• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Kariyer  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  TİCARET SOHBETLERİ  |  FİNANS  |  İHALELER  |  TİCARET BORSALARI  |  RESMİ GAZETE

2023 için kritik eşik: 2017 !..

28 Şubat 2017 Salı 23:00
12
14
16
18

Gemi Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Gökalp:

     Gemi Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Gökalp, sektörün 2023 hedeflerine ilişkin, “Sektörel anlamda 2017 yılını bizim için kritik hale getiren karar verici mekanizmanın Türk Denizcilik Endüstrisi perspektifini değiştirmesi olacaktır. Bildik yöntemlerle farklı sonuçlar almayı beklemek en hafif tabiriyle hayaldir. Bizim hedefimiz 2017 yılını hayallerin gerçekleşeceği bir yıl haline getirmek olmalıdır. Zira bu bir seçenek değil adeta zorunluluktur” dedi.
     Hükümetin koyduğu ve birçok mecliste sıkça dile getirilen 2023 yılı 500 milyar USD ihracat hedefine en önemli katkılardan birini denizcilik endüstrisi tarafından yapılabileceğine vurgu yapan Gökalp, “Denizcilik sektörünün de bu hedefi baz alarak ihracat odaklı, teknoloji temelli bir çalışma içinde olacağını düşünüyoruz. Dünya Gemi İnşa sanayi, çevresel duyarlılığı yüksek, denizlerde kaza ve kirliliği minimize edecek teknolojiler ve ürünler üzerinde çalışıyor.

     IMO regülasyonları bu yönde tavizsiz uygulanıyor. Tarafı olduğumuz IMO sözleşmelerinden Marpol 73/78 (Gemilerden kaynaklanan  kirlenmenin önlenmesi)  dair sözleşmeye istinaden; Gaz emisyonlarının azaltılması (Nox,Co2,Sox,Ozon,is,duman ve parçacık madde) Yağ yakıt ağır metal ve kimyasallardan çevreye yayılan kirleticilerin azaltılması, geri dönüşebilir malzeme ve çevreye duyarlı karina boya ve kaplama malzemeleri kullanımı gibi ciddi uygulamalar söz konusudur. Emisyon Kontrol Alanı (ECA) VE Sülfür Kontrol alanı (SECA ) giderek genişleme eğilimindedir. Bu bağlamda Gemi Yakıtlarında mevcut sülfür oranının  Marpol ek 6 kapsamında 1 Ocak 2020 tarihine kadar yüzde 3,5 den yüzde yarım oranına indirilecektir. EKO Gemi Yeşil Gemi Yatırımlarının emsal işletmelere oranla  bir avantaj sağlayacağı muhakkaktır. Fakat firmaların Nox kurallarına uyum sağlayacak egzost gazı dolaşım sistemi için mevcut makine bedelinin %25’i kadar ek yatırım yapması gerekmektedir. Bunun yanında büyük kontenyer gemilerinde yüksek kapasiteli Balast Suyu Arıtma tesisi kurulmasının da 3 milyon TL civarında bir maliyeti gerektireceği görünmektedir” dedi.

     Mevcut durumun hem gemi inşa tarafında hem de ekipman tarafında çok ciddi bir çalışmayı zorunlu kıldığını belirten Gökalp, “Gemilerimizi denizlerden çekemeyeceğimize göre; Ya bunları dönüştürecek ya da Devlet –sektör işbirliği içinde filomuzu dünya denizlerine uygun hale getireceğiz. Bunun da olmazsa olmazı katma değeri yüksek, teknolojik ekipmanlar üretebilmek ve bunları ihraç edebilmektir. 2023 yılı hedefimiz bu gelişme ve eğilimleri doğru yorumlayarak, Türk Gemi Ekipman Endüstrisini Avrupa ve Dünya standartlarında tercih edilir bir marka haline getirmektir. Bunu başarmak bizim için adeta bir görev haline gelmiştir” dedi.

     Türk denizcilik sektörünü nasıl görüyorsunuz?
     Hepinizin malumu olduğu üzere çok badireli bir yılı geride bıraktık. 2016 yılının sonuçlarını rakamlar üzerinden değerlendirerek,  bu tablo üzerinden bir gelecek konuşmak bizi endişe ve yanılgıya sürükler.
     Gemi Sanayi sadece ticari enstrümanlarla  yorumlanabilecek bir endüstri değildir. Dünyadaki siyasi, sosyal hatta çevresel gelişmeler sektörümüzü doğrudan etkilemektedir.
     2002 yılında 37 adet olan faal tersane sayısı, 2016 yılı sonu itibariyle 79’a ulaşmıştır. Tersanelerimiz Marmara ve Batı Karadeniz’de yoğunlaşmış olup,   yaklaşık 49 adet tersane de yatırım aşamasındadır. Ancak 2008 yılı son çeyreğinde başlayan ve 2009 yılı son çeyreğine kadar kuvvetli şekilde hissedilen Global Ekonomik Kriz pek çok sektörde olduğu gibi Gemi İnşa Sektörünü de olumsuz etkilemiş, sipariş defterlerindeki düşüş hem istihdam hem de yeni yatırım ve modernizasyon çalışmalarının iptal ya da ötelenmesine sebep olmuştur.
     Yeni Gemi İnşa siparişleri almakta oldukça zorluk çeken sektör, bakım-onarım faaliyetlerine yönelmiştir.2013 yılında 15.755.206 DWT olarak gerçekleşen  bakım onarım tonajı,  2014 yılı sonu itibariyle yaklaşık 20.000.000 DWT’e ,2015 yılında da yaklaşık 21.000.000 DWT’e yükselmiştir.

     Tersanelerimizde doğrudan istihdam edilen personel 2007 yılında 33.480 iken ekonomik krizden dolayı yaşanan sipariş iptalleri ile 2013 yılında 17.000’e gerilemiştir. 2016 yılı sonu itibariyle sektör çalışan sayısı 29.699 kişi olarak tespit edilmiştir.
1 Kasım 2015 -31 Ekim  2016  (12 ay) baz alınan İhracatçılar Birliği Raporlarında Gemi Yan Sanayi başlığıyla ifade olunan,  Ülkemiz Gemi Ekipman ihracatı 49 milyon USD  civarında gerçekleşmiştir.
     Aynı dönemde Avrupa’nın, Avrupa Bölgesi dışında Gemi Ekipman ihracatı 12 milyar Euro Avrupa içi satışı 35 milyar Euro, toplam üretim değeri ise 47 milyar Euro’ya ulaşmıştır. Gemi İnşa tarafında oluşan toplam üretim değeri ise 35 milyar Euro/dur.
     Dünya Gemi Ekipman pazarının (125,5 milyar Euro) %52 sini elinde tutan Avrupa Denizcilik Teknolojisi Endüstrisinin Temel Dayanağı ve itici gücü Gemi İnşa değil, sürekli bir gelişim ve teknolojik altyapı gerektiren Gemi Ekipman Üretimi ve ihracatıdır.
     Devlet Politikası haline gelmiş,  yol haritası sektörel paydaşların katkı ve katılımlarıyla  oluşturulmuş;  rekabetçi,  inovatif bir Denizcilik Endüstrisi anlayışı zorunludur. Ancak bu anlayışın tesisi sağlanabilirse; istikrarlı, krizlerden etkilenmeyen ve Ülkemiz istihdamına yüksek katkı yapacak güçlü bir denizcilik endüstrisinden bahsedilebilir.

     Türk denizcilik sektörü geçen yıllara nazaran ne kadar bir büyüme gösterdi?
     2008 verilerine göre Gemi ve Yat inşa ihracat büyüklüğü 2,6 Milyar USD’dir. 2009 Yılında krizin etkisi özellikle ihracatta hissedilmiş olup, 1.83 Milyar USD seviyesinde gerçekleşmiştir.
     Ayrıca 2008 yılında 10,6 Milyon USD olan gemi yan sanayi ihracatı da 2009 yılında %71 azalarak 3,1 Milyon USD’ye gerilemiştir. 2013 yılında 1.16 Milyar USD’ye ihracat gerçekleştiren sektör, 2014 yılında da az bir artışla 1,28 Milyar USD’lik gemi ve yat ihracatına ulaşmış, 2015 yılı verilerine göre ise 1,02 Milyar USD’lik ihracat ile %19 gerileme göstermiştir. Son olarak 2016 yılı sonu itibariyle %6 civarında bir düşüşle Gemi ve Yat İhracatımız 972 milyon USD olmuştur.
     Yukarıda bahsedilen tablo Geçen yıla oranla bir büyümeyi değil aksine bir daralma ve düşüşü ifade eder. Sektör 2008 den 2017 ye kadar olan süreçte 2008 yılında yakaladığı performansının gerisinde kalmıştır. Ancak genel bir değerlendirme içinde, son 5 yıllık dönemde görülen toparlanma ve kısmi istikrar gelecek adına bizleri umutlandırmaktadır.

     Türkiye deniz yoluyla 2016 yılında ne kadar dış ticaret gerçekleştirmiştir? 2017 yılında dış ticaret artışı olacak mı?
     Gemi ve Yat İhracatı ve Ekipman ihtiyacı açısından yanıtlamak gerekirse; Türkiye 2016 yılında 972 milyon usd Gemi vey at İhracatı yapmıştır. Bu rakam bir önceki yılla mukayese edildiğinde %5.6 oranında gerileme göstermiştir. Fakat 2016 yılının özellikle Temmuz sonrası piyasalara ve sektöre olan negatif etkisi göz önüne alındığında bu sonuç normal karşılanmalıdır.
     Tablo incelendiğinde, feribot,yatlar ,tekne ve botlar dışındaki hemen her kalemde %2 lerden yüzde yüzlere bir düşüş gözlemlenmektedir. 2017 yılında bu rakamların yukarı doğru seyredeceğinden hiç bir kuşkumuz yok. Fakat burada önemli olan sektörün bu tür türbülans ve kriz durumlarından etkilenmeyeceği sağlam bir Zemin oluşturmak . Bunun için de denizcilikte her bir kalemin tekrar gözden geçirilerek zayıf olduğumuz başta gemi yan sanayi (her ne kadar tabloda gemi yan sanayi olarak anılsa da gemi ekipmanı doğru tabirdir,böyle geçmesi önemlidir) olmak üzere üretim gücü ve kabiliyetimizin geliştirilmesi büyük önem arz etmektedir. Bir nevi reçete : Gemi Ekipman Üretiminin 46 miyon usd -49 milyon usd aralığından kurtarılarak dünya market değeri  125,5 miyar euro olan bu büyüklükten istifade edebilmektir. Bunun için rekabetçi bir yapıya ve teknolojik ürünler yaratabilme yetkinliğimizin oluşması gerekmektedir.

     Türkiye'nin küresel pazarda gemi, yat üretimindeki konumu nedir?
     Türkiye’nin durumunu anlamak için öncelikle dünyadaki genel görünümü incelemek doğru olacaktır. Bu durumuzu kıyaslamak için ayrıca bir ölçü olacaktır.
     2015 yılında global tersane üretimi tanker ve gaz sektöründe yaşanan talepler sonucu 36,9 milyon CGT tonaj teslimi ile son beş yılda ilk defa yüksek değerdedir. Çin ve Güney Kore tersaneleri CGT bazında global üretimin her biri % 35’ini, Japon tersaneleri % 18 ‘ini karşılamışlardır. Kore tersaneleri Çin’in piyasa payını arttırmasına rağmen büyük tonajlı tanker ve mega konteyner gemisi siparişlerinde en büyük paya sahip olmaya ve tanker ve büyük tonajlı gaz 3.3.5. Gemi İnşa Piyasası 28 taşıyıcı yapımı yönünden baş aktör olmaya devam etmektedirler. Çin tersaneleri 8- 12,000 TEUkonteyner siparişlerinin % 64’üne sahiptir. 2015 yılında Japonya yüksek inşa kalitesi ile siparişlerde artış sağlayan, büyük çapta yeni inşa yatırımı yapan ve 2012-2015 yılları arasında global kontratların % 20’sine sahip olan tek ülke konumundadır. (2016 yılı rakamları en erken mart gibi açıklanacak)

     Avrupa tarafında ise sektör genel anlamda Gemi Teçhizatı üzerinde yoğunlaşmıştır. IMO tarafından özellikle çevresel konularda (liman ve deniz ve hava kirliliği önleme) regülasyonların sertleşmesi ve mevcut filoların bu yeni gereklilikleri karşılamayacak olması nedeniyle (kükürt ve azot sarfiyatı yüksek gemiler) LPG –LNG  bazlı duel motor çalışmaları başta olmak üzere teknoli bazlı ürün geliştirme konusunda yoğunlaşılmış, bu konudaki mevcut liderliğin asya ülkelerine geçmemesi için önlem ve uygulamalar planlanmıştır.
     Avrupanın Gemi Ekipman İhracatı 47 milyar eurodur. Aynı dönemde Türkiye Gemi Ekipman ihracatı ise 48 milyon usd olmuştur. Arada neredeyse bir uçurum vardır. Gemi İnşa tarafında ise  yıllar itibariyle,
    Ortalamada yıllık 22 adet gemi teslimi yapıldığı görülmektedir. Dünya gemi arzındaki kapasite fazlası dikkate alındığında 2017 yılında bu seyrin çok değişmeyeceği de sipariş defterlerine yansımış bir gerçektir. Bu durumda sektör alternatif çözümler üreterek, coğrafi avantajımızında etkisiyle son 5 yılda tamir bakım , onarım faaliyetleri ve gemi geri dönüşüm endüstrisinin ağırlığını hissettirdiği bir safhaya girmiştir.
     Rakamlara yansıyan kısmı ile; Yeni Gemi İnşa siparişleri almakta oldukça zorluk çeken sektör, bakım-onarım faaliyetlerine yönelmiştir.2013 yılında 15.755.206 DWT olarak gerçekleşen bakım onarım tonajı, 2014 yılı sonu itibariyle yaklaşık 20.000.000 DWT’e ,2015 yılında da yaklaşık 21.000.000 DWT’e yükselmiştir.

     Sektörün 2023 hedefleri nelerdir?
     2023 İçin Kritik Eşik:  2017 !... Sektörel anlamda 2017 yılını bizim için kritik hale getiren karar verici mekanizmanın Türk Denizcilik Endüstrisi perspektifini değiştirmesi olacaktır. Bildik yöntemlerle farklı sonuçlar almayı beklemek en hafif tabiriyle Hayaldir. Bizim hedefimiz 2017 yılını hayallerin gerçekleşeceği bir yıl haline getirmek olmalıdır. Zira bu bir seçenek değil adeta zorunluluktur.
     Hükümetimizin koyduğu ve bir çok mecliste sıkça dile getirilen 2023 yılı 500 milyar USD ihracat hedefine en önemli katkılardan biri denizcilik Endüstrisi tarafından yapılabilir. Denizcilik sektörünün de bu hedefi baz alarak ihracat odaklı, teknoloji temelli bir çalışma içinde olacağını düşünüyoruz. Dünya Gemi İnşa sanayi, çevresel duyarlılığı yüksek, denizlerde kaza ve kirliliği minimize edecek teknolojiler ve ürünler üzerinde çalışıyor. IMO regülasyonları bu yönde tavizsiz uygulanıyor.

     Tarafı olduğumuz IMO sözleşmelerinden Marpol 73/78 (Gemilerden kaynaklanan kirlenmenin önlenmesi)  dair sözleşmeye istinaden;
Gaz emisyonlarının azaltılması (Nox,Co2,Sox,Ozon,is,duman ve parçacık madde)
     Yağ yakıt ağır metal ve kimyasallardan çevreye yayılan kirleticilerin azaltılması,
     Geri dönüşebilir malzeme ve çevreye duyarlı karina boya ve kaplama malzemeleri kullanımı gibi ciddi uygulamalar söz konusudur.
     Emisyon Kontrol Alanı( ECA) VE Sülfür Kontrol alanı (SECA ) giderek genişleme eğilimindedir.
     Bu bağlamda Gemi Yakıtlarında mevcut sülfür oranının  Marpol ek 6 kapsamında 1 Ocak 2020 tarihine kadar yüzde 3,5 den yüzde yarım oranına indirilecektir.

     EKO Gemi Yeşil Gemi Yatırımlarının emsal işletmelere oranla  bir avantaj sağlayacağı muhakkaktır. Fakat firmaların Nox kurallarına uyum sağlayacak egzost gazı dolaşım sistemi için mevcut makine bedelinin %25’i kadar ek yatırım yapması gerekmektedir.
     Bunun yanında büyük kontenyer gemilerinde yüksek kapasiteli Balast Suyu Arıtma tesisi kurulmasının da 3 milyon TL civarında bir maliyeti gerektireceği  görünmektedir.
     Mevcut durum, hem gemi İnşa tarafında hem de ekipman tarafında çok ciddi bir çalışmayı zorunlu kılıyor.
     Gemilerimizi denizlerden çekemeyeceğimize göre; Ya bunları dönüştürecek ya da Devlet –sektör işbirliği içinde filomuzu dünya denizlerine uygun hale getireceğiz. Bunun da olmazsa olmazı katma değeri yüksek, teknolojik ekipmanlar üretebilmek ve bunları ihraç edebilmektir.
     2023 yılı hedefimiz bu gelişme ve eğilimleri doğru yorumlayarak, Türk Gemi Ekipman Endüstrisini Avrupa ve Dünya standartlarında tercih edilir bir marka haline getirmektir. Bunu başarmak bizim için adeta bir görev haline gelmiştir.

YARIN:
Deniz Ticaret Odası Başkanı Metin Kalkavan:
“2017 yılına umutluyuz”


+ Benzer Haberler
» “Yan sanayindeki önemli gelişmeler bizi daha da umutlandırıyor”
» “Türkiye’yi ‘havuzlama’da üs haline getirebiliriz”
» “2017 yılı için umutluyuz”


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 27.04.2018
  Ticaret 26.04.2018
  Ticaret 25.04.2018
  Ticaret 24.04.2018
  Ticaret 23.04.2018
  Ticaret 21.04.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni