• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

İZTO, EBSO ve İTB üyelerini ödüllendirdi

06 Şubat 2020 Perşembe 15:00
12
14
16
18

İZTO, EBSO ve İTB üyelerini ödüllendirdi

           KÜBRA TOPAL     
     İzmir Ticaret Odası(İZTO), Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) ve İzmir Ticaret Borsası(İTB) tarafından ortak yapılan “Üye Ödüllendirme Töreni”, Kaya Termal Otel’de gerçekleştirildi. Ödül törenine Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, İzmir Valisi Erol Ayyıldız, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve iş dünyasından pek çok kişi katıldı. Her odanın kendi belirlediği ve ticari kazanç sıralamasına göre vergi rekortmenleri, ihracat ve döviz kazandıran faaliyetler, en yüksek yatırım yapanlar, Oda üyeliğinde 25 ve 50 yılı geçenler, en fazla tescil ücreti ödeyen firmalar, en fazla istihdam sağlayan kadın girişimciler gibi kriterlere göre ödül verdiği törende, İZTO’da 5 bin 264, EBSO’da 221 ve İTB’den 99 üye ödüle layık görüldü.

“Ege Bölgesi Türkiye’yi doyuran önemli bir bölge”
     Ödül töreninde konuşan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli Türkiye’de yer alan 500 sanayi kuruluşunun büyük bir bölümünün Ege’de olduğunu vurguladı. Pakdemirli, “ Ege Bölgesi Türkiye’yi doyuran önemli bir bölgedir. Çünkü Ege bitkisel ve hayvansal üretimde toplam ülke üretiminin yüzde 14’üne sahiptir. Bizde bu potansiyel karşısında imkânlarımızı Egeliler için seferber ettik. Son 17 yılda 30.6 milyar lira orman ve su yatırımı yaptık. Bu yatırımlar neticesinde 3 milyon dekar alan arazimi sulamaya açarak çiftçilerimize 3 milyar lira zirai gelir artışı sağladık. Orman köylerinde yaşayan vatandaşlara da destek sağlamak maksadıyla 422 milyon lira ORKÖY kredisi ve hibe desteği sağladık. Bunları Egeli yahut İzmirli olduğumuz için değil ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ diye yaptık” dedi. İnovasyon üzerinde de önemle durduklarını söyleyen Pakdemirli “Çünkü inovasyon; yalnızca tarımsal üretimdeki etkinliğin artırılması değil, doğal kaynakların etkin ve sürdürülebilir kullanımı için de gerekli aksiyonun başında geliyor. Bu noktada, Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgelerinin önemi, daha da çok ortaya çıkıyor. Daha önce sizlere de müjdesini vermiş olduğum, ülkemizin ilk örneğini teşkil edecek olan, Dikili Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesinin kuruluşu için, 7 Kasım’da gerekli imzayı attım. Dikili Sera OSB, modern otomasyon sistemine sahip teknolojik seralarda yıllık 80 bin ton kaliteli yaş sebze ve meyve üretecek. Bu emeğini, yurt içi ve yurt dışı piyasalara sunacak, ayrıca 3 bin 500 kişilik yeni istihdam ile ülke ekonomisine katkı sağlayacak” diye konuştu.

     Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ise İzmir’in pek çok sektörde örnek ve yenilikçi firmalara ev sahipliğini yaptığını söyleyerek kentin 10.2 milyar dolarlık ihracat hacmi GSMH’ya yaptığı katkıda üçüncü ülke konumunda olduğunu belirtti. Pekcan ayrıca şehrin yenilikçi tutumu nedeniyle gençlere araştırma, destek ve istihdam alanları açtığını, bu nedenle de Türkiye için büyük önem arz ettiğini söyledi. Ticaret savaşları, uluslararası korumacılık önlemleri, Brexit gibi gelişmeler,  bölgemizde ve dünyada oluşan siyasi karışıklıklar ortada diyen Pekcan, “Belirsizliklerin öne çıktığı bir dönemdeyiz. 2019’da İMF’nin ilk defa Belirsizlik Endeksi yayınladı. Bu birinci çeyrekteki belirsizlik oranının yüzde 5 olduğunu söylemişti. Yılın üçüncü çeyreğinde ise bu oran yüzde 99.7’ye çıktı. Küresel ekonominin büyümesi 2019 için 3.9 öngörülürken, 2.9 olarak gerçekleşti. Küresel ticaret hacminin artışı yüzde 4 olarak  hedeflenirken yüzde 1.2 olarak gerçekleşti. Bunlar finansal krizin olduğu 2009’u dikkate almazsak son 18 yılın en düşük rakamları.  2016-2017 döneminde dünyadaki korumacılık önlemlerine tabii küresel ticaretin hacmi 79 milyar dolar civarındaydı.  2018-2019’da bunun hacmi 747 milyar dolara ulaştı. Türkiye, korumacılık önlemlerine tabi olan ihracatımız 2017’de 853 milyon dolar, 2018’de 7.2 milyar dolar, 2019’da 10.8 milyar dolar oldu. Yine baktığımızda dünyada en çok ihracat gerçekleştiren ilk 50 ülkenin ihracatı yüzde 2.7 düştü.  Biz ise ihracatımızı arttıran dünyadaki yedinci ülke olduk. Gene Allahın izniyle ocak ayında da yüzde 6.1 artış ile ihracatımızı 14 milyar 765 milyon dolar seviyesine ulaştırdık ve bugüne kadar ki en büyük ocak ayı hacmini yakalamış olduk. İthalatımız da yavaşladı geçtiğimiz yıl. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 85.9’a ulaştı.  Bu oran en son 1957’de gerçekleşmiş. Yani tüm olumsuz koşullara rağmen Türkiye dinamik bir şekilde yoluna devam ediyor. Bu aksiyon alabilme yeteneğinin ve flexibilitesinin yüksek olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla 2020’Ye çok daha inançlı giriyoruz” dedi.

“Girişimci güçlüyse ülke de şehir de güçlü oluyor”
     Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, İzmir’in bir araya gelmesinin çok büyük önem arz ettiğini söyleyerek birlikteliğin kente bereket getirdiğini aktardı. Kentteki her bir firmanın yıldız olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “İş hayatı zaten zor, ekmek eskiden aslanın ağzındaydı artık bulamıyoruz. Dünyadaki sıkıntılardan dolayı etrafımız ateş çemberi. Ülkemize bu şartlarda yatırım yapan, vergi geliri sağlayan, istihdam yaratan her iş insanımızla gurur duyuyoruz. Sizler gibi müteşebbislerimiz oldukça Türkiye’nin sırtı yere gelmeyecektir. Girişimci güçlü ise ülke de şehir de güçlü oluyor. Bu nedenle en başta kamu idarelerimiz olmak üzere herkes İzmir’in girişimcilerine, sanayi, ticaret ve tarım erbabına sahip çıkmalı” diye konuştu. Hisarcıklıoğlu, iş dünyasının sıkıntıları olduğunu ancak bunları aşacak güce sahip olduklarını aktardı ve devletten tek isteklerinin dünyadaki rakipleriyle aynı imkanların kendilerine sunulması olduğunu söyledi. Başkan Rifat Hisarcıklıoğlu, “Bürokratik engellerde boğulmamıza izin vermeyin yeter” ifadelerine yer verdi.
     İzmir Valisi Erol Ayyıldız fedakar çalışmaları, girişimleri, fikirleri, hizmetleri ile kentin ve Türkiye’nin büyümesine katkı sağlayan tüm firmalarla gurur duyduklarını vurgulayarak “Her zamanın bir hayrı vardır, bu zamanın hayrı da ekonomiyi büyütmek ve istihdam yaratmaktır” dedi.
     Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de, İzmir’deki tüm firmaların sorumluluklarının bilincinde olduğunu belirterek şöyle konuştu: “İzmir doğu ve batının kesişim noktası olduğu çok özel bir şehir. İzmir Büyükşehir, İzmir’in değerlerini ön plana çıkararak, dünyadaki gelişmeleri bütünleştirmeyi amaçlayan kapsamlı stratejik plan çerçevesinde çalışmalarını sürdürüyor. En önemli başlıklarımızdan biri de ekonomi. Küresel olarak ekonominin kırılgan hale geldiğini biliyoruz. İzmir’in de bu süreçten olumsuz etkilenmemesi için şehrin potansiyeli kullanacağız.”

“İş örgütleri olarak İzmir’i örnek bir kent yapmaya çalışıyoruz”
     Toplantıda konuşan İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, Tarımın, Türkiye’nin yeni lokomotifi olacağına inandığını belirtti. Türkiye’nin, yaşadığı zorluklara rağmen tarımsal hasılat da dünyanın 10 büyük ülkesinden biri olduğunu dile getiren Kestelli, Dünya üretimine katkımız yüzde 2’nin üzerinde. İhracata baktığımızda ise dünyadaki payımız yüzde 1’in altına düşüyor. Oysa biliyoruz ki, ülkemizin tarım ve hayvancılıkta, 150 milyar dolarlık üretim ve 40 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşma potansiyeli çok yüksek. Bugün çalışan başına tarımsal üretim değerimiz 9 bin 400 dolar, bu rakamı ikiye katladığımız ve ticarette katma değeri artırdığımız anda başka bir ekonomik boyutu tartışıyor olacağız” diye konuştu. Kestelli, “İzmir’i örnek bir kent yapmak için bu kentin, bu ülkenin iş örgütleri olarak çok gayret ediyoruz. Ortak akılla başarmak için ortak projeleri ete kemiğe büründürmek, bizi birbirimize daha çok yakınlaştırıyor. Ortak ödül törenimiz bile bu birliğin canlı bir temsili değil mi? Bu yüksek temsil ve kuvvetli birlik ülkenin en prestijli projelerinin ateşleyicisi olmalıdır” dedi.
     Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar imalat ürünleri ihracatının içinde ileri teknolojinin payının Türkiye’de yüzde 3.5’larda olduğunu, dünya ortalamasının ise yüzde 13’lerde gezindiğini vurgulayarak aradaki farkın ülkeye cari açık ve artan dış borç olarak döndüğünü belirtti. İzmir’in net ihracatçı bir formda olduğundan bahseden Yorgancılar, “İzmir’in yaptığı katkıyı arttırmak istiyoruz. Büyük sanayi yatırımları için imara açılacak büyük çaplı arsalara, uluslararası direkt uçuş imkânına, mevcut limanlar etkinleştirilerek ve yeni limanlar eklenerek Liman Kenti olmanın itici gücüne, Türkiye ortalamasının üstünde kalarak yüzde 14 bandında işsizlik oranına sahip İzmir gibi illerde yatırım teşviki alacak olanlara özel istihdam teşviki verilmesine ve bölgesel yerine katma değere dayalı sektörel teşvik sistemine ihtiyaç duymaktayız. Gümrük Birliği anlaşmasının bir an evvel revize edilmesini, komşu avantajımızın dış ticaret stratejimiz ile bütünleştirilmesini bekliyoruz. Akaryakıt, elektrik ve doğalgazın reel sektöre sübvansiyonlu olarak verilmesini, Kaynakların verimli ve etkili kullanılması adına sanayi ve tarım envanterinin yapılmasını çok önemsiyoruz” dedi.

“İzmir sektörel açıdan en dengeli büyüyen şehir”
     İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ise İzmir’in diğer büyük kentlerden en önemli farkının sanayi, ticaretin yanı sıra tarımın da güçlü olmasından kaynaklandığını ve kentin bu özelliğiyle sektörel açıdan en dengeli büyüyen şehir olduğunu vurguladı. Özgener, İZTO üyelerinin beklentilerini de sahneden ileterek, “Büyük mağaza tanımına uymayan zincir mağazalarda hızlı tüketim malı dışında kalan birçok ürünün satışı yapılıyor. Yaratılan haksız rekabet ortamı, üyelerimizin mağduriyetine sebep oluyor.  Ro-Ro taşımacılığı, kentimizde sadece Çeşme Limanı’ndan yapıldığı için yükselen navlun ücretleri üyelerimizin rekabet güçlerini olumsuz etkiliyor. Kentimizde tek limandan Ro-Ro taşımacılığına izin verilmesi, ihracatımızı zorlaştıran bir unsur olarak karşımızda durmaktadır. İzmir Alsancak Limanı’nın yeniden Ro-Ro taşımacılığına açılması gerekiyor. İşletmelerimizi mağdur eden bir konu da e-haciz. Yine Türkiye’nin en önemli tarım ve gıda sanayi merkezlerinden olan İzmir’in IPARD programı desteklerinden yararlanması, hem kentimiz hem de ülkemiz tarım ve gıda sektörlerinin gelişimi açısından büyük önem taşıyor. Bu konuda yıllardır talebimizi dile getiriyoruz. Tarım ürünlerinin toptan ticaretinde bazı ürünlerde KDV yüzde 1, bazı ürünlerde ise yüzde 8 olarak uygulanıyor. Tarım ve gıda ürünlerinde KDV oranının yüzde 1’e düşürülerek eşitlenmesini diliyoruz. Bu ve diğer başlıklarda hem Ticaret Bakanımız Sayın Ruhsar Pekcan’dan hem de Tarım ve Orman Bakanımız Sayın Bekir Pakdemirli’den destek bekliyoruz” diye konuştu.
Konuşmaların ardından firmalar ödüllerini törenle aldı.


+ Benzer Haberler
» “Hazır giyim ve tekstil sektörlerimizin istihdamı ilk kez 1 milyonun üzerine çıktı”
» Nea Smirni ile İzmir arasındaki ilişki güçlenecek
» Kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 105,61 arttı
» HORECA Fair’de 400 marka buluştu
» Çin Merkez Bankası: Salgının ekonomiye etkileri kısıtlı olacak
» Margarinde gönüllü başlayan trans yağ sınırlaması yasallaşıyor
» Gürer: Tarımda umut kadın kooperatifleri
» Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin “Akıllı Şehirler Zirvesi’nde”
» Şiir Ege’nin iki yakasını bir araya getiriyor
» Konak’ta İklim değişikliğine sempozyum ile dikkat çekildi


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 21.02.2020
  Ticaret 20.02.2020
  Ticaret 19.02.2020
  Ticaret 18.02.2020
  Ticaret 17.02.2020
  Ticaret 15.02.2020
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni