• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

“Yan sanayindeki önemli gelişmeler bizi daha da umutlandırıyor”

03 Mart 2017 Cuma 05:00
12
14
16
18

Türkiye Gemi İnşaa Sanaycileri Birliği (GİSBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kıran:

     Türkiye Gemi İnşaa Sanaycileri Birliği (GİSBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kıran, gemi inşaa sanayinde yerli katkı oranının yüzde 60-65 olduğunu belirterek “Gönül ister ki yüzde 100’e ulaşsın, bu gemilerin içindeki tüm donanımlar ve sanayi ürünleri Türkiye’de üretilsin. Yan sanayi anlamında da önemli gelişmeler olduğunu görmek bizi daha da umutlandırıyor” dedi. Kıran, sektöre ilişkin sorularımızı yanıtlandırdı:

     2016 yılı denizcilik sektörü için nasıl geçti, 2017 yılına yönelik hedef ve planlarınız nelerdir?  
     Türkiye’nin en eski sivil toplum örgütlerinden biri olarak, Türk gemi inşa sanayini ilgilendiren alanlarda benimsediğimiz, tespitlerimizde ve taleplerimizde gerçekçilik felsefesi anlayışı altında 2016 yılını da yoğun bir şekilde geçirdik.
     Yaptığımız çalışmalar neticesinde sektörün gerçeklerini hem devlet kademesinde hem de kamuoyuna anlatarak, gemi inşa sanayinin ülke ekonomisi ve savunması için ve hatta uluslararası arenada sahip olduğu bu bayrağı yarıştırması için önemini, gerek rakamlarla, gerek ürettiğimiz tamamen yerli ve milli projelerle gösterdik. Artık sektörümüz dev projelerle, savunma sanayine yaptığı katkılarla ve sağladığı istihdamla gündemdeki haklı yerini alıyor. Bunlar bizlere ancak gurur verir.

     Türk gemi inşa sanayinin temel sorunlarını belirleyerek ve eylem planı hazırlayarak, uzun yıllardan beri süre gelen ve sorun teşkil eden noktaları süreç içerisinde tek tek ele alarak, toplantılar düzenleyerek, şehir içi, şehir dışı ve yurt dışı seyahatler gerçekleştirerek ve ciddi mesai harcayarak çözüme ulaştırdığımızı ifade etmekten mutluluk duyuyorum.
     Bu yıl GİSBİR olarak gerçekleştirdiğimiz projelerden bir diğeri, Piri Reis Üniversitesi’ne hazırlattığımız ve devlet kurum ve kuruluşlarının yanı sıra bankalar ve ilgili denizcilik sektörü paydaşlarına gönderimi sağlanmış Türk Gemi İnşa Sanayinin Rekabet Gücünün Artırılması raporu olmuştur.
     Sorunların çözülmesinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN liderliğinde ve kendisi de gemi inşa mühendisi olan Başbakanımız Sayın Binali YILDIRIM’ın ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Ahmet ARSLAN’ın katkıları bizler için oldukça önemliydi, özel bir ihtisas alanı olan sektörümüzün sorunları ve çözüm önerilerimize ilişkin Başbakanımızın ve Bakanımızın sektörü her yönüyle biliyor olması, sorunlarımızı anlatırken terminolojiye bağlı konuşabilmek bizi kesintisiz olarak hedeflerimize ulaştırdı.

     Benim için ‘Denizlere hakim olan cihana hakim olur’ sözünün anlamı ve değeri çok büyüktür. Dünyadaki gelişmiş ülkelerin ortak özelliklerine baktığımızda deniz kuvvetlerinin çok ileri düzeyde olduğu görülüyor. Bugün Türkiye olarak geldiğimiz noktada, ilk Cumhurbaşkanımız önderliğinde hayata geçirdiğimiz MİLGEM projesinin Türk gemi inşa sanayi tarafından Türk deniz kuvvetlerine kazandırılması birçok önyargıyı yıktı. Artık Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın peş peşe askeri gemi ihalelerine çıktığını görüyoruz, çünkü bu konuda Türk tersaneleri önemli bir imkan ve kabiliyete ulaştı. Şu an yüzde 60-65 oranındaki yerli katkı oranı, gönül ister ki yüzde 100’e ulaşsın, bu gemilerin içindeki tüm donanımlar ve sanayi ürünleri Türkiye’de üretilsin. Yan sanayi anlamında da önemli gelişmeler olduğunu görmek bizi daha da umutlandırıyor.

     Sektörün 2008 yılından bu yana yaşadığı sıkıntıların çözülebilmesi için ortalama 18 yıl kalan irtifak hakkı sürelerinin tekrar uzatılmasının getireceği faydaları idaremize anlattık. Yapılacak yatırımların geri dönebilmesi için daha uzun sürelere ihtiyaç duyulmaktaydı. Ayrıca sektöre yabancı sermaye girişinin önünün açılabilmesi için irtifak hakkı sürelerinin 49 yıla çıkarılması önem arz etmekteydi. Türkiye’nin sahip olduğu coğrafi avantajlarını göz önünde bulundurarak ülkemizde ortaklık kurup, yatırım yapmak isteyen birçok Uzak Doğulu tersane sahibi ile irtifak hakkı süresinin kısalığından dolayı sıkıntı yaşıyorduk. Gerçekleştirilen yeni düzenlemeyle yabancı yatırımcının ülkemize gelerek Türk gemi inşa sektörüne bilgi ve tecrübesini aktarma fırsatı da doğmuş oldu. Bu düzenleme ile yabancı yatırımcıların ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda tersaneler arasında birleşmeler söz konusu olabilir.

     2017 yılı için öngörümüz; denizcilik sektörünün dünya ölçeğinde krizden çıkmasına bağlı olmakla birlikte, 2008’de başlayan ve bir hayli uzun süren olumsuz sürecin sonlarına geldiğimizi değerlendirmekteyiz. Ancak daha önce de söylediğimiz gibi denizcilik alanında olumlu bir sürecin başlaması, bölgemizde yaşanacak olan istikrarla doğrudan ilişkilidir. Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkas bölgelerinin ortasında yer alan ve deniz yolları açısından önemli geçiş noktasında bulunan ülkemizin çevresinde yaşanan olumsuz ekonomik ve politik gelişmeler, doğal ve direkt olarak ülkemizi etkilemektedir. 2017 yılında denizcilik sektöründe yukarı hareket için buralardaki gelişmelerin istikrarlı bir yapıya dönüşmesinin beklentisi içinde olacağız. Umuyoruz ve diliyoruz ki 2017 ilk yarısı için olmasa bile 2. yarısından itibaren denizcilik sektörünün Dünya ve Türkiye ölçeğinde yukarı harekete başladığı bir döneme gireriz.  

     Türkiye pazarını bekleyen gelişmeler, dünyadaki eğilimler ve bu alanda Türkiye’nin nasıl bir rol alması gerektiği konusunda görüşlerinizi paylaşır mısınız?
     Ballast water treatment konusunda yaşanmakta olan değişikliklerle, tersanelerimizin bakım-onarım faaliyetlerinin daha da olumlu yönde seyredeceğini değerlendirmekteyiz. Green ship & Eco-ship ve temiz enerji, LNG gemi gibi konularda AR-GE çalışmalarına ve inovasyona önem verilmesi, yeni gemi inşa konusundaki kabiliyetimizin geliştirilmesi, yabancı ortaklarla joint venture kapsamında işbirliklerinin geliştirilmesi, römorkör konusunda bulunduğumuz seviyeyi korumak, savunma sanayinde başarıyla gerçekleştirdiğimiz projelerde dış pazara doğru genişleme, oldukça ileri seviyede bulunduğumuz enerji gemileri alanında, özellikle Afrika ülkelerinde doğacak ihtiyaçları göz önüne alarak yol haritası belirleme gibi alanlarda ilerlememizin faydalı olacağı görüşündeyiz.

     Sektörün mevcut durumu, yaşadığı sorunlar,  çözüm önerileri, fırsatlar nelerdir?
     2008 yılında başlayan global krizden dolayı Türk gemi inşa sanayinde tüm dünyada olduğu gibi arz fazlası bulunmaktadır. Bu arz fazlası ve talep eksikliği karşılığında birçok tersanemiz bakım onarım faaliyetlerine ağırlık vererek kurulu işgücünü muhafaza etmek maksadıyla mevcudiyetini korumaya çalışmaktadır. Bu bağlamda devletimizin özel sektöre tevdi ettiği Savunma Sanayi projeleri de sektörümüze önemli bir can suyu olmaktadır.
     Devletlerin rekabet üstünlüğü yaratmak amacıyla müdahalelerde bulunduğu gemi inşa sanayinde, Türkiye’nin de benzer araçlarla haksız rekabet yaratmayacak şekilde diğer bir ifadeyle eşit koşulları sağlayarak sektöre destek olması gerekmektedir. Daha güçlü bir yapıya sahip olarak, Avrupalı armatörleri ve yabancı yatırımcıları ülkemize çekmek, hem teknolojik hem sermaye altyapımızı güçlendirmek, Avrupa ve dünyada vazgeçilmez olmak, rekabet gücümüzü artırmak gibi hedeflerimize ulaşabileceğimizi değerlendirmekteyiz.

     Pazarın rekabet gücünü arttırmak anlamında devletten beklediğiniz teşvik ve destekler var mıdır?
     Gemi inşa sanayindeki sorun sadece Türkiye'nin değil dünyanın yaşamakta olduğu krizden kaynaklanmaktadır. Devletimiz bugüne kadar verebileceği her türlü desteği vermiştir ve vermektedir. Sorunun çözümü dünya ölçeğindeki gemi inşaya talebin artmasıyla olacağı değerlendirmekteyiz.

     ÖTV indirimi ile ilgili gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
     Yeni inşa küçük teknelerde KDV ve ÖTV'nin kaldırılma konusu dünya ölçeğinde rekabetçiliğimizin artırılması, özellikle yerli talebin ülkemiz imkanlarıyla karşılanması açısından önem arz etmektedir. Daha önceleri yabancı bayraktan da faydalanarak yurt dışından daha uygun maliyet koşullarında temin edilen bu teknelerin artık aynı şartlarda yurt içinde yapılmasının önü açılmıştır. Bu sayede bu teknelerin yapımına yönelik yerli malı üretimi ve istihdamın artacağını değerlendirmekteyiz.

     Exposhipping EXPOMARİT İstanbul Fuarı’nın gemicilik sektörü için sizce önemi nedir?
     İMEAK Deniz Ticaret Odası himayesinde ve UBM tarafından bu yıl 14’üncüsü düzenlenecek ve GİSBİR’in de destekçileri arasında yer aldığı Türk Gemi İnşa ve Yan Sanayi Fuarı 14. Uluslararası Exposhipping Denizcilik Fuar ve Konferansı’nın bu yıl da dünyanın ve Türkiye’nin önde gelen gemi inşa ve denizcilik sektörü temsilcilerini bir araya getireceği ve Türkiye’nin küresel pazarda sahip olduğu söz hakkını artıracağını değerlendirmekteyiz. Böylesi bir fuarın, Türk tersanelerinin yoğun olarak konumlanmış bulunduğu Tuzla Tersaneler Bölgesi’ne 5 dakika mesafede bir etkinlik alanında düzenlenecek olmasının da bir artı olduğunu değerlendirmekteyiz.
     Ayrıca bu fuarın, içinden geçmekte olduğumuz süreç bakımından, yurt dışında ülkemiz aleyhine yapılan dezenformasyon karşısında, sektör oyuncularının bu tür karalayıcı haberlerin doğru olmadığını yerinde görmesi açısından önemli olduğu ve doğru bir zamanlama seçildiği kanaatindeyiz.

 


+ Benzer Haberler
» “Türkiye’yi ‘havuzlama’da üs haline getirebiliriz”
» “2017 yılı için umutluyuz”
» 2023 için kritik eşik: 2017 !..


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 10.12.2018
  Ticaret 08.12.2018
  Ticaret 07.12.2018
  Ticaret 06.12.2018
  Ticaret 05.12.2018
  Ticaret 04.12.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni