• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE
YAZARLAR KONUK YAZARLAR
12
14
16
18
13/08/2020 12:16
İstanbul Sözleşmesi Neden Yaşatır ? -3

Barış Kaşka
Avukat
KASKA International Law Firm

     b- Özel Yükümlülükler:
     Özel yükümlülükleri sözleşme doğrultusunda başlıklar altında toplamak mümkündür.
     Önleme yükümlülüğüne göre;
     Kadın-erkek eşitsizliğini olağanlaştıran örf ve adetlerin, geleneklerin ve her türlü uygulamanın ortadan kaldırılması için sosyal ve kültürel değişimi sağlamak,
     - Kültür, örf, adet, gelenek, din veya namus vb. gerekçelerle şiddet eylemlerini haklı göstermeye yönelik girişimleri önlemek için gerekli tedbirleri almak, şiddet eylemlerini önlemeye yönelik yasal düzenlemeleri yapmak ve gerekli tedbirleri almak,
     - Özel durumları nedeniyle savunmasız hale gelmiş bireylerin ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte tedbirler almak,
     - Başta erkekler olmak üzere tüm toplumun şiddet türlerini önlemede aktif rol oynamasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak,
     - Kadınların toplum içerisinde güçlenmesini sağlayacak tedbirleri almak gibi.

     Taraf devletlerin özel yükümlülüklerinden bir diğeri “koruma ve destek” yükümlülüğüdür.

     Sözleşmenin 18. maddesine göre taraf devletlerin yükümlülükleri;
     - Bütün mağdurları şiddet eylemlerinin tekrarından korumak amacıyla hukuki ve diğer önlemleri almak,
     - Yasal ve psikolojik danışmanlık, mali yardım, konut, eğitim, öğretim ve iş bulma desteği gibi genel destek hizmetlerini sağlamak ve bu hizmetlerin yerine getirilebilmesi için gerekli kaynağı temin etmek, mağdurların başvurabilecekleri şikâyet mercilerini oluşturmak, bu mercilere erişebilme imkânlarını sağlamak, mağdurlara uzman desteği sağlamak,
     - Sözleşme kapsamındaki şiddet eylemlerini mağdur ve tanıklarını korumak ve desteklemek amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlarla etkin işbirliğini sağlayacak mekanizmalar geliştirmek,
     - Hizmetlerin sunumu için mağdurun şikâyetini veya fail aleyhinde tanıklık yapmasını şart koşmamak, uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklere uygun olarak konsolosluk hizmetinin yanı sıra koruma ve destek hizmetlerini, hem vatandaşlarına hem de yabancılara sunmak gibi.

     Maddi hukuka ait yükümlülükler;
     - Önleyici ve koruyucu tedbirlerini alma görevini yerine getirmeyen devlet makamları hakkında yasal işlem yapılabilmesi,
     - Mağdurların faillerden tazminat talep edilebilmesi ve bu tazminatın makul süre içerisinde ödenmesi,
     - Velayet ve ziyaret hakkının mağdur ile çocuğun haklarını ve güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde kullanılması,
     - Zorla gerçekleştirilen evliliklerin mağdura aşırı mali veya idari yük olmaksızın feshini, iptalini ve sonlandırılmasını sağlamak için gerekli hukuki tedbirlerin alınması.
     - Psikolojik şiddet, ısrarlı takip, fiziksel şiddet, cinsel şiddet, tecavüz, zorla evlendirme, kadın sünneti, zorla kürtaj ve zorla kısırlaştırma, sözlü, sözsüz veya fiziksel cinsel taciz, suçlara yardım, yataklık ve girişim eylemlerinin cezai suçlar olarak değerlendirilmesini sağlamak üzere hukuki düzenlemeler yapılması taraf devletlerin yükümlülüklerindendir.

     Soruşturma ve Kovuşturma Yükümlülüğü;
     Sözleşme  çeşitli şiddet biçimlerinin cezai soruşturma, kovuşturma ve mahkûmiyetlerini güvence altına alacak bir dizi tedbir oluşturmuştur.
     Buna göre;
     Taraflar  işlevsel tedbirlerin alınması, kanıt toplanması dahil kolluk kuvvetlerinin şiddetin önlenmesinde ve yerinde müdahale etmelerini sağlamak üzere gerekli hukuki ve diğer tedbirleri almakla yükümlüdür. Taraflar risk değerlendirmesi ve risk yönetimine ilişkin tedbirleri almalıdırlar. Devletlerin yetkili tüm kesimleri tarafından ölüm riskinin, durumun ciddiyetinin ve şiddetin tekrarlanması riskinin değerlendirmesinin yapılmasını sağlayacak hukuki ve idari tedbirler almalıdır. Sözleşmede acil engelleme emirlerine ilişkin düzenlemeye yer verilmiştir. Buna göre ani tehlike durumlarında failin mağdurun bulunduğu bölgeye erişiminin engellenmesi taraf devletlerin yükümlülükleri arasındadır. Yine sözleşmede şiddet mağdurları için kısıtlama ve koruma emirlerinin mevcudiyetini sağlayacak gerekli hukuki ve diğer düzenlemelerin yapılması gerektiği hususuna yer verilmiştir. Taraflar kendi topraklarında işlenen Sözleşme kapsamındaki şiddet eylemlerinde, suçun mağdur tarafından bildirilmesine bağlı olmaksızın ve mağdur şikâyetini geri alsa da işlemlerin devam etmesini sağlamakla yükümlüdürler. Bu yükümlülüklerin dışında taraf devletleri şiddetle mücadele için kendi aralarında işbirliği içinde bulunmakla yükümlülük altındadır. İstanbul Sözleşmesi’nin 48. maddesi uyarınca sözleşme kapsamına giren her türlü şiddet eylemleri için arabuluculuk, uzlaşma, zorunlu uyuşmazlık çözüm süreci gibi mekanizmaları yasaklamak amacıyla taraf devletler gerekli yasal düzenlemeleri ve önlemleri almak zorundadırlar.

8- Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezleri   (ŞÖNİM) İstanbul Sözleşmesi Sayesinde Mi Açılmıştır ?
     Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezleri’nin dayanağını 6284 sayılı Kanunun 14. ve 15. maddeleri ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 9. ve 22. maddeleri oluşturduğuna göre başta 6284 Sayılı yasa da İstanbul Sözleşmesine taraf olunduktan sonra çıkarıldığına göre bu sorunun cevabı evettir.

     ŞÖNİM, kadın personelin ağırlıklı olarak istihdam edildiği; şiddetin önlenmesi ile korumaya yönelik uygulamalara destek ve izleme hizmetlerinin sağlandığı, çalışmalarını yedi gün yirmi dört saat olarak yürüten; kadının toplumun her alanında güçlendirilmesine odaklı olarak kurulan merkez olarak tanımlanmaktadır. Ekim 2018 itibariyle 71 ilde ŞÖNİM’ler faaliyete geçmiştir. 294 ŞÖNİM’ler kadına karşı şiddeti önlemek, mağdur kadın ve çocukların ihtiyaçlarını gidermek, şiddet uygulayan ya da uygulama ihtimali olan kişilere yönelik hizmetleri hızlı ve etkili bir şekilde sağlamak amacıyla 6284 sayılı Kanun uyarınca Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünce kurulan merkezlerdir. Korunan kişinin barınma, sağlık, istihdam, hukuki, maddi konulardaki ihtiyaçlarının giderilmesini sağlar ve STK’lar ile şiddeti önleme ve farkındalık yaratmaya ilişkin ortak çalışmalarda bulunur. Şiddet uygulayan ya da uygulama ihtimali olan kişilere mahkeme kararlarının uygulanmasını sağlar; eğitim ve rehabilitasyona yönlendirir; sağlık kuruluşlarına muayene ve tedavi için gönderir; meslek edindirme kurslarına yönlendirir.

9- Polonya İstanbul Sözleşmesi’nden Çekildi Mi ?
     Polonya’da İstanbul Sözleşmesi’ne karşı çıkan Ordo Iuris isimli Hristiyan köktenci bir oluşum oldukça etkin olup ev içi şiddete ev içi çatışma diyerek yasallaştırma peşindedir. Oluşum ; kürtaja karşıdır , doğum kontrolüne karşıdır, cinsel eğitime karşıdır, boşanmaya karşıdır ve LGBT + oluşumları da kriminalize etmektedir. Diğer yandan Katolik Kilisesi’ne yakınlığıyla bilinen iktidardaki muhafazakar Hukuk ve Adalet Partisi Çalışma ve Aile Bakanlığı’da her ne kadar kadına karşı şiddete dönük düzenlemeleri kabul etmekte olduklarını kamuoyuna söylese de sözleşmede biyolojik cinsiyete karşı sosyo-kültürel cinsiyetin dayatıldığını öne sürmekte ve kendi gençlerini cinsiyet açısından insanların istedikleri gibi seçebilecekleri bir şey olduğu yolunda eğitmeyeceklerini belirtmektedir. Macaristan ve Bulgaristan’ında olduğu altı AB üye ülkesi henüz sözleşmeyi onaylamadı. Diğer yandan henüz Polonya sözleşmeden çekilmese de Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki, İstanbul Sözleşmesi’ni Polonya anayasasına uygun olup olmadığının incelenmesi için kısa bir süre önce Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) gönderdi.

10- Türkiye İstanbul Sözleşmesi’nde Çekilir Yahut Maddelerinin Bir Kısmına Çekince Koyabilir  Mi ? 
     Teknik olarak bu elbette mümkün. Ancak gerek sözleşmenin isminin dahi İstanbul olması, sözleşmenin imzaya İstanbul’da açılması ve ilk kez Türkiye tarafından imzalanması gerek ise sözleşmenin ardından gerçekleştirdiği şiddeti önleyici yasalardan ve tedbir sağlayıcı kurumlardan sonra sözleşmeden çekilmesi bir Avrupa Konseyi üyesi olan Türkiye açısından gerçekçi bir durum olarak gözükmüyor. Ancak gerek Polonya’da yaşanan benzer tartışmalardan sonra gerekse halen altı AB üye ülkesinin sözleşmeyi geçen dokuz yılda imzalamamış olması da ciddi bir kaygı nedeni oluşturduğu da bir gerçek. Sözleşmenin gerek şiddetin önlemesinde gerek ise şiddet mağdurlarının korunmasında ve desteklenmesinde ne büyük kazanımlar getirdiği ortada. Esasında sözleşme başta ev içi şiddet olmak üzere her ortamda eşitsizlik üzerinden güçlünün zayıfı ezdiği, sindirdiği, uyguladığı şiddet olgusunu kapalı kapılar ardından gün ışığına çıkartarak tedavi etmeyi amaçlıyor ve bunu yaparken de bir daha tekrarlanmamasını hedefliyor. Dolayısı ile insanlık onurunu taşıyan yalnızca insan oluşlarından dolayı eşit, özgür ve onurlu yaşama hakkına herkesin sahip olduğuna inanların bu sözleşmeye her platforma sahip çıkması gerektiği inancındayım.

Bitti...

Önceki Yazılar :
Haberler
  İhale Özetleri

  30 Kasım 2020 Tarihli ve 31320 Sayılı Resmi Gazete

  Karayollarında Durum

  İyileşen hasta sayısı 4 binin üzerine çıktı

  Hisarcıklıoğlu: Ekonomideki sorunları istişare ile çözeceğimize inanıyoruz

  29 Kasım 2020 Tarihli ve 31319 Sayılı Resmi Gazete

  Günlük vak’a sayısı 30 bini geçti

  Dövizin %5 artışının iç borca faturası; 13,7 milyar TL

  SMA hastalığında güncel tedaviler çalıştayı düzenlendi

  Rüzgarda çifte rekor

  Çin’de üretilen Teslalar’ın Avrupa’ya ihracatı başladı

  Devlet katkısı fon tutarı 21 milyar TL’yi aştı

  İlaç kullanım onayları artık elektronik ortamda

  SERBEST PİYASADAN ELEKTRİK ENERJİSİ ALIMI

  ARAÇ KİRALAMA HİZMETİ ALINACAKTIR

  T.C. İZMİR İFLAS MÜDÜRLÜĞÜNDEN İLAN

  Markalı ürünlere talep arttı, patent başvuru sayısı 160 bine ulaştı

  İndirim günlerinde dikkatli olan karlı çıkar

  Piri Reislilerin resimleri Da Vinci’nin evinde

  Sivri: Kazanılan zamanı kaybetmeden reformlar hayata geçirilmeli

  “Yeni teknolojilerle ve modellerle eğitimi harmanlamamız gerekiyor”

  Tesla, “süper şarj kolonları” için Çin’de yeni bir fabrika kuruyor

  Audi ve Alibaba, araç içi uygulamalar için işbirliği yapacak

  Koçtaş, Kasım ayında İzmir’de 3 yeni Fix mağazasını hizmete açtı

  Bornovalı kadınlar eğitimde eşit

  “Gece kombi kapatmak tasarruf sağlamaz”

  E-ticaretin çılgın ayında kesintisiz alışveriş

  Sosyal konutlarda tadilat devam ediyor

  Berat Albayrak’ın yerine Ahmet Burak Dağlıoğlu atandı

  Damızlık alabalığa destek devam ediyor

  Geniş katılımlı etkinlikler 3 ay ertelendi

  Atradius: Covid’in ardında bırakacağı miras, Avrupalı şirketlerin karlılığını tehdit edecek mi?

  Su Ürünleri Hal Fiyatları

  Sebze-Meyve Hal Fiyatları

  Sürdürülebilirlik Oscar’ı Buca Belediyesi’ne

  Türkiye’de girişim yatırımları 2,2 milyar dolara ulaştı

  5021 Sokak’ın çehresi değişti

  Satranç şampiyonları ödüllerini Başkan Arda’dan aldı

  Halkbank’tan, IBAN numarası olmadan 7/24 para transferi kolaylığı

  Ticket Restaurant Edenred, B2B Excellence Awards’ı almaya hak kazandı

  CarrefourSA “Franchise” sistemi başlattı

  SunExpress, yolcularına daha fazla esneklik sunuyor

  2021 yılı için ücret artışı beklentisi yüzde 13,8

  Hyundai üreteceği yeni SUV modelinin adını paylaştı: Bayon

  İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2021 yılı bütçesi kabul edildi

  Deri sektörünün ‘küresel’ buluşması için geri sayım

  İzmir’de deprem uzmanı mimarlar yetişiyor

  Çeşme’de konut talebi patladı

  Bayraklı Belediyesine ‘Sürdürülebilir iş ödülü’

  Narlıdere parklarına ‘Çocuk Hakları’na özel oyuncak

ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 30.11.2020
  Ticaret 28.11.2020
  Ticaret 27.11.2020
  Ticaret 26.11.2020
  Ticaret 25.11.2020
  Ticaret 24.11.2020
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni