerinin güçlendi ve ortak yatırımlar başladı. Bu sayede yerli firmalar kalite ve teknoloji konusunda kendilerini geliştirme fırsatı buldu.  
     1996’da AB ülkeleri ile Gümrük Birliği Anlaşması’nın imzalanmasına bağlı olarak sektör yurt dışı ile rekabet etmek durumunda kaldı, buna rağmen üretim teknolojisini yenilemeye devam etti.

     Talebin yüzde 90’ını yerli üretici karşılıyor
     Dayanıklı tüketim mallarının alt gruplarından biri olan beyaz eşya sektöründe temel ürünler buzdolabı, derin dondurucu, bulaşık makinesi, fırın, çamaşır makinesi ve kurutucular…  
     Türkiye'deki beyaz eşya talebinin yüzde 90'ı üretici firmalar tarafından karşılanıyor. Türkiye, 77 milyonluk nüfusa sahip olması, bu nüfus içinde genç nüfusun yoğunluğu ve büyük aileden çekirdek aileye geçiş süreci yaşanması, beyaz eşya ve ev aletleri üreten firmalar için çok cazip bir pazarın oluşmasını beraberinde getirdi.
     Sektörün imalatı daha çok Marmara, Ege ve Orta Anadolu'da yoğunlaşıyor. Başlıca fabrikalar İstanbul, Manisa, Eskişehir, Bolu, Bursa, İzmir, Ankara, Kocaeli, Yalova, Kayseri, Konya ve Bilecik’te yer alıyor.

     Genç nüfus; sektörün itici gücü
     Son nüfus sayımına göre Türkiye’de ortalama hane halkı sayısı 4.7 kişi, ancak bu oran kişi başına düşen ortalama gelir seviyesinin yüksek olduğu illerde daha az. Ayrıca her yıl yaklaşık 500 bin çiftin evlendiği ülkemizde hane sayısındaki yıllık ortalama yüzde 2,5'lik büyüme gelişmiş ülkelerin çok üzerinde. Gelişmiş batı ülkelerinde genç nüfusun tüm nüfus içindeki oranının az olması, yani göreli olarak yaşlı nüfusa sahip olmalarından ötürü beyaz eşya pazarının doygunluğa yakın olduğunu söylemek mümkün. Beyaz eşya satışları büyük oranda yenileme alımları ve nispeten az sayıda da olsa, yeni konutların yerleşime açılması sonucu yapılan "ilk satın almalara" bağlı olarak gelişiyor.

     2015’Te sektörde neler oldu?
     2015 yılında beyaz eşya ihracatı AB pazarındaki göreli toparlanma ve Euro/TL kurundaki yükseliş paralelinde miktar bazında yüzde 7 büyürken, Euro bazında yıllık bazda yüzde 8,1 artış gösterdi. Euro/dolar paritesindeki yüzde 25’lik düşüş dikkate alındığında ihracatın dolar bazında gerilediği görüldü. Orta Doğu’da süregelen siyasi karışıklıklar da bu bölgeye yönelik ihracatı olumsuz yönde etkiledi ve etkisi hala devam ediyor.
     İhracatçı konumundaki beyaz eşya sektörünün büyümesini istikrarlı bir şekilde sürdürebilmesi için uluslararası piyasada rekabet gücünü koruması gerektiğinin önemine vurgu yapan sektör temsilcileri, bu çerçevede sektörün maliyet yapısının büyük önem arz ettiğini söylediler.
     Sektörün temel maliyet kalemi hammadde olup, en yüksek hammadde girdileri plastik ve sac…  İki girdide de ithalata bağlı olunması kur riski yaratırken, hammadde fiyatlarında gözlenen düşüş eğilimi firmaların kâr marjlarını olumlu yönde etkilemekte. Sektörün diğer maliyet kalemleri ise işçilik, enerji giderleri ve AR-GE harcamaları... Artan asgari ücretin firmalara ek yük getirmesi beklenirken, yılbaşında elektrik fiyatlarına yapılan artış ve yüksek enflasyon ile birlikte sektörde maliyetler artış gösterdi.

     Lojistik avantajı rekabet gücüne yansıdı  
     Sektörün lojistik avantajına sahip olması rekabet gücünü olumlu etkilemekte... Sektörün kanaat önderleri; AB ülkelerine coğrafi yakınlığı sebebiyle Türkiye’nin Çin'e kıyasla ortalama lojistik maliyeti açısından yüzde 50 daha avantajlı olduğunu ifade ettiler.
     2016 yılında Kentsel Dönüşüm Programı çerçevesinde sürecek çalışmaların beyaz eşya sektörüne olumlu etkisinin devam etmesi beklenirken; artan asgari ücret tutarının da tüketim harcamalarını bir miktar canlandırdı. Öte yandan, Suriyeli mülteciler ile ülkemizde gayrimenkul yatırımı yapan yabancıların yarattığı ve 2015 yılı genelinde beyaz eşya satışlarına olumlu yansıyan ek talebin etkisinin 2016’da yavaşlayacağı öngörülmekte. Kredi kartı taksit sayısının 9’dan 12’ye çıkarılmasının iç tüketime etkisinin de sınırlı olması bekleniyor.

     Dünyada durum…
     2015 yılında yüzde 3,4 artışla 395 milyon adet gerçekleşen küresel beyaz eşya satışının 2017 yılına kadar 430 milyon adede ulaşması bekleniyor. Söz konusu dönemde ürün bazında en hızlı büyüyecek ürünlerin ise klima ve çamaşır makinesi olacağı öngörülüyor.
     Dünya beyaz eşya pazarının büyüklüğü 2014 itibariyle bir önceki yıla göre yüzde 2,4 artışla 185 milyar dolara ulaştı. Çin dünyanın en büyük beyaz eşya üreticisi konumunda yerini alırken, Çin'den sonra dünyanın ikinci büyük, Avrupa’nın ise en büyük beyaz eşya üreticisi olan Türkiye de sektörün önemli bir oyuncusu. Öte yandan, küresel ihracat verileri incelendiğinde, ABD, İngiltere, Almanya ve İtalya gibi ülkelerin küresel beyaz eşya pazarında rekabet gücünü koruduğu görülmekte. Genel olarak değerlendirildiğinde, dünyada beyaz eşya üretiminin gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere doğru kayma eğiliminde. Çin ve Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerde artan yaşam standartlarının yanı sıra ABD ve Batı Avrupa’da toparlanan konut sektörü ve son yıllarda yükselen tüketici güveni sektörün büyümesinde itici güç oldu.  

     Üretim, gelişmekte olan ülkelere kayıyor
     Global pazarda, beyaz eşya sektöründe kullanılan teknolojinin belli bir olgunluğa gelmesi ve gelişmekte olan ülkelerin ilgili teknolojiyi lisans yoluyla edinmesi sonucunda üretim, gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere doğru kaymaya başladı. Sektörde lider konumunda olan Batı Avrupa'nın, son dönemlerde bu liderliğini Güney Avrupa ülkelerine bıraktığı gözleniyor. Amerika kıtasında da üretim ABD'den Latin Amerika ülkelerine doğru kaydı.
     Teknolojinin gelişmesiyle ülkeler arasındaki teknolojik fark giderek azalıyor ve gelişmekte olan ülkelerin üreticileri de beyaz eşyası gelişmiş ülkelerin kalitesinde ve daha ucuza üretebilir duruma geliyor. Bundan dolayı gelişmiş ülkelerin üreticileri, AR-GE çalışmaları doğrultusunda teknolojik yenilikleri bir an önce ürünlerine yansıtarak farklılık yaratmayı hedefliyor. Bunun için de yoğun şekilde şirket birleşmeleri yaşanıyor. Dolayısıyla dünyada şirket sayısı azalıyor ve toplamda daha çok beyaz eşya üretiliyor.
     Dünyada beyaz eşya üreticisi şirketler genel olarak üçe ayrılıyor. Bunlardan birincisini uluslararası şirketler oluşturuyor. Bu şirketler tüm dünyada üretim yaparak satış yapıyorlar. İkinci gruptaki şirketler ise “bölgesel” olarak konumlandırılıyor. Bunlar kendi ülkelerinin yanında yakın bölgede olan diğer ülkelerde de ürünlerini pazarlıyor ve üretim yapıyorlar. Üçüncü grubu ise yerel şirketler oluşturuyor. Bunlar tek bir ülkede üretim yapıyor ve ağırlıklı olarak kendi ülkelerinin pazarına hitap ediyor.

     Rekabette değişim yaşanıyor
     ABD ve İngiltere’de beyaz eşya sektörünün rekabette büyük bir değişim yaşadığı gözleniyor. Bununla birlikte Almanya’nın rekabet gücünün yüksek düzeyden orta düzeye indiği dikkatlerden kaçmıyor. ABD ve Almanya gibi ülkelerdeki beyaz eşya sanayicilerinin uluslararası yatırımlar yapmaları, ülkelerin rekabet güçlerinin, mevcut durumundan nispeten daha düşük ölçülmesine neden oluyor. Özellikle son dönemlerde Güney Kore ve Çin’in ihracatı önemli oranlarda artarken, İtalya’nın yüksek seviyedeki rekabet gücü ise yükseliyor. Japonya’nın rekabet gücü ise son dönemlerde düşüş yönünde seyrediyor.

     Türkiye’de durum…
     Sektör 2015 yılında 6 ana ürün grubunda 3 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi. Sektörde üretimin yüzde 75’i başta AB üyesi ülkeler olmak üzere150 ülkeye ihraç edilmekte.
     Yaklaşık 15 bin bayi ile 3 bin 500 yetkili servisin faaliyet gösterdiği sektörde 500 adet civarı da yan sanayii/tedarikçi bulunuyor.
     2015 yılında Türkiye’de beyaz eşya üretimi bir önceki yıla göre yüzde 8,7 artarak 24,6 milyon adede ulaştı. Ürün bazında incelendiğinde en fazla üretim çamaşır makinesinde gerçekleşirken, üretimi en hızlı artan ürün ise kurutucu oldu. 2010-2015 döneminde beyaz eşya üretiminde yıllık ortalama büyüme oranı yüzde 6 olarak gerçekleşti. Bu dönemde buzdolabı (%1,6) hariç bütün ürünlerde yıllık ortalama büyüme oranı sektör ortalamasının üzerinde idi. Aynı dönemde tüm ürünlerde üretim zamanla artarken; sadece buzdolabı üretimi 2013 ve 2014 yılında gerilediği görülüyor.  
     Türkiye’de beyaz eşya sektörünü temsil eden firmalardan 3’ü, ISO 500 listesinde ilk 30’da yer almakta. Arçelik toplam beyaz eşya pazarında lider konumda bulunurken; Sersim ve Vestel firmaları en yüksek yurt dışı satış oranına sahip firmalar olarak öne çıkıyor.
     Arçelik, B/S/H Ev Aletleri, Vestel, Indesit ve Demirdöküm’ün hakim olduğu Türk beyaz eşya sektörünün dünyadaki rekabet gücünü ve marka değerini geliştirmek amacıyla Ekonomi Bakanlığı, TİM ve ihracat birlikleri ile oluşturulan Turquality programı kapsamında Arçelik ve Vestel firmaları desteklenmekte. Öte yandan, sektörde Arçelik ve Vestel’in elektrikli teçhizat imalatı için Dahilde İşleme Rejimi’nden dönem dönem yararlandığı görülmekte.
    Ayrıca Arçelik’in Çin, Romanya, Rusya ve Güney Afrika’da, Kumtel’in ise Çin’de ki üretim tesisleri firmalara, hem üretim maliyetini düşürme hem de diğer ihraç pazarlarına ulaşma konusunda kolaylık sağlamakta.

DEVAM EDECEK...


+ Benzer Haberler
» Beyaz eşyada pozitif büyüme
» En fazla çamaşır makinesi ihraç ettik


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 23.01.2018
  Ticaret 22.01.2018
  Ticaret 20.01.2018
  Ticaret 19.01.2018
  Ticaret 18.01.2018
  Ticaret 17.01.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni