• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

İlaç, ‘maliyet’ değil ‘değer’ yaratacak

14 Temmuz 2016 Perşembe 00:00
12
14
16
18

Sağlık Dönüşüm Programı çerçevesinde sigorta kurumlarının birleştirilmesi, hastane sayılarının artırılması ve ilaç fiyatlarında referans sistemi getirilmesi sektörün büyümesini sağladı

     Sağlık hizmetlerinin gelişmesiyle ilaca erişim de kolaylaşıyor. 2005 yılından itibaren sürekli bir büyüme ivmesi yakalayan reçeteli ilaç pazarı, 2015 yılında yüzde 6,7 artış göstererek toplamda 1,945 milyar kutuya erişti.
     Türkiye'de sosyal güvenlik kapsamının genişletilmesiyle, sağlık hizmetlerinde de gözle görülür iyileşmeler yaşanıyor. Dolayısıyla da ilaca erişim de artıyor. Türkiye ilaç endüstrisine baktığımızda son 10 yıl içinde kutu bazında büyüme görülüyor. Sağlık Bakanlığı Stratejik Planı (2013-2017) verilerine göre, 2002 yılında kamu sağlık harcamalarının GSYH içindeki payı yüzde 3,8 iken, 2011 yılında bu oran yüzde 4,4’e yükseldi. Aynı dönemde toplam sağlık harcamasının GSYH’ye oranı ise 2002 yılındaki yüzde 5,4 olan değeri 2011 yılında da aynı seviyede oldu.
     2015 yılında hacim ölçeğinde yüzde 6,7 artış gösteren ilaç endüstrisi toplamda 1,945 milyar kutuya erişti. Geriye dönük 5 yıllık değişime bakıldığında sektör, değer olarak yüzde 13, kutu olarak ise yüzde 24,8 artış gösterdi.

     Sağlık harcamaları içindeki ilacın payı ise kamunun politika tercihleri doğrultusunda, özellikle 2009 yılından itibaren hızla düştü. Sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan artış, doğal olarak, hastaların ilaca erişimini de kolaylaştırdı. Son 10 yılda kişi başına düşen ilaç kullanımı önemli ölçüde arttı.
     Sağlık harcamalarındaki artışa paralel olarak, 2005 yılında üretici fiyatlarıyla 6.19 milyar dolarlık değere sahip reçeteli ilaç endüstrisi, yıllık ortalama yüzde 9,6’lık büyümeyle 2009 yılında 8.92 milyar dolarlık değere ulaştı. Aynı dönem içinde kutu bazında yıllık yüzde 6,4 hacimsel artış yaşandı ve 1.37 milyar kutuluk satış hacmine ulaşıldı. 2009 yılında hayata geçen “Global Bütçe” uygulamalarıyla reçeteli ilaç endüstrisinin kutu bazında büyümesine ve yıllık ortalama yüzde 4,4’lük artışla 2012 yılında 1.56 milyar kutu satış hacmine ulaşılmasına rağmen, ilaç endüstrisi satış değeri bazında ciddi bir daralma yaşadı.  

     Kamunun İlaç Harcamaları Arttı
     2009 yılından sonraki üç yılda pazar değer olarak ortalama yüzde 6,98 daraldı ve 2012 yılında 7.18 milyar dolarlık satış değerine geriledi. 2003-2012 yılları arasında kamu ilaç harcamaları nominal olarak yüzde 113 arttı. Ancak ilaç harcamalarının GSYH’den aldığı pay bu dönemde erozyona uğradı. Bu süre içinde kamu sağlık harcamalarında gerçekleşen yüzde 50’lik reel artış, ilaç harcamalarına yansımadı. 2003 yılında tasarruf tedbirleri sonrasında GSYH’nin yüzde 1,5’i, 2009 yılında 1,69’unu oluşturan ilaç harcamaları, 2012’de GSYH’nin yüzde 1,02’sine düştü. Bu trend bugün de devam ediyor.
     Türkiye’de pazarın geleceğine yönelik öngörülerde kutu bazında büyümeye devam edeceği, ancak değer bazında büyümenin oldukça sınırlı kalacağına dikkat çekiliyor. Her ne kadar kamunun sağlık harcamalarını kontrol altına almaya çalışması, küresel gelişmelerle paralellik gösterse de maliyet yönetimi çerçevesinde uygulanan politikalar sektörün sürdürülebilirliğine olumsuz etki ediyor. Zira hacimsel olarak gelişmekte olan bu pazarın değer olarak daralması veya sabit kalması, sürdürülebilir bir politika seçeneği olmuyor.

     “Ruhsatsız ve endikasyon dışı ilaç yönetim sistemi’ne geçiyoruz”
     Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurum Başkanı Doç. Dr. Osman Arıkan Nacar, hastaların ilaca daha hızlı erişimini sağlayabilmek için yeni bir sistem üzerinde çalıştıklarını söyledi. Nacar, “Ruhsatsız ve Endikasyon Dışı İlaç Yönetim Sistemi… Hastaların tedavisi için hekim tarafından gerekli görülerek reçeteye yazılan ancak Türkiye'de ruhsatlı olmayan veya ruhsatlı olduğu halde temin sorunu nedeniyle üretimi veya ithalatı yapılamayan ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nca hasta bazında ithal ilaç kullanım talebi uygun bulunan talepler bu sistem üzerinden yönetilecek. Yetkili tedarikçiler tarafından yurtdışından tedarik edilerek hastaya ulaştırılan ilaçlarla ilgili talep ve tedarik süreçleri de yine elektronik ortamda yürütülecek ve dolayısıyla da izlenecek. Sistem üzerinde, hekim, hastane, eczane, danışman öğretim üyesi, hasta, TEB ve yönetici panelleri olacak.  Doktor talebini elektronik ortamda yapacak, sonuç, kendisine, SGK’ya ve hastaya yine elektronik ortamda gönderilecek. Ne hasta yorulacak, ne zaman kaybı yaşanacak. Bu sistem özellikle kanserli hastalarımız için çok önemli. Ağustos ayında da hayata geçirilmesini planlıyoruz” diye konuştu.

     Türkiye içinde ilaç üretiminin desteklenmesine yönelik “7 yıl alım garantisi verilerek, yatırımı destekleme” yönünde düzenlemenin 14 yıla çıkarılmasına yönelik çalışmalar hakkında da bilgi veren Nacar, şunları söyledi:
     “Sağlık endüstrileri alanındaki yatırım, üretim, ihracatın arttırılması, teknolojinin geliştirilmesi için fiyatlandırma, geri ödeme, ruhsatlandırma, kamu alımları, kamu destekleri, ticaret politikaları, sağlık teknolojisi politikaları, veri yönetimi, özel kesimle diyalog gibi hususları bütüncül bir yaklaşımla değerlendirme ve koordine etmek amacıyla 23/12/2015 tarihli ve 29571 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2015/19 sayılı Başbakanlık Genelge ile Sağlık Endüstrileri Yönlendirme Komitesi kurulmuştur.

     Komite 31.12.2015 tarihi itibari ile görevine başlamıştır. Komitenin gündemini günümüze kadar olan süreçte; Yerli Plazmadan Plazma Ürünleri Üretimi Projesi, Hepatit-A Aşısı Yerlileştirme Çalışması ve Tıbbi Cihaz Yerlileştirme Çalışması oluşturmuştur. Yerli Plazmadan Plazma Ürünleri Üretimi Projesi kapsamında 13 Firma Komiteye sunum yapmıştır. Komite tarafından proje değerlendirmesi tamamlamış ve karar metni oluşturulmuştur. Bundan sonraki süreç Sosyal Güvenlik Kurumu uhdesinde gerçekleştirilecek. Hepatit-A Aşısı Yerlileştirme Projesi kapsamında 10 Firma komiteye sunumlarını yapmıştır. Proje için değerlendirme süreci devam etmekte olup karar metni gelecek toplantılarda oluşturulacaktır. Tıbbi Cihaz Yerlileştirme Çalışması kapsamında ilk etapta manyetik rezonans görüntüleme, bilgisayarlı tomografi, dijital röntgen, ultrasonografi cihazı ve hasta başı monitörünün yerlileştirilmesinin değerlendirilmesi planlanmıştır. Bu proje sonucunda şehir hastanelerinin tıbbi cihaz ihtiyaçları kamu alımları yoluyla karşılanacak. Proje ile ilgili 13 Firma Komiteye sunumlarını yapmıştır. Projenin Komite tarafından değerlendirme süreci devam etmekte olup sürecin hızlı bir şekilde sonuçlandırılması amaçlanmakta. Alım garanti süresi ile ilgili çalışmalar Bakanlığımız uhdesinde yürütülmektedir.”

     İlaç endüstrisi açısından bu yılın ilk altı aylık dönemine ilişkin genel bir değerlendirme de yapan Nacar, “87 ilaç üretim yeri, 12 etkin madde üretim yeri, 13 radyofarmasötik madde üretim yeri, 5 insan doku hücre merkezi üretim yeri ile ülkemizde güçlü bir üretim kapasitesi bulunmaktadır. Son dönemde sektörel faaliyetler anlamında üretim alt yapımızı güçlendirici önemli adımlar atılmıştır. İlaç fiyatlarında yapılan düzenlemelerin yanı sıra yerli yatırımcıya sağlanan destekler ve Sağlık Endüstrileri Yönlendirme Komitesi’nin kurulması, endüstri açısından güven ortamı oluşturmaktadır.  Bu alanda yapılan yatırımlarda, kamu alımları yoluyla yerel üretimin teşvik edilmesi üreticinin yatırım sürecinde öngörüsünü güçlendirmekte, yatırım planlarının sağlıklı öngörülerle yapılmasını sağlamaktadır” diye konuştu.

     “Doktorlara mektup yazdık”
     Akılcı İlaç kullanımını yaygınlaştırmak için yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Nacar, “Başta enfeksiyon olmak üzere çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan antibiyotikler hayati önem taşıyor. Yıllardır maalesef yeni bir antibiyotik geliştirilemedi. Bu nedenle mevcut antibiyotiklerin mutlaka doğru kullanılması gerekiyor. Ülkemiz AB üyesi ülkelerin de içinde olduğu 42 ülke içinde DSÖ'nün önerdiği yöntemle yapılan hesaplamalara göre bin kişi başına 42,28 birimlik antibiyotik tüketimi ile ilk sırada yer alıyor. Bu rakamı mutlaka düşürmemiz gerekiyor. Öncelikli amacımız tasarruf yapmak değil; toplumdaki antibiyotik direncinin önüne geçebilmek… Akılcı antibiyotik kullanımının sağlanabilmesi için önemli adımlar atıyoruz. Son olarak Türkiye genelindeki tüm doktorlara mektup yazmaya başladık.  Mektupta Türkiye ortalaması ve o doktorun antibiyotik yazımına ilişkin istatistik yer alıyor. “Lütfen gerekli olmadıkça antibiyotik yazmayın” diyoruz doktorlara…” bilgilerini verdi.

(Sürecek)


+ Benzer Haberler
» “Fiyat düşürülürken; ilaca erişim zorlaşmamalı”
» İlaçta yeni bir serüven; yerelleşme
» Milli ilaç teşvik edilecek, faturası düşecek


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 14.12.2018
  Ticaret 13.12.2018
  Ticaret 12.12.2018
  Ticaret 11.12.2018
  Ticaret 10.12.2018
  Ticaret 08.12.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni