• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Küresel salgın; hipertansiyon!

31 Mart 2021 Çarşamba 10:00
12
14
16
18

Küresel salgın; hipertansiyon!

           SEDA GÖK      
     Dijital Eczacılık Zirvesi- 2021, 25- 26- 27 Mart 2021 tarihlerinde online/ canlı yayın olarak, eczacılara özel gerçekleştirildi. İzmir Eczacı Odası ve Eczacının Sesi e-Gazete işbirliği ile yapılan zirvenin yayını, özel bir yazılımla Serenas Group altyapısı ile yapıldı.
     Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Başkanı ve Dijital Eczacılık Zirvesi 2021 Bilimsel Kurul Başkanı Prof. Dr. Yunus Erdem, kongre kapsamında yaptığı açıklamada sessiz katil olarak adlandırılan hipertansiyon salgınına dikkat çekti.
     Hipertansiyonun kan basıncı (tansiyon) yüksekliği olarak bilindiğini, kan basıncının yüksek olduğu kronik bir hastalık olduğunu belirten Erdem, “Yüksek tansiyon genelde belirti vermeden seyrettiği için birçok hasta yıllarca kan basıncının yüksek olduğunu bilmeden yaşamaktadır. Çoğu zaman hiçbir belirti yoktur, ancak yüksek kan basıncı tedavisiz bırakıldığında vücuttaki bütün atardamarları ve organları hasara uğratmaktadır. Bu yüzden yüksek kan basıncı sıklıkla ‘sessiz katil’ olarak adlandırılır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre hipertansiyon ‘önlenebilir ölüm nedenleri’ içinde 1 numaradadır. Dünyada 1,5 milyar insanda hipertansiyon vardır ve her yıl 9,4 milyon kişi hipertansiyon yüzünden ölmektedir. Kalp hastalığı, inme, böbrek hastalığı ve diyabete yol açarak, tek başına dünya genelinde ölüm riskini arttıran en önemli risk faktörüdür.” dedi.

PANDEMİ SÜRECİNDE KAN BASINCI KONTROLÜ AZALDI
     Pandemi sürecinde eve kapanma ile birlikte hareket ve egzersiz sıklığında azalma, stres ve beslenme alışkanlıklarının değişimi ile kan basıncı kontrolünün azaldığı gözlemlendiğine dikkat çeken Prof. Dr. Erdem, Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği’nin ülke genelinde yaptığı bir çalışmanın sonuçlarını şu şekilde hatırlattı:
     “Her 3 erişkinden 1’i (% 32,2 - 15 milyon) daha önce hiç tansiyon ölçtürmemiştir. Her 3 erişkinden 1’inin (% 31,8 - 15 milyon) hipertansiyonu mevcuttur. Hipertansiyonu olan 10 erişkinden 6’sı (% 59,3 - 9 milyon) hipertansif olduğunu bilmemektedir. Hipertansiyonu olan 10 erişkinden 7’si (% 68,9 - 10 milyon) tedavi almamaktadır. Hipertansiyonu olan 100 erişkinden 92’sinin tansiyonu (% 91,9 - 1,2 milyon) kontrol altında değildir. T.C. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ülkemizdeki her 4 ölümden 1’i, tansiyonun kontrol edilmesi ile önlenebilir. Ülkemizde de tüm dünyada olduğu gibi hipertansif hasta popülasyonunun ve hipertansiyona bağlı gelişen kalp ve damar hastalıkları, inmeler, körlük ve böbrek yetmezliği gibi olaylara maruziyet ve tabi ki bunların tedavisinde harcanan maliyet giderek artmaktadır.”

HİPERTANSİYON TEDAVİSİ AKSATILMAMALI
     Kan basıncı yüksek bir hastada temelde iki tedavi bulunduğunu, birincisi ve belki de en önemlisinin yaşam tarzı değişiklikleri, ikincisinin de hekim tarafından reçete edilen tansiyon düşürücü ilaçlar olduğunu belirten Prof. Dr. Erdem, şöyle devam etti:
     “Yaşam tarzı değişiklikleri hipertansif hastaların yanısıra kan basıncı optimal değerin üstündekilere (>120/80 mmHg) de önerilmelidir. Optimal kan basıncına sahip olanların %30’lar düzeyinde olduğu gözönüne alındığında bu önerilerin erişkin nüfusun tamamına yapılması uygun bir yaklaşım gibi görünmektedir. Bu değişimlerin yapılabilmesi hipertansiyonun tedavisinin yanında hipertansiyonu olmayan kişilerde de hipertansiyonun ortaya çıkmasını önleyebilmektedir. Artan vücut ağırlığı ile kan basıncı yakından ilişkilidir. Bu nedenle yalnızca fazla kiloların verilmesi değil, ideal kilonun korunması da önemli bir tedavi hedefi olmalıdır.”

TUZ TÜKETİMİNİ AZALTMAK ÖNEMLİ
     Ülkemizde yapılan çalışmaların tuz tüketiminin yüksek olduğunu ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Yunus Erdem, “Erkeklerde ve obezlerde tuz tüketimi daha yüksektir. Bu durumun nedeninin erkeklerin kadınlara göre, obezlerin de normal kilolu olanlara daha fazla besin tüketmeleri olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca eğitim düzeyi düştükçe tuz tüketiminin de arttığı gözlenmektedir. Yüksek tuz tüketimi olan ülkemizde nedenler incelendiğinde yemekte tuzlu tercih etmek gibi kişisel yönelimlerin yanında ülkemize özgü nedenler de bulunmaktadır. Evde hazırlanan yüksek tuz içerikli yiyecekler önemli bir kaynaktır ve hasta yemeğe hiç tuz eklemese bile yüksek oranda tuz alabilmektedir. Genel olarak önerilen tuz tüketimi günlük 6 gram sodyum klorür (2,4 gr sodyum 100 mmol) civarındadır. Dirençli olgularda 24 saatlik idrarda sodyuma bakılarak diyet uyumu kontrol edilebilir. Böbrek fonksiyonlarında bir sorun olmayan bir kişide 24 saatlik idrarla atılan sodyum o gün içinde tüketilen sodyuma eşittir” dedi.

FİZİKSEL EGZERSİZ MUTLAKA YAPILMALI
     Düzenli fiziksel aerobik egzersizin kardiyovasküler sağlık için önemli olduğunu, ayrıca kilo vermede de rol oynayabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Erdem, “Bunlardan bağımsız olarak kan basıncını düşürücü etkisi olduğu bilinmektedir. Yüksek efor gerektiren bir program çoğu kere hastanın egzersizi bırakması ile sonuçlanır. Günlük olarak en az 30 dakikalık yürüyüş, hafif koşu ya da bisiklet önerilebilir. Kan basıncına olumlu bir etki için haftalık toplam sürenin en az 150 dakikayı bulması önemlidir. Yüksek alkol kullanımı ile kan basıncı arasında da ilişki vardır . Düşük oranlı alkolün bazı olumlu etkileri ile ilgili veriler bulunsa da bir tedavi yöntemi olarak kullanılması sakıncalı olabilir. Gene de kullanmak isteyen hastalarda tüketim kısıtlanmalıdır. Miktar olarak erkeklerde 30 mL (alkol oranları değişik içkilerde değişmekle birlikte yaklaşık 350 -500 mL bira ya da 300 mL şarap), kadınlarda 15 mL etanol izin verilebilecek üst sınırdır. Sigara yolaçtığı malignitenin yanında kardiyovasküler hastalıklar için de önemli bir risk faktörüdür ve hipertansif olsun ya da olmasın tüm kullananların bırakmaları yönünde kuvvetli öneriler yapılmalı” dedi.

DİĞER RİSK FAKTÖRLERİNE DE DİKKAT EDİLMELİ
     Kafein kullanımının akut olarak kan basıncını yükselttiğini söyleyen Prof. Dr. Erdem, “Ancak çoğu kere bu etkiye karşı tolerans gelişmektedir. Ayrıca uzun süreli kahve içenlerde kardiyovasküler riskin artmadığına ilişkin veriler bulunmaktadır. Bu nedenle çok duyarlı hastalar dışında kahve ve çay tüketiminin kısıtlanmasına gerek yok. Sarımsak ile kan basıncı arasındaki ilişki belirsizdir. Bazı çalışmalarda kan basıncını düşürdüğüne ilişkin veriler bulunmakla birlikte, tedavi edici olarak sarımsak ya da sarımsak ekstrelerinin kullanılmasını destekleyecek yeterli veri bulunmamaktadır. Hipertansiyon toplumda yol açtığı kardiyovasküler morbidite ve mortalite nedeni ile önemli bir sağlık sorunudur. Mücadelede birinci hedef hipertansiyonun ortaya çıkmasını engellemek, ikinci hedef ise var olan hipertansiyonu tedavi etmek olmalıdır. Her iki hedef için de en etkin ve maliyeti olmayan tedavi yöntemi yaşam tarzı değişikliklerinin gerçekleştirilmesidir” diye belirtti.

ECZACILAR PANDEMİ SÜRECİNİN İSİMSİZ KAHRAMANLARIDIR
     İzmir Eczacı Odası Başkanı ve Dijital Eczacılık Zirvesi 2021 Düzenleme Kurulu Onursal Başkanı Ecz. Tuncay Sayılkan da, Covid-19 ile mücadelede acılar ve zorluklarla dolu bir yılı geride bıraktıklarını söyledi. Sayılkan, “Dünyanın her tarafında olduğu gibi ülkemizde de aşılama süreçleri devam ederken mutasyona uğramış yeni tip virüsün çok daha hızlı yayılıyor olması tedirginlikleri artırıyor. Pandemi sürecinin başından bugüne sağlık çalışanları inanılmaz bir özveriyle çalışıyor, toplumun her kesiminden takdir ve saygı görüyorlar. Herkes kendince önlemler almaya, kendini korumaya ve yaşamını sağlıklı olarak sürdürmeye çalışıyor. Bağışıklık sistemini güçlendireceğine inanılan ya da virüsten koruduğu iddia edilen her ürün ve yöntem büyük ilgi görüyor. İşte bu noktada en yakın sağlık merkezleri olan eczaneler ve sağlık danışmanı kimliği ile eczacılar öne çıkıyor. Doğru ve güvenilir ürün kullanımı noktasında halka en yakın sağlık danışmanı eczacıdır söyleminin gereğini yapıyor, vatandaşı bilgilendiriyor ve doğru yönlendiriyorlar” dedi.

DASH DİYETİNİN UYGULANMASI YARARLI
     1990’lı yılların sonunda yapılan ve değişik diyet kombinasyonlarının kan basıncına etkisi araştıran çalışmada kombinasyon diyeti adı verilen diyet programının, sonradan DASH (Diyetary Approach to Stop Hypertension) adını aldığını belirten Erdem, “Bu diyet yalnızca kan basıncı değil, diğer kardiyovasküler riskler için de yararlı olmaktadır. Bu diyet ile kilo kaybından bağımsız olarak kan basıncı düşmektedir. Bu tip diyet ile kan basıncının düşmesi ilk haftalardan itibaren başlamakta ve diyete devam edildiği sürece sürmektedir. Bu diyetin temel özellikleri aşağıdaki tabloda verilmiştir. Bu diyette daha fazla meyve ve sebze, tahıllar, düşük yağlı süt ürünlerinin tüketilmesi önerilir. Bu şekilde günlük potasyum ve kalsiyumun artışı sağlanmakta ve her ikisinin tüketimindeki artışın kan basıncının düşmesinde yardımcı olduğu bilinmektedir. Et olarak beyaz et denen tavuk ve balık eti öncelikle tercih edilmelidir. Ayrıca ülkemizin dünyada en büyük üreticisi olduğu fındık da kan basıncını düşürücü etkisi nedeni ile DASH diyeti kapsamına alınmıştır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta artırılan besin öğelerinin toplam kalori miktarıdır. Artan kalori ile kilo alımı tehlikesinden kaçınılmalıdır. Kalori artırıcı etkilerinden bağımsız olarak da şekerli ürünlerden ve yüksek kolesterol içeren besinlerden uzak durulması önemlidir.”

Tablo 1. DASH diyeti
Daha fazla
     • Meyve, sebze
     • Düşük yağlı süt ürünleri
     • Tahıllar
     • Tavuk, balık
     • Fındık
     • Potasyum, kalsiyum, magnezyum


Daha az
     • Kırmızı et
     • Tatlılar
     • Şekerli yiyecekler
     • Total ve sature yağ ve kolesterol


+ Benzer Haberler
» Rakamlar kritik seviyelerini koruyor
» ESHOT tek seferde 364 otobüs alacak
» Rusya’nın uçuş kısıtlaması turizmcilerin planını bozdu
» Savunma sanayindeki büyüme katlanarak sürecek
» Demir-çelik sektöründen 6.8 milyar dolarlık ihracat
» Engelli aileleri için kurulacak Ebeveyn Merkezi, Türkiye’ye örnek olacak
» Karşıyaka’da yasa dışı hurdacılara izin yok
» Manisa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü araç kiralama hizmeti alacak
» Türk Telekom ile şehirler daha verimli
» Petrofer, endüstriyel yağ sektöründe pazar lideri


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 17.04.2021
  Ticaret 16.04.2021
  Ticaret 15.04.2021
  Ticaret 14.04.2021
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni