• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  TİCARET SOHBETLERİ  |  FİNANS  |  İHALELER  |  TİCARET BORSALARI  |  RESMİ GAZETE

Küresel Gelişmeler Işığında Avrupa ve Türkiye

09 Ocak 2018 Salı 15:00
12
14
16
18

Küresel Gelişmeler Işığında Avrupa ve Türkiye

   ► TÜSİAD Genel Sekreteri ve Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Bahadır Kaleağası, “Türkiye’nin Avrupa’nın Avrasya merkezi olması milli menfaatinedir” dedi.

           SELDA AK     
     Batı Anadolu Sanayici ve İş Adamları Dernekleri Federasyonu (BASİFED), Ege Sanayici ve İş adamları Derneği (ESİAD) ve Ege Genç İş adamları Derneği (EGİAD)  işbirliğiyle “Küresel Gelişmeler Işığında Avrupa ve Türkiye” konulu toplantı gerçekleştirildi. Mövenpick Otel’de düzenlenen toplantıda konuşan Türkiye Sanayici İş Adamları Derneği (TÜSİAD) Genel Sekreteri Dr. Bahadır Kaleağası “Dünyada ne kadar enerji üretiyorsanız buna bağlı olarak belli bir gücünüzün olduğunu düşünmek mümkün.” dedi.
     Küresel bakışı bölgesel ve ulusal bakışla birleştirmenin önemli olduğunun altını çizen Kaleağası, “Böyle bir metod çizerek ilerlemeye çalışmalıyız.” dedi. Kaleağası, “Teknolojik gelişmeler dünyayı ileri götüren konulardır. Makinelerin artık duygusal zekalı robotlar olmaları, teknolojinin gidişatı dünyayı ileriye götürecek.” diye konuştu.

‘Enerji üretiyorsanız güçlüsünüz’
     Homo sapiens hareketlenmeye başladığından beri dünyanın güçler dengesi üzerine kurulu olduğunu söyleyen Kaleağası, “ Dünya, insanlar arası dolayısıyla uluslararası küresel ilişkiler üzerine kurulu gitmekte.” dedi. Kaleağası, “Dünya güçler dengesiyle ilerliyor. Dünya hem 5’ten büyük hem de beş. Bunun birçok nedeni var ama güç kaynaklarına baktığınızda bir ülkeyi güçlü yapan bir çok faktör var. Dünyada ne kadar enerji üretiyorsanız buna bağlı olarak belli bir gücünüzün olduğunu düşünmek mümkün. Güç ve enerji birbiriyle bağlantılı konular. En çok ışık üreten Kuzey Amerika, Avrupa ve Doğu Asya özellikle Japonya, Güney Kore ve Çin. Fakat enerji üretimine baktığımızda güç kaynakları konusunu açmak gerekiyor. Ülkeyi güçlü yapan nükleer silah. Birleşmiş milletlerlerin güvenlik konseyi beş üyesi  nükleer silah var diye ordalar. İnsan kaynağı, para, marka değeri, teknoloji, doğal kaynaklar da ülkeleri güçlü yapan faktörlerdir.” şeklinde konuştu.

‘Nüfus hareketliliği dünyadaki dengeleri başka bir boyuta geçirdi’
     Zaman ve mekan sürecinde dünyada ülkeler arasında ilginç bir değişim noktasına gelindiğini kaydeden Kaleağası, “Dünyanın en kalabalık ülkeleri arasında önümüzdeki yıllarda hafif bir değişiklik olacak. Çin, Çin olmaya devam ediyor ama Hindistan, Çin’i geçecek. Bir çok batı ülkesi nüfus olarak düşecek. Nijerya ortaya çıkacak. Nüfusun yapılanmasına baktığımızda genç olan ve denklemi değiştirecek olan, demokrasi talebi olan, egemen ekonomik aktör olmayan bir kitle geliyor.  Çin yaşlanıyor. Afrika genç kuşak olarak muazzam bir şekilde geliyor. Ülke içi nüfus hareketliliğine baktığımızda, başka etkenler var. Bu ekonomi için iyi bir şey. Birikim ve kültürel yapılanma getiriyor. Türkiye ekonomik olarak ait olduğu Avrupa bünyesinde nüfus hareketliliği olarak çok farklı bir konumda.  Tabi insanlar başka nedenlerden dolayı hareketlilik içersindeler. 5 yıl önce Suriye için konuşurken savaş olacağını öngöremezdik. Nüfus hareketliliği dünyadaki dengeleri başka boyuta geçirdi. Uzmanlara göre seçimler 4-5 puan farketti. Trump başkanlık yarışında kaybederdi. Avrupada aşırı sağın yükselişi yüzde 20-30 farkedecekti. Bir çok şey değişirdi.  Akıllı telefonlarımız 10 yıl önce piyasaya sürüldü. Bugün telefonlara günde 200 defa bakıyoruz. Akıllı telefonlar olmasaydı Suriyeliler, lojistik ve finansal olarak örgütlenemeyecekti. Dolayısıyla konuştuğumuz konuların çok boyutluluğu ile ilgili iyi bir örnektir. Hareketlilik devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

Trans anlantik ilişkiler küresel anlamda önemli
     En büyük hareketliliği sağlayan faktörlerden birinin de ticaret olduğunu açıklayan Kaleağası, “Dünyayı ticaret yarattı diye söylersek abartmamış oluruz. Dünyadaki deniz taşımacılığının en yoğun olduğu yer Kuzey Amerika ile Avrupa  arasında ve Doğu Asya ile dünyanın geri kalanı arasında. Dünyayayı; New York, Singapur, İstanbul, Roma ve Paris’i ticaret  yarattı. Ticaretin getirdiği hareketlilik, küreselleşme hala önemli olmaya devam ediyor. Bugün dünyada en yoğun olan ilişki Kuzey Amerika ile Avrupa arasında ve hergün Atlantik okyanusunun iki yakası arasında 2,5 milyar dolarlık mal geliyor artı hizmetler vs. var. Yani Kuzey Amerika ile Avrupa arasındaki trans atlantik ilişkiler dünya üzerinde küresel anlamda önem  taşımaya devam ediyor. Çin’in en önemli ortağı Avrupa Birliği. Hindistan yakında ön plana çıkacak. Değişim bize Mars’tan gelmiyor dünyanın içinden çıkıp geliyor. Bazı bölgeler daha fazla güçleniyorsa, ilişkiler sayesindedir yatırımlar sayesindedir.” dedi.

‘Birbirine yaklaşan kültürler olacak’
     Birçok insanın benzer kent yaşamları içerisinde yaşadığını vurgulayan Kaleağası, “Küreselleşme yaşam tarzlarının hareketliliği, giderek daha fazla kent ve insanlar aynı kent kültürü ortamında yaşıyorlar. Ulaştırma, belediyelerden bekledikleri hizmet, beslenme alışkanlıklar, tüketici alışlkanlıkları, eğlence tarzı dünyada bir çok insan benzer kent yaşamları içerisinde yaşıyor. Dünya nüfusunun yarısından fazlası kentlerde yaşıyor.  Bu durumda insanları başka türlü birbirine yaklaştırıyor. Ticaret ve teknoloji de birbirine yaklaşan, iç içe olan kültürler olacak. Her türlü fikir beraberinde tüketimi ve ekonomik, sosyal duruşu ve kültürel eğilimi de beraberinde getiriyor. Bölgeler olarak baktığımızda özgürlük de dünyada dolaşıyor. Özgürlük önemli bir etken dünya üzerindeki duruşu berlilemiş ve  özgürlük talepleriyle değişim gelmiş. Özgürlük olmadıkça başka yönlere gidilmiş. Olumlu veya olumsuz özgürlük değişimin en önemli etkeni olmuş. Var olma özgürlüğü, talep etme özgürlüğü. Bütün bunlar bizi farklı 10 yıla soktu. Her 10 yılda sandığımızdan çok daha ileriye gidiyoruz.” diye konuştu.

‘Yapay zekada patlama eşiğindeyiz’
     Büyük bir devrimin içerisinde olduğumuzu söyleyen Kaleağası, “Demokrasi 4.0 olabilir. Mevcut konular evrim içerisindeyken bütün bunları anlamsız hale getirecek bir devrin içerisine girdik. Etkilerini daha ölçemiyoruz. Yapay zeka çok önemli bir rol oynayacak. Yapay zekanın geldiği nokta tabiki göktem zembille inmedi, yılların birikimiyle büyük bir patlama eşiğindeyiz. Tarımdan reklama perakendeden sanayiyeye her alanı değiştiren dönüştüren bir unsur. Bütün toplumu değiştirecek bir teknolojiden bahsediyoruz. İnsan zaman mekan içerisinde hareketliliğin toplumu yükselten yeteneklerde gelişiyor. İnsanlarda oluşmuş ilgili bir hareket var. Daha çok arayacağımız yeteneklerde değişiyor. Değişimin katmanları da değişiyor. Dünyanın en güçlü ülkesi ABD olmaya devam ediyor. Amerika tek başına egemen olamıyor ama en güçlü olmak tek başına herşeye hakim olmak anlamına gelmiyor. Amerika Çin ekseni oluşmakta her ne kadar Çin’in ekonomik partneri AB olsa da, Çin ile ABD ilişkileri gelişiyor. İki ülke G2 konusuna oldukça karşı. Aslında G2 de yok. İki ülke karşı çıkıyor. Bu iki ülke aslında ABD ve Çin’in kendisi.” şeklinde konuştu.                  

    Enerji, ihracat, teknoloji gibi konularda Avrasya merkezi konumumuzu prizmaya konup çıkan örneklerden görebileceğimizi belirten Kaleağası, “Bir yasa bir gelişme bir karar Türkiye’nin küresel ilişkilerdeki konumu güçlendiriyor mu güçlendirmiyor mu. Güçlenmiyorsa milli menfaatlare ihanettir.  
     Avrupa özel sektörel komisyonu bir çok karar burada alınıyor. Ülkeler arasında özel sektörler aynı konuyu aynı görmeyebilir. Ne zaman bir ortak tutum AB siyasi mekanizması ciddi dikkate alıyor. Avrupa özel sektör konfederasyonu Türkiye’yi ve kendisini destekledi.
     4 tane ülke için karar alındı. Şirket kültüre yeterince dahil değil denmiş. İsviçre, İzlanda, Türkiye, Norveç. Siyasi partilerden bağımsız olmak gerekiyor. O yüzden Tüsiad!ı seçmişler. Türkiye- Avrupa entegrasyon sürecinde ilerleyen, iletişimi pekiştiren bir ülke olursa o kadar değer kazanıyor. O zaman değerlere yansıyor ve AB hükümetine bildiriliyorlar. Tüm ilişkilerde önemli bir rol oynuyor. Türkiye’nin AB sürecini destekliyor. Gümrük birliği ve kamu ihalaleleri konusunda ittfakların çözümü konusunda yasal ilerlemeleri destekliyor. Trans atlantik ilişkileri destekliyor. Demorkasi ve hukuk devleti özgürlük ortamını vurguluyor.” dedi.

 


+ Benzer Haberler
» “Teknik eleman açığını kapatacağız”
» ‘Körfez Festivali’ renkli görüntülerle başladı
» Sanayi ve hizmet sektörlerinde 107 milyon 265 bin 393 TEP(1) enerji tüketildi
» Tüketici güven endeksi 59,3 oldu
» Yurt dışı üretici fiyat endeksi aylık %18,16 arttı
» Ticaret Bakanlığı istişare kurulu 2. toplantısı yapıldı
» Ege Üniversitesi ve İAOSB işbirliğine gidiyor
» 81 ildeki KOBİ’lere kitlesel dijitalleşme eğitimi
» Ege Perla 1 yaşında
» “İzmir, Doğu-Batı ticaretinde merkez olacak”


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 22.09.2018
  Ticaret 21.09.2018
  Ticaret 20.09.2018
  Ticaret 19.09.2018
  Ticaret 18.09.2018
  Ticaret 17.09.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni