• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Mayıs’ta üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla karpuzda görüldü

01 Haziran 2021 Salı 15:00
12
14
16
18

Mayıs’ta üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla karpuzda görüldü

           HABER MERKEZİ      
     Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Mayıs ayı üretici market fiyatlarındaki değişimi değerlendirdi. Üretici ve market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 305,11 ile karpuzda görüldüğünü belirten Bayraktar, “Fiyat farkı kabakta yüzde 239,85, salatalıkta yüzde 236,44, patlıcanda yüzde 237,75, sütte yüzde 231,14 oldu. Karpuz 4,1 kat, kabak, salatalık ve patlıcan 3,4 kat, süt 3,3 kat fazlaya tüketiciye satılıyor” dedi.
     Mayıs ayında markette 18, üreticide 10 üründe fiyat artışı olduğunu, markette 18, üreticide 10 üründe fiyat düşüşü yaşandığını, markette 2, üreticide ise 10 üründe fiyatlarda değişim meydana gelmediğini söyleyen Bayraktar, Mayıs ayında market fiyatlarında en fazla fiyat artışının yüzde 31,95 ile havuçta, en fazla fiyat düşüşünün ise yüzde 62,98 ile sivri biberde meydana geldiğini, nohut ve yumurta fiyatında değişim görülmediğini bildirdi.

“Markette en fazla fiyat artışı yüzde 31,95 ile havuçta görüldü”
     Markette en fazla fiyat artışının yüzde 31,95 ile havuçta görüldüğünü dile getiren Bayraktar, “Havuçtaki fiyat artışını yüzde 14,81 ile patates, yüzde 7,87 ile yeşil soğan, yüzde 7,06 ile zeytinyağı, yüzde 6,14 ile dana eti, yüzde 5,59 ile kuzu eti, yüzde 5,23 ile ıspanak, yüzde 4,40 ile yeşil mercimek takip etti. Sivri biberdeki yüzde 62,98’lik fiyat düşüşünü yüzde 35,13 ile salatalık, yüzde 26,26 ile kabak, yüzde 23,15 ile domates, yüzde 18,05 ile çilek, yüzde 16,53 ile patlıcan, yüzde 15,25 ile kuru soğan, yüzde 11,54 ile marul, yüzde 10,65 ile kuru üzüm izledi” ifadelerini kullandı.

“Fiyatı en fazla düşen ürün yüzde 72,31 ile sivri biber oldu”
     Mayıs ayında üretici fiyatlarında elma, kuru fasulye, nohut, kırmızı mercimek, yeşil mercimek, pirinç, kuru kayısı, kuru üzüm, kuru incir ve süt fiyatında değişim olmadığını söyleyen Bayraktar, fiyatı en fazla düşen ürünün yüzde 72,31 ile sivri biber olduğunu belirtti. Bayraktar, “Sivri biberdeki fiyat düşüşünü yüzde 53,73 ile salatalık, yüzde 46,80 ile kabak, yüzde 43,45 ile patlıcan, yüzde 19,08 ile domates, yüzde 10,53 ile çilek, yüzde 4,76 ile kuru soğan izledi” diye konuştu.
Bayraktar, “Üreticide 1 lira 37 kuruşa satılan karpuz markette 5 lira 55 kuruşa, 1 lira 33 kuruş olan kabak 4 lira 52 kuruşa, 1 lira 18 kuruş olan salatalık 3 lira 97 kuruşa, 1 lira 51 kuruş olan patlıcan 5 lira 10 kuruşa, 2 lira 73 kuruş olan süt 9 lira 4 kuruşa, 4 lira 35 kuruş olan nohut 13 lira 88 kuruşa, 60 kuruş olan kuru soğan 1 lira 89 kuruşa satılıyor” dedi.

“Yaşanan kuraklık ve girdi fiyatlarındaki yükselme üreticileri mağdur etti”
     Salgın döneminde de hayat durmasın diye uğraşan, didinen ve gıda arzında kesinti yaşanmasına müsaade etmeyen üreticilerin sorun ve beklentilerine de değinen Bayraktar, “Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak hazırlamış olduğumuz ‘Mayıs 2021 Kuraklık Raporu’nu 30 Mayıs 2021 tarihinde kamuoyuna açıkladık. Raporda belirttiğimiz üzere bu yıl sezonun başından itibaren ülke genelinde beklenen yağışların gerçekleşmemesi sonucu 41 ilde kuraklık yaşandı, Haziran yağışlarının da yetersiz olması durumunda bu sayı daha da artabilecektir. Bu durum üreticiye zarar verdiği kadar tüketiciyi de olumsuz etkileyecek. Bu sezon yaşanan kuraklıkla birlikte gübre, yem, elektrik, tarımsal ilaç fiyatları ve sulama ücretlerinde de artışlar yaşanmış, maliyetlerin artmasına da neden olmuştur. Nitekim son bir yılda, üretici maliyetlerinde önemli etkisi olan üre gübresi yüzde 88, DAP gübresi yüzde 108, besi yemi yüzde 44,1 süt yemi ise yüzde 48,3 oranında arttı. Yaşanan kuraklık ve girdi fiyatlarındaki aşırı yükselme üreticileri mağdur etti. Yaşanan bu süreç ülkemizin üretmeye ne kadar çok ihtiyacı olduğunu açıkça göstermiştir. Üretim yapılmayan bir karış toprağımız kalmamalıdır. Bu kapsamda atıl durumda bekleyen 2 milyon hektar civarındaki arazilerde yaşanan sorunlar giderilerek ivedilikle tarımsal üretime kazandırılmalı” diye konuştu.

     TZOB olarak sahadaki büyük resmi çok yakından gördüklerini söyleyen Bayraktar, “Üreticilerimizin tarımsal ürünleri üretebilmeleri için ne gibi tedbirlere ihtiyaç duyduklarını odalarımız vasıtasıyla güncel olarak tespit ediyoruz. Örneğin, kuraklığın meydana getirdiği kayıp ve zararları bizzat birinci ağızdan öğreniyoruz. Dolayısıyla, sahadan aldığımız bilgiler ve yıllara dayanan kurumsal birikimimiz ışığında objektif olarak şu gerçeği paylaşmak isterim; eğer üreticilerimizin üretme motivasyonunu istikrarlı şekilde dengede tutacak politikaların uygulanmasında geç kalınırsa sadece tarım ve gıda sektörlerinin değil ulusal güvenliğimizin de bundan olumsuz etkileneceğinin altını bir kez daha çizmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

“Süt, hayvancılık sektörünün de en önemli lokomotif ürünü”
     Bayraktar, 1 Haziran Dünya Süt Günü dolayısıyla da süt sektöründe yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi. İnsan sağlığı için çok önemli olan sütün, hayvancılık sektörünün de en önemli lokomotif ürünü olduğunu vurgulayan Bayraktar, “Bilhassa büyükbaş hayvancılığın ayakta kalabilmesi, kırmızı et üretiminde sıkıntı yaşanmaması, ancak sütün istikrarlı, yeterli ve güvenceli bir pazara sahip olmasıyla mümkündür” dedi. Türkiye’de içme sütü tüketiminin dünya tüketimleri dikkate alındığında düşük kaldığını ifade eden Bayraktar, Türkiye’de yıllık kişi başı içme sütü tüketimi Ulusal Süt Konseyi tahminlerine göre yaklaşık 41,5 litre olarak belirlendiğini aktardı.

     Süt sektörünün en önemli ayağının üretici olduğunu ve üretici refahının da sürdürülebilir seviyelerde tutulması gerektiğini belirten Bayraktar, “Büyük çoğunluğu 1 ile 9 baş denilen küçük ölçekli işletmelerde üretim yapan üreticilerimizin 2020 yılında 55 milyar liranın üzerinde bir süt üretimi gerçekleştirdiği görülüyor. Bilimsel olarak üretici 1 litre çiğ süt sattığında 1,5 kilo yem alabilirse üretime devam edebilir. Oysa Mayıs 2021 değerlerine baktığımızda paritenin 0,99 olduğu, bunun da yeterli olmadığı görülüyor. Bu konuda gerekli adımlar atılmalı, üreticiye sürdürülebilir gelir sağlanmalı, okul sütü programı yeniden başlatılarak süt ve süt ürünleriyle çeşitlendirilmeli, süt yem paritesi 1,5 seviyesine getirilmeli, hayvancılık destekleri artarak devam etmeli, sürekli artan yem fiyatlarına radikal tedbirler alınmalı, yem piyasasına müdahale edilmeli. Bu kapsamda yem de “tavan fiyat” uygulanmalı, piyasada yem fiyatları bu seviyenin üstüne çıktığında fiyat farkı üreticiye destek olarak ödenmeli” şeklinde konuştu.


+ Benzer Haberler
» Bornova’da nostaljik akşamlar başladı
» Bayraklı’da kurban satış yerleri kura ile belirlendi
» Buca’da yetişkinler için felsefe günleri
» Dünya Müzik Günü’nde gençlerden sokak konseri
» Bornova Yaz’a merhaba dedi
» Bornova’da basketbol sahaları yenileniyor
» Başkan İduğ’dan masterlere; Bornovamıza 3. Lig yakışır
» Yassıtepe Höyüğü’nde çok özel bir deneyim
» Tarık Akan’da mülteci çocuklara sinema şöleni
» Başkan Sandal’dan vatandaşlara müjde!


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 24.06.2021
  Ticaret 23.06.2021
  Ticaret 22.06.2021
  Ticaret 21.06.2021
  Ticaret 19.06.2021
  Ticaret 18.06.2021
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni