• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  TİCARET SOHBETLERİ  |  FİNANS  |  İHALELER  |  TİCARET BORSALARI  |  RESMİ GAZETE

“İttifakı halkla yaparız”

14 Mart 2018 Çarşamba 14:00
12
14
16
18

“İttifakı halkla yaparız”

   ► Aziz Kocaoğlu, “Yine aday olursak halkın arasındaki ittifakı, şahsımızla mutabakatı sağlayabileceğimizi düşünüyoruz” dedi.

           HABER MERKEZİ     
     İzmir’de yayın yapan üç yerel radyonun ortak yayınına konuk olan Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, gündeme damga vuracak önemli açıklamalarda bulundu. Başkan Kocaoğlu, AKP-MHP arasındaki seçim ittifakının yerele yansıması durumunda kendilerinin de ittifak çalışmaları yapıp yapmayacağı yönündeki soruyu, “İttifakı ben değil, Genel Merkez belirler. Bugüne kadar tabanda vatandaşla, seçmenle ittifak yapıp seçilebilecek oyu alıyorum. Herkese eşit, hakkaniyetli davranarak problemleri çözmeye çalışıyorum. Her partiden de oy alabilme şansımız var. Yine aday olursak halkın arasındaki ittifakı, şahsımızla mutabakatı sağlayabileceğimizi düşünüyoruz” şeklinde yanıtladı.
     İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Romantik Türk, Can Radyo ve Yıldız FM’in ortak yayınına katılarak Abdullah Polat, Gökhan Kafalı ve Melih Bingöl’ün sorularını yanıtladı.
     Başkan Kocaoğlu, İzban’da hayata geçirilen ‘gittiğin kadar öde’ sisteminin dünyada ve Türkiye’nin farklı illerinde uygulandığını belirterek “İzmir’de her iş gibi bu da olay oldu. Üzerinde uzun müddet tartıştığımız, oturması gereken bir sistem. Ben şunu isterdim ki, bu işi kimse politik malzeme yapmasın. Eksik varsa hızlı bir şekilde takviye ediyoruz. Bloke edilen ücret inişte iade ediliyor. Bu bir şehir efsanesine dönüştü. Eğer, ‘136 km’nin tamamı 2,86 TL’ye gidilsin, bu haktır, adaletlidir’ deniliyorsa, o zaman düşünmek gerekir. Çok kısa zamanda İzmir’in 19 ilçesinde de ‘gittiğin kadar öde’ sistemi uygulanacak, uygulanmak zorunda. Uygulanmazsa haksızlıkla karşı karşıya kalıyor hemşerilerimiz” diye konuştu. Başkan Aziz Kocaoğlu, ilçelerde çift biletle yolculuk yapılan hatlarda kısa mesafeli yolculukların çok daha ekonomik hale getirileceğini söyledi.

Ortağımı önüme kalkan olarak koymam
     İzmir Büyükşehir Belediyesi ile TCDD’nin yüzde 50 ortaklığıyla kurulup yönetilen İZBAN’daki ‘gittiğin kadar öde sistemi’ konusundaki eleştirilerin sadece belediye kanadına yöneltilmesinden rahatsızlık duyup duymadığı konusundaki bir soruyu da yanıtlayan Başkan Kocaoğlu, “Herkesin bildiği bir konuda bizim bir polemiğe girmemiz, siyasi malzeme çıkarmamız bana yakışmaz. Gerisi arkadaşların takdiridir. İZBAN yüzde 50 ortaklıkla kurulmuştur. Ben ortağımı şikayet etmem. Başka problemlerimiz de var. Ben buna inandığım için yaptım. İnandığım bir konuda ortağımı da önüme kalkan olarak koymamın ne bana ne TCDD’ye faydası yok. Bunu kullanmak isteyenlerin düşüncesi yanlıştır” dedi.
     İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin TCDD’ye yıllık 25 milyon TL civarında hak kirası ödediğini belirten Başkan Aziz Kocaoğlu, şöyle devam etti:
     “İlk yıllarda tahsil etiğimiz cirodan daha fazla TCDD’ye hat kirası ödememiz söz konusuydu. Ama biz ortağız. İzban’ı hat kirası yükünden kurtarıp İzmir’e hizmet edecek, yatırımlarını yapabilecek, ayakta durabilecek bir şirket haline getirmenin önündeki engelleri TCDD’nin kaldırması gerekiyor. 300-350 bin yolcu taşıyoruz. Halbuki bizim potansiyelimiz en az 700 bin. Seferleri artırabilsek, İzban Türkiye’nin en fazla yolcu taşıyan kurumu olacak. Bölge trenlerinin çekilmemesi, sinyalizasyonun yapılmaması, yük trenlerinin gece çalışması gibi sadece TCDD yönetiminin iki dudağı arasındaki işlerin yapılmaması, hem İzmir’e hem Türkiye’ye zarar verir.”

Minibüsler sisteme dahil olacak
     Çevre ilçelerde hizmet veren kooperatif ve birliklere bağlı minibüsçülerin Büyükşehir Belediyesi’nin toplu ulaşım sistemine dahil edilmesi konusundaki çalışmaların da sürdüğünü vurgulayan Başkan Aziz Kocaoğlu, “Sınırlar büyüdü, İzmir Büyükşehir Belediyesi tüm kentin ulaşımından sorumlu oldu. Çevre ilçelerden, beldelerden ulaşım talebi var. Biz de bunu gücümüz ölçüsünde başlattık. 600 civarındaki köyümüz var, 200-250 civarında köyden otobüslerimiz geçiyor. Ama pratik gösterdi ki, her bölgede ulaşım kooperatifleri var. Artık bir sistem kurmak, tüm birlik ve kooperatifleri tek çatı altına almak gerekiyor. Bizim otobüslerimize genellikle ücretsiz ve indirimli yolcular biniyor. Diğerlerinde bu olanak yok. Bugün biz bir ihale açsak, gerçek anlamda toplu taşıma yapan kooperatif ve birlikler giremiyor. Bunun için yasal düzenlemeye ihtiyaç var” diye konuştu.   
     Önümüzdeki günlerde uygulamanın pilot olarak başlayacağını dile getiren Başkan Kocaoğlu, “İlerleyen süreçte bu sistem şehir içi dolmuşlara da yansıyacak. 1700 dolmuş da düzen altına alınacak, bizim kontrolümüzde çalışacak” dedi.  

İkinci çevre yolu şart
     İzmir’de trafik yoğunluğunun artmasına ilişkin bir soruya da yanıt veren Başkan Kocaoğlu, “Sadece aldığı göçten dolayı İzmir’de trafik artmıyor. Trafiğe ciddi araç giriyor ve kentin merkezinde ve çevre yolunda trafik sabah akşam kilitleniyor. Bir defa ikinci bir çevre yolu yapmak zorunlu oldu. Bizim yolları genişletmemiz gerek. Yüzbaşı İbrahim Hakkı Caddesi buna en güzel örneklerden biri. İlçe içerisinde yaptığımız Dostluk Bulvarı, Doğuş Bulvarı, Homeros Bulvarı da kentin trafik yükünü alan akslar. Kent merkezinde bu kadar raylı sistemi çalıştırdıktan sonra ‘Merkeze arabamla geleceğim, evimin dükkanımın önüne arabamı park edeceğim’ diye bir şey dünyanın hiçbir yerinde yok İzmir’de de hiçbir zaman olmayacak. Kural koymak kolay ama kuralı uygulamak lazım” dedi ve şöyle devam etti:
     “Siz bir raylı sistem ağıyla kenti donatıyorsanız; 11 km’den 179 km.’ye çıkarıyorsanız;  Alsancak’a, Konak’a bir taraftan tramvayı bir taraftan metroyu getirdiyseniz, Kuzey’den Güney’e İZBAN’ı getirdiyseniz, o zaman diyeceksiniz ki ‘Kusura bakma.’ Evka 3’te, Gaziemir’de, Üçkuyular’da otopark var. ‘Arabanı orada park et, raylı sisteme bin ve gel.’ Ayrıca Alsancak’ta uyguladığımız “Park Et Devam Et” sistemini yaygınlaştıracağız.”
     İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, Ankara’daki otopark ücretlerinin 1 TL’ye düşürülmesinin, özel araçla merkeze gelmeyi teşvik edeceğini ve bunun doğru olmadığını da belirterek, “Dünyadaki büyük şehirlerde merkeze araçla gelinmemesi için otopark fiyatları yükseltiliyor” hatırlatmasında bulundu.

Genel siyaseti değil, belediye başkanlığını seviyorum
     İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, yıllardır dile getirilen “İzmir Aziz’dir Aziz kalacak” sloganını 2009 seçimleri öncesinde ilk kez Kemalpaşa’da bir çiftçinin dile ortaya attığını belirterek, “Sonra o slogan oturdu. Biz hiçbir zaman ‘İzmir Aziz’dir, Aziz kalacak’ lafı etmeyiz, olmaz da. Bir siyasetçi kendini ön plana çıkarmayıp, şov yapmayıp, resmini sağda solda her gazetede vermeyip felsefesini öyle belirlerse, kurumunu ön plana çıkarmaya çalışırsa işinde başarılı olur. Bu durumu İzmir Büyükşehir Belediyesi de,  başkanı da mükemmel bir biçim de yapmaktadır. Bu bizim politikamızdır. Benim 14 yıldır yoğurt yiyişim bellidir. Bu felsefeyle de yoluma devam edeceğim” şeklinde konuştu.
     Genel siyaseti hayatı boyunca düşünmediğinin altını çizen Başkan Kocaoğlu, şöyle devam etti:
     “Ben laf üretmeyi değil çalışmayı seven bir adamım. Böyle hizmet edebileceğime inanıyorum. İnsanın ne zaman nereye savrulacağı belli değil. Büyük konuşmamakla birlikte, ben genel siyaseti, milletvekilliğini sevmiyorum. Herkes sevecek diye bir şey yok. Belediye başkanlığını seviyorum, severek de yapıyorum. Bu yaştan sonra ‘bu görevi bitirdik, şimdi de şuraya geçelim’ diye bir durum söz konusu olmaz.”

Şengül espri yaptı herhalde!
     AKP İzmir İl Başkanı Aydın Şengül’ün ‘idari yargı İzmir’de CHP’nin elinde’ sözlerine ilişkin değerlendirmesi de sorulan Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, “Bunca yıl siyaset yapan, il başkanlığı yapan, milletvekilliği yapan Aydın kardeşime bu yakıştı mı? Aydın’ın yapacağı hata mı bu? Yargı CHP’nin elindeymiş! Şöyle bir iddiası var anladığım kadarıyla: Dava açan kurumlar, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin arka bahçesi izlenimi yaratmaya çalışıyor. O dava açan kurumlar en çok bana dava açıyor. Bunu kendisi de biliyor, yaşayarak biliyor. Yargı bizim elimizdeymiş. O yüzden 397 yılla yargılandık. Belki espri yapmıştır ama lafın elle tutar yanı yok. Bağımsız hukuk devletinden, bağımsız yargıdan bahsediyoruz. Eğer buradaki idari mahkemeler İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sözüne bakıyorsa, Türkiye’de nasıl oluyor?” dedi.

Deniz Yücel’e güvenim tam
     CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel’in 2 aylık performansını değerlendiren Başkan Aziz Kocaoğlu, “İyi bir il kongresi geçirdik. Eski milletvekilinin amacı belli olmayan hareketi dışında mükemmel bir kongreydi. İl başkanı da, yönetimi de şu anda başarılı. Belirli bir müddet sonra daha da deneyimlenecek. 4 seneye yakın birlikte çalıştık; kendisine güveniyorum, başarılı olacağına da inanıyorum. Partinin böyle bir gençleşmeye, böyle bir kana ihtiyacı vardı. Bu durum da gerçekleşmiş oldu. Ben kongrenin İzmir’de CHP açısından yararlı olduğuna inanıyorum” şeklinde konuştu.  

Pazaryerleri ilçe belediye sorumluluğunda
     Bayraklı’daki Özkanlar pazaryerinin kapatılması konusundaki tartışmalar da Başkan Aziz Kocaoğlu’na yöneltilen sorular arasındaydı. Pazar açma, çalıştırma ve denetlemenin ilçe belediyelerinin sorumluluğunda olduğunu belirten Başkan Kocaoğlu, şunları kaydetti:
     “Biz hem yapım işlerinde hem pazaryeri imarı olan yerlerde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yerlerini istisnasız verip, maddi durumumuz oranında destek de sağlıyoruz. Pazaryerleri ilçe belediyesinin sorumluluğunda; bunu dünya alem bilir. Herkes her konuda konuşuyor. Bir ilçe başkanının pazaryeri sorununu Büyükşehir’in ve Bornova Belediyesi’nin üstüne yıkmaya çalışması da, boyundan büyük işe kalkmaktır. Yanlıştır. Pazaryeri konusunda ne kendisi muhataptır ne de bizim muhatabımızdır. İlçe belediye başkanı konuşur. Genel Merkez’e pazarcılar da gitti. Genel Merkez ‘Al bu Bayraklı Belediyesi’nin işini sen yap mı?’ diyecek. Genel Merkez görevlerimi belirleyecek bir merci değil ki.”

Şeker fabrikaları satılmamalı
     Kamuoyu gündeminde yer alan şeker fabrikalarının satışı ile ilgili yöneltilen bir soruya da yanıt veren Başkan Kocaoğlu, şeker fabrikalarının satılmaması gerektiğine inandığını vurguladı. Şeker fabrikalarının kapanmasıyla vatandaşların sağlıksız şekere mecbur bırakılacağına işaret eden Başkan Kocaoğlu, “Ulaşım zarar ediyor diye ulaşım yapmayacak mıyız? Bunun gibi bir şey fabrikaları kapatmak.. Çoğunluğu eskiden kurulmuştur ve her bir arazi 3-4 bin dönümdür. Daha büyükleri de vardır. O ilçeye hayat vermiş, yaşamı değiştirmiş, futboldan, sosyal etkinliklere varıncaya kadar kentin büyümesini tetiklemiş, şehrin içinde kalmış, rant haline gelmiştir. Mesele bu rantın dağıtılması. Şimdi fabrikası satılan arazi de satılacak. Bunların hepsi girizgah. Ciddi bir arazi satımı olacak. Bazı bölgelerde işadamları birleşip, fabrikaları alıp çalıştırabilir bu farklı bir şey” dedi.

Vatandaşla ittifak yapıyorum
     2019 yılındaki yerel seçimlere yönelik ittifak çalışmaları olup olmayacağı sorularını da yanıtlayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, “İttifakı ben değil, Genel Merkez belirler. Aday belirleme gibi yetkim bile yok. Bugüne kadar tabanda vatandaşla, seçmenle ittifak yapıp seçilebilecek oyu alıyorum. Herkese eşit, hakkaniyetli davranarak problemleri çözmeye çalışıyorum. Bu duruş karşısında da her partiden de oy alabilme şansımız var. Yine aday olursak halkın arasındaki ittifakı, şahsımızla mutabakatı sağlayabileceğimizi düşünüyoruz. Partiler arasındaki ittifak ise benim belirleyebileceğim bir konu değil” dedi.

Kırsalla aramızda güven bağı var
     Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu, özellikle kentin kırsal bölgelerinde kendisine ayrı bir teveccüh bulunduğunun hatırlatılması üzerine şu değerlendirmeyi yaptı:
     “Tarımda ihtiyaç öyle bir şey ki, birinin bal dolum tesisine, diğerinin arıya, bir diğerinin istiridye mantarına, koyun keçiye, kestane üreticisinin dal kanserinin giderilmesine ihtiyacı var. Bir tarafta organik tarıma, bir tarafta sulamaya, bir tarafta paketlemeye, satışa ihtiyaç var. Var da var... Nerede ne lazımsa ona el uzatıyoruz. Şu anda da Bayındır ve Menderes’te iki tane 50-60 dönüm arazide oranın ihtiyacına göre paketleme ve soğuk hava tesisi kurarak, hem hayvancılık hem de tarımda pazarlama faaliyetlerini geliştirmek için her şeyi yapacağız. Diğer taraftan da örgütlenmeyi, pazarlama faaliyetlerini yapacağımız yatırımlarla hayata geçireceğiz. Örneğin salatalık, patlıcan, biber üretimi yapıyoruz. Bir tonun pazarlaması ayrı bir şey, 100 tonun ayrı bir şey. Biz 100 ton bir yere gelsin, orada paketlensin istiyoruz. Toptancının, market zincirinin yanında üreticimizin de bir miktar pazarlık gücü olsun istiyoruz. Bunun için de altyapı hazırlığı yapıyoruz.”
     Tarım Bakanlığı’nın “üreticilere 300’er hayvan” projesiyle ilgili soruyu da cevaplayan Başkan Kocaoğlu,”Türkiye Cumhuriyeti’nde 300 koyuna bakacak 500 çoban yok. 300 koyun dağıtılmaz. Ben gariban bütçemle 5-6 tane veriyorum, siz 15 koyun verirsiniz. Bir hanım ve bey kafa kafaya verdiğinde, baktığında bir asgari ücret veya daha fazlasını kazanır. Köy yerinde ciddi bir para bu. Ülkedeki hayvan üretimi artar ve tarım sürdürülebilir olur. Çiftçilik aile işidir. Buradan Kiraz’a gidin, her evin damında 10-30 koyun-keçi var. Önemli olan bunun sürdürülmesidir” diye konuştu.

Kendisi çukur açıp fotoğraf çeken belediye var
     İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı altyapı çalışmaları sırasında bozulan yolların sık sık gündeme getirilmesi konusunu da değerlendiren Başkan Kocaoğlu, kıştan çıktıklarını, birçok ilçede su, kanal alt yapısının yenilendiğini vurgulayarak şöyle devam etti:
     “Bunlar hem para hem emek. Bir Çeşme ilçesinin içme suyu alt yapısının yenilenmesi demek, 260 milyon TL demek. Bazı ilçe belediye başkanlarının ‘yollar kapanmıyor’ dediği işin en küçüğünün bedeli 30 milyon TL. Biz kendi ilçesine yatırım yapıyoruz. Tabii ki altyapı çileli iş.  Aç-kapa, toz, toprak.. Kendisi çukur açıp ‘İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çukuru’ diye fotoğraf çeken belediyeler var. Ben hizmet ederken parti ayrımı yapmıyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi var gücüyle altyapı yatırımı yapıyor. ‘Şu gecikti, bu gecikti..’ Ben merkezi hükümetinkileri bir sayarsam…. İlçe belediyelerinin bu konuda yardımcı olması, bunu siyasi olarak kullanmaması gerekir. İlçe belediyesi kalksın, boy boy haberlerle eleştirsin. Bizim o yatırımı yapmamamız kimi cezalandıracak? Ne derse desin biz göreviniz yapacağız. Bir adap eksikliği var” dedi.

Hokus pokusçu muyuz?
     “Sel önünden kütük kaparak” siyaset yapmayı doğru bulmadığını söyleyen Başkan Kocaoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
     “Seçimlere bir sene kaldı. Bizim çalışmalarımızı eleştirenler, ara sokaklardan sorumlu ilçe belediyelerinin rezaletine bakacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi alt yapı için yolu açmış, asfaltlayacak. Hiç mi aksama olmuyor? Oluyor. Onun hesabını ben veriyorum. Sen de kendi hesabını ver, onları yap. Biz Taha Aksoy ve Binali Yıldırım ile daha önceki seçim dönemlerinde centilmence bu süreci yürüttük. Şimdi korkunç bir had bilmezlik var. Daha bugünden bunlara girersek…. Oysa İzmirli had bilmezlik, kavga istemiyor; ‘adam gibi oturup çalış’ diyor. Yeşildere’de iletim hattı yeniliyoruz. Çok sık arızalanıyor, su kesiliyordu. Bu yatırımı yapmak zorundaydık. ‘Tramvay yap ama trafik kapanmasın, toz  da çıkmasın.’ Biz hokus pokusçu muyuz? Siz yatırımı tamamladınız ve yolu asfaltladınız.  Elektrik İdaresi’nden bir yazı geldi; ‘Dünya Bankası’ndan kredi çıktı, yeni projeye başlamamız lazım’ diye. Ne yapacak AYKOME? Ayrıca ihale mevzuatımız kurala uyan adama uygun değil;  arkadan dolaşan adama uygun.  Bu kadar söyleyeyim; anlayan anlar.”

Kıskananlar çok çalışacak
     Programda son olarak belediye başkanlığına adaylığı ile ilgili de soruya yanıt veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, sözlerini şöyle tamamladı:
     “Seçimlere bir sene kaldı. 3. dönemimin sonu.  Kimseye sorulmuyor? Niye bize soruluyor? Kıskananlar çok çalışacak. Onların da olacak. Benim İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevim devam ediyor. Zamanı geldiğinde konuşulur. Bugün ne adayım,  ne adayım değilim demem  söz konusu değil. Ancak aday adayı olabilirim. Parti büyüklerimiz uygun görürse olur. Şu anda aday adayı olmaya da karar vermiş değilim. 14 sene önceki gibi Bornova’dan çıkıp gelen başkanınızım. Sadece saçlarım beyazladı. Az biraz yaşlandım. Ama  aynı iyi niyet, aynı insan sevgisi ile kentin problemlerini, sizin problemlerinizi çözmek için çalışıyor, hemşehrilerime laik olmaya çalıyorum. Size inanıyor,  güveniyorum.  Siz de bana inanıyor, güveniyorsunuz. Daha iyi şeyler yapmak üzere çalışacağız. Allah herkesin gönlüne göre versin.”

 


+ Benzer Haberler
» Konfeksiyon ihracatçıları Hollanda yolcusu
» TİM Başkanı’ndan 54 ülkeye ihracat yapan URTİM’e ziyaret
» “Yoldan geçen adamdan…”
» Kriz e-ticareti teğet geçecek
» Koçtaş, Fix adını verdiği küçük format mağazalarına bir yenisini daha ekledi
» Şirketlerin %48’inde bilgi güvenliği başkanı yok
» ShadowPad’i keşfeden Kaspersky Lab Global Araştırma ve Analiz Ekibi’ne ödül
» Fortinet, entegre ve otomatik siber güvenlik çözümlerinde dünya lideri
» Şirketler teknoloji alanında çalışan yeteneklere techtalent ile daha kolay ulaşacaklar
» Türkiye Finans’tan “Dert çözen finansman”


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 22.10.2018
  Ticaret 20.10.2018
  Ticaret 19.10.2018
  Ticaret 18.10.2018
  Ticaret 17.10.2018
  Ticaret 16.10.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni