• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Kadın denizciler ön yargıları yıkıyor

30 Mart 2020 Pazartesi 12:00
12
14
16
18

Kadın denizciler ön yargıları yıkıyor

   ► Sektördeki kadınlar, karşılarına çıkan tüm zorluklara rağmen başarılarıyla tarihe adlarını yazdırmaya devam ediyor

           SEZA NUR DEMİRPARMAK     
      Kadın denizcilerin sayısı tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de her geçen yıl artıyor. Kadınların gemide uğursuzluk getirdiğine inanıldığı günler geride kalsa da, kadın denizciler çalıştığı yerlerde hala çeşitli zorluklarla mücadele etmeye devam ediyor. Kadınlar, işe başladığı gemilerde her seferinde ön yargıları kırmak ve kendilerini kanıtlamak zorunda kalıyor.
     Kamile Koç, Sinem Çolak, Gülsüm Güneşen Yıldız ve Özge Türkata, karşılarına çıkan tüm zorluklara rağmen başarıya ulaşmış binlerce kadın denizcilerden sadece birkaç örnek olarak karşımıza çıkıyor.
     Gemilerde kadına bakış açısının olumlu yönde değiştiğini dile getiren uzak yol kaptanı Kamile Koç, mesleğe adım attığı yıllarda büyük zorluklarla karşı karşıya kaldığını ancak hiçbir zaman pes etmeyerek uzak yol kaptanlığına kadar ulaştığını dile getirdi.
     Makine bölümünde, kadınlara olan ön yargının daha büyük olduğunu ifade eden Sinem Çolak ise, gemilerin artık daha otomasyonlu olduğunu, her geçen yıl gelişen teknolojinin kadınlara fiziksel bakımdan kolaylık sağladığını söyledi.
     Mesleğin zor olduğunu ancak bu zorluğun cinsiyetle ilgisi olmadığını belirten, uzun yıllar 2’nci kaptanlık yapan Gülsüm Güneşen Yıldız, kadın denizcilerin erkeklere göre meslekte daha başarılı olduğunu, çünkü ister istemez daha hırslı yetiştiğini kaydetti.
     Gemide cinsiyet ayrımcılığı olmaması gerektiğini aktaran Özge Türkata, kimsenin çalışanları kadın ya da erkek olarak değerlendirmemesi gerektiğini, önemli olanın işini en iyi şekilde yapmak olduğunu ifade etti.

Kamile Koç: Kadın kaptan görmek insanları pozitif etkiliyor

     18 yıl uzak yol kaptanlığının ardından, yaklaşık bir buçuk yıl önce İzmir Körfezi’nde şehir içi yolcu taşımada kullanılan ‘1881 Atatürk’ gemisinin kaptanlığını yapmaya başlayan Kamile Koç, mesleğe adım attığı yıllarda büyük zorluklarla karşı karşıya kaldığını ancak hiçbir zaman pes etmediğini dile getirdi.
     Kadınların denizcilik mesleğinde çoğalmasının yine kadınların elinde olduğunu söyleyen Koç, “Türkiye’deki ilk kadın denizciler olarak en zor şartları yaşadık ama arkamızdan gelen meslektaşlarımızın önünü açtığımızı düşünüyorum. 2001’de denize çıkmadan önce çok iş aradım, iş bulmak yetmedi beni gemiden gönderebilmek için en ufak hatamı bekleyen insanlar vardı. Bu yüzden mesleğimde en iyi olmak zorundaydım. Bende çok çalıştım, çabaladım ve uzak yol kaptanlığına kadar gelebildim” ifadelerinde bulundu.

“Kadın denizcilerin erkeklerden bir adım olması gerekiyor”
   Gemilerde kadına bakış açısının olumlu yönde değiştiğini dile getiren Koç, “Personeller gemide kadının olmasına alıştı. Bir aşinalık oldu. İlk başta benden emir almayı hoş karşılamayan bir insan grubu vardı. Zamanla bunları aştık. Şu an uzak doğu kaptanı olarak çalıştığım zaman en ufak bir tereddüt yaşamıyorum. Herkes yardımcı ve destek oluyor. Ama denizlere ilk çıktığımda bu kadar destekçi insan yoktu. İlk kaptan olarak pek çok limana gittim. Köprü üstünde çok defa kılavuz kaptanın, kaptan aradığını gördüm. Kaptan benim dediğim zaman şaşkınlığa uğrayıp bir o kadar da mutlu olan insanlarla karşılaştım. Bir kadın kaptanı karşılarında görmek insanları pozitif yönde etkiliyor” diye konuştu.
Kadın denizcilerin her zaman erkeklerden bir adım olması gerektiğini belirten Koç, “Bir kadınla bir erkek denizci eşit ise erkek seçiliyor. O nedenle biz erkek denizcilerden her zaman bir adım önde olmak zorundayız. O yüzden kadınların her zaman fiziksel olarak da zihinsel olarak da daha başarılı olduğunu düşünüyorum” dedi.
Avrupa limanlarında kadın denizcilerin gemide olmasının alışılagelmiş bir durum olduğunu söyleyen Koç, Türkiye’nin bu konuda biraz geride kaldığını, kendine güvenen denizci kadınların sayısı arttıkça bu sorunun çözüleceğini söyledi. 
 

Sinem Çolak: Gelişen teknoloji fiziki kolaylık sağlıyor

     Dokuz Eylül Üniversitesi Gemi Makine İşletme Mühendisliği Bölümünden 2015 yılında mezun olan Sinem Çolak, ticari gemilerde uzak yol vardiya mühendisi olarak görev yapıyor.
     İlk stajını 2012 yılında konteyner ticaret filosunda yapan Çolak, staj gemisinde gemide görevli kadın mühendisin, meslekte kadınların da çalışabileceğini, onlara da fırsat verilebileceğini gösterdiğini dile getirdi.
     Gemide kadınların yaşadığı en büyük problemin var olan algı olduğunu söyleyen Çolak, “4 yıllık tecrübeniz de olsa mesleki bilginiz bir erkek adaya göre sınanıyor. Her yeni işe başladığımda yeni baştan sınanıyorum ve kendimi kanıtlamak zorunda kalıyorum. Çünkü her gemide çalıştığınız insanlar farklı, o insanların size olan yargıları farklı oluyor. Gemiye girdiğinizde önce kendinizi tanıtıyorsunuz, ama size olan ön yargıları kırmak zaman alıyor” dedi.
     Makine işletme mühendisliğinde ön yargının daha büyük olduğunu ifade eden Çolak, “Makine bölümü, güverteye göre fiziksel anlamda daha efor sarf edilen bir bölüm. Çünkü mekanik bir işle uğraşılıyor ve kol gücüne de ihtiyaç oluyor. Fiziksel anlamda güçlenmek gerekiyor. Ama artık birçok ağırlık ekipmanı var. El ile yapılacak işi, ekipman kullanarak daha emniyetli kaldırabiliyorsunuz. Artık daha otomasyonlu gemiler var, birçok sistem elektronik. Her geçen yıl gelişen teknoloji kadınlara fiziksel bakımdan kolaylık sağlıyor” diye konuştu.

“Kadın Türk denizcilerin sayıları artıyor”
     Kadın Türk denizcilerin sayısının her geçen gün arttığını dile getiren Çolak, “Sayıları giderek artan kadın denizciler var, ama göz önünde değiller. İş bulmak kadınlar için iki kat daha zor oluyor. Gittiğiniz şirkette acaba bu işin altından kalkabilecek mi algısı var. Kadın konusunda toleranslı davranmayan firmalar var. Önemli olan algıyı kırmak, gelinen nokta algı” ifadelerinde bulundu.
     Çolak, mesleğinde yükselebilmek için terfi sınavlarına hazırlandığını, gelebileceği en iyi noktaya kadar gitmek istediğini belirtti.

Gülsüm Güneşen Yıldız: Denizcilikte erkeklere oranla daha başarılıyız

     Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Denizcilik Ulaştırma İşletme Mühendisliğinden 2007 yılında mezun olan Gülsüm Güneşen Yıldız, meslek hayatına 2004 yılında Arkas’ta başladığını, sırasıyla 4’üncü 3’üncü Kaptanlık yaptıktan sonra uzun bir süre 2’nci kaptanlığı sürdürdüğünü söyledi. 10 sene boyunca konteyner, dökme gibi çeşitli gemilerde çalışan Yıldız, 2014 yılında karada çalışmaya başladı.
     İlk stajında gemi bulmakta zorlandığını belirten Yıldız, “Staj ararken armatörler yanında kadın istemiyordu, armatörü ikna ettik sonra kaptan kabul etmedi. Uzun bir süreç oldu.
     Gemi bulduğumda bu sefer kendimipersonele kabul ettirmeye çalıştım. Gemide erkek denizci istiyorlardu, ‘senin burada ne işin var, evine git’ dedikleri oluyordu. Çünkü biliyorlardı ki ileride bir kadından emir alacak, kadından emir almayı kabul etmiyorlardı. İşi yapmanın cinsiyetle ilgisi yok. Yavaş yavaş bu işi kadınların da yapabileceğini algısı Türk gemilerinde de oturmaya başladı. Burada bize çok yük düştü ama iyi ki bu yükü kaldırmışım” şeklinde konuştu.
     Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü: “2004’te yaptığım ilk stajla son çalıştığım yer arasında fark vardı. Son çalıştığım yer yabancı bir firmadaydı. Filipinliyle de Mısırlıyla da çalıştım. Yabancı personel daha açık, cinsiyet çok fark etmiyor. Bu baskı genellikle Türkiye’de.”

“Mesleki zorluğun cinsiyetle ilgisi yok”
     Kadınların gemideki oranının düşük olduğunu dile getiren Yıldız, “Firmanın 10 gemisi varsa kadınları birer birer dağıtıyor. Gemideki kadın sayısı 2’yi geçmiyor. Ortalama 18 personel içinde 1 kadın oluyor” dedi.
     Senelerce işi yapabileceğini göstermek için mücadele ettiğini ifade eden Yıldız, “Kimse yaptığın işe laf söyleyemiyor, sadece cinsiyetin nedeniyle problem çıkıyor. Erkek olmadığım için benimle konuşmayanlar, bilgisayarları kullanmama engel olmak isteyenler oldu” dedi. Mesleğin zor olduğunu ancak bu zorluğun cinsiyetle ilgisi olmadığını belirten Yıldız, kadın denizcilerin erkeklere göre meslekte daha başarılı olduğunu, çünkü ister istemez daha hırslı yetiştiğini kaydetti.

Özge Türkata: Gemide cinsiyet olmaması gerekiyor

     İstanbul Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği Bölümünden 2017’de mezun olan Özge Türkata, dinamik çalışma koşulları olduğuna inandığı için tercih ettiği mesleğini şu anda bir tanker gemisinde sürdürüyor.
     İlk stajını Ro-Ro gemisinde, diğer iki stajını da dökme ve kimyasal tanker gemisinde yaptığını belirten Türkata, kadın ve erkek denizcilerin gemide avantaj ve dezavantaj bakımından eşit olduğunu dile getirdi. Türkata, önemli olanın cinsiyet değil, insanların bakış açısı olduğunu belirtti.
     Türk denizcilerin, kadın denizcilere olan bakış açıları konusunda son yıllarda gelişme gösterdiklerini ifade eden Türkata, “Yakın gelecekte kadınlara bakış açısı konusunda çok daha iyi noktalara geleceğimizi düşünüyorum. Şirketlerde daha fazla kadın denizcilerin çalıştırılmasına pozitif bakılması gerekiyor. Kadın denizcilerin sayısı her geçen sene artıyor ve hiçbirimiz işsiz kalmak istemiyoruz. İş bulmak özellikle staj aşamasında çok zor oluyor” ifadelerinde bulundu. Tecrübe arttıkça iş bulmanın kolaylaştığını dile getiren Türkata, “Kadın denizciler sadece Türk firmalarında değil, yabancı firmalarda da rahatlıkla iş bulabilir” diye konuştu.

“Gemide aile ortamı olmalı”
     Gemideki cinsiyet eşitsizliğinin çalışılan kişiye göre farklılıklar gösterdiğini belirten Türkata, “Kadın denizcilere olan bakış açısı sizden sorumlu olan kişilerin inisiyatifine kalıyor. Sorumlu kişiler, fiziksel ve mental olarak yeterliliğinize bakıp bazen fazlasıyla baskıcı olabiliyor, bazen de rahat bırakabiliyor. Ama ben ikisini de doğru bulmuyorum. Bence gemide cinsiyet olmaması gerekiyor. Kimse çalışanları kadın ya da erkek diye değerlendirmemeli. Önemli olan herkesin işini en iyi şekilde yapması.
     Bu iş takım çalışması, belli bir noktadan sonra kişinin tek başına yapabileceği bir şey değil. Gemide aile ortamı olmalı. Bir işi yapamadığınızda herkesin birbirinin arkasını kollaması ve destek çıkması gerekiyor” ifadelerinde bulundu.


+ Benzer Haberler
» Kuyumcular düğün sezonunu bekliyor
» Kayıt sistemi çalışmıyor, hayvanlar terk ediliyor
» Gayrimenkul satışları Mayıs’ta durgun seyrediyor
» Şekercilerin bayramı salgına yenik düştü
» ‘Yeşil altın’a koronavirüs engeli
» HAÖ’yü başka hastalıklarla karıştırmayın!
» “Topraksız ve dikey tarımı yapay zekâ ile birleştirdik”
» “Haziran ayında konut satışları artmaya başlar”
» Normalleşme hal fiyatlarına da yansıdı
» Toplu ulaşımı kullanan sayısında düşüş


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  ticaret 27.05.2020
  Ticaret 22.05.2020
  Ticaret 21.05.2020
  Ticaret 20.05.2020
  Ticaret 19.05.2020
  Ticaret 18.05.2020
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni