• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

İç pazar daralıyor, ihracat artıyor

27 Mayıs 2019 Pazartesi 06:00
12
14
16
18

İç pazar daralıyor, ihracat artıyor

   ► İstif makineleri sektörü Avrupa’da ilk 3’e oynuyor.

           SEDA GÖK / ANKARA    
     Türkiye istif makinaları sektörü pazar büyüklüğü bakımından Avrupa’nın 8’inci, dünyanın ise 13’üncü büyük sektörü olarak dikkat çekiyor. Şu anda 44 üyesi ile faaliyetlerini sürdüren İstif Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Derneği (İSDER) Türkiye’de sektörün yüzde 80’ini temsil ediyor. İSDER Yönetim Kurulu Başkanı Ender Akbaytogan, sektör olarak ihracat yapılan ülke sayısını ve miktarını artırmayı hedeflediklerini kaydederek Avrupa’da ilk 3’e girebilmeyi hedeflediklerini dile getirdi.
     İSDER Yönetim Kurulu Başkanı Ender Akbaytogan, İSDER Başkan Vekili Serkan Karataş, İSDER Başkan Yardımcısı ve Gezer Köprü Vinç Komitesi Başkanı Alparslan Kurtmen, İSDER Başkan Yardımcısı-Platform Komitesi Başkanı Serkan Acar ve Ankaralı basın mensupları ile Hilton Otel’de iftarda bir araya geldi. Akbaytogan, sektörün mevcut durumu ve hedefleri hakkında bilgi verdi.

SEKTÖRÜN İHRACATI 2018 YILINDA YAKLAŞIK YÜZDE 30 ARTTI
     Türkiye’de istif makinaları sektöründe 200’ü imalatçı 600 firmanın bulunduğunu belirten İSDER Yönetim Kurulu Başkanı Ender Akbaytogan, sektörün 2017 yılında 278 milyon dolarlık ihracat yaptığını, 2018 yılında ise yüzde 28,1 artışla 356 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirtti. Sektörün en fazla ihracat yaptığı pazarların başında ABD, Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya, Hollanda, Romanya, Rusya, Cezayir ve Irak’ın geldiğini aktaran Akbaytogan, şunları söyledi:
     “Bu yıl ihracat yapılan ülke sayısını ve miktarını arttırmayı amaçlıyoruz. Özellikle platform ve vinç grubunda önemli artış bekliyoruz. İSDER olarak, Cumhuriyet’imizin 100’üncü yılı olan 2023’te 750 milyon dolarlık ihracat yapmayı hedefliyoruz. Bizim hitap ettiğimiz müşteri sınıfı sanayi sektörü. Her türlü sanayi; gıda sanayi, tekstil sanayi, lojistik vb.. bu nedenle mevcut ekonomik koşulların taşıma, istifleme sektörüne etkisi biraz daha az oldu.”
     İstif makineleri sektörünün alt ürün grupları hakkında da bilgi veren Akbaytogan, forklift, platform, vinç, depo ve raf sistemleri ile yedek parça aktarma organları sektörlerindeki yenilikleri ve gelişmeleri de anlattı. Akbaytogan, vinç ürün grubunda üretimin yüzde 30’unun, platform ürün grubunda ise üretimin yaklaşık yüzde 60’ının ihraç edildiğini ifade etti. 2019 yılında forklift ürün grubunda iç pazarın yüzde 25-30 civarında daralacağını ve satışların 6 ile 7 bin arası olacağını öngördüklerini kaydeden Akbaytogan, “Platform ürün grubunda da iç pazarda yüzde 70’lere varan bir daralma öngörülüyor. İhracatta ise hem platform ürün grubunda hem de vinç grubunda önemli bir artış bekleniyor” dedi.
     İSDER üyelerinin global dünyada farklı sektörlere hizmet verdiğini ve farklı müşterilerden gelen taleplere özel çalışmalar yaptığını vurgulayan Akbaytogan, “Son teknolojileri ve dünyanın yakından takip ettiği gelişmeleri ürettiği ürünlerde uygulayan İSDER üyeleri, Türk istif makinaları sektörünün rekabetçi piyasada aktif olarak rol almasını sağlıyor” diye konuştu.

UR-GE PROJESİ İLE ÜYELER İHRACAT PAYLARINI ARTIRDI
     İSDER’in yürüttüğü önemli projeleri olduğuna da değinen Akbaytogan, “İSDER Ticaret Bakanlığı desteği ile yürütülen ve imalatçı firmaların yurtdışındaki pazar paylarını artırmaya yönelik faaliyetlerden oluşan UR-GE (Uluslararası Rekabetçiliği Geliştirme) Projesi’nin birincisi tamamlandı. İkinci proje, ilk projedeki üyelerin yanı sıra Türkiye’deki önemli üreticileri de yanına alarak devam ediyor. Şuanda UR-GE Projesinin 12 üyesi var. UR-GE Projesi istihdamdan, eğitime, yurtdışı pazarlamadan, tanıtım faaliyetlerine kadar birçok konuda üyelerine avantajlar sunuyor. Projemizin amacı üretim yapan firmaların alt yapısını geliştirerek onları dünya piyasalarındaki rekabete hazır hale getirmek. İlk projenin sonunda üye firmalar ihracat paylarını artırdı, farklı coğrafyalarda yeni iş birliklerine imza atıp, ortaklık kurdu ve yurtdışı bayiliği açtılar.

İSDER, OKULLARDA İŞ VE İSTİF MAKİNASI BÖLÜMLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ İÇİN ÇALIŞIYOR
     Eğitim alanında da aktif olan İSDER, Milli Eğitim Bakanlığı ile 7 bölge 7 okul protokolünü imzaladı. Protokolün amacı iş ve istif makinaları sektörüne nitelikli eleman yetiştirilmesi, öğrencilerin günümüz teknolojisi ile buluşmasıdır. Eğitim Komitesi aracılığıyla yürütülen faaliyetlere tüm üyeler destek oluyor ve okullara makine hibesi bile yapılıyor. Yapılan hibelerle öğrenciler, günümüz teknolojisi ile buluşarak, teoride öğrendiklerini pratiğe aktarabiliyor. Çağa uyumlu nesiller yetiştirilmesine katkıda bulunan İSDER, her yıl daha fazla okula ve öğrenciye ulaşarak iş ve istif makinası bölümlerinin geliştirilmesine vesile oluyor. “Dijital dünyanın gereksinimi olan online eğitim sistemi projemiz ile öğrencilerimize sektörümüzü daha iyi anlatmayı planlıyoruz.” şeklinde konuştu.

“AVRUPA İSTİF MAKİNALARI FEDERASYONU YÖNETİM KURULU’NDAYIZ”
     İSDER’in Avrupa İstif Makinaları Federasyonu (FEM) üyesi olduğuna ve İSDER’in yapılanmasının da FEM standartları doğrultusunda oluştuğuna dikkati çeken Akbaytoğan, FEM’in istifleme sektörü için önemini şöyle anlattı:
     “FEM, Avrupa’daki 14 ülkenin istifleme sektöründe faaliyet gösteren derneklerinin çatı kuruluşudur. İSDER, 2018 yılında düzenlenen FEM Genel Kurul Toplantısı’nda FEM’in Yönetim Kurulu’na seçilmiştir. Avrupa’nın istif makinaları alanındaki en güçlü yapısı olan FEM’in yönetim kurulu üyesi olarak İSDER, federasyon içerisindeki konumunu güçlendirmiş ve sektörel olarak Avrupa ile olan ilişkilerin daha aktif olmasını sağlamıştır.
FEM’i Türkiye’de İSDER temsil ediyor bu çok güzel bir şey. Kendi standartlarına uyan üreticilerimiz FEM logosunu elde ettiği zaman yurtdışı ihracatında büyük avantajlar elde ediyor. Avrupa’da FEM logosu olmayan ürünleri satın almıyorlar. Amerika’dan tutun bütün Avrupa ülkelerine Almanya, İtalya hepsine sektörel olarak ihracatlarımız var. Çin forklift federasyonu ile iyi ilişkilerimiz ve anlaşmalarımız var. İSDER olarak dünyaya açılmış vaziyetteyiz. Bütün gayemiz üyelerimizi ve sektörümüzü her platformda iyi temsil etmek, sektörümüze destek sağlamak ve ihracatımızı artırmak.
     Üretici firmalar için çevre, güvenlik, enerji gibi çeşitli alanlarda ekipmanın tasarımından, kullanım ömrünün sonuna kadar tüm döngüsünü etkileyecek standartlar belirleyen FEM, bu standartlara uyum sağlayabilen firmalara logosunu kullanma yetkisi veriyor. Avrupa standartlarında üretim anlamı taşıyan FEM logosu, teknolojik yeterlilik ve güvenli teknik standartlar anlamlarını içeriyor. İSDER, bu logonun üretici firmalara verilmesi yetkisine sahip Türkiye’deki tek kurum olarak faaliyet gösteriyor.”

VİNÇ SEKTÖRÜ: ENERJİ VERİMLİLİĞİ, EMNİYETLİ ÇALIŞMA PERİYODU İNCELENEBİLİYOR
     Vinç sektörü olarak çok şanslı olduklarını belirten İSDER Başkan Yardımcısı ve Gezer Köprü Vinç Komitesi Başkanı Alparslan Kurtmen, “Her sektörün ihtiyacına karşı bir ürünümüz var. Üretimin her alanında vinç var. Üretimle ilgili olarak önce ülkemizin ihtiyacını karşılamamız lazım sonra da dünyanın ihtiyaçlarını karşılamamız lazım. Türkiye’de elektrikli vinç üretimi ile ilgili kayıt altına girmiş ben bu işi yapabilirim diyen 186 tane firma var. Peki Almanya’da kaç firma var? 10 firma var. Bunlardan bir tanesi hepimizden fazla üretim yapıyor. Doğru planlamaya ihtiyacımız var, üretimimizi artırabiliriz. Böylece ihracatımızı da artırırız. Yazılım cihazlarındaki gelişmelere bağlı olarak makinanın konumu, çalışma kayıtlarının tutulması, uzaktan erişim, otomasyon gibi birçok farklı istek vinç sektöründe karşılık buluyor. Bu uygulamalar makinelerde güvenlik, enerji verimliliği, kestirimci bakım gibi konularda firmalara büyük kolaylıklar sağlıyor. Çalışma kayıtlarının tutulması sayesinde çalışma saatine göre bakım planlaması, regülasyonlarda belirtilen “emniyetli çalışma periyodu hesaplaması”, arıza tanımlamaları, arıza geçmişi kayıtları incelenebiliyor. Tüm bu bilgilerin internet sayfasından ve mobil aplikasyonlar üzerinden görüntülenmesi, arızaların mesaj olarak bildirilmesi, bakım sayaçları yapılması gibi uygulamalar ise hayal olmaktan çıkıyor. Bunun yanında senkron çalışabilen birbiri ile haberleşebilen vinçler ile endüstri 4.0 ile uyumlu tesislere hizmet verilebiliyor.

FORKLİFT SEKTÖRÜ: KULLANICI HATALARI MİNİMUMA İNİYOR
     Forklift sektörü ile ilgili değerlendirmelerde bulunan İSDER Başkan Vekili Serkan Karataş, şöyle konuştu:
     “Foklift ve istifleme konusunda yerli üretim beklenenin altında, bana göre bunun en büyük sebebi özellikle forklift grubunda ürün çeşitliliği, farklı ürün kapasitelerinin olması. Yerli ürün üretmek hepimiz istiyoruz, fakat rekabetçi piyasada fiyatlara baktığımızda rekabetçi bir ürün elde edemiyoruz maliyetler yüksek çünkü. Özellikle son dönemde akülü elektrikli pazarı dizel ürünlerin önüne geçerek tercih edildi.
     Taşıma ekipmanlarının özellikle iç alanda bütünüyle akülü olarak çalışması, enerji tasarrufu ve iş kazalarını en aza indirme konularını ön plana çıkarmaktadır. Özellikle Li-Ion akülerde son 5 yılda Avrupa’da gözlemlenen talep artışı, ülkemizde de kendini göstermektedir. Forkliftlerde kullanılan Li-Ion teknolojisinin uzun ömürlü olması, bakımsız olması, iş kazası ihtimalini minimize etmesi ve patlayıcı gaz salınımı bulundurmaması, geleceğe dönük umut vaat etmektedir. Li-Ion aküler kapasitesinin yüzde 95’lik bir kısmının kullanılabilmesi sayesinde yüksek verimlilik sağlamaktadırlar ve kullanıcı hatalarını minimuma indirirler. İş kazalarının durdurulabilmesi adına uyarı ve taşıma ekipmanına aktif müdahaleyi sağlayan sistemler, intralojistiğin önemli bir parçası haline gelmeye başlamıştır.”

PLATFORM SEKTÖRÜ: GÜVENLİK MAKSİMUM SEVİYEYE ÇIKIYOR
     Platform sektörü olarak çok geniş bir alana hitap ettiklerini ifade eden İSDER Başkan Yardımcısı-Platform Komitesi Başkanı Serkan Acar, “Tüm AVM’lerde, salonlarda, fabrikalarda, havalimanlarında platforma ihtiyaç var. İşin boyutunu anlatmak için şöyle bir örnek vereyim; İstanbul Havalimanı inşası süresince yaklaşık 2 bin adet yükseltici çalışma platformu aynı anda çalıştı. Platform ülkemiz için çok önemli bir alan. İş sağlığı ve güvenliği çok önemli, iş kazalarını azaltmak için platform bu noktada önem kazanıyor. Platformlar bu kazaları neredeyse sıfıra indirmektedir. İş kazalarının çoğu yüksekte çalışırken gerçekleşiyor ve bu nedenle yeni kanunlar ve pek çok düzenlemeler yapıldı. Bu dönemde platform sektörü de Türkiye’de çok ciddi anlamda büyüdü. İhracat anlamında da ciddi katkı sağlamaya başladık bu ürün grubunda. Platformların çalışma sisteminde yer alan ve önemli güvenlik şartlarını da sağlayan bazı mekanik switchler yerine, elektronik sensörler kullanılmaya başlanmıştır. Aynı zamanda kontrol ünitelerinin içerisinde yer alan entegre sensörlerle en önemli konu olan güvenlik maksimum seviyeye çıkartılmaktadır. Gelişmiş kontrol üniteleriyle kullanıcı dostu makineler ve sıfır emisyon ile çevre dostu makineler günden güne artmaktadır” dedi.
     İSDER Yönetim Kurulu Başkanı Akbaytogan ise şöyle devam etti: “Depo ve raf sistemleri arasında yer alan mobil raf sistemleri kullanım alanının en efektif biçimde kullanılmasını sağlar. Mekik sistemi ise radyo kontrollü mekik yardımıyla yüksek yoğunlukta ve kolayca depolama yapmaya imkân veren yarı otomatik bir raf sistemidir. Mekiklere iş emri, uzaktan kumanda veya WMS (Warehouse Management System – Depo Yönetim Programı) üzerinden mesaj ile gönderilebilir. Giydirme Cephe olarak tanımlanan raf çözümleri ise, rafın aynı zamanda depo ana yapısını taşıdığı maliyet verimi sağlayan etkin bir depolama çözümüdür.”

YEDEK PARÇA- AKTARMA ORGANLARI ALANINDAKİ GELİŞMELER
     “Motorun beyni olarak ifade edilen “dizel motor elektronik kontrol birimi” üzerine başarılı çalışmalar bazı İSDER üyeleri tarafından yürütülmektedir. Bu kontrol birimi oluşan hataları, zamanları ve ilişkili değerleri kaydederek kullanıcıya raporluyor. Bu kontrol sistemi ile cihazın hataları ve arızaları hata kayıt belleğine kayıt edilerek bilgiler raporlanabiliyor. Daha sonraki aşamada ise bu raporlama satış sonrası hizmetler için ipucu oluşturuyor.”

YERLİ ÜRETİM İÇİN TEKNOLOJİ ÜRETİYORUZ
     “Yerli üretimin geliştirilmesi adına teknolojiler üreten İSDER üyeleri, Türkiye’de ihtiyaç duyulan özellikle transmisyon ve aktarma organları geliştirme konusunda da projeler yürütmektedir. Kara taşıtları, iş makinaları, endüstriyel ekipmanlar gibi farklı sektörlere yönelik çözüm sunma kabiliyetine sahip İSDER üyeleri, bu çalışmalarıyla ülke ekonomisine de katkı sunmayı amaçlıyor.
Aynı zamanda üretimde kullanılan enerjiden de tasarruf etmek amacıyla fabrikalardaki elektrik tüketiminin geri kazanımı için çalışmalar yürütülmektedir. Bu kapsamda da su basıncı ile çalışan dinamometreler yerine, yüksek elektrik motorlarının tahrik ettiği dinamometreler üretimde kullanılmaya başlanmıştır.”


+ Benzer Haberler
» ESDER; “Memur ve emekliye verilecek tatminkar zam, esnafa nefes aldırır”
» Sosyal medyada kişisel verilerinizi paylaşırken dikkatli olun
» Bulutlardaki havalimanı’na ilk uçuş gerçekleştirildi
» Hayko Cepkin’den müthiş sahne show
» Ahmet Ümüt: İkiyüzbin yıllık tarihimiz var
» Karabağlar Belediyesi ekipleri seferber oldu
» Enerjide yeni hedef yabancılar
» Gürer: “Taşımalı eğitim ucubesine son verin”
» OYAK, British Steel ile ön anlaşmaya vardı
» İBB Meclisi İzmir’in kalbinde toplandı


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 19.08.2019
  Ticaret 17.08.2019
  Ticaret 16.08.2019
  Ticaret 15.08.2019
  Ticaret 10.08.2019
  Ticaret 09.08.2019
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni