• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Marinalar yat fazlası veriyor

06 Ekim 2021 Çarşamba 08:00
12
14
16
18

   ► Marinacılık sektörü temsilcileri, Ege Bölgesi’nde yeni marina yatırımlarının hızlandırılması ve Kıyı Master Planının yapılması gerektiğini ifade ediyor

           SEZA NUR DEMİRPARMAK      
     Pandemide insanların izole tatil yapma tercihinden dolayı marinacılık sektöründe ciddi bir hareketlilik yaşanıyor. Sıfır ve ikinci el yatlara olan talebin artmasıyla Ege Denizi’nde yat trafiği hızlanıyor. Marina bağlama kapasiteleri yat sayısına paralel olarak artmayınca, bölgedeki marinaların doluluk oranları yüzde 100’ü aşıyor. Doluluğu aşan marinalarda, insanlar yatlarını bağlamak için sıraya girmek zorunda kalıyor. Artan talep, yeni marinaların yatırımlarının hızlandırılması ve Kıyı Master Planının yapılması gerektiğini gündeme getiriyor.
      Altyapı ve ihale çalışmaları devam eden Kuzey Ege’de Dikili, Çandarlı, Şakran, Aliağa, Yeni Foça yat limanları; Urla Yarımadası’nda Çeşmealtı, Mordoğan, Karaburun, Ilıca, Şifne yat limanları, İzmir merkezde ise Bayraklı Yat Limanı yatırımı projelerinin tamamlanmasıyla Ege Bölgesi’nde 3 bin yat bağ kapasitesi üzerinde yeni kapasite yaratılması öngörülüyor. Yeni marinaların hizmete açılmasıyla, artan yat talebinin karşılanması hedefleniyor.
     Ege Bölgesi’nde artan yat talebi konusunda Ticaret Gazetesine değerlendirmelerde bulunan İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, IC Çeşme Marina Genel Müdürü Can Akaltan, Setur Kuşadası Marina Müdürü Hakan Tellioğlu, Teos Marina Genel Müdürü Faruk Günlü ve D-Marin Didim Marina Müdürü Murat Gezgin, Türkiye’nin yat turizmde artan taleplere karşılık verebilmesi için yatırımların hızlanması gerektiğini söylüyor. 


“AKDENİZ’DE YAT TRAFİĞİ 20 YILDA 3 KATINA ÇIKACAK”
     Yeni ve ikinci el tekne girişi ile marinalarda doluluk yaşandığını belirten İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, “Her ne kadar Yunanistan’ın pandemi gerekçesiyle Ağustos ayı ortasına kadar ülkemizden gelen yatlara izin vermemesi ve Güney Ege ile Akdeniz’de yüreğimizi yakan yangınlar deniz turizmindeki canlanmayı sınırlandırsa da, Mavi Yolculuğa yönelen güçlü ilginin gelecek yılları da kapsayacak şekilde kalıcı hale gelmesi bekleniyor” dedi.
     Türkiye’nin yat turizminde büyümek için ideal bir coğrafi konuma sahip olduğunu ifade eden Öztürk, “Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın verilerine göre, marinalarımız 11 bin 184 adet denizde, 5 bin 232 adet karada olmak üzere toplam 16 bin 416 yat kapasitesine sahip. Ülkemizde 25 bin 904 adet bağlama kapasitesine sahip 65 yat limanı var. Akdeniz çanağında bağlama kapasitesi açısından Fransa, İtalya, İspanya ve Hırvatistan’ın ardından beşinci sıradayız. Kıyılarımızın uzunluğu ile marina sayıları karşılaştırıldığında, ülkemizin daha fazla marinaya ve tekne bağlama kapasitesine sahip olması gerekiyor. Üstelik yapılan planlamalara göre Akdeniz’de yat trafiği gelecek 20 yılda 3 katına çıkacak” ifadelerinde bulundu

“YAT LİMANLARI YATIRIMLARI HIZLANMALI”
     Yeni kapasite oluşturmak için Ege Bölgesinde planlanan yat limanları yatırımlarının hızlanması gerektiğini aktaran Öztürk, “İzmir kıyılarında denizde bağlama kapasitesi bin 400 adet olan 5 marina bulunuyor. Kuzey Ege’de Dikili, Çandarlı, Şakran, Aliağa, Yeni Foça yat limanları; Urla Yarımadası’nda Çeşmealtı, Mordoğan, Karaburun, Ilıca, Şifne yat limanları, İzmir merkezde ise Bayraklı Yat Limanı yatırımları planlanıyor. Projelerde altyapı ve ihale için çalışmalar devam ediyor. Planlanan bu yatırımlarla bölgemizde 3 bin yatın üzerinde yeni kapasite yaratılması öngörülüyor. Ayrıca, İZDENİZ tarafından işletilmeye başlanan Üçkuyular’daki İzmir Marina’nın, İzmir Körfezi’nde yatçılığı geliştirmek için önemli bir merkez olacağına inanıyoruz” diye konuştu. Öztürk sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkemizin deniz turizminde gözbebeği olan marinaların kurulması ve işletilmesinde bürokratik süreçlerin kolaylaştırılmasının yanı sıra Kıyı Master Planları ile Ege kıyılarında yatların yanaşacağı koyların titizlikle belirlenip korunması, dünyaya Mavi Yolculuğu armağan etmiş bir ülke olarak büyük önem taşımaktadır.”


“İZMİR MARİNALARI YÜZDE 100’ÜN ÜZERİNDE DOLU”
     Pandemide marinaların doluluk oranlarının arttığını belirten IC Çeşme Marina Genel Müdürü Can Akaltan, “İzmir’deki birçok tekne sahibi, ülkemizde yaşanan şehir dışı yasaklarından ötürü teknelerini İzmir’e çekti. 2020 yılının sonunda İzmir marinalarında talep patlaması oldu. Şu an İzmir’deki tüm marinalar yüzde 100’ün üzerinde, bazıları yüzde 110 dolu” dedi. Yunanistan’ın Türkiye’den gelen yatlara izin vermemesinin marinalara negatif yansıdığını ifade eden Akaltan, “Yunanistan, Türkiye’ye kapılarını açmış olsaydı şu an İzmir marinaları sadece Türk yatçılarla değil, İngiliz, Alman ve Avrupalı yatçılarla da dolacaktı. Avrupa Birliğinden çıktıktan sonra İngiliz yatlarının Avrupa’da kalış süresi sınırlandırıldı. Bu nedenle özellikle İngilizler Türkiye’yi tercih edeceklerdi. Yunanistan yasak koyduğu, tekneler gir çık yapamayacakları için bu yatlar Türkiye’ye gelemedi. Yunanistan bu yasakları gevşettiği anda İngiliz yatçılar Türkiye’ye akın edecek” ifadelerinde bulundu.

“TEKNE ARTTI, BAĞLAMA KAPASİTESİ AYNI KALDI”
     Piyasada ikinci el tekne kalmadığını dile getiren Akaltan, “2021 yılında sadece Hırvatistan’dan Türkiye’ye bin 500’e yakın ikinci el tekne girişi oldu. Ayrıca Yunanistan, İtalya, Fransa’dan alınan ikinci tekneler de var. İkinci el sıfır teknelerle birlikte tekne sayısı arttı ama marina bağlama kapasitesi aynı kaldı. Yeni bir marina yapılmadı. Bu doluluklar uzun süre böyle gitmez mutlaka yeni bağlama yerlerine ihtiyaç var” diye konuştu. Tekne sayısının ve marinaların doluluk oranlarının artmasından dolayı bölgeye çok ilgi olduğunu belirten Akaltan, yakın zamanda marina yatırımlarının başlayacağını düşündüğünü söyledi.
     Bağlama fiyatlarının yüzde 40 civarında arttığını ifade eden Akaltan, “Talep fazla, arz aynı olunca fiyatlar yükseldi. Ayrıca, marinalar 2010’lu yıllarda Euro krediyle inşa edildiler. Döviz yükseldiği için kredi yükleri bellerini büktü. Bakım onarım için gereken bütün parçaları da yurt dışından getiriyorlar. 2020 yılına kadar marinalar kendi ceplerinden aldılar ve doluluk oranı düşük olduğu için tekne sahiplerine yansıtmamaya çalıştılar. Şimdi o yılların gecikmiş etkisini görüyoruz” dedi.

“SADECE TÜRKİYE’DEKİ MARİNALAR DENİZ YÜZEYİNE KİRA VERİYOR”
     Marinalardan alınan deniz üstü kira bedellerinin çok yüksek olduğunu aktaran Akaltan, “Türkiye’de marinalar, dünyada deniz yüzeyi için kira veren tek işletmeler. Başka bir ülkede başka bir marinanın devlete deniz yüzeyinde kullanmadığı bir alan için para ödediği görülmemiş. Yıllık marina kiraları, 5 tane 5 yıldızlı otelin devlete ödediği bedelle aynı. Marinalar için kiralar çok yüksek. Marinacılar bu kiraları yatçılara yansıtmak zorunda kalıyor” diye konuştu.


“TEKNE İMALATÇILARI 2025’E KADAR DOLU”
     Kuşadası Marinanın yüzde 100 doluluk oranına ulaştığını ifade eden Setur Kuşadası Marina Müdürü Hakan Tellioğlu, “Marinaya daha fazla bağlama için talep geliyor. Ancak Kuşadası’nda yeni marina yapılacak bir alan yok. Zaten 2021 yılında kapasite artışı yaptık, 310 olan yat kapasitesini 550’ye çıkarttık” dedi.
     İkinci el yata olan talebin arttığını söyleyen Tellioğlu, “Satılık tekne pazarı daraldı. Çok fazla ikinci el tekne kalmadı. Şu anda çok hızlı bir piyasası var. Sıfır tekneye de bir o kadar talep var. İmalatçılarda da 2025 yılına kadar dolu olduğunu biliyorum” dedi. Tellioğlu, Yunanistan’ın yaz boyunca Türkiye’den gelen yatlara izin vermemesinin günübirlik gelirlerini olumsuz etkilediğini belirtti.

“KIYI MASTER PLANI HAZIRLANMALI”
     Yeni yatırımlar yapılması gerektiğini ifade eden Tellioğlu, “Kıyı Master Planı hazırlanmalı ve her 30 milde bir marina yapılmalı. Mevcut marinaların kapasiteleri araştırılarak büyüme önceliği olan marinalara kolaylıklar sağlanmalı. Türkiye’deki marinaların gelişimi için marina yatırımlarındaki bürokratik işleyiş biçimlerinin geliştirilmesi gerekiyor” ifadelerinde bulundu.
     Türkiye’nin yatçılık ve marinacılıkta iyi bir başarı sağladığını belirten Tellioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’deki tesislerimiz gerçekten başarılı. Yeni ilave yatırımlar yaratabilirsek önümüzdeki dönemde kıyılarımızın ve havamızın güzelliği ile daha yukarılara çıkabiliriz.”


“BEKLEME LİSTESİNDE 100’DEN FAZLA TEKNE VAR”
     İzmir şehir merkezine en yakın marina olan Teos Marina’nın Seferihisar Sığacık’ta denizde 480, karada 80 tekne kapasitesi ile faaliyetlerine devam ettiğini belirten Teos Marina Genel Müdürü Faruk Günlü, marinanın yüzde 110 oranında doluluk oranına ulaştığını dile getirdi. Teos Marina 2018 yılından bu yana yüzde 100 doluluğun üzerinde hizmet verdiğini aktaran Günlü, “Pandemi sürecinde hem yurt dışından alınan teknelerin hem de yerli üreticilerden alınan teknelerin sayısı çok arttı. Halihazırda tekne sahibi olanlar daha büyük tekneler alma eğilimine girdi. Daha önce tekne sahibi olmamış Türk yatçıların tekne sahibi olmak için üreticilerde sıraya girdiğini görmekdük. Teos Marina pandemi öncesinde de yüzde 100 doluluğun üzerinde hizmet sunduğu için pandemi sürecinin bekleme listesinin uzamasına sebep oldu” diye konuştu.
     Arz talep dengesinin pandemi sürecinde bir miktar bozulduğunu belirten Günlü, “Marinamızda yer kalmadığı için şimdilik kabul edemediğimiz, bekleme listesinde sıra bekleyen, çeşitli boy ve tipte, 100’den fazla tekne var. Talep artışı ve kısıtlı arz durumunun yansıması olarak hem tekne fiyatlarında hem marina fiyatlarında artış görülmesinin doğal bir sonuç. Son birkaç yılda maliyetlerin çok hızlı artmasının yanında marinamızda hizmetine sunulan konforu arttırıcı yeni alanlar ve hizmetler de fiyat artışında etkili oldu” ifadelerinde bulundu.

“TÜRKİYE YAT BAĞLAMA YERİ SAYISINDA AVRUPA’NIN ÇOK GERİSİNDE”
     Türkiye’nin yat bağlama yeri sayısında henüz Avrupa’nın çok gerisinde olduğunu vurgulayan Günlü, “Pazarda bir arz açığı olduğu kesin. Ülkemizin coğrafi konumu, aslında turizmin en verimli dalı olan yat turizmine çok uygun. Avrupa’da bu konuda bir cazibe merkezi olmak için geç bile kaldık denilebilir. Yatçılık turizminin geliştirilerek bu bakir koyları tekneleriyle ziyaret edecek profilde turistlerin arttırılmasında büyük fayda görüyorum. Teknesiyle tatil yapan bir turist, konaklama tesisine gelen turiste göre 30 kat daha fazla harcama yapıyor” diye konuştu. Günlü, “Marina yapılacak yerlerin iyi değerlendirilmesi, doğru seçilmesi, ileriye dönük, çevresel faktörlerde göz önüne alınarak güzel tesisler yapılması hem ülkemizin hem sektörün faydasına” dedi.

“SAMOS’A FERİBOTUN ÇALIŞMAMASI BÜYÜK GELİR KAYBINA YOL AÇTI”
     Yunanistan’ın uzun bir zaman boyunca, adalarda tatil yapma alışkanlığı olan Türk yatçıları kabul etmemeyi seçtiğini hatırlatan Günlü, “Bu durumun olumsuzluğu yanında, kıyı tesisleri işletmecilerine olumlu etkileri olduğunu gözlemledik. Yunanistan kıyılarını kullanamayan yatçılar ülkemiz kıyılarında tatillerini geçirince koylarımızın çok yoğun bir şekilde kullanıldı, koylardaki deniz taşıtı trafiği arttı. Kıyılarımızdan adalara gidip gelen feribotların çalışamaması ilgili sektörü olumsuz etkiledi. Yazın, Samos’a marinamızdan kalkan feribotun çalışmaması da bizim marinamızdaki işletme için büyük bir gelir kaybına yol açtı” açıklamalarında bulundu.


“PANDEMİDE KIŞLAMA SÜRELERİ ARTTI”
     Didim Marina’da doluluk oranının yüzde 78 olduğunu ifade eden D-Marin Didim Marina Müdürü Murat Gezgin, “Kışlama için bize çok gelen tekne olacak. Bu oranın önümüzdeki 2 ay içinde yüzde 90’a çıkacağını düşünüyoruz. Didim Marinanın doluluğu kış döneminde daha yüksek oluyor. Denizde 576 tekne, karada 600 tekne var. 72 bin metrekare büyüklüğünde kara park alanıyla Türkiye’nin en büyüklerinden bir tanesi. 400 ton liftimiz, 75 ton ikinci bir liftimiz var. Kışlamaya giren teknelerin bir kısmı karaya çıkıyor” diye konuştu. Pandemide kışlama sürelerinin arttığını belirten Gezgin, “Kışlama, tekne sahibinin kışın üzerinde yaşamadığı veya ülkesine döndüğü periyotta teknesini bıraktığı sezon olarak geçiyor. Pandemide kışlamaya bırakanlar teknelerini zamanında alamayıp birkaç ay ertelemek zorunda kaldı. Kışlama süreleri arttı. Eskiden 4-6 aydı, bazı teknelerde bu süre 8 aya kadar uzadı. Yurtdışında yaşayan tekne sahiplerinin bir kısmı Türkiye’ye hiç gelemedi. Onlar da teknesini marinada bırakmak zorunda kaldı” dedi.

“DİDİM MARİNA HİÇBİR ZAMAN TAM DOLULUĞA ULAŞAMADI”
     Yeni marina yapılırken talebin değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Gezgin, “Yatırımcı arz talep dengesini çok iyi değerlendirmeli. Marinaların çok yüksek yatırım maliyetleri var. Bunun yanında hem çevre değerlendirmesi hem de uzun vadeli fizibilitesi yapılmalı. Didim Marina, kuzeyden güneye geçişte yer aldığı, çevresinde yoğun bir turistik faaliyet olmadığı için hiçbir zaman tam doluluğa ulaşamadı. Yaz aylarında birçok teknemiz daha güneydeki koylara ve limanlara gidiyor. Bu nedenle marinamızın kapasitesinin yeterli olduğunu düşünüyorum” dedi. Yunanistan’ın Türkiye’den gelen yatlara izin vermemesinin marinaya olumsuz yansıdığını ifade eden Gezgin, “Yunanistan adalarını ziyaret etmek isteyen tekneler yoğunlukta oluyordu. Günlük tekne trafiğimiz daha yüksek oluyordu. Bu sene kısıtlama nedeniyle onu yaşayamadık” diye konuştu.

“TEKNEDE ALICI ÇOĞALDI, SATICILARIN TEDARİK SORUNU VAR”
     Yeni tekne teslimatlarında üreticilerin çok uzun süreler vermeye başladığını aktaran Gezgin, “Üreticiler aylar sonrasına teslimat sağlayabiliyor. Talebe göre de fiyatlarını artırmışlar. Hem alıcı çoğaldı hem de satıcıların tedarik sorunu var. O yüzden ikinci el piyasası oldukça hareketlendi. İkinci el teknelerin Hırvatistan’dan gelme sebebi, oradaki marinaların yoğunluğu. Hırvatistan’da genelde İtalyan ve Almanlar tekne barındırıyor. Onların teknelerini yenilemeleri bu talebi karşılayan kaynaklardan bir tanesi haline geliyor. Bu sadece yeni tekne alma ihtiyacı odluğundan değil. Hiç tekne kullanmadan yeni tekne alan bir insanla teknesini yenilemeye çalışan insanları farklı kefelere koymak gerekiyor. Mevcut kullandığı tekneyi yenileyen insanlar yaşını yenilemeye çalıyor ya da küçük geliyor. Yeniledikçe de tekne de ikinci el sayısı arttıkça da deniz ticareti daha da fazlalaşıyor. Çünkü kullanıcı sayısı artıyor” ifadelerinde bulundu.
     Yatçıyı ve marinacıyı gözetecek kanun, tüzük ve yönetmeliklerde adaptasyon gerektiğini söyleyen Gezgin, “Ülkemizde sektörün tam gelişmediği zamanlarda konmuş kanun ve kurallar hala yürürlükte bulunuyor. Kanunlar ve tüzüklerde sektörün büyüme hızıyla paralel yapılmamış. Bu yüzden güncellenmeli” dedi.


+ Benzer Haberler
» Mobilya tasarımına ‘Kemeraltı’ modeli
» Konut sektörü destek bekliyor
» “Güzellik sektöründe belirsizlik hakim”
» Hasarlı bina yıkımları kat maliklerine takıldı
» Motosikletli kuryeler çalışma koşullarının iyileştirilmesini istiyor
» Madenciler pandemide yurt içine yöneldi
» Hibrit çalışma çalışan bağlılığını düşürüyor
» Borsa İstanbul’un çanı Efeler Çiftliği için çalacak
» Sağlıkçılarımızı Almanya’ya kaptırıyoruz!
» UPK: Pamukta risk gelecek Mart’a kadar sürecek


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 28.10.2021
  Ticaret 27.10.2021
  Ticaret 26.10.2021
  Ticaret 25.10.2021
  Ticaret 23.10.2021
  Ticaret 22.10.2021
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni