• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Kariyer  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  TİCARET SOHBETLERİ  |  FİNANS  |  İHALELER  |  TİCARET BORSALARI  |  RESMİ GAZETE

“Hayvancılığın gelişmesi için buzağılar ölmesin”

05 Mart 2018 Pazartesi 16:00
12
14
16
18

“Hayvancılığın gelişmesi için buzağılar ölmesin”

   ► Veteriner Hekim Tahir Yavuz, 1997 yılında Türkiye’de ilk defa gerçekleşen ve tescilli marka olan ‘sperm bankı’ kurduklarını dile getirdi

           TUĞÇE OTUK     
     30 yıldan beri veteriner aşı, veteriner ilaç, dondurulmuş sığır sperması, yem katkı maddeleri ve veteriner ekipmanları gibi çeşitli ürünler ile hayvancılık sektöründe yer alan, üretim ve hizmet faaliyetlerini sürdüren Ata Fen Kurucu Ortağı Veteriner Hekim Tahir Yavuz, “30. yılda bu şirketin kurucusu olmaktan çok gurur duyuyorum” dedi.

     Ata Fen Grubu altında 3 şirketin olduğunu aktaran Yavuz, “Bizim şuanda 3 şirketimiz var ve ilk kurulan şirketimiz Egevet, sonrasında Ata Fen ve Sürü Yönetimi. Sürü Yönetimi şirketimiz çiftlik kurar ve çiftlik yönetimiyle ilgili alet, malzeme ve sağım makinaları satar. Türkiye’deki büyük çiftliklerin çoğunu bizim ekibimiz kurmuştur. Ata Fen’in çok büyük aşı fabrikası var. Türkiye’de ilk defa GMP yani iyi üretim uygulamaları alan aşı fabrikası biziz. Avrupa standartlarında aşı yapıyoruz. Egevet ile gerçekleştirdiğimiz faaliyetleri yurt dışı bağlantılarımızı kullanarak geliştirdik. Buzağı ölümleri, hayvan hastalıkları, kısırlık konusunda yaşadığımız problemleri yurtdışında kullanılan çözümleri dikkate alarak ülkemize getirerek başladık. Yurtdışından sadece ürün değil, kavramlar da ithal ettik.  Başarılı oldukça hevesimiz arttı ve piyasa sürekli bizden yenilik bekler hale geldi” dedi. 

“Önlem alınmalı”
     1997 yılında Türkiye’de ilk defa gerçekleşen ve tescilli marka olan ‘sperm bankı’ kurduklarını dile getiren Tahir Yavuz, “Burası boğa istasyonu ve sperm üretim merkezimiz. Biz bunları yaparken ithal ettiğimiz aşıların acaba yerlilerini yapabilir miyiz diye düşündük ve 2007’de aşı fabrikamızı kurduk. Avrupa standardında ve GMP almaya aday bir aşı fabrikası olduğu için oldukça meşakkatli ve pahalı oluyor. Şimdi yıllarca ithal ettiğimiz birçok aşıyı şu anda yapar durumdayız. Buzağıları mikroplar öldürmez; bilgisizlik, ilgisizlik ve ihmal öldürür. Hayvanların ölmemesi için vaktinde tedbiri alınması gerekiyor. Maalesef ülkemiz dert olunca derman arayan bir durumda. Halbuki dert çıkmadan önce başımıza gelecekleri ve çarelerini biliyoruz.

     Önlem alırsak bu dertlerle hiç tanışmayız bile. Bugün Tarım Bakanlığı da dahil olmak üzere herkes ‘Buzağılar Ölmesin’ diyor. Biz zaten bunu yıllardır söylüyoruz. İlk ithalatım da ‘Buzağılar Ölmesin’ üzerineydi. Buzağıları kurtarmazsak ve kaliteli et üretmeye uygun hayvancılık yapmazsak ülkemiz ithalat yapmaya devam eder. İthalat azalmayı bırakın, artarak devam eder çünkü nüfusumuz artıyor. Bugün bu ülke nüfusunu beslememiz için bizim doğru bir şekilde üretmemiz gerekiyor. Üretmek için hayvanınız olacak ve yeminizin olması gerekiyor. Yeminiz olsa bile hayvanınız yoksa yurtdışından ithal etmeniz gerekecek. Buzağıları öldürmeyelim ve onları iyi besleyelim. Buzağıları öldüren çok çeşitli hastalıklar var. Biz en çok öldüren iki ana mikrobu ele alarak onları tek bir şişede birleştiren aşı ve anti-serumu yaptık. Dünyada benzeri yok ve sadece biz yapabildik. Bu ikili karmadan sonra yedili karma için de projemiz var” şeklinde konuştu.

Koruyucu hekimlik
     Bizim çok iyi yaptığımız ve anlatmaya çalıştığımız ‘sürü yönetimi’ var. Sürü yönetimini bilmediğimiz için biz birçok hastalığı yaşıyoruz. Bunun içerisinde ‘koruyucu hekimlik’ de var. Koruyucu hekimlik aşıdan ibaret değildir, barınağın yapımında başlar. Ülkemizin bir Akdeniz ülkesi olduğunu unutmayalım. En soğuk yerde bile asgari 2 ay çok soğuk günler yaşanır ve sıcaklık strese sokan en büyük faktördür. O stresin etkisiyle döl tutmayabiliyor veya ayağı topallayabiliyor. En büyük problemin yemin pahalı sütün ucuz olduğu söyleniyor. Biz süt ve yemin fiyatlarını belirleyemiyoruz ama buzağıya iyi bakmak ve yazın ısı stresinden korumak hayvan sahibinin elinde. Karlı iş yapmak buzağı, süt ve döl kaybetmemekten geçiyor. Koruyucu hekimlikte aşılama yapmanın yanında, doğru besleme, doğru barınakta tutma ve doğru boğa sperması kullanmak gerekiyor. Böylece gelecek nesil hayvanlarımızı daha verimli yapacağız” değerlendirmesinde bulundu.

Yüksek kalite ve verim
     Ticaret Gazetesi’ne konuşan Evgevet ve Ata Fen’in kurucu ortaklarından Veteriner Hekim Ahmet Gedik, Egevet’i 1988 yılında veteriner hekim ortaklığıyla beraber kurduk. Veteriner hekimlerin ve hayvancılığın ihtiyaçlarını tek tek belirleyip bu ihtiyaçları karşılamak adına özel olarak bakanlıktan izinlerini alarak ürünleri getirip tek tek ruhsatlandırdık. Bunların ithalatını yaparak hem kendi kliniğimizde kullanmaya başladık hem de isteyen arkadaşlara bunu ticari olarak satmaya başladık. Egevet ile başlayan bu faaliyetin üretim ayağını oluşturmak için ‘Boğa İstasyonunu’ kurduk. İkinci aşamada da aşı üretimi ile ilgili olarak Atafen’i kurduk.

     Ticari olarak bu işe başladıktan sonra 1989yılında yurtdışından ilk sperma ithalatını yaptık ve sonra getirmiş olduğumuz sperma kalitesinde üretimi hedefleyerek 1997 yılında Boğa İstasyonu olarak ilk özel sperm üretim merkezini kurduk. Kuruluş aşamasında ABD’den embriyo transferinden elde etmiş olduğumuz 5 tane boğa getirdik. Daha sonra proje kapsamında ABD’den cinsiyeti belirlenmiş embriyo getirdik ve taşıyıcı annelere transferini yaptık. Cinsiyeti belirlenerek doğan erkekler buraya getirilerek ikinci nesil olarak devam ettirildi. Bu süreklilik devam edecek şekilde devamlı yurtdışından getirdiğimiz embriyolar ile farklı işletmelerde embriyo transferleri çalışmaları yaptım.

     Doğan erkeklerden beğendiğimiz olanları buraya getirerek anaç olarak kullandık. Bu süreç 1997 yılından beri devam eden bir süreç. Veteriner hekimlere, hayvan işletmelerine bakteriyel aşıları da üretip sunmaya başladık. Bu konuda oldukça iyi bir yol aldığımızı ve ciddi anlamda bir açığı kapattığımızı düşünüyorum. Şu an talep olukça iyi, memnuniyet de üst seviyede. Bunu görmek bizi gururlandırıyor. Vizyonumuz doğrultusunda iyi kalitede ve verimliliği yüksek olan boğalardan sperma elde ediyoruz. Sperma kalitesi çok önemli ama esas önemli olan nokta genetik. Genetikten ödün vermeyecek şekilde bu süreci yönetmeye çalışıyoruz. Bunları yönetmek idealizm uğruna sabır, emek ve uğraşı isteyen işler” dedi.

 


+ Benzer Haberler
» Narven’den 1,2 milyon TL’lik ‘macera’ yatırımı
» Esnaf kâr etti, tüketici sevindi
» Dünya, yemeğini Türk mutfak ürünleriyle pişiriyor
» “Folik asit Spina Bifida riskini azaltıyor”
» “Takibe düşen kredi miktarı çığ gibi büyüdü”
» Ekonomide belirsizlik oto satışlarını azalttı
» “Eşit şartlarda rekabet etmek istiyoruz”
» “Tarımsal destekler GSMH’nın binde 5’ini geçmiyor”
» “Geleneksel yapıdan çıkmalı, performans ürünlerine ağırlık vermeliyiz”
» Yayalaştırma projesi tarihi çarşıyı ikiye böldü


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 21.07.2018
  Ticaret 20.07.2018
  Ticaret 19.07.2018
  Ticaret 18.07.2018
  Ticaret 17.07.2018
  Ticaret 16.07.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni