• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

İş dünyası 2020 hedeflerine adım atıyor

02 Ocak 2020 Perşembe 09:00
12
14
16
18

İş dünyası 2020 hedeflerine adım atıyor

   ► İş dünyasının önde gelen temsilcileri Türkiye ekonomisinin  2019 yılını değerlendirirken 2020’den beklentilerini aktardı.

     Türkiye’nin dış ticaretinde önemli rol oynayan iş dünyasının temsilcileri 2019 yılı içerisinde yaşanan gelişmeleri aktarırken, gelecek yılından beklentilerini, hedeflerini paylaştı. Otomotiv, mobilya, tekstil ve hazır giyim sektörlerinin temsilcileri Türkiye’nin içerisinde bulunduğu siyasi ve ekonomik gelişmeleri göz önüne alarak değerlendirmelerde bulundu.

OİB: İhracat hedefimiz 32 milyar dolar
     Otomotiv ihracatçıları Birliği’nin açıklamasına göre, otomotiv ihracatı yılı 30-31 milyar dolarlık ihracat ile kapatacak. Otomotiv ihracatçıları Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, “2019 yılının ilk 11 ayını yüzde 3,6 ihracat düşüşü ve 28,1 milyar USD ihracat rakamı ile kapattık. Aslında otomotiv ihracatımızın çok büyük bölümünün yapıldığı Euro bazlı ihracatta geçen yıl ile aynı hatta geçen yılın biraz üzerindeyiz. Ancak özellikle yılın ilk yarısında Euro/Dolar paritesi kaynaklı ihracat kaybı yaşadık. Bu da dolar bazında ihracatımızda yaşanan düşüşün temel nedeni oldu. Yılı 30-31 milyar USD aralığında bir ihracat rakamı ile kapatacağız. Böylece otomotiv endüstrimiz üst üste 14. ihracat şampiyonluğunu resmen ilan edecek, tarihindeki en yüksek 2. İhracat rakamına da ulaşmış olacaktır” diye konuştu.
     AB pazarındaki yavaşlama otomotiv endüstrisi açısından en büyük risk faktörü olduğuna dikkat çeken Çelik, “Ticaret savaşları ve korumacı politikalar, Brexit sürecindeki belirsizlik, AB otomotiv pazarında yavaşlama, Ortadoğu ve yakın coğrafyamızdaki siyasal ve ekonomik istikrarsızlıklar sektör ihracatını 2020 yılında da etkilemeye devam edecektir. Özellikle AB pazarındaki yavaşlama otomotiv endüstrimiz açısından en büyük risk faktörü olarak ortaya çıkmaktadır. Bütün bu risk faktörlerine rağmen otomotiv ihracatçılarımıza güveniyoruz. 2020 yılı için ihracat hedefimiz bu yılın biraz üzerine çıkıp 32 milyar dolara ulaşmak olacak” ifadelerini kullandı.

 

AKAMİB: ABD’den boşalan ticaret hacminden payımızı aldık
     Akdeniz Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (AKAMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Onur Kılıçer 2019 yılı değerlendirmelerinde, ekonomik belirsizliklerin yoğun olsa da yılı iyi sonuçlarla geçirdiklerini belirtirken, “İhracatta elde ettiğimiz artış, üretici-ihracatçı firmalarımızın yoğun gayretleri ve özverili çalışmalarının sonucu. Bizler de AKAMİB olarak firmalarımızın ihracat pazarlarındaki payını artırmaları için hayata geçirdiğimiz bir dizi projeler ile buna destek olduk” dedi.
     Kılıçer, “2019 yılı Ocak-Kasım dönemi Türkiye Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri ihracatı, 2018 yılına kıyasla yüzde 9,9 oranında artış göstererek 5 milyar 7 milyon 811 bin dolar olarak gerçekleşmiştir Aynı dönem içerisinde Akdeniz İhracatçı Birlikleri sektörel bazda ihracat rakamları incelediğinde ise; yaklaşık yüzde 22,6 oranında artış ile 684 milyon 902 bin dolar ihracat gerçekleştirildiği görülmektedir. Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri sektörünün 2019 yılında temel beklentisi sürdürülebilir ve katma değeri yüksek ihracatta mevcut sektör büyüme potansiyelinin daha da üstüne çıkmaktadır” diye konuştu. Yatak ve çekyat ürünleri ihracatında Kanada ve Meksika pazarının ilerleme kaydedilmesi beklediklerini aktaran Kılıçer, “Mobilyada hedef pazar olarak Amerika kıtası seçilmiş olup, Amerika pazarı Çin’e yönelik yaptırımlardan kaynaklı olarak Türk mobilyasına açık hale gelmiş durumdadır. 2020 yılı Amerika kıtasında ilerleme yılı olacaktır. Ayrıca son 11 ayda ticaret savaşlarının etkisiyle Çine olan ihracatımız 1.6 milyon dolardan 12.6 milyon dolara yükselmiştir. Bu veri göstermektedir ki ticaret savaşı etkisiyle Çin pazarında Amerika’dan boşalan ticaret hacminden bölgemiz ihracatçıları da payını almıştır” ifadelerini kullandı.

BTSO: Büyüme ve Kalkınma Hamlesinin Eşiğindeyiz
     Makine, tekstil, otomotiv ve inşaat gibi üretim ve istihdam deposu sektörlerimize sunulan desteklerin artırılarak uygulanmasının Türkiye için kritik değer taşıdığını söyleyen Bursa Ticaret ve Sanayi Heuin (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, “Türkiye önünde makro sorunlarını geride bırakmış, seçim gündeminden 4 yıl gibi uzak yeni bir fırsat dönemi var. Bu değerli zamanı yapısal reformları hızla hayata geçirmek, değişen koşullara uyum yeteneğimizi artırmak, milli ekonomimizi güçlendirmek ve özel sektör olarak da firmalarımızın finansal yapılarını daha rekabetçi hale getirmek için en iyi şekilde yönetmeliyiz. Bu anlamda yeni yılda İVME finansman gibi teşvik paketlerinin devam etmesinin yanı sıra yatırım ortamını iyileştirici tedbirlerin biran evvel gerçekleştirilmesi ekonomimizin büyümesi için büyük önem taşıyor. Başta makine, tekstil, otomotiv ve inşaat gibi üretim ve istihdam deposu sektörlerimize sunulan desteklerin artırılarak uygulanması da işsizlik, faiz ve enflasyon sarmalından kurtulmak isteyen Türkiye için kritik değer taşımaktadır” ifadelerini kullandı.
     Endüstri 4.0’ın, yapay zekanın, uzay rekabetinin gündem olduğu ve bilgi temelli ekonomilerin öne çıktığı 21. yüzyılda, Türkiyemizi yeni bir yükseliş ve refah düzeyine taşıyacak dönemeçteyiz. Bulunduğumuz coğrafya ve üstlendiğimiz sorumlulukla dünyada ve bölgemizde tarihi bir yeniden yapılanma sürecinin mimarı olma misyonuyla Türkiye, bu kritik eşikte değişim ve dönüşümü güçlü ekonomisi ve güçlü demokrasisiyle başaracak bir potansiyele sahiptir. Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde Türkiye’nin 2023 kalkınma stratejilerini belirlerken olduğu gibi bugün de bu güce ve ideale olan inancımızı sürdürüyoruz” dedi.

UHKİB: 2020’de 750 milyon dolar ihracat hedefliyoruz
     Hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün, 2019 yılında 18 milyar dolara yaklaşan ihracat ile Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 11’ini gerçekleştirdiğini ifade eden Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (UHKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Nüvit Gündemir, “Sektörümüz, otomotiv ile kimyevi maddelerden sonra en büyük paya sahip üçüncü sektör. Türkiye, dünya hazır giyim ihracatı sıralamasında yedinci sırada yer alıyor. 1950’lerden beri, istihdam açısından Türkiye’nin lokomotif sektörü olan hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe faaliyet gösteren firmaların sayısı 35 bin civarında ve bu firmalarda yaklaşık 500 bin kişi istihdam ediliyor. 2005 yılında Çin’e uygulanan kotaların kaldırılmasının ardından hazır giyim ve konfeksiyon sektörümüz Çin pazarı başta olmak üzere küresel pazarda, rekabet etmekte zorluk yaşamaktadır” açıklamalarında bulundu.
     Gündemir, sözlerini şöyle sürdürdü: “2018 yılındaki yüzde 14,7 artıştan sonra takip eden 2019 yılında yüzde 7,5 civarındaki artışla kapatacağız. UIB olarak son iki yılda Türkiye hazır giyim ve konfeksiyon ihracat artış yüzdesinin üstünde performansımız var. UHKİB olarak 2019 yılı sonunda yaklaşık olarak 700 milyon dolar toplam ihracat gerçekleştirmiş olacağız. 2020 yılında Birlik olarak 750 milyon dolar ihracat hedefliyoruz.”

 

 

UTİB: hedefimiz  1 milyar 650 milyon dolar ihracat
     Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB)  Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, 2019 yılı sonunda yaklaşık olarak 1,2 milyar dolar toplam ihracat gerçekleştirmiş olacaklarını ve 2020 yılında birlik olarak 1 milyar 650 milyon dolar ihracat hedeflediklerini paylaştı.
     Amerika Birleşik Devletleri’nin 13,1 milyar dolar tekstil ithalatı ve18,7 milyar dolar ihracat ile tekstil sektöründe dünyanın en büyük ikinci ihracatçısı ve en büyük üçüncü ithalatçısı olan çok önemli bir ülke olduğunu ifade eden Engin, “UTİB’in ABD’ye ihracatı 2019 sonunda yaklaşık 75 milyon dolar olacak. Diğer yandan Türkiye’nin ABD’ye tekstil ihracatı da yaklaşık 335 milyon dolar olacak. UTİB olarak ABD’ye 2019 yılında kilogramı ortalama 10 USD değerinden tekstil ürünleri ihraç ettik” dedi.

“Ortaya fırsatlar dönemi çıktı”
     Türkiye’nin ABD ile karşılıklı olarak tekstil ve hazır giyim dış ticaret toplamı ve buna ilaveten ABD’li şirketlerin üretim yaptıkları çok sayıda ülke ile ticaretimiz her geçen yıl artış gösterdiğini belirten Engin, “ABD ve Türkiye bu sektörde birbiri için önemli ülkeler olduğunu gitgide daha iyi anlıyor. Ayrıca 2017 yılından itibaren ivmesini artıran ABD ve Çin arasındaki karşılıklı ticari yaptırımlar ve vergilendirmeler sonucunda Türkiye için hızla değerlendirmemiz gereken bir fırsatlar dönemi ortaya çıktı. Biz bu bağlamda karşılıklı ticaret ve işbirliği imkânlarını geliştirmek üzere çalışmalarımıza devam ediyoruz.  2020 yılında yine New York, Los Angeles, Portland gibi önemli merkezlerde uluslararası fuarlarda milli katılım ve info-stand faaliyetlerimiz devam edecek” ifadelerini kullandı.

“Afrika kıtası en fazla tekstil alan ülkelerden”
     Engin, “Bir başka önemli pazarımız Rusya. Türkiye’nin Rusya’ya tekstil ihracatı 2011-13 yıllarında yıllık 1 milyar doların üzerindeydi. 2016 yılında bu rakam 57 milyon dolara kadar düşmüştü. Son yıllardaki artış trendi ile 2019 yılı sonunda Türkiye Rusya’ya yaklaşık 275 milyon dolar ihracat gerçekleştirmiş olacak. Rusya ve Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) bölgesine yapılan ihracatta pozitif trend devam ediyor. Hedefimiz bu bölgeye ihracatımızı ikiye katlamak. Çin başta olmak üzere Asya kıtasındaki gelişmeleri dikkatle takip etmemiz ve değerlendirmemiz gerektiği bir dönemdeyiz. Son dönemde Bangladeş, Kamboçya, Endonezya, Vietnam ve benzeri birçok bölgeye Türkiye’den yapılan tekstil ihracatımız artış gösteriyor.  Afrika kıtasını da ayrıca değerlendirmek gerekiyor. UTİB olarak 2019 yılında Afrika Kıtası en fazla ihracat yaptığımız ikinci kıta oldu. Afrika’ya 162 milyon doların üzerinde ihracatla yılı tamamlıyoruz. Afrika’da Fas Tunus Mısır ülkeleri bizden en fazla tekstil alan ülkeler” diye konuştu.

“Mevcut pozisyonlarımızı daha iyiye taşıyacağız”
     2023 yılına dönük yatırım planlarını paylaşan Engin, “Teknik tekstil ve konfeksiyon sektörü, dünyada gerek üretim sürecinde yaratılan katma değer ve gerekse de ihracat gelirleri içindeki yüksek payı nedeniyle ekonomik kalkınma sürecinde önemli roller üstlenen ve dünya ekonomisinde geleceği olan bir sektör. Yakın gelecekte teknik tekstillerin önemi, kullanım alanları ve üretim miktarları çok daha fazla artacak. Ülkemizin bir yıllık teknik tekstil ihracatı, toplam tekstil ihracatımızın yaklaşık olarak yüzde 20 sini oluşturuyor. 2018 yılında ülke olarak (bazı teknik konfeksiyon ürünleri dahil) 1 milyar 882 milyon dolar teknik tekstil ihracatı gerçekleştirdik. Diğer yandan tekstil sektörümüz pek çok alt ürün grubunda dünyada bölgesel ya da küresel üstünlüklere ve avantajlı pozisyonlara sahip. Herhangi bir alt sektöre öncelik vererek diğer alanları ihmal etmek gibi bir strateji izlemeyeceğiz. Biz hem hali hazırda çok güçlü olduğumuz mekân tekstillerinde ve giyimlik tekstillerde ve ayrıca başarı potansiyelimizin yüksek olduğu teknik tekstillerde mevcut pozisyonlarımızı çok daha iyiye taşımak doğrultusunda çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz” açıklamalarında bulundu.

“İstikrarlı kur trendine ihtiyaç var”
     İhracatçıların ihtiyaç duyduğu şeyin öncelikle sürekli artan döviz kurları değil istikrarlı bir kur trendi olduğuna dikkat çeken Engin, “İstikrarlı kur gelişiminde şirketler de ona göre daha sağlıklı pozisyon alabiliyorlar. Ayrıca sağlıklı fiyatlama yapabilmek açısından enerji maliyetlerindeki değişikliklerin de öngörülebilir nitelikte olması gerekiyor. Son 15-16 ayda kritik bir dönemi geride bıraktık. Bugün küresel ticaret ve finans sistemi büyük bir türbülanstan geçiyor ve bir belirsizlik dönemindeyiz. Avrupa’da ayrıca bir durgunluk söz konusu. Geçtiğimiz yıl 4 defa faiz artışı yapan ABD Merkez Bankası bu yıl 3 kere faiz indirimine gitti. Avrupa merkez bankası ise mevduat faiz oranlarını düşürdü ve yeni bir varlık alımı programı başlattı. Gelişmekte olan ülkelerin çoğunda ise ekonomilerinin toparlanması için faizlerde indirime gidildi. Hiçbir ülke küresel ticaretten aldığı payı kaybetmek istemiyor. Küresel ticaretteki daralmaya rağmen ülke ihracatımız düşmedi. Bu önemli bir başarıdır” diye konuştu.
     Kuzey Amerika ve Asya-Pasifik’in öncülük ettiği dijital dönüşüm sürecinde, Türkiye gibi yükselen gelişmekte olan ekonomiler ile işbirlikleri bağlamında küresel ekonomi-politikte farklı bir döneme girildiğinin altını çizen Engin, “Türkiye, bölgesinde artık sadece AB ile değil, tüm aktörler ile dengeli ve çıkarları doğrultusunda çok yönlü ve güçlü bir politika izliyor. Dünya gündemi ticaret savaşları, bölgesel istikrarsızlıklar ve Brexit gibi radikal değişimlere sahne olurken ülke olarak üstün yanlarımızı daha da geliştirip eksiklerimizi tamamlayarak ülkemizin tam ortasında bulunduğu Orta Koridor bağlamında ticaret ve yatırımlar çerçevesinde yeni başarılara odaklanmamız gerekiyor” değerlendirmelerinde bulundu.


+ Benzer Haberler
» Türkiye, e-dönüşüm sıçramasını tamamlamak üzere
» “Toplam sektör büyüklüğü 140 milyar lira olacak”
» İhracatçıların gözünden 2020 yılı
» Sağlıkta hedef; bölgesel güç olmak
» “Eğitimde fırsat eşitliğini sağlayacak düzenlemeler yapılmalı”
» “Cam sektörü, kalkınmanın itici gücü oldu”
» Mobilyada ihracat 2019’da 2,6 milyar dolara çıktı
» Beyaz eşya sektörü daralmaya devam ediyor
» Yeni yönetmelik inşaatı temelden sarstı
» Çimento sektörü, 2019’u yüzde 30 daralma ile kapatabilir


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 22.05.2020
  Ticaret 21.05.2020
  Ticaret 20.05.2020
  Ticaret 19.05.2020
  Ticaret 18.05.2020
  Ticaret 15.05.2020
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni