• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Her 6 kişiden biri inme ile karşılaşabilir

21 Kasım 2019 Perşembe 14:00
12
14
16
18

Her 6 kişiden biri inme ile karşılaşabilir

   ► Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, inme merkezi sayısındaki yetersizliğin farkında olunduğunu belirterek, özelleşmiş ünitelerle en iyi tedavinin yapıldığı inmeye yönelik merkezler kurulacağını açıkladı.

           SEDA GÖK / ANTALYA     
     55’inci Ulusal Nöroloji Kongresi, 15 – 21 Kasım tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirildi. MS’den inmeye tüm nörolojik hastalıkların masaya yatırıldığı kongrede, Türk Nöroloji Derneği, kongrenin ana temasını “Hareket Bozuklukları” olarak belirledi. Kongreye, yurt içinden ve yurt dışından bin 500nöroloji uzmanı, nöroloji asistanı ve alanla ilgili çalışanlar katıldı.
     Kongre kapsamında düzenlenen basın toplantısında Türkiye’de en sık görülen nörolojik hastalıklar hakkında bilgiler, Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, Türk Nöroloji Derneği Başkan Yardımcısıı Prof. Dr. Neşe Çelebisoy, Türk Nöroloji Derneği Saymanı Prof. Dr. Cavit Boz, Türk Nöroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Nerses Bebek, Prof. Dr. M. Akif Topçuoğlu, Prof. Dr. Kayıhan Uluç ile Hareket Bozuklukları Çalışma Grubu Moderatörü Prof. Dr. Raif Çakmur tarafından aktarıldı.

     Basın toplantısında konuşan Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, her 6 kişiden birinin inme ile karşılaşabileceğini söyledi.  Prof. Dr. Öztürk, inme merkezlerinin hızlı müdahale ve inmenin etkilerini azaltmada çok kritik bir rol oynadığını vurgulayarak, “İnme, eskiden olduğu gibi tedavisi zor bir hastalık değildir. İnme belirtileri fark edildiği anda hiç vakit kaybetmeden 112’yi aramalarını istiyoruz. Çünkü 112, hastayı nereye götüreceğini biliyor. Kendi araçları ile geleceklerse de nöroloğun bulunduğu bir sağlık merkezine hızla gelmelerini istiyoruz” dedi. Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, inme merkezi sayısındaki yetersizliğin farkında olunduğunu da belirterek, özelleşmiş ünitelerle en iyi tedavinin yapıldığı inmeye yönelik merkezler kurulacağını açıkladı.
     Prof. Dr. Öztürk, Sağlık Bakanlığı ile son yıllarda inme konusunda önemli çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti. Bu çalışmalardan en önemlisinin Türkiye’de inme hastalarının en etkin ve başarılı bir organizasyonla tedavi edilmelerini sağlayacak “İnme Klinik Protokolü” olduğunu belirten Prof. Dr. Öztürk, “Nöroloji uzmanı yönetiminde inme ünite ve merkezlerinin organizasyon, yönetim ve tedavi şeması algoritmalarını yayımlamış durumdadır” dedi.
     Prof. Dr. Öztürk, “Şu anda inme ünite sayımız ve inme merkezi sayımız yeterli değil. Sağlık Bakanlığı ile yaptığımız çalışmalar dahilinde hangi bölgelere, hangi özelliklerde inme merkezleri kurulacağı, kim tarafından işletileceği, yürütüleceği, hastaların ne şekilde bakılacağı ve her şeyden önemlisi bu merkezlere hastaların nasıl yönlendirileceğinin çalışmaları yapılıyor.

HER BİR MİLYON KİŞİYE BİR İNME MERKEZİ AÇILMASI PLANLANIYOR
     Her bir milyon kişiye bir inme merkezi açılması planlanıyor. Nöroloji uzmanı yönetiminde inme üniteleri ve inme merkezlerinin hem intravenöz yani damardan tedavi hem de girişimsel yani damar içi tedavileri uygulamak üzere uygun ekiplerle bu çalışmaları yapması bekleniyor” diye konuştu.
     Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, 2018’de Türkiye’de yaklaşık 40 bin kişinin inme nedeni ile hayatını kaybettiğinin tahmininin yapıldığını belirterek, “Bu trafik kazalarından ve kanserlerden de neredeyse daha fazla. Ciddi bir kayıp söz konusu” dedi. Prof. Dr. Öztürk, yılda en az 120 bin kişinin inme geçirdiğini, yaklaşık 40 bin kişinin bağımlı hale gelip rehabilitasyon almaya başladığını ve hayatına devam edemediğini de belirtti.
     Yaşadıkları sorunlara da değinen Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, şunları söyledi:
     “Mesleğimizin karşı karşıya olduğu sorunlar, özellikle de son dönemlerde ciddi problemlere neden olan SUT-SGK uygulamaları, çok ağır bir mesleki yükle karşı karşıya olan nöroloji uzmanlarının, Sağlık Bakanlığımız ile yaptığımız çok sayıda resmi görüşmelere ve yapılan düzenlemelerle branşlar arası mevcut olan haksız uygulamaların düzeltileceği ifadelerine karşın, Sağlık Bakanlığımız yetkili organlarınca, son aşamaya gelmiş düzenlemelerin hayata geçirilememesi sonucu emeklerinin karşılığını hala alamıyor olması, özlük haklarında yaşanan problemler, bireysel ve topluca ele alınmak üzere özel bir çalıştayda birinci ağızdan bürokratların katılımıyla paylaşılacak.”

“2030 YILINDA DÜNYADA YAKLAŞIK 30 MİLYON PARKİNSON HASTASI OLACAK”
     Türk Nöroloji Derneği Hareket Bozuklukları Çalışma Grubu Moderatörü Prof. Dr. Raif Çakmur da Dünyada 10 milyon, ülkemizde 150.000 civarında Parkinson hastası olduğunun tahmin edildiğinin söyledi. Çakmur, “Parkinson hastalığının gelişimi için en önemli risk faktörü, yaşlanma olarak tanımlanmıştır. Toplumlar yaşlandıkça görülme oranındaki artış aslında aciliyet göstermektedir. Dünyanın en kalabalık ülkelerinde, 2030 yılına kadar Parkinson hastalarının nerdeyse 2 katına çıkarak 30 milyona ulaşacağını düşünmek korkutucudur. Eğer hepimiz 100 yaşın üzerine kadar yaşayacak olursak büyük olasılıkla bu hastalıkla karşı karşıya kalacağız” dedi.  Prof. Çakmur, ayrıca Parkinson hastalığında en önemli sebebin dopamin eksikliği olduğunu sözlerine ekledi.

“ERKEN VE UYGUN TEDAVİ İLE MS KONTROL EDİLEBİLİR”
     Türk Nöroloji Derneği Saymanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Cavit Boz, erken ve uygun tedavi ile MS’in kontrol edilebileceğini söyledi. Prof.Dr. Boz, “Çoğu hasta için erken ve uygun tedavi ile MS artık kontrol edilebilir bir hastalık haline gelmiştir; bunun için tedavilerin etkinlik ve güvenliğinin takibi çok önemlidir. Bu nedenle hastaların MS konusunda deneyimli bir merkezde düzenli takipleri önemlidir. İnternette doğru bilgiler olduğu gibi çok fazla da yanlış bilgi var. Hatta son zamanlarda ulusal TV kanalları bile MS ile ilgili çok yanlış haberler yapmakta; hastaların mutlaka sakat kaldığı yönünde son derece yanlış haberler yapmaktadırlar. Diğer taraftan pek çok fırsatçı MS’i bitkisel vs yöntemler ile tedavi ettiklerini yazmaktadırlar. MS hastaları bu bilgi kirliliğinde her şeye inanmamalıdır. MS hastaları zeki hastalar olduğundan hangi bilgilerin doğru, hangilerinin yanlış olduğunu kolayca ayırt etmektedir. Kapari, keçi sütü, çuha otu, sülük tedavisi, arı sokması gibi pek çok farklı alternatif yöntemlerin MS’e hiç bir katkısı yoktur” diye konuştu.

“MİGREN, EN SIK İŞ GÜCÜ KAYBINA NEDEN OLAN PRİMER BAŞ AĞRISI”
     Türk Nöroloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Neşe Çelebisoy, konuşmasında “Migren, en sık iş gücü kaybına neden olan primer baş ağrısıdır” dedi.
     Prof. Dr. Neşe Çelebisoy,  toplumda en sık karşılaşılan yakınma olan ve nöroloji polikliniklerinin de en sık başvuru nedeni baş ağrısı ile ilgili önemli bilgiler verdi.
Tanıda iyi alınmış öykünün çok değerli olduğunu belirten Prof. Dr. Çelebisoy “ 50 yaş sonrası başlangıç, ani başlangıç, erken sabah baş ağrıları, giderek şiddeti ve sıklığı artan ağrı, eşlik eden ateş, kilo kaybı gibi yakınmalar ve muayenede saptanan nörolojik bulgular baş ağrısının altta yatan kitle, enfeksiyon, kanama veya sistemik bir hastalığa bağlı olabileceğini düşündürmelidir ve hastaya ileri incelemelerin yapılmasını gerekli kılar” dedi.

MİGRENİN KADINLARDA SIKLIĞI ERKEKLERDEN 2.5-3 KAT FAZLA
     Primer baş ağrıları olarak adlandırılıp altta yatan başka bir hastalıkla ilişkili olmayan baş ağrılarının en sık nedeninin migren olduğunu söyleyen Prof. Dr. Neşe Çelebisoy, “20-65 yaş arası bireylerde yaklaşık %16 sıklığında görülür. Kadınlarda sıklığı erkeklerden 2,5-3 kat fazladır. Toplumda doğurganlık yaşında her 4 kadından yaklaşık birisi migrenlidir. Çocuklarda görülme sıklığı %5 civarında iken ergen yaş grubunda %10’lara çıkar. Migren kişinin iş ve sosyal yaşamını sürdürmesini zorlaştırması nedeniyle önemli bir sağlık problemidir ve kişi için kısıtlılık oluşturmaktadır” diye konuştu.
     Prof. Dr. Neşe Çelebisoy, migrenlerle ilgili açıklamalarına şöyle devam etti: “Ataklarla seyreden olgularda yaklaşık %10, kronik migren hastalarında ise yaklaşık %20 oranlarında iş gücü kaybı tanımlanmıştır. Kişiler aşağıdaki 3 sorunun ikisine evet diyorsa migren tanısı koymak mümkündür. Ağrı sırasında ışıktan rahatsız oluyor musunuz? Ağrı sırasında mideniz bulanıyor mu? Ağrı nedeni ile en az bir gün iş veya okula gidemediğiniz oldu mu?”

EPİLEPSİ TEDAVİSİNDE YÜKSEK ORANDA BAŞARI
     Türk Nöroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nerses Bebek de epilepsi hastalığının yüksek oranda başarıyla tedavi edilebildiğini söyledi. Prof. Dr. Bebek, “Günümüzde epilepsi nöbetlerinin gelişmesini önlemeye yönelik ilaç tedavi seçenekleri geliştirilmiştir. Hastaların %60-70i düzenli ilaç kullanarak, doktor kontrolünde kalarak, ilaç tedavisine özen göstererek sorunsuz bir hayat yaşayabilirler. Burada esas nokta ilacın düzenli kullanılmasının yanı sıra sağlıklı yaşam kurallarına özen gösterilmesidir.  Bireyler beklenen uzunlukta bir hayatı yaşayabilir, evlenebilir, çocuk sahibi olabilir, eğitimlerine devam edebilir ve çalışabilirler” dedi.

GÖZLER YAYINLANMASI BEKLENEN İNME TEBLİĞİNDE  
     Türk Nöroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. M. Akif Topçuoğlu,inme konusunda Ankara ve İstanbul gibi illerde başlanan pilot uygulamaların başarısına dikkat çekti. Prof. Dr. Topçuoğlu, “Halkın giderek yaşlanması ile ülkemizde inme sıklığı artmıştır.  İnme tedavisinin ‘hemen’ ve ‘bölgesel’ bağlamda yapılması zarureti nedeniyle bu tedaviyi uygulayabilecek inme merkezlerin iyi bir planlama ile yurt sathına yayılması gerekiyor. Bu planlama Sağlık Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulması beklenen inme tebliğinin çizeceği esaslara göre olacak. Ankara ve İstanbul gibi illerde başlanan pilot uygulamalar başarılı olacağımızı gösteriyor. Şimdi nörologlar olarak tebliğin yayınlanmasını ve ardından hemen işe koyulmayı bekliyoruz” dedi.

“YENİ YAYINLANAN SUT TEBLİĞİ NÖROPATİK AĞRI TEDAVİSİNE ZORLUKLAR GETİRDİ. HASTALARIN TEDAVİ VE TAKİBİ AKSIYOR”
     Türk Nöroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Kayıhan Uluç, yaptığı konuşmada yeni yayınlanan SUT Tebliği’nin nöropatik ağrı tedavisine zorluklar getirdiğini söyledi.  Prof. Dr. Uluç,  “Hastaların tedavi ve takibi aksamakta. Yeni yayınlanan SUT tebliği kronik nörolojik hastalığı olan hastaların tedavi ve takiplerinde güçlük yaratacaktır. Yeni düzenleme ile nöropatik ağrısı olan hastalar bazı ilaçlarını yalnızca 3. basamakta, o da sık aralıklarla sağlık kurulu raporu alarak yazdırabilecek, bazı ilaçlarını da herhangi bir psikiyatrik problemleri olmamasına rağmen, psikiyatri hekimine giderek yazdırmak zorunda kalacaktır.  Bu süreçlerin hasta-hekim, hekim-hekim ilişkilerini olumsuz etkileyeceğini, hastaların tedavi ve takibini aksatacağını düşünüyoruz” diye konuştu.


+ Benzer Haberler
» Bornova’da candostlar için örnek dayanışma
» Bornova’da imar durumunu öğrenmek artık çok kolay
» Öğrenciler sağlıklı beslenmeye dikkat çekti
» Buca Belediyesi’nden özel temizlik timi
» Bornova Belediyesi’nden eğitimde fırsat eşitliği yaratan proje
» Bayraklı’da yaşamak bir ayrıcalık olacak
» Buca’nın kalbine nefes aldıracak otopark çalışması
» “Türk kadını kazanımlarından vazgeçmez”
» Amatör spor kulüpleri Bayraklı’da buluştu
» Bayraklı’da Kadın Hakları Günü etkinliği


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 11.12.2019
  Ticaret 10.12.2019
  Ticaret 09.12.2019
  Ticaret 07.12.2019
  Ticaret 06.12.2019
  Ticaret 05.12.2019
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni