• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Mahmut Özgener: Dijital dönüşümden kaçış yok

02 Aralık 2020 Çarşamba 10:00
12
14
16
18

Mahmut Özgener: Dijital dönüşümden kaçış yok

   ► Dijital dönüşümden kaçış olmayacağını belirten İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, dijitalleşmeyi reddeden her toplumun, her sektörün, her kurumun, her insanın çağdışı kalacağını söyledi.

           SELDA AK      
     Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı (EGEV) ve Özgencil Grup işbirliği ile düzenlenen Ege Ekonomik Forumu, ikinci gününde “Dijitalleşme ve Bütünsel Dönüşüm” temalı oturumunu gerçekleştirdi. Oturumda, pandemi sürecinde dijitalleşme ve pandemi sonrası dönemde kurumların dijitalleşme süreçlerine dahil olmasının öneminin yanı sıra geleceğin mesleklerinde inovasyonun yeri konuları ele alındı.
     İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener açılışta yaptığı konuşmada, dijital dönüşümden kaçış olmayacağını ve hepimizin kabul etmesi gereken bir gerçek olduğunu söyledi. Dijitalleşmeyi reddeden her toplumun, her sektörün, her kurumun, her insanın çağdışı kalacağını aktaran Özgener, “Aslında bu basit gerçeği anlamayan insan da kalmadığını düşünüyorum. Bu dönüşümde durmak da yok. Her yıl yeni teknolojiler, yeni atılımlar, yeni akımlar, yeni yaklaşımlar ortaya çıkıyor. 2-3 yıl önce öğrendiğiniz, uyguladığınız, eğitimlerini aldığınız, kurumlarınıza benimsettiğiniz hemen her şey geçerliliğini kaybetmek üzere. Çok hızlı gelişen, durmayan, gelecekte de yavaşlaması beklenmeyen bir gelişim ve dönüşüm içerisindeyiz” dedi.

“Yazılım evi projesi”
     İzmir Ekonomi Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi bünyesinde ‘Yazılım evi projesini’ hayata geçireceklerini ve bu proje ile İzmir’deki yazılım firmalarını kümeleyerek kamusal projeleri üstlenmelerine imkan tanıyacak işbirliği ortamını bir platform dahilinde firmalara sunacaklarını açıklayan Özgener, “Üniversitemiz paydaşlarının, İzmir ve Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu yazılım ve teknoloji tabanlı araştırma geliştirme faaliyetlerinin yürütülmesi, paydaşlara yazılım ve teknoloji alt yapı desteği sağlanması, kısa ve orta vadeli yazılım üretim projelerinin planlanması ve yürütülmesi, danışmanlık ve izleyicilik hizmetleri verilmesi, iç/dış destekli araştırma projelerine yazılım desteği, yurtdışı ortaklı projelere katkı sağlama gibi faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi projemizin ana amacıdır” ifadelerini kullandı.

İzmir Ekonomi Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi bünyesinde hayata geçecek ‘Yazılım evi projesi’ doğrultusunda kurulması planlanan yapı ile;  
     - Araştırma projelerine yazılım geliştirme
     - Kamu projeleri ve yazılımları geliştirme
     - İzmir ve Türkiye yazılım ekosistemine katkı vererek kamusal ve yerel yönetimlerle İzmir’e değer katacak teknoloji projeleri geliştirme
     - İzmir bilgisayar ve yazılım firmalarının üçüncü parti olarak projelere dahil etme
     - Proje yönetimi ve danışmanlık hizmetleri
     - TÜBİTAK projeleri geliştirme ve ortaklık yapma
     - Üniversite–Sanayi iş birliği kapsamında nitelikli insan kaynağına erişimin kolaylaştırılması için Sanayi Doktora programına başvurma ve programları açma
     - Geliştirilen yazılımların ulusal/uluslararası pazarlara sunulması
     - Üniversitemizdeki akademik faaliyetlerden elde sonuçların sanayi ile eşleştirilerek KOBİ’lere değer katılması
     - Akademik tezlerin Sanayi içinde kullanım alanlarının yaratılmasına katkı vererek öğretim üyelerimize gelir modeli yaratılması temel faaliyetlerimiz olacaktır.


“Pandemiyle birlikte 7 milyon Türk vatandaşı internet kullanıyor”
     Türk Telekom Yönetim Kurulu Üyesi ve Forum İstanbul Enstitüsü Başkanı Aclan Acar, Türkiye’nin dönüşüm sürecinde olduğunu söyledi. Asıl sorunun ürettiğimiz ürün ya da hizmeti nasıl sunmamız gerektiği olduğunu belirten Acar, “Bugün Türkiye ileri düzeyde teknolojiyi kullanıyor. Dönüşüm ve bütünsellik sadece teknolojiyle olmuyor. Bunun ikinci kritik aşaması da iş süreçlerine, iş akışlarına adaptasyon süreci. Yani teknolojiye para verip satın aldığınız zaman onu hayata nasıl entegre edeceksiniz, bu konuda altyapısını ve süreç tasarımını kurmanız lazım. Diğer önemli konu ise çalışanlarınız ve müşterilerinizin de bu sürece adapte olması lazım. Bugün yaşadığımız pandemi ortamında teknolojiyi kullanabiliyoruz. İnternet kanalıyla elimizdeki akıllı cihazlarla teknolojiye bağlanabiliyoruz. Ama netice itibariyle üreteceğiniz ürünün bir şekilde o teknolojiyi kullanarak tüketici kitlelere ulaşması için her tarafın buna hazırlıklı olması lazım” dedi.
     Pandemi döneminde internet sistemine giriş yapan Türkiye’deki birey sayısının milyon kişi olduğunu aktaran Acar, “Pandemi başlamadan önce 7 milyonun internet kullanımıyla hiç alakası yokken bugün itibariyle 7 milyon Türk vatandaşı kullanıyor. Türkiye’nin yaklaşık yüzde 9’una gelen bu oranın önümüzdeki dönem artacağını düşünüyorum”  ifadelerine yer verdi.  

“30 yılda gelen dönüşüm yine kapımızın eşiğinde”
     Fütüristler Derneği Başkanı Dr. Mustafa Aykut, dijitalleşmenin mobilleşme, otomasyon, sanallaşma, akıllanma ve küçülme olarak beş ana konu üzerinde ilerlediğini söyledi. Dijitalleştiğimiz zaman daha iyi iş akış süreçlerimizin olacağını anlatan Aykut, “Daha elverişli çalışma ortamları daha efektif iş gücüne sahip olacağız. Tümüyle yeni hizmet anlayışımız olacak. Çalışma koşulları iyileşecek. İnovasyon artacak. Daha iyi ve sağlam tedarik zincirimiz olacak. Hızlı ve tam zamanında sahada olabileceğiz. Bunlara bakarak Türkiye neler yapıyor? Biz  fütüristlerin de üzerinde durduğu konuya ne kadar hazırız? Bütünsel dönüşüm içinde ele alınması gereken teknolojik yenilikler sadece bir perspektiften alınmamalı. Örneğin mobilleşmeye sadece haberleşme açısından bakarsak eksik ve yanlış yapmış oluruz. Oysa mobilleşmeyle işimizi evimize taşıdık. Otonom araçlar sayesinde yolda giderken işlerimizi yapıyoruz. 30 yılda gelen bir dönüşüm yine kapımızın eşiğine geldi. Şu anda bu süreci yaşıyoruz. Kovid-19 ile bu süreç hızlandı. Örneğin; mobilleşme olacak, robotlar dünyamıza girecek. Bulutlaşma olacak. Eğitim, ticaret, üretim, sağlık dijitalleşecek diyorduk. Şimdi 30 yıl öncesini tekrar ediyor ve dejavu yaşıyoruz. Arkadaki birikimlerimize bakarak ilerlemeliyiz” dedi.

“İyi gelişmeler var fakat somut adımlar atılmalı”
     30 yıl önce haberleşmenin analog sistemden, dijital sisteme geçtiğini anımsatan Aykut, “Bu tek başına yapılsaydı başarıya ulaşılamazdı. Fiber hayaldi. Kimsenin yerleri kazıp bakır döşeyecek ne zamanı vardı, ne parası vardı. Dolayısıyla GSM sektörünün başarı kazanmasının ardında internetin dönüşmesi, ekonomik dönüşüm ve politik dönüşüm yatıyor. Dolayısıyla Türkiye’yi bu dönüşümün içiresinde başka ülkelerle kıyaslayarak bakmalıyız. Yani biz sadece günlük rutin işlerimizi dijitalleşmeyle halledip mutlu olursak kendimizi aldatıyoruz. Tepeden tırnağa yönetim kurulundaki başkandan kapıdaki güvenlik görevlisine kadar dijital dönüşümün içerisinde yer alacak şekilde, onları da dönüştürecek şekilde hareket edebiliyorsak o zaman dijitalleşiyoruz demektir. Bunun oranı Türkiye’de ne kadar? Ne kadar kaynak ayrılıyor? Kamu ve özel sektör ne kadar hazır? Bu konuda gerekli ivmeyi kazandığımızı söylemeyeceğim. İyi gelişmeler, iyi niyetler var fakat bunlarla olmuyor somut adımların atılması gerekiyor” diye konuştu.

“İnandığınız zaman dönüşüm gerçekleşiyor”
     Bazı dönüşümlerin ihtiyaçtan kaynaklandığını belirten Philip Morris Sabancı Genel Müdürü Filiz Yavuz Diren, “Tıpkı kovid-19 döneminde uzaktan çalışma modellerine işlerimize eklediğimiz gibi. Ama bazı dönüşümler geleceğin o yöne doğru gittiğini görerek ihtiyaç duymasanız dahi bu konuyu araştırıyorsunuz. Kendi iş modellerinizin içerisine nasıl sokabileceğinizi görüp ihtiyaç olmadan da bazı dönüşümleri başlatmakla oluyor. Özellikle bizim ticari modelimizdeki dijital dönüşümümüz ihtiyaçtan dolayı değil aslında heves. 150 bin bakkalı ziyaret ediyoruz. Bakkaldaki kişilerin kendi stoklarını bilerek doğru miktarda sipariş vereceği bir platform oluşturduk. Doğru teknolojiyi bulup geliştirmek gerekiyor. Bu teknolojiyi hem şirket çalışanlarımız ile hem start-up’larımız ile değiştirdik. 150 bin bakkal dediğimizde onların dijital okur yazar olması konusunun önemi var. Çünkü hepsi iki günde bir dijital platformlara girerek ürün sipariş ediyor. Değer zinciri dönüşümünde en kritik taraf, o değer zincirindeki her birim inandığı zaman dönüşüm gerçekleşiyor” şeklinde konuştu.

“Kurumlar dijitalleşmeyle hedeflerine 5-6 daha fazla yaklaşıyor”
     Pandeminin yüzde 100 dijitalleşme aşamasında her şeyi değiştirdiğini dile getiren Teknolojide Kadın Derneği Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Zehra Öney, “Alışkanlıklarımızı, sosyal davranışlarımızı, işimizi, beklentilerimizi değiştirdi. Kurumlar da tüm bu değişikliğe uygun olarak kendi yetilerini değiştirerek stratejilerini de buna göre düzenlemeye başladılar. Bu dönemde güzel örnekler görüyoruz. Türkiye’de bu kadar hızlı adaptasyon sürecini beklemezken örneğin Tüpraş’ın dönüşüm stratejisi içerisinde saha operasyonlarını kesintisiz yürütebilmek daha çok dijital altyapıdan faydalanabilmek için rafineride çalışan işçiler için akıllı baret ürettiğini gördüm. Bu baretin özellikle pandemi döneminde Ar-Ge’sinin hızlandırıldığını ve sahada kullanıldığını gördüm. Üretim aşamasında birbirleri arasında bu sayede iletişim kurduklarını gördüm. Bu da beğendiğim çalışmalardan biri oldu. Kurumlar geleneksel iş modellerine oranla dijitalleşmede 5-6 kat daha fazla hedeflerine yaklaşıyorlar. Özellikle pandemi döneminde müşteri ilişkileri açısından baktığınızda da dijitalleşmenin önemi arttı” ifadelerine yer verdi. 

“Gençler fırsat dönemine odaklanmalı”
     TTGV Yönetim Kurulu Başkanı ve Vestel Ventures Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Ultav ise önümüzdeki dönemin Türkiye için fırsat olduğunu söyledi. Ultav, “Çünkü gençlik geliyor. Bunun örneklerini çok yoğun bir şekilde görüyoruz. Gençlerin bu fırsat döneminde daha çok odaklanması gereken noktalar var. Şu anda gençler karşısındaki büyük resmi içselleştirmeli. Dünyadaki değişmeyen şeylerden bir tanesi bilgi, zeka, cesaret. Bu çan eğrilerine baktığımızda büyük değişiklik görmeyiz. Bilişsel önyargılarda çok büyük değişiklik yok. Yani geçmişin bugünün ve yarının şartlarında nerede iskonto yapıyorsunuz bu konuda da çok büyük değişiklik yok. Gençler bu doğrultuda ileriye giderken önceden karar vermesi lazım. Dünyada 17 trilyon dolara yakın gençlerle buluşmaya hazır, inovasyonla buluşmaya hazır bir para var. Ama diğer taraftan da dünyanın varlıkları 600 trilyon dolar. 360 trilyon dolarlık kısmı da 10 ülkenin elinde. Bu tip bir ortamın içerisinde gençlerin girişimcilikle buluşma noktalarında nelere ihtiyacı var dediğimiz zaman Türkiye bu konuda önemli bir aşamaya gelmiş bir vaziyette. Çünkü Türkiye’deki ölçeklendirici bir endüstri gelişmiş vaziyette. Birçok genç girişimcileri dünyaya yayacak olan ölçeklendirme dediğimiz fonksiyonlara sahip olan endüstri altyapısı Türkiye’de son derece iyi durumda. 17 trilyon dolar nereye gidecek dediğimizde ölçeklendirme endüstrisi bu aşamada oldukça önemli” dedi.


+ Benzer Haberler
» Günlük vak’a sayısı hızla azalıyor
» Çelikte ihracat hedefi; 23 milyon ton
» İklimlendirme sektörü ihracatta 5 milyar doları aşmaya odaklandı
» Anadolu Efes’e ‘Sıfır Atık’ belgesi
» E-ticaret ile birlikte iş gücü açığı da büyüyor
» Şirketler dijitalde daha aktif olmayı planlıyor
» Palandöken, “Emekliliği gelen esnaf sicil engeline takılmamalı”
» “İnsana yatırım yapmaya devam edeceğiz”
» Evde kaldık, oyunlara daha fazla para harcadık
» Enerji yatırımları için de sigorta olmazsa olmaz


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 16.01.2021
  Ticaret 15.01.2021
  Ticaret 14.01.2021
  Ticaret 13.01.2021
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni