• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Kariyer  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  TİCARET SOHBETLERİ  |  FİNANS  |  İHALELER  |  TİCARET BORSALARI  |  RESMİ GAZETE

“İzmir’deki üç liman birbirinin rakibi değil tamamlayıcısı”

03 Şubat 2017 Cuma 06:00
12
14
16
18

Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Danışmanı Dr. Ersel Oral Zafer, “Ege Bölgesi'nde toplam kaç adet liman değil kaç adet rıhtım, kaç kilometre rıhtımımız var, ne kadar yükümüz var, ne kadar vincimiz var? Bizim bunlara bakmamız gerekiyor” diyor

     Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Danışmanı Dr. Ersel Oral Zafer, İzmir Limanı, Aliağa Limanı ve Çandarlı Limanı’nın birbirlerine rakip olarak gösterilmesinin doğru olmadığına dikkat çekerek, “Üç liman birbirinin rakibi değil tamamlayıcısı” diyor. Bölgenin arz-talep dengesi, incelenirken toplam rıhtım uzunluğu üzerinden analiz yapılması gerektiğine vurgu yapan Zafer, “Ege Bölgesi'nde toplam kaç adet, kaç km rıhtımımız var, toplam ne kadar yükümüz var, toplam ne kadar vincimiz var? Buna bakmamız gerekiyor. Dünyanın 10. büyük limanı olan Roterdam limanında 80 terminal, 90 km rıhtım uzunluğu var.

     Söz konusu liman yılda yaklaşık 450 milyon ton yük elleçliyor, yine yaklaşık 35 bin gemiye hizmet veriyor. İzmir Limanı dediğiniz zaman Kuşadası Limanı’nı da, Çeşme Limanını da, İzmir Limanı’nı da, Aliağa Limanı’nı da Dikili Limanı’nı da düşünmemiz gerekli. Dünyada birçok liman terminal bazında işletilmektedir. İsmi Singapur Limanı ama Singapur Limanı'nın içerisinde birçok işletmeci vardır. Yurtdışında birçok liman benzer şekildedir. Biz de tamamını İzmir Limanı olarak düşünmeliyiz. 700 metresi orada, 3 kilometresi burada, 450 metresi şurada şeklinde değerlendirme yapmamak gerek. Bunların tamamı tek limanın rıhtımıymış gibi bakmak lazım.

     Bizim her bir metre rıhtıma, limana ihtiyacımız var. Petkim yapılıyor, İzmir yapılmasa mı? İzmir Limanı özelleşecek, Çandarlı'yı geciktirsek mi? Hayır bizim için her liman değerli ve ihtiyacımız var” diyor.
     İzmir Limanı’nın özelleştirme sürecini de değinen Zafer, özellikle ‘Yeşil Liman’ odaklı yatırımların yapılmasının önemine dikkat çekti. İzmir Limanı’nın hak ettiği değerden ihale edileceğini belirten Zafer ile Ege Bölgesi’nin limancılık konusundaki mevcut durumu, bu konuda yaşanan sorunlar ve doğru bilinen yanlışlar üzerine konuştuk.

     Bugün itibariyle İzmir Limanı'nda geldiğimiz nokta nedir? Özelleştirme serüvenimiz var, başarısızlıkla sonuçlanmış. Verilen vaatler var ama ne yazık ki bu vaatler İzmir Limanı'nda gerçekleştirilememiş. Şimdi tekrardan yılın ikinci 6 aylık döneminde özelleştirme süreci öngörülüyor. Bu süreci nasıl görüyorsunuz?
     2011 yılında İzmir Limanı'nın işletme planı çalışması ve gerçekleştirilmesi gereken yatırımlara ilişkin bir fizibilite çalışması yapıldı. Söz konusu işletme planında önümüzdeki 2035 yılına kadar ister devlette işletsin limanı, ister özelleştirilsin ya da otonom olsun yapılması gereken teknik ve işletmeye yönelik iyileştirmeler neler bunlar belirlendi. Yani bir yol haritası çizildi. Bu sürece de gerçekten hızlı başlandı. Saha betonlamaları yapıldı, ekipmanlar alındı. Bu kapsamda otomasyona geçildi. Yani o işletme planında yazılı gerçekleştirilmesi gereken işlemlerin bir kısmı gerçekleştirildi.
     Son bir kaç yılda özelleştirme ön plana çıkınca “Acaba yaptığımız yatırımlar özelleştirme kapsamında özelleştirmeyi alan firma tarafından mı yapılsın” gibi bir düşünce oluştu. ‘Yapılması gerekenler tamam yapılsın ama yapılacaklar özelleştirmeyi alan firma tarafından mı yapılsın’ düşüncesiyle yatırımlar yavaşladı. İlk heyecanını biraz kaybetti. Türkiye'de konteyner yüklerine bakarsak ülke çapında 2014 - 2015'e yüzde 2,5’luk bir düşüş oldu. Ancak İzmir'e bakacak olursak, İzmir; 1 milyon 220 binden 1 milyon 241 bin TEU’ya yükseldi. İzmir, Türkiye genelinden ayrı bir şekilde arttı. Yani İzmir gelişen büyüyen bir dış ticarete sahip. Bu nedenle yatırımlar devam etmeli. Ancak yatırımlarda yavaşlama söz konusu. Özelleştirme olunca, devletin çözemediği konuları özel sektörün çözmesi oldukça zor. Özel sektörün mali imkânları, hareket alanları, esnek davranıp karar alabilme mekanizması çok fazla ama özellikle tarama ile ilgili gelinen noktada ve limanın çevre değerlendirme konusunda mutlaka özelleştirme öncesi bunların tamamlanmış olması gerekiyor. Sizin devlet olarak ÇED gibi alamadığınız izinleri, yapamadığınız yatırımları özel sektörün yapabilmesi çok daha zor, çok daha maliyetli, çok daha uzun soluklu çalışma isteyecektir.

     O zaman nasıl özelleştirmeye çıkabiliyor?
     Sanırım; Özelleştirme İdaresi de ÇED Raporu’nun çıkmasını bekliyor. Şuan imar planı hazırlandı hatta çeşitli kurumların görüşleri doğrultusunda revizeler yapıldı. Belediyenin itirazları sonucunda yeni bir imar planıyla gündeme geldi. Burada kruvaziyer ve yük limanın ayrılması söz konusu. Bunlar ayrı ayrı mı ihaleye çıkacak, aynı paket içerisinde mi olacak? Henüz netlik kazanmış değil.

     Ciddi bir belirsizlik var. Bu belirsizlik beraberinde zaman kaybını da getiriyor, bu zaman kaybının yarattığı mali yük nedir? Gerek denizciliğe, gerek şehre, gerek yatırımcıya…
     İster istemez yansıyor. Siz yatırımları yapamadığınız zaman bizim hedeflediğimiz iş planında da aksama oluyor. Hedeflediğimiz bu dönem için 1,5 milyon TEU mertebesinde. Akdeniz Bölgesi'nde 70 milyona yakın yük var. Hedefe ulaşamadık çünkü aktarma yükleri çekebilmemiz için bölgedeki 70 milyona yakın aktarma yükünden pay alabilmemiz için derin suyollarına ihtiyacımız vardı, sonucunda bunu gerçekleştiremeyince olmadı. İzmir Körfezi'nin en büyük sıkıntısı derin su kesen gemilerin körfeze gelememesi. Taramayı gerçekleştirmememiz ister istemez aktarma yüklerden pay alma oranımızı oldukça düşürdü. Yok denecek kadar az. Taramada da Türkiye'de en uzun çevre değerlendirme çalışmalarından biri yürütülüyor. Yıllardır tamamlanamadı. İzmir Körfezi'nde çıkacak malzeme tamamı kirli ve zehirli atıklardan oluşmuyor. İzmir çevresindeki sanayileşme 1970 sonrası hızlanmış, bu yıldan önceki yıllara ait sedimentler daha temiz. Kimi yerde 30 cm, kimi yerde 40 cm, belki 1 metrelik gerçekten toksit malzeme içeren çamur var ama taranacak malzemenin tamamı bunlardan oluşmuyor. Kirli malzemeyi bertaraf edersiniz. Taramayı gerçekleştirirsiniz. Taramadan çıkacak malzeme son derece kirli, çevreyi mahvedecek, taranmaması gereken bir malzeme değil. Aldığınız her 1 metreküp malzemenin yerine denizden 1 metreküp temiz su gelecek. Böylece körfezin iyileşmesine de neden olacak. Tarama yapılacak İzmir iç körfez olarak konuştuğumuz yer Dalyan İztuzu plajları da değil, ya da içinde Caretta carettalar, Akdeniz foklar falan yüzmüyor. Kaybedilmemesi gereken hassas bir ekolojik denge, endemik türlerin yaşadığı bir habitat dan bahsetmiyoruz. Çevresi kentleşmenin, milyonlarca insanın baskısı altında sıkışmış bir körfez ancak yıllardır denizden 1 metreküp malzemeyi tarayamıyoruz, bu da mutlaka aşılması gereken bir şey.

     Sizce liman, bu yıl ihaleye çıkar mı? Yılan hikâyesine dönen 10 yıllık bir süreçten bahsediyoruz. 2006 yılında ihaleye çıktığında 1.275 milyon gibi o dönem için çok iyi bir rakama ihale edilmişti. Sonra büyük bir hüsran... Burada özelleştirme nasıl yapılmalı? Yük ayrı, kruvaziyer ayrı mı olmalı? Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
     Bence TCDD İzmir Limanının özelleştirilip özelleştirilmemesinden daha önemli olan yatırımların tekrar hızlanması. Limanın modern, dünya limanları ile, bölge ülkeleri ile rekabet edebilen bir yapıya kavuşması.  Ben hala daha İzmir Limanı'nın 1 milyar doların üzerinde ihale edileceğine inanıyorum. İzmir Limanı değerini kaybetmemiştir. Türkiye'deki bütün krizler gelip geçicidir. Ekonomi daralır, küçülür fakat ondan sonraki süreçte umulmadık bir artış olur. Çünkü dinamik bir nüfusumuz var. İhtiyaçlar sürekli artıyor. Dünyanın her ülkesine mal satan bir ülkeyiz. Sağlam ticari ilişkileri olan bir ülkeyiz. Bunlara baktığınız zaman hele bir de İzmir Limanı gibi en büyük, en ağır pozisyonda bir limanın değerini kaybetmesi mümkün değil. İzmir Limanı hala geçmiş özelleştirme bedellerini yakalayacak hatta geçecek durumda. Alan kişiler 50 yıllık projeksiyonlarla bakıyorlar, olaya bu son 2 yıl olarak değerlendirmiyorlar.

 


+ Benzer Haberler
» Batıliman; bölge ve ülke ekonomisine maksimum katkı sağlama amacında
» APM Terminals İzmir, Egeli firmaların taşıma maliyetlerini yüzde 25 düşürecek
» İzmir Limanı’na önce körfez taraması sonra özelleştirme
» “Aliağa’nın yolunu ve planlamasını yapın, ticaret hacmimiz 50 milyar dolar olsun”
» İzmir’in limancılık geleceği için ‘kümelenme’ önerisi
» “İzmir Limanı’nda hiçbir şey için geç değil”
» İzmir limancılıkta şaha kalkmak için gün sayıyor


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 23.01.2018
  Ticaret 22.01.2018
  Ticaret 20.01.2018
  Ticaret 19.01.2018
  Ticaret 18.01.2018
  Ticaret 17.01.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni