• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

“Melek yatırımcı sayısı ve yatırım hacminde ilerleyen yıllarda önemli bir artış olacak”

21 Mart 2016 Pazartesi 20:00
12
14
16
18

“Yatırımcılarımız bu alana ilgi duyuyor ve her geçen gün ilgi biraz daha artıyor”

           SEDA GÖK     
     Hazine Müsteşarlığı Mali Sektörle İlişkiler ve Kambiyo Genel Müdürlüğü, ‘Melek Yatırımcı’ başlığında hazırladığı dosya çalışması kapsamında sorularımızı yanıtlandırdı.
     Genel Müdürlük, melek yatırımcılık konuda Türkiye’deki mevcut durum, gelişim trendi, Hazine olarak bu alanda sundukları hizmetler ve melek yatırımcılığın geleceğini okuyucularımız için değerlendirdi.

     Melek Yatırımcı nedir? Melek Yatırımcının özellikleri nedir?
     Mevzuatımızda geçen ismi Bireysel Katılım Yatırımcısı olan melek yatırımcı, kişisel varlıklarını, tecrübelerini ve birikimlerini başlangıç veya büyüme aşamasındaki girişimlere aktarmak üzere yatırım yapan gerçek kişidir. Melek yatırımcılar yaptığı yatırım tutarı karşılığında girişim şirketinden hisse almakla birlikte, şirkete bireysel destek ve danışmanlık hizmetleri, girişimciye de iş dünyasıyla ilişki ağları kurması imkânı sunarlar.

     Yüksek risk içermeleri ve finans kurumlarına teminat gösterememeleri nedeniyle finansman sıkıntısı yaşayan girişim şirketleri için melek yatırımcılar alternatif bir finansman kaynağı olmaktadır. Bankalar gibi klasik finans kuruluşlarının kredi vermekten çekindiği bu tarz şirketlere, yüksek getiri potansiyellerinden dolayı melek yatırımcılar yatırım yapmaktadır. Yüksek getiri gibi ekonomik faktörlere ilaveten sosyal ve başka girişimcilerin başarılarına katkıda bulunmak gibi şahsi sebepler de yatırımcıların kararlarını etkileyebilmektedir.

     Finansal desteklerin ve sermaye aktarımlarının girişim şirketleri için önemi şüphesiz büyüktür. Melek yatırımcılar genellikle ortalama 3-5 yıl gibi bir süre şirkette kaldıktan, şirketin piyasa değerinde belirli bir artış gerçekleştikten sonra çıkış yapmaktadır. Yatırımdan bir kazanç sağlamadan da çıkış yapabilmektedirler. Melek yatırımcıların genelde girişim şirketinin tamamına sahip olma gibi bir düşüncesi olmadığı için Girişimciler kurdukları işletmenin ellerinden alınması gibi bir duygu ve düşünceye de kapılmamaktadırlar. Yatırımcılar çıkış yapana kadar yatırımın bir parçası oldukları için şirkete tecrübe ve birikimlerini de aktararak finans desteğine ilaveten önemli bir danışmanlık katkısı da sunarlar. Finansman sıkıntısı yaşayan girişimlere kaynak aktarmaları ve ilaveten danışmanlık desteği sunmaları isimlerinin önündeki “melek” sıfatını kazanmalarını sağlamıştır.

     Dünyada bu modelin gelişimini değerlendirir misiniz? Bu alandaki dünyada ve Türkiye’deki önemli başarı örneklerini anlatır mısınız?
     Melek yatırımcılığın en fazla geliştiği ülke olarak ABD’ni gösterebiliriz. Bugün ABD’de 300.000 civarında melek yatırımcının ekosisteme dâhil olduğu bilinmektedir. Melek yatırımcıların 2014 yılı itibarıyla 24,1 milyar USD civarı yatırım yaptıkları ve 264.200 kişinin istihdam edildiği kaydedilmiştir. Diğer taraftan İngiltere’de ise 18.000 civarında melek yatırımcının 2013 yılı itibarıyla 850 milyon Pound yatırım yaptığı uluslararası raporlarda yer almıştır.

     Avrupa genelinde ise 70.000’in üzerinde bir melek yatırımcı kitlesinin 5,5 milyar Avro yatırım yaptıkları görülmektedir. ABD’nin faiz artırımının tüm dünyada yatırımlar üzerinde daraltıcı etkisinin olabileceği konuşulsa da bunun geçici olacağı ve melek yatırımlardaki büyümenin süreceği tahmin edilmektedir. Çünkü yüksek büyüme ve getiri hedefleyen melek yatırımcıların yatırımlarını sürdürecekleri ve bu tarz yatırımların ülke ekonomilerine kattıkları yüksek artı değer ve istihdamdan dolayı devletlerin de melek yatırımcılığa ilişkin desteklerini devam ettirecekleri düşünülmektedir.

     Bugün dünyada hepimizin bildiği Apple, Google, Twitter, Facebook gibi, devasa işletmeler, başlangıç veya büyüme aşamalarında melek yatırım almış şirketlerdir. Başlangıçta sadece küçük bir girişim olarak iş hayatına başlayan bu şirketler, aldıkları melek yatırım destekleri ile bugün dünyanın en tanınan ve marka değeri olan büyük şirketleri arasında yerlerini almıştır. Diğer yandan Türkiye’de de benzer örnekler olup, en güncel ve en son örnek olarak 2001 yılında 4 kişiyle hayata geçip bugün 589 milyon dolara satılan yemeksepeti.com’u gösterebiliriz. Diğer başarılı melek yatırım örneklerini gittigidiyor.com, fizy.com, trendyol, grupanya, bitaksi vs. olarak sıralayabiliriz.

     Melek Yatırımcının destek verirken aradığı özellikler açısından Türkiye’nin konumunu değerlendirir misiniz?
     Melek yatırımcının bir girişime destek verirken aradığı en önemli kriterlerin başında yüksek getiri potansiyeline sahip olması ve projenin başarıya ulaşma şansı gelir. Bugün Türkiye’de projesini oluşturmuş ve yatırım desteği arayan birçok girişimci mevcuttur. Diğer taraftan, bu girişimcilerimiz Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız, TUBİTAK, KOSGEB ve diğer kurum ve kuruluşlarımız tarafından pek çok açıdan desteklenmektedir. Bu da yeni fikir, proje ve girişimlerin önemli oranda artışını beraberinde getirmektedir.

     Ancak, girişimcilerin her aşamada, finansal destekle birlikte teknik desteğe de ihtiyaçları vardır. Melek yatırımcılar, bu ihtiyacı karşılamaktadırlar. Elbette, henüz çok genç olan bu şirketlerin veya girişim fikirlerinin her yatırımda olduğu gibi başarıya ulaşma ihtimalleri kesin değildir. Yüksek getiri potansiyellerinin karşılığı olarak yüksek risk içermektedirler. Ancak Hazine Müsteşarlığı da yatırımcıların karşı karşıya oldukları bu yüksek riski, sağladığı vergi desteğiyle önemli ölçüde azaltmaktadır. Dolayısıyla başarılı iş fikirlerinin ve projelerinin varlığı ile kamunun yatırımcının riskinin bir kısmını üzerine alarak yatırım riskini azaltacak mevzuat altyapısı sunması, melek yatırımlar için Türkiye’yi önemli ve cazip bir konuma getirmektedir.

     Türkiye melek yatırımcılar ile ilgili mevzuat düzenlemesi olan sayılı ülkelerdendir ve pek çok platformda bu düzenlemesi örnek olarak gösterilmektedir. Lisanslama ve akreditasyon faaliyetleri sayesinde piyasanın güvenirliği artmakta olup, yatırımcı ve girişimci arasında bir güven ilişkisi sağlanmaktadır. Böylece yatırımcı ve girişimci buluşmaları daha kolay olmakta ve sistemin gelişmesine katkı sağlanmaktadır.
     Bununla birlikte, ülkemizin coğrafi konumu ve nüfus yapısı ile birlikte ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmişlik düzeyi ve sahip olduğu büyüme potansiyeli ülkemizi diğer yatırımcılarla birlikte, melek yatırımcılar için de cazip kılmaktadır.

     Türkiye’de bu alandaki gelişimi yıllar itibariyle anlatır mısınız?
      Melek yatırımcılık ülkemiz için henüz çok yeni bir kavramdır. Gelişmiş ülke örneklerine kıyasla Türkiye’de melek yatırımcılığın henüz emekleme aşamasında olduğu söylenebilir. 15 Şubat 2013 tarihinde BKS Hakkında Yönetmelik’in yayımlanmasıyla birlikte melek yatırımcılık Türkiye’de hukuki bir altyapıya kavuşmuştur.

     Mevzuatın yayımlanmasından itibaren 3 yıl bile geçmeden lisans melek yatırımcı sayısı yüksek seviyelere ulaşmıştır ve hâlihazırda yoğun bir şekilde lisans başvuruları devam etmektedir. Bu da gösteriyor ki; yatırımcılarımız bu alana ilgi duyuyor ve her geçen gün ilgi biraz daha artıyor.
     Mevzuat öncesi ülkemizde melek yatırımcılığa ilişkin en büyük sıkıntılardan biri farkındalık seviyesinin çok düşük olmasıydı. Bu sıkıntının bugün de tam anlamıyla ortadan kalktığı söylenemez.

     Ancak Yönetmeliğin yayımlanmasından itibaren Hazine Müsteşarlığı tarafından düzenlenen veya katılım sağlanan tanıtım ve bilgilendirme toplantıları ile birlikte ekosistemin diğer unsurlarının da çok önemli çalışmaları ve faaliyetleri sayesinde bu alana ilişkin önemli derecede farkındalık oluşmuştur. Yatırımcılarımız ve girişimcilerimiz melek yatırımcılığı yeni ve alternatif bir finansman aracı olarak görmeye başlamıştır. Bu noktada akredite BKY ağlarının da katkıları göz ardı edilemez. Onlar bu süreçte düzenledikleri tanıtım toplantıları ve eğitim faaliyetleri ile sistemin tanınırlığının artmasına büyük katkı sağlamışlardır.

     Türkiye’deki melek yatırımcı sayısı ne kadar? Bunun yatırım düzeyi ne kadar? Önümüzdeki dönemde bu alanda nasıl bir gelişim trendi ön görüyorsunuz?
     Türkiye’de melek yatırımcı sayısına ilişkin verilecek kesin bir cevap yoktur. Bu noktada potansiyel yatırımcı sayısından bahsetmek daha doğru olabilir. Mevzuat çalışmalarımız sırasında ülkemizde yatırımcı kriterlerimizi karşılayan 10 bine yakın kişini olabileceğini tahmin ettik. Bugün ülkemizde 450 melek yatırımcı olduğu ve bunların geçen yıl 40 milyon TL’lik yatırıma imza attığı tahmin ediliyor. Hazine Müsteşarlığı olarak ise mevzuat hazırlıkları sırasında yaptığımız etki analizi çalışmalarında ilk 5 yılda 625 lisanslı yatırımcımız olabileceği tahmininde bulunduk.

     Şu an lisanslı melek yatırımcı sayısı 345’tir. Uzun vadede ülkemizin 10 bin olarak tahmin ettiğimiz potansiyeline ulaşmayı hedeflemekteyiz. Vergi desteği alarak geçekleşmiş toplam yatırım tutarı ise 4 milyon TL’dir. Ancak devlet desteği almadan da yatırımlarını gerçekleştiren birçok lisanslı ve lisanssız melek yatırımcı vardır. Bunlarla birlikte ortalama yatırımın 40-50 milyon TL civarında olduğu tahmin edilmektedir. Bu tutarlar elbette yeterli değildir, ancak bunlar genellikle teknoloji odaklı ve yüksek büyüme potansiyelli yatırımlar oldukları için, sisteme ve ekonomiye katkıları büyüklüklerinin çok ötesinde olmaktadır.

     Sisteme ilişkin artan farkındalık, yatırımcıların alternatif yatırım araçlarına artan ilgisi ve önümüzdeki dönemde Müsteşarlığımız tarafından hayata geçirilecek, melek yatırımcılarla fonların fonu yapılarının birlikte yatırım yapması olanağını sağlayacak ortak yatırım fonu gibi, finansal araçlar sayesinde melek yatırımcı sayısında ve yatırım hacminde ilerleyen yıllarda önemli bir artışın olacağı düşünülmektedir.

     Türkiye’de melek yatırımcılığın hukuki yapısı hakkında bilgi verir misiniz?
     Melek yatırımcılığın ülkemizde hukuki bir niteliğe kavuşması henüz çok yenidir. 2012 Haziranında sisteme ilişkin kanuni düzenleme yapılmıştır. Ardından 1 yıldan daha kısa bir sürede, 2013 Şubatında ise ikincil düzenlememiz olan Bireysel Katılım Sermayesi (BKS) Hakkında Yönetmelik devreye alınmıştır.
     Söz konusu düzenlemeler yapılırken Hazine Müsteşarlığı’nın amacı girişimcilik ekosistemine yeni bir finansal araç kazandırmak ve bu aracın sistem içinde etkin ve güvenli bir şekilde kullanılmasını sağlayacak bir ortam oluşturmaktı.

     Bu bağlamda öncelikle melek yatırımcılara Yönetmelik çerçevesinde lisans verilmesi kararlaştırılmıştır. Melek yatırımcı olarak faaliyette bulunan gerçek kişilerin vergi desteğinden yararlanabilmeleri için Bireysel Katılım Yatırımcısı (BKY) lisansına sahip olması şartı aranır. BKY’lerin lisans sahibi olması için de Yönetmelikte bahsi geçen yüksek gelir veya servete sahip yatırımcı ya da tecrübeli yatırımcı tanımlarındaki şartlardan herhangi birini taşıması yeterlidir.

     Lisansların geçerlilik süresi 5 yıl olup, süre sonunda lisanslarını yenilemek isteyen BKY’lerin gerekli şartları tekrar sağlamaları durumunda lisansları yenilenecektir.
     Getirilen düzenlemeler  sayesinde BKY’lere dünyadaki benzerleriyle karşılaştırıldığında en yüksek vergi desteği sağlanmaktadır. Müsteşarlığımız tarafından düzenlenen lisansları almaya hak kazanan yatırımcılar, yaptıkları yatırımların belirli bir kısmını gelir vergisi matrahlarından düşme hakkı kazanmaktadır.

     Lisanslı yatırımcılar, yatırım yapmayı hedefledikleri girişim şirketlerine sermaye aktarmadan önce Müsteşarlığımıza başvurmakta ve başvuruları uygun görüldüğü takdirde ortaklık karşılığında nakdi sermaye aktarımını yapmaktadırlar. Sistemimizin tasarımında önem verdiğimiz bir husus da bu aktarımın hisse karşılığı yapılmasıdır. Girişimcinin borçlandırılması şeklinde bir yatırım ilişkisine kesinlikle destek sağlanmamaktadır. Sermaye aktararak yatırımının ilk etabını tamamlayan lisanslı yatırımcılar, aktardıklarının sermayenin %75’i kadar bir tutarı yatırımın yapıldığı tarih itibarıyla vergi matrahlarından düşürtebilmektedirler. Ancak,
     - Bilim,  Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı,  
     - TÜBİTAK ve  
     - KOSGEB tarafından belirlenmiş programlar kapsamında, vergi desteği için Müsteşarlığa başvurulan tarih itibarıyla 5 yıl içinde desteklenen girişim şirketlerine iştirak sağlayan lisanslı yatırımcılar için vergi desteği oranı %100 olarak uygulanır. Her iki durumda da yatırımların 20.000 TL’den az, yıllık bazda ise 1.000.000 TL’den fazla olmaması ve lisanslı yatırımcının hakim ortak olmaması koşulları gözetilir. Ancak BKY ortak yatırımlarında her bir girişim şirketine yapılacak azami yatırım tutarı yıllık bazda 2.000.000 TL olarak uygulanır.

     Bir yatırımcının vergi desteği alması için girişim şirketine ait iştirak hisselerini en az iki tam yıl elde tutması şarttır. Söz konusu bu iki yıl şartını yatırımcının birikim ve tecrübesini şirkete aktarmadan sadece vergi desteğini alıp şirketten çıkış yapmasını engellemek için getirmiş bulunmaktayız. Diğer taraftan ise şirkete nakdi olarak aktarılan sermayenin takibi Müsteşarlık tarafından yapılmaktadır. BKY’nin şirkete sermayeyi aktarmasından itibaren iki yıllık süre boyunca girişim şirketi, altı aylık dönemler itibariyle faaliyet raporlarını Hazine Müsteşarlığı’na sunmakla yükümlüdür. Ancak Müsteşarlığın yatırım sürecinde müdahil olmadığını hatırlatmak isteriz.

     Sistemin en önemli aktörlerinden biri de Melek Yatırım Ağları (BKY ağları)’dır. Bu ağları girişimciler ile yatırımcılar arasındaki bir köprü, onları buluşturan platformlar olarak düşünebiliriz. 2014 yılının başından itibaren lisanslama ve yatırım süreçlerinde BKY Ağlarına daha aktif görevler verilmiştir. Ağlar girişimcilerin ve melek yatırımcıların eğitimi faaliyetlerini de yürütmektedirler. Böylece BKY Ağlarının sistem içindeki etkinliklerinin artması ve bu sistemin yaygın olarak uygulandığı ülkelerdeki en iyi uygulamalara uyum sağlanması bakımından ilerleme kaydedilmiştir. Halihazırda, Hazine Müsteşarlığımız tarafından akredite edilmiş 13 BKY Ağı bulunmaktadır.

     Ülkemizde 15.02. 2013 tarihli Resmi Gazete ile yürürlüğe giren “Bireysel Katılım Sermayesi Yönetmeliği” ile melek yatırımcılık yasal bir zemine kavuşmuş.  Hazine Müsteşarlığı tarafından hazırlanan yönetmelikte melek yatırımcılığın gelişmesi için “vergi desteği” getirilmiştir. Bu destekten ne ölçüde yararlanılıyor?
     Belirtildiği üzere lisanslı yatırımcılar, şirkete aktardıkları sermayenin %75’i veya %100’ü kadar bir tutarı yatırımın yapıldığı tarih itibarıyla vergi matrahlarından indirebilmektedir. Bu durumda sağlanan vergi desteğinin çok önemli bir destek olduğu görülmektedir. 2013 Şubat’ında BKS hakkına Yönetmelik’in devreye girmesiyle birlikte günümüze kadar (Aralık 215) 11 tane girişim şirketine ilişkin melek yatırıma vergi desteği sağlanmıştır. Toplam yatırım tutarı ise yaklaşık 3 milyon TL olarak gerçekleşmiştir.

     Diğer taraftan 3 tane yatırımda da son aşamaya gelinmiş olup, kısa bir süre sonra bunlara ilişkin de desteğin sağlanması beklenmektedir. Bu yatırımların toplam tutarı ise 1 milyon TL’yi geçmektedir. Yani toplamda 4 milyon TL’yi geçen yatırım başvurusu bulunmaktadır. Son dönem yatırım başvurularında artış eğilimi de gözlemlenmektedir. Bahsi geçen yatırım başvurularının 7 tanesi 2015 yılı içinde gerçekleşmiştir. Melek yatırımcılarımız vergi desteği başvurusu yapmadan da birçok yatırım yapmaktadırlar. Fakat toplam yatırım sayısı ve tutarı net olarak bilinemediğinden dolayı kesin bir rakamdan söz etmek mümkün olamamaktadır.

     Bu alanda karşılaşılan sıkıntılar ve çözüm önerileriniz nedir?
     Mevzuat gereği sadece yıllık gelir vergisi beyannamesi verenler vergi desteği alabilmektedir. Ancak lisanslı yatırımcıların yarısına yakını bordrolu çalışanlardan oluşmaktadır. Bu yatırımcıların gelir vergileri kaynakta kesildiği için söz konusu vergi desteği imkanından faydalanamamaktadırlar. Bilgi, birikim ve tecrübeleriyle girişimcilere ve ekosisteme büyük katkılar sağlayabilecek bu yatırımcılar ne yazık ki bu desteklerden mahrum kalmaktadırlar. Gelir Vergisinde yapılacak bir düzenleme ile bu sıkıntının bertaraf edilebileceğini düşünüyoruz.

     Yurt dışında yaşayan Melek yatırımcılar da lisanslı melek yatırımcı olabilmelerine rağmen melek yatırımcılara sağlanan vergi desteğinden yararlanamamaktadırlar. Yeni uygulanmaya başlayacak olan üst fonlara kaynak aktarılması suretiyle melek yatırım ağları ile birlikte kurulacak ortak yatırım fonu uygulamasının bu sorunun çözümüne önemli katkı sağlayacağını ve yabancı melek yatırımcılarının da ülkemizde yatırım yapmalarını kolaylaştıracağını öngörmekteyiz.

     Henüz bir problem teşkil etmemekle birlikte önümüzdeki 3-5 yıllık dönemde melek yatırımcıların yatırımlardan çıkış esnasında çıkış problemleri ile karşılaşmaları da mümkün olabilecektir. Ancak, melek yatırımcılığa ilişkin farkındalığın artması ve faizlerin orta vadede düşüşe geçmesiyle birlikte melek yatırımlarda da yükseliş trendine geçileceği düşünülmektedir. Ayrıca 2015 yılında devreye alınan fonların fonu sistemine ilişkin girişim sermayesi fonlarının kullanılmaya başlanmasıyla birlikte melek yatırımların sayısında ciddi bir artış olacağı ve bu hususların sorun teşkil etmeyeceği düşünülmektedir.

     Melek Yatırımcı başlığındaki hedefleriniz hakkında bilgi verir misiniz?
     Başlangıç ve büyüme aşamasındaki şirketlerin finansmana erişim sıkıntıları hepimizin malumudur. Hazine Müsteşarlığı olarak, girişimcilerin finansman açığının bir kısmının karşılanması ve yeni bir alternatif finansman geliştirmek amacıyla bu sistemi devreye aldık. Dolaysıyla öncelikli hedefimiz bu finansal aracı girişimcilik ekosisteminde sık kullanılan araç haline getirmektir. Bu aracın finansal sistemde kalıcı olması ve etkin bir şekilde kullanılması çalışmalarımızın başarısını ortaya koyacaktır.

     Müsteşarlık olarak belli bir sayıda lisanslı yatırımcı hedefimiz vardır. 2018 yılı itibariyle yani Yönetmelik’in yayımlanmasından sonraki ilk 5 senede, lisans yatırımcıların sayısının en az 600 olmasını, uzun vadede ülkemiz potansiyeline ulaşmayı hedefliyoruz. Lisans başvurularındaki ivmeye baktığımızda bu hedefimizden uzakta olmadığımızı ve hedefimizi gerçekleştirebileceğimiz söylenebilir. Diğer taraftan fonların fonu siteminin işlemeye başlaması ve yıllar itibariyle sistemin tanınırlığının artması ve öneminin fark edilmesiyle birlikte yatırımların sayısının ve tutarının büyük ölçüde artacağı öngörülmektedir. Bunlara ilaveten sistemin etkin bir şekilde çalışması için gerekli olduğunu düşündüğümüz BKY Ağlarının sayısının ise orta vadede 20’nin üzerine çıkmasını bekliyoruz.

     Eklemek istedikleriniz…
     Son olarak girişim şirketlerinin finansal kaynak ihtiyaçlarına ve teknik destek almalarına önemli ölçüde kaynak sağlayan girişim sermayesi fonlarına kaynak sağlayan  fonların fonu türü üst fonlara, Hazine Müsteşarlığı tarafından kaynak sağlama imkanı getirilerek girişimcilik ekosisteminin daha da güçlenmesi sağlanmıştır. Üst fonlara kaynak aktarımına ilişkin karar uyarınca, girişim sermayesi fonlarına yatırım yapan üst fonlara Müsteşarlığımız tarafından 500 milyon TL taahhüt edilmesi öngörülmektedir. Bu kaynağın kullanılmasına yönelik bir duyuruya çıkılmış ve Avrupa Yatırım Fonu (EIF) ve KOBİ A.Ş. tarafından yapılan başvurular değerlendirilmiştir.

     KOBİ A.Ş. ile protokol görüşmeleri devam etmektedir. EIF tarafından kurulacak üst fona ise %30 oranında (60 milyon Avro karşılığı TL) taahhütte bulunulması uygun görülmüştür. Böylece kurulacak en az 200 milyon Avroluk bir üst fon ile girişim şirketlerine önemli bir finansman imkanı sağlanacak, yatırımların her aşamasında destek sağlanabilecek ve melek yatırımcılarımızın ileride karşılaşabilecekleri yatırımlardan çıkış ile ilgili sorunlar da önemli bir ölçüde aşılmış olacaktır.

     Bu fon büyüklüğünün, mevzuatımız gereğince en az 600-700 milyon Avro’luk, ortalama olarak ise 2 milyar Avroya yakın bir yatırımın gerçekleşmesine katkı sağlayacağı bunun da, girişim sermayesi yatırımlarındaki boşluğun doldurulmasına önemli bir etki yapacağı öngörülmektedir. Diğer yandan, bu fona yurt dışından da önemli miktarda yatırım sağlanacağı öngörülmektedir. Böylece yabancı sermayenin uzun vadeli olarak ülkemize çekilmesine de katkı sağlanacaktır. Ayrıca BKK uyarınca yaklaşık 250 milyon TL'lik bir kaynağın da ilerleyen yıllarda sisteme aktarılmasıyla birlikte yatırım hacminin daha da artacağı beklenmektedir.

     Üniversitelerimizin bu alanda yapacakları çalışmalar, kamu kurum ve kuruluşlarının ve ekosistemi oluşturan diğer unsurların işbirliği ve koordinasyonunun, bu alanda oluşturulacak sağlıklı bir veri tabanının ki Müsteşarlığımız bu alanda önemli bir mesafe kat etmiştir, ülkemiz maddi ve manevi kapasitesinin ve imkanlarının en yüksek düzeyde milletimizin ekonomik gelişmesine katkı sağlayacağına inanmakta ve bu düşünce ile çalışmalarımıza devam etmekteyiz.

 


+ Benzer Haberler
» “Öncelikli hedefimiz, girişimcilik ve melek yatırımcı ekosistemini İzmir ve Ege Bölgesi’nde geliştirmek”
» “Türkiye’nin dinamiklerine ve kültürüne göre hareket etmeliyiz"
» “2018’den sonra eko sistemde taşlar yerine oturmaya başlayacak”
» “Melek yatırım eko sisteminde değişim dönemi yaşanıyor”
» “Her sektörün melek yatırımcıya ihtiyacı var”
» “Ekosistemin büyüme hızı artacak”
» Girişimciyi ‘melek’ yatırımcılar kanatlandırıyor


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 10.12.2018
  Ticaret 08.12.2018
  Ticaret 07.12.2018
  Ticaret 06.12.2018
  Ticaret 05.12.2018
  Ticaret 04.12.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni