• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Kariyer  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  TİCARET SOHBETLERİ  |  FİNANS  |  İHALELER  |  TİCARET BORSALARI  |  RESMİ GAZETE
YAZARLAR Koray Tarakçıoğlu ►KÖŞEGEN
12
14
16
18
19/05/2017 13:22
Ermeni talepleri - 3

     Sonuncu konu, Ermenilerin kendi aralarında birlik olmamaları konusudur. Evvelâ Katolik- protestan- ortodoksluk açılarından, sonra milliyetçi olan ve olmayan, daha sonra Osmanlıya bağlı olan ve olmayan, daha sonra Anadolu’da yaşamak istemeyip hicret edenler olarak bölündükçe bölünmüş ve sonuç olarak maddi ve manevi güç kaybetmişlerdir. Bugün ABD ve Fransa başta olmak üzere, Anadolu dışında yaşayıp ahkâm kesen Ermeniler zoru görünce kaçanların çocukları ve torunlarıdır. Vatan dedikleri bölge için savaşmayı göze alamayanların çocuklarıdır. Bu bölünmenin ve sonu gelmez  terklerin kaçınılmaz sonucu ise  uluslararası antlaşma ve konferanslarda dikkate alınmamak olarak ortaya çıkmıştır. Bugün, değişik ülkelerde yaşayan Ermeni nüfusu Rusya Ermenistan’ındaki nüfustan fazladır.  Kendi ülkesinde yaşamayan bir topluluğun  artık kendisi ile hiçbir ilişiği kalmamış toprakları isteme hakkı olabilir mi ? Hangi mantığa sığar ?

     Böylece,
     1- Tarihten gelen olaylar ve şartlar
     2- Nüfus yoğunluğu,
     3- Uluslararası anlaşmalar
     4- Bölünmelerin ve kendilerini olduğunu iddia ettikleri toprakları terk etmenin tabii sonucu olarak Ermenilerin Anadolu’dan toprak talep etme hakları yoktur.

     Konunun birinci kısmı burada tamamlanıyor ve toprak talebi  konusu  kapanıyor.
     Ancak bugün Ermeni talepleri  sadece toprak talep etmek, hak iddia etmek, tazminat talep etmek gibi akıl ve mantık çerçevesinin çok dışına çıkmış olmayıp, bir de soykırım ile taçlandırılmış durumdadır. Bu bağlamda tehcir ve zulüm iddialarına da değinmek gerekiyor.
     Tabir caiz ise, piyasa bu gibi iddialar ile halen dolu. Açınız Arnold Toynbeenin “Mavi Kitap” ını, bu konularda onlarca, yüzlerce iddia, rapor okursunuz.

     Ermenilere Türkler tarafından zulmedildiğini  dünyaya yayan esas itibarı ile İngilizlerdir ve buna alet olanlar ise Amerikan misyonerleridir. İstanbul’dan Mardin’e kadar bütün Anadolu’ya yayılmış ve din propagandası yapan, başta ABD li yüzlerce misyoner Anadolu halkı ve davranışları hakkında  konsolosluklarına  sürekli bilgi veriyorlardı. Bilgilerin tek yanlı olduğu bugün biliniyor. Sadece Amerikan misyonerlerinin sayısının 700'e yaklaştığı da biliniyor. Konsoloslara verilen bilgi elbette merkezi hükümetlere  aktarılıyordu. Esasen Toynbee’nin bağlı olduğu MASTERMAN bürosu özellikle Türkiye’deki olayları çarpıtarak ve tek yanlı yansıtmak maksadı ile kurulmuş bir probaganda bürosuydu. Kullandığı malzemeyi ise Amerikan misyonerlerinden ve konsolosların tek taraflı raporlarından elde ediyordu. Maksadına ulaştığını kabul etmemek mümkün değil.

     Ermenileri  Türkler aleyhine en fazla kışkırtan kuruluşun bu olduğu söylenebilir. Bu olumsuz duruma karşı ise Osmanlı hiçbir şey yapamamıştır. Çünkü Osmanlı’nın aynı güçte antipropaganda yapabilecek ne tecrübesi ne de mali imkânları yoktu. Çöken, yok olmağa yüz tutmuş bir devlete ve millete karşı gerçek bir acımasızlıkla yürütülmüş olan probaganda o dereceye varmıştır ki, başta ABD olmak üzere bütün batının kini Türklerin üzerinde toplanmıştır. Bugün Türkiye halen geçmişten gelen olumsuzlukların sıkıntısını çekmektedir.
     Ayrıca değinmek gerekir ki, Ermeniler’in, özellikle Ruslar, daha sonra da Fransızlar tarafından  kendi menfaatleri doğrultusunda  acımasızca kullanılmış olduklarını da artık hepimiz çok iyi biliyoruz. Bunu anlayamayanlar bir tek Ermenilerdir; o da işlerine öyle geldiği için.

     Bu konuları artık hepimiz bütün teferruatı ile biliyoruz. Üzerinde daha fazla konuşmağa gerek yok. Konuyu kapatmadan evvel bir sual sormak istiyorum: Neden Osmanlı sadece Ermenileri tehcire tabi tuttu da  Yahudilerin, Rumların ve Gürcülerin, Arapların, Lazların ve bütün benzeri halkın üzerinde böyle bir işlem yapmak ihtiyacı hissetmedi? Bizler bu sualin cevabını elbette biliyoruz. Ama bu suali sormayı akıl etmeyen insanlar ve özellikle bilerek sormayanlar, bugün 24 Nisan’da  Ermeni mezalimini anmak üzere  kendinden geçmiş, şahsiyetsiz, cahil ve kesinlikle aşağılık duygusundan muzdarip  olan acınası zavallılardır.  Türk toplumunda bu kişiler de pek iyi biliniyor ve tanınıyor.

     Tehcir ve Ermeni mezelimi konularında Ermenilerin isyanları ve yaptıkları Van katliamına da değinmek gerekir. Zeytun, bugünkü adı ile Süleymanlı, Maraş’ın biraz kuzeyinde, etrafı 2000-2500 metre yükseklikte dağlarla çevrili, dağlık ve ıssız bir arazi üzerine kurulmuştur. Nüfusunun, o tarihte tamamı Ermeni’dir. 1790 yılından başlayarak 1900 yıllarını başlarına kadar, yanılmıyorsam 15  defa isyan etmişlerdir. Ermenilerin  Van katliamı ise, Var’ı işgal eden Rus askerlerini dahi dehşete düşürdüğü biliniyor.

     Son olarak bir hususa daha değinerek konuyu bağlıyoruz: Ermenilerde bağımsızlık hareketini kilise yürütmüştür. Ermeni patriklerinin bu vesile ile ve taviz kopartmak maksadı ile sık sık  İngiliz elçilerini ziyaret ettikleri de biliniyor. Bu ziyaretlerde patriklerin dile getirdikleri konular elbette İngiliz hükümetlerine bildiriliyordu.  Bu bilgileri  bugün Türkçe neşriyatta dahi okumak mümkündür.

     Bunlardan inciler:
     • Eğer bizim, haklarımızı almak için Yunanlılar gibi isyan etmemiz gerekiyorsa, bunu yapmak çok kolay. Hemen yapabiliriz.
     • Ermenilerin üzerinde bağımsız devlet kurmak istedikleri bölge Kilikya Ermeni devleti topraklarını da içine alacam şekilde, Rize’den Antalya’ya çizilecek bir çizginin altında olup, fakat Fırat’ın altındaki bölgeyi içine almayan bir saha olmalıdır.

     İşte böyle sevgili okuyucular. Bugün Türkiye’nin Osmanlı ve Cumhuriyetin kuruluşunda  yaşadıklarını dikkate almadan dış politika yapmak, şu anda içinde bulunulan uluslararası ve yurt içinde ki sıkıntı veren olaylara ve gelişmelere sebep olduğu inkâr edilemez. Belirttiğimiz tarih sayfalarını incelememiş kişilerin Türkiye’de siyaset yapmasının getirmiş olduğu sorunları, hak etmediğimiz halde bizler de yaşıyoruz.
     Bu topraklar savaşla alınmıştır. Tarih boyunca dünyanın her yerinde yaşanmış olduğu gibi: Bugün dahi, batılı ülkelere kalsa Türkiye’yi yaşatmazlar.  Tehcirdeki üstü başı yırtık partal insan  tasvirlerine  aldanmayınız. Bu ülke için savaşanların da giyimleri de , yaşam koşulları ra onlardan farklı değildi.
     Aydınlık yarınlar ümidi ile.

Önceki Yazılar :
Haberler
  Limanlar ‘tek pencere’ çatısında

  Siyasi partilerin İzmir milletvekili adayları belli oldu

  Palandöken, “Benzine teşvik getirilmeli”

  ASELSAN ücret toplama sistemi Makedonya’da

  Ramazan ayı harcamaları arttırdı

  Yurt dışı üretici fiyat endeksi aylık %4 arttı

  Dolar yeni rekorunu kırdı

  İş dünyasından teşviklere yönelik platform çağrısı

  Otokar Kazakistan’da 3 aracını sergileyecek

  Turkcell İzmir’de 2750 kişiye iftar verdi

  Egepen Deceuninck ile sessiz ve huzurlu mekanlar

  Özgener: “Proje sizden, destek bizden”

  “Perakende sektörünün sorunu kuralsızlık”

  “Sütte tüketim ve ihracat arttırılmalı”

  Süt sektörü hile ve maliyetlerden şikayetçi

  Bucalı başkanlardan Mutlu’ya tebrik ziyareti

  Egeli bilim insanları bakteri keşfetti

  Mobilya pazar çeşitliliğinde lider

  Uzmanlar uyardı: “Uyuşturucu kullanım yaşının düştüğü söylemi bilimsellikten uzak”

  İHALENİN TARİHİ ve SAATİ ► 07.06.2018 - 11:00

  Modern ofis için en üst düzey yenilik: HP Elite 1000 serisi

  Yeni Android zararlı yazılımı keşfedildi

  Sennheiser AMBEO Smart Türkiye’de ilk kez n11.com’da

  Katılımcıların şirketleri hızla büyüyor

  Kılıç Holding, İnsana Saygı Ödülü’nün sahibi oldu

  Ramazan’da 24 saat online alışveriş yapıyoruz

  Üç kişiden biri Ramazan’da daha çok alışveriş yapıyor

  Tüketiciler yeni ünün denemeyi seviyor

  Geleceğin yaratıcı liderleri için yeni bir yaklaşım

  Başkan Karabağ, Balıkesirlilerle orç açtı

  Kelimelerin büyüsünde buluştular

  Çocuklar bu yaz çok eğlenecek

  Sınav kaygısıyla baş etmek mümkün

  Avrupalı gözünden İzmir

  19 Mayıs 1919 Parkı Erzene Mahallesi’nde açıldı

  Tarihe geçmek için iyi bir fırsat

  “En uzun tünel” raporu

  Çarşıya çok yakıştı

  Muzaffer İzgü kitaphanesi gençlere emanet

  Coşkusu Aşık Veysel’e sığmadı

  İhale Özetleri

  Su Ürünleri Hal Fiyatları

  Sebze-Meyve Hal Fiyatları

  Borsalarda Alım-Satım

  Döviz / Altın

  21 Mayıs 2018 Tarihli ve 30427 Sayılı Resmî Gazete

  20 Mayıs 2018 Tarihli ve 30426 Sayılı Resmî Gazete - 2. Mükerrer

  20 Mayıs 2018 Tarihli ve 30426 Sayılı Resmî Gazete - Mükerrer

  20 Mayıs 2018 Tarihli ve 30426 Sayılı Resmî Gazete

  Karayollarında Durum

ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 22.05.2018
  Ticaret 21.05.2018
  Ticaret 19.05.2018
  Ticaret 18.05.2018
  Ticaret 17.05.2018
  Ticaret 16.05.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni