• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Kariyer  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  TİCARET SOHBETLERİ  |  FİNANS  |  İHALELER  |  TİCARET BORSALARI  |  RESMİ GAZETE

İlaçta yeni bir serüven; yerelleşme

13 Temmuz 2016 Çarşamba 05:00
12
14
16
18

Hükümetin yerelleşmeyi artırmadaki başarısı; Türk ilaç sektörünün önümüzdeki yıllarda kaderini belirleyecek

     İlaç endüstrisi, Türkiye sanayisinin kalkınması için belirlenen yüksek katma değerli üretim ve ihracat yapan sektör tanımıyla bire bir örtüşüyor. İlaç endüstrisinin kilo başı ihracat değeri yaklaşık 27 dolar. Türkiye’nin kilogram başına ortalama ihracat değerinin yaklaşık 2 dolar olduğu göz önüne alındığında, sektörün katma değerinin ne kadar yüksek olduğu da ortada çıkıyor.

     Son beş yılda değer artışı yüzde 13 oldu
     Türkiye toplam ilaç pazarının 2010-2014 yılları arasında yıllık ortalama yüzde 2,8 büyüdüğü görülüyor. 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 9,8 büyüme gösteren sektörün toplam büyüklüğü 15.9 milyar TL’ye ulaştı. Hacim bazında ise pazar, bir önceki yıla göre yüzde 2,9’luk büyüme kaydetti. Aynı yıl itibarıyla Türkiye ilaç pazarının değer bazında yüzde 67’sini yenilikçi/referans ilaç, yüzde 33’ünü jenerik/eşdeğer ilaçlar oluşturuyor. Ayrıca, ilaç pazarı içinde yenilikçi/referans ve jenerik/eşdeğer ürünlerin pazar payları hacim bazında yüzde 48 ve 52 olarak kayıtlara geçti.
     Türkiye’de ilaç pazarı değer olarak 2015 yılında ise bir önceki yıla göre yüzde 14,2 artarak 18.9 milyar TL’ye ulaştı. Hacim ölçeğinde ise yüzde 6,7 oranında artışla 1.945 milyar kutuya erişti.
     Geriye dönük beş yıllık değişime baktığımızda, sektörde değer olarak yüzde 13 oranında, kutu olarak ise yüzde 24,8 oranında artış görmekteyiz.

     Sektörün üssü; Marmara Bölgesi
     İlaç sektöründeki firmalarının büyük bölümü İstanbul ve çevresinde faaliyet gösteriyor. Altyapının daha uygun oluşu, ambalaj malzemeleri ve teknik personelin teminindeki kolaylıklar, ulaşım ve iletişim imkanları, sağlık kuruluşlarının Marmara Bölgesi'nde yoğunlaşması gibi faktörler sanayinin büyük bir bölümünün İstanbul, Kocaeli ve Tekirdağ illerinde kurulmasına yol açıyor. İlaç endüstrisinin gelişmesi ve sektörün ülkeye değer katması açısından büyük öneme sahip olan kümelenme eğilimi tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de giderek artıyor. Özellikle ihtisas organize sanayi bölgesinin kurulması konusundaki çalışmalarda devam ediyor.

     311 İlaç firması ile 31 bine yakın insan istihdam
     Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’de 311 adet ilaç firması, 71 adet ilaç üretim tesisi ki bunun 58’i yerli firma ve 11 ham madde tesisi ki bunun da 8’i yerli firma faaliyet gösteriyor. Sektörde istihdamın yüzde 50’den fazlasının eğitim seviyesi yüksek. İstihdamın çoğunluğu üretim sürecinin dışında yani ruhsat, fiyatlandırma, satış ve pazarlama gibi alanlarda çalışıyor.
     Sağlık Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Girişimci Bilgi Sistemi’nden (GBS) alınan 2013 yılı verilerine göre, Temel Eczacılık Ürünleri İmalatı ve Eczacılığa İlişkin İlaçların İmalatını gerçekleştiren girişim sayısının toplamı 541, toplam çalışan sayısı ise 30 bin 672 oldu.  

     2020’de Ar-Ge harcamaları 162 milyar doları bulacak
     İlaç endüstrisinin 2013 yılı sonu itibarıyla küresel AR-GE harcamaları yaklaşık 137 milyar dolara ulaştı. Bu rakamın 2020 yılında yaklaşık 162 milyar doları bulabileceği tahmin ediliyor.

     Kişi başına 187,9 tl ilaç tüketiyoruz
     2013 yılında kişi başına ilaç tüketimi Türkiye'de 174.9 TL iken, 2014 yılında kişi başına ilaç tüketimi yüzde 7,4 oranında artarak yaklaşık 187.9 TL oldu. Türkiye’de kutu bazında kişi başı ilaç tüketimi 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 1,7 artarak 23,5 kutu olarak gerçekleşti. Tedavi gruplarına göre ilaç tüketiminde onkoloji ürünleri değer bazında, antiromatizmal ilaçlar kutu bazında ilk sırada yer aldı.

     İhracat artıyor ithalat azalıyor
     160 ülkeye satış gerçekleştiren Türkiye ilaç endüstrisi, 2015 yılında ihracatını yüzde 9,8 artırarak 939 milyon dolara ulaştırdı.
     İlaç ithalatı ise yüzde 2,6 küçülerek 4.6 milyar dolar oldu. Böylelikle ihracatın ithalatı karşılama oranı 2010-2015 dönemindeki en yüksek oranına erişerek, cari açığın azalmasına olumlu katkı sağladı.  Böylelikle ihracatın ithalatı karşılama oranı, 2010-2015 dönemindeki en yüksek oranına erişerek, yüzde 20,3 seviyesinde gerçekleşti.
     İlaç endüstrisi, cari açığın azalmasına da olumlu katkı sağladı. Dış ticwaret açığının yüzde 11,8 azaldığı ilaç endüstrisinin Türkiye ihracatına katkısı ise yüzde 0,54’ten yüzde 0,65’e yükseldi.
     Türkiye ilaç endüstrisinin son beş yılında ise ihracat yüzde 53,4 artarken, ithalat yüzde 3,5 seviyesine geriledi. Aynı dönemde yüzde 26 büyüyen Türkiye toplam ihracatından yaklaşık iki kat daha fazla büyüme gösteren ilaç endüstrisinin bu performansında kamunun ve endüstrinin ortak çabası oldukça büyük.
     Sektör temsilcileri, ilaç endüstrisine sağlanacak stratejik destekle, sektörün küresel bir güç olacağını ve Türkiye’nin ihracatına katkı sağlayacağını belirtiyorlar.

     Üretimi ekonomik olmayan ürünler ithal ediliyor
     Sektörün ithal ettiği ürünlerin başında; koruma altındaki ürünler, ileri teknoloji gerektiren ilaçlar, Türkiye’de üretimi ekonomik olmayan ve tüketimi az olan ilaçlar geliyor. Türkiye’de çoğunlukla yeni ve ileri teknoloji gerektiren preparatlar, bazı aşılar, kan ürünleri, bazı değiştirilmiş salım sistemine sahip olan ilaçlar, insülin ve kanser ilaçları gibi birçok tedavi grubundan ilacın Türkiye’ye ithalatı yapılıyor.
     Tıp ve eczacılık ürünlerinde 2014 yılında ithalat bir önceki yıla göre yüzde 5,46 artarak yaklaşık 4.7 milyar dolara, ihracat ise yüzde 4,71 artarak yaklaşık 856 milyon dolara ulaştı. Bu rakamların ithalatı karşılama oranı ise yüzde 18,05 olarak kayıtlara geçti. Dış ticaret açığı 2013 yılında 3.68 milyar dolar seviyesine ulaştı.
     2014 yılında ise artış göstererek yaklaşık 3.89 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2014 yılında ilaç sektöründe en çok ithal edilen ilk 10 ürünün ithalatı, toplam ithalatın yüzde 83'ü oldu.

     Güney Kore en büyük pazarımız
     Türkiye’nin tıp ve eczacılık ürünleri ihracatında ilk sırayı Güney Kore alıyor. İsviçre, Almanya, Irak ve İran diğer kayda değer ihracat pazarlarımızı oluşturuyor. Türkiye’nin ilaç ihracatında potansiyeli en yüksek pazarlarından ikisinin Irak ve İran olduğu görülüyor. Bunun yanı sıra Orta Doğu ve Kuzey Afrika, Orta Asya ve Kafkaslar, Rusya Federasyonu ve Avrupa ülkeleri de potansiyel pazarları oluşturuyor.

Yeni düzenlemeler yolda…

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkan Yardımcısı Orhan Koç, yeni dönemde SGK'nın yurt dışından ilaç getirmeye başlayacağını belirterek, Türk Eczacıları Birliğinin yürüttüğü yurt dışından ilaç getirme uygulamasını, SGK'nın devralacağını söyledi.

TEB'in yetkisinin devam edebileceğini ancak SGK'nın hedefinin yüzde 90'lara kadar payı üstlenmek olduğunu belirten Koç, inceleme safhasındaki yeni ilaçlara erken erişim için araştırmaya katılım uygulamasının da hızlanacağını kaydetti.  
     İlaç ruhsatlandırma süreçlerinin daha da hızlandırılacağına dikkati çeken Koç, yurt dışından getirilen ilaçların sayısının azalacağını, bu ilaçların toplam ilaç giderinin yüzde 7'sini oluşturduğunu, SGK'nın alternatif geri ödeme modelini Hepatit C ilaçları için başlatacağını söyledi.

     İlaç, tıbbi cihaz ve sarf malzemelerine yönelik kapsamlı düzenlemeler yapacaklarını da dile getiren SGK Başkan Yardımcısı Koç, yeni dönemde çok sayıda önemli düzenlemeye imza atacaklarını bildirdi.
     Koç, dünyada kanser tedavisinde kullanılan, FDA onayı almış, EMA onayı almış, bilimselliği kanıtlanmış olup da Türkiye'de geri ödeme listesinde olmayan tek bir ilaç olmadığının altını çizerek, "Bunu çok iddialı olarak söylüyoruz.

     Henüz daha klinik araştırma safhasında olup, faz II, faz III safhasında olup ve yine de klinik çalışmalarda etkinliği gösterilmiş olan ilaçlarda dahil nadir hastalıklarda bilim komisyonunun kararı ile kendi yurt dışı ilaç listemize alıp da ödediğimiz ilaçlar dahi var." ifadelerini kullandı.

     SGK'nın yurt dışından getirilen 697 ilacın geri ödemesini sağladığını belirten Koç, bunların 148'inin kanser ilacı olduğunu, ayrıca nadir hastalıklara yönelik ilaçların da bulunduğunu anlattı. Koç, "Hastalar bu ilaçları ömür boyu kullanıyor. Maliyetleri çok yüksek ilaçlar ama bilimselliği olan bu ilaçların hepsini ödüyoruz. Yeni çıkan ilaçlar da varsa onları da tekrar değerlendirip komisyonlarda, ödeme listesine alıyoruz. Bu çok dinamik bir süreç." dedi.


     İlaç alımı için Ankara veİstanbul’a merkez
     İlaç alımlarının Ekonomi Koordinasyon Kurulu kararı doğrultusunda SGK tarafından getirileceğini anlatan Koç, bu konuda "Ankara'da bir Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi; İstanbul'da da bir birim kurarak iki yerden bu ilaçların getirilmesi konusunda çalışmalarımızı başlattık” dedi.

     Yurtdışından getirilen ilaçların toplam ilaç bütçe üzerindeki payının 7 olduğunu da anlatan Koç, "Geçen yıl 1.4 milyar liralık ilaç alındı. Toplam ilaç bütçemizin yaklaşık yüzde 7'sini yurt dışından gelen ilaçları oluşturuyor. Türkiye'deki ilaç bütçesinin yüzde 7'sini biz yurt dışından getiriyoruz. Bunlar da az önce bahsettiğimiz kanser hastaları ve nadir hastalıklar dediğimiz hastalıklar" dedi.

(Sürecek)


+ Benzer Haberler
» “Fiyat düşürülürken; ilaca erişim zorlaşmamalı”
» İlaç, ‘maliyet’ değil ‘değer’ yaratacak
» Milli ilaç teşvik edilecek, faturası düşecek


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 23.01.2018
  Ticaret 22.01.2018
  Ticaret 20.01.2018
  Ticaret 19.01.2018
  Ticaret 18.01.2018
  Ticaret 17.01.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni